Filistin
kurtuluş hareketi, yeni bir dönüm noktasında. Kapıları o kadar çok açtık, o
kadar geniş bir koalisyon kurduk ki, aramıza liberal faşistler de sızdı.
Filistin’in yanında olduklarını iddia eden ama en büyük sınav olan direnişe
destek ve Filistin kurtuluş mücadelesini desteklemek için bütçesinde kalıcı bir
madde bulunduran tek ülke olarak İran söz konusu olduğunda, “ince ayrımlar”dan
dolayı, bebek tecavüzcüsü pedofillerin yanında yer almayı seçen insanlarla
uğraşmak zorunda kalıyoruz.
BM
Özel Raportörü Francesca Albanese, Filistin ve İran direnişini kınayan, İran
liderliğini bir “rejim” olarak nitelendirerek, ABD’nin emperyalist söylemlerini
tekrarlayan birçok Batılı isimden biri.
ABD
tarafından yaptırımlara maruz kalmasına rağmen, İran’ı “özgürlükçü olmayan zalim
bir rejim” olarak tanımlayarak, bebek tecavüzcüsü pedofilleri korumaya devam
ediyor.
Albanese,
faşizmin ortağı olan liberalizmi[1] olumlu bir kimlik olarak yakasına iliştiren
isimlerden. Ne yazık ki, yalnız değil. “İki şey aynı anda doğru olabilir”
şeklindeki CIA söylemini dile getiren geniş bir insan grubunun temsilcisi.
Hepsinin sırtını dayadığı senaryo aynı. Tıpkı Siyonist botlar gibi
konuşuyorlar. Bu, size garip gelmiyor mu?
“İki
şey aynı anda doğru olabilir. İran zalim bir rejimdir. Ama tabii ABD/İsrail de İran’ı
bombalamamalı, darbe yapmamalı.” Ağızlarında çevirip durdukları sakız bu.
Oysa
“iki doğru var” diyen, yalan söylüyor. Aslında bu sözlerden sadece biri doğru:
ABD ve İsrail, İran’ı bombalamamalı, darbe yapmamalı. Eğer bu cümlenin ilk
kısmını söyleyen veya İran hükümetini ABD emperyalizmiyle ön cephede savaşırken
karalayan biriyseniz, İranlı okul çocuklarının üzerine düşen bombaları haklı
çıkarmak için zemin hazırlıyorsunuz demektir. Savaş suçlusu Binyamin Netenyahu
ve pedofil tecavüzcü Donald Trump ile aynı safta yürürken bir yandan da “ince
ayrımlar”ı gözetmek denilen kurnazlığı tercih ediyorsunuz. Utanmıyor musunuz?
Ayetullah
Hameney’in şehit edildiği gün, sadece İran’daki Şiiler için değil, dünya
çapındaki Müslümanlar ve devrimciler için de karanlık bir gündü. Ölümü,
insanların Şiiler ve İslam hakkında kendilerine anlatılan yalanları
araştırmaları için bir katalizör görevi gördü. Onun çabaları sayesinde birçok
insan, hayatını adalet davasına adayacak.
2021
yılında Filistin Yönetimi tarafından öldürülen Filistinli şehit Nizar Benet[2],
şu sözlerle durumu çok açık bir şekilde ifade ediyordu:
“İran'ı onaylamayanlara
(Filistinlilere) sesleniyorum, roketlerinizi nereden aldınız habibi? Direnişi
desteklemek için roketleri alkışlamıyor, tezahürat yapmıyor musunuz? Gazze’yi
koruyan roketleri nereden aldınız? Kendinizden utanmalısınız!!”
Bazılarınız,
Filistin şehitlerinin öğretilerinden o kadar kopuk ki, kibrinize hayret
ediyorum. Bazılarınızla aynı ortamda bulunmaktan utanıyorum, diğerlerini ise
kilometrelerce uzaktan fark ettim ve asla yanıma yaklaşmama izin vermedim.
Tamam,
beni dinlemeyin ama bari Hamas’ın eski lideri şehit Yahya Sinvar’a kulak verin:
“İran’ın Filistin
direnişine desteği olmasaydı, bu kapasiteye asla ulaşamazdık. [...] Arap
milleti bizi yüzüstü bıraktı. En zor ve acı dolu anlarımızda bizi yalnız
bıraktılar. Oysa İran, bize silah, teçhizat ve uzmanlık desteği sağladı.”[3]
Batıdaki
bazı aptallar, hâlâ o kirli ağızlarını açıp İran hakkında olumsuz laflar
edebiliyorlar. Estetikli burunlarıyla ortalıkta dolanıp caka satanlar, İran’ın “vahşet”inden
bahsederken, onlarla ittifak halinde olan yamyam, bebek yiyen tecavüzcüler
grubu, alenen, düzenledikleri ayinlerde insan kurban ediyorlar, İran’ın köylerindeki
kız ve erkek okullarını bombalıyorlar. Yüzlerce çocuk hayatını kaybetti. Bu gerçekle
hiç ilgilenmiyorlar. Sanki 11 Eylül’müş gibi[4] sokaklarda İsraillilerle
birlikte dans ediyorlar.
Size
İranlı seslere odaklanmanızı söylüyorlar, ama dinledikleri tek ses, Beverly
Hills’ten gelen faşistlerin sesi. İran’daki İranlı kadınları dinlediğinizde[5]
ise her zaman ABD emperyalizmini ve İsrail’i kınadıklarını görüyorsunuz.
Bu
noktada, CIA’nın “ince ayrım” kılıfına bürünmüş söylemlerinin tekrarına
ihtiyacımız yok. ABD destekli diktatör ve onun acımasız gizli polisiyle olan
bağlantıları nedeniyle kaçan diaspora nüfusunun duygularına odaklanmaya ve
onları dikkate almaya ihtiyacımız yok. İhtiyatlı insanlara, uluslararası çocuk
yiyen pedofil suç örgütüne karşı durmaya istekli insanlara ihtiyacımız var.
Adaletin rehberliğinde hareket eden, kapitalizmin ve Yahudi üstünlüğünün geçici
lüksleriyle dikkati dağılmayan insanlara ihtiyacımız var. ABD ve İsrail denilen
canavarlarla yüzleşmeye ve füzelerle karşılık vermeye istekli insanlara
ihtiyacımız var. Popüler olmadan evvel popüler olmayan görüşleri dile
getirmekten korkmayan daha fazla insana ihtiyacımız var. Kısacası, Ayetullah
Hameney gibi (Allah rahmet eylesin), onun izinden yürümeye ilham verdiği tüm
insanlara daha fazla ihtiyacımız var.
Michael Schirtzer
5
Mart 2026
Kaynak
Dipnotlar:
[1] Philip Coupland, “H. G. Wells’s ‘Liberal Fascism’”, Journal of
Contemporary History, Cilt 35, Sayı 4 (Ekim 2000).
[2]
The East is a Podcast, “Nizar Banat On Iranian Support Of Palestinian Resistance”,
21 Mart 2023, Youtube.
[3]
Professor, “Sinwar”, 4 Mart 2026, X.
[4]
“Were Israelis Detained on Sept. 11 Spies?”, 20 Haziran 2002, ABC.
[5] “Listen to Iranian Women”, 4 Mart 2026, X.



0 Yorum:
Yorum Gönder