1920’de İran’ın Gilan eyaletinde
kurulan İran Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’yle ilgili çalışmalar meseleye dar
yaklaştıkları için, cumhuriyetin farklı boyutları konusunda doğru bir yaklaşım
geliştiremediler. Tarihçiler, çalışmalarında tarihi hep Bolşeviklerin Sovyet
devrimcileriyle İranlı devrimcilerin cumhuriyeti kurmak için güçlerini
birleştirdikleri aynı yılın Mayıs ayı içerisinde Enzeli limanına indikleri
andan başlattılar.
Bazı tarihçilerse, cumhuriyetin
öntarihini iki farklı şekilde kaleme aldılar. Bazıları, değerlendirmelerinin
başında Bolşevik Kızılordusu’nun güneydeki ilerleyişine, Rus Azerbaycanı’nı ele
geçirmesine işaret ettiler ve Gilan Cumhuriyeti’ni Sovyet
yayılmacılığının basit bir tezahürü olarak gördüler. Bu gruba giren tarihçilere
göre, cumhuriyetin tarihi, İran milliyetçiliğiyle Sovyet komünizmi arasındaki
çelişkiden ibaretti.
İkinci gruptaki tarihçilerse,
cumhuriyetin öntarihini 1915 güzünde başlayan Cengeli hareketi isimli devrimci
hareketin seyri, cumhuriyet kurulana dek hareketin iniş çıkışlarla tanımlı
ilerleyişi üzerinden aktardılar. Bu tarihçiler, doğru yolda ilerlemiş olsalar
da okura hareketin niteliğine dair temel bilgileri sunamadılar.
Cengeli hareketinin ideolojik ve
örgütsel gelişimi, hâlen daha incelenmeyi bekliyor. Hareketin milliyetçiliğini
tanımlama, ondaki sosyalizmin karmaşık yönleri izah etme konusunda bugüne dek
gerçek bir çaba ortaya konulmuş değil.
Cengeli hareketinin tarım politikası,
İslam’ın hareket üzerindeki etkisi ve anti-emperyalist mücadelelerine dair
analiz hâlen daha keşfedilememiş, sınırları net bir biçimde ortaya konulamamış
bakir alanlar.
Oysa Gilan Cumhuriyeti’nde yaşanan
birçok gelişmeyi tayin eden ittifakları ve çatışmaları tam da bu bakir alanlara
girerek idrak edebiliriz. Tabii bir de Gilanlı devrimcilerin Bolşeviklerle ve
İranlı komünistlerle kurduğu ilişkiler meselesi var ki bu, can alıcı ve oldukça
ilginç bir mesele. Dolayısıyla, bizim yola öncelikle bu ilişkiyi inceleyerek
başlamamız gerekiyor.
Bu konuya giriş olarak, Bolşeviklerin
Gilan'daki faaliyetlerinin Mayıs 1920'de başladığı yönündeki yaygın inanışın
yanlış olduğunu belirtmekten başka söylenecek fazla bir şey yok. Gilan
devrimcileriyle işbirliği, Cumhuriyetin kurulmasından çok önceye dayanmaktadır.
Her şey, 1905'te başlayan ve sonunda 1911'de Rus ordusu tarafından bastırılan
İran Anayasa Devrimi sırasında başladı. Öncelikle Bolşevikler, çoğunlukla
Kafkasya'daki İranlı göçmen işçilerden oluşan İran Sosyal Demokratlarını
örgütlemede etkili oldular. İran Sosyal Demokratları İran siyaset sahnesine
girdikten sonra, Kafkas Bolşevikleri Anayasa Devrimi'ni radikalleştirmede
onların sıkı ortakları oldular. Aslında, parti politikalarına aykırı olarak
Gilan'a giden Menşeviklerin aksine, Bolşevikler parti politikalarına uygun
olarak Devrime katıldılar. Gilan Sosyal Demokratlarının daveti üzerine Gilan'a
gittiler. Onlarla birlikte büyük miktarda silah ve patlayıcı kaçırdılar, devrimcilerin silahlı bedeninin çekirdeğini oluşturdular. Gilan'daki zenginlerden
büyük miktarda para aldılar ve anayasa hareketine karşı çıkan kişileri
öldürmekle tehdit ettiler. Ayrıca kırsalda tarım hareketini başlatan köylü
devrimcilere de yardım yaptılar.
Bu dönemde Gilan’ın başkenti Reşt’te ve
(Gilan’ın ana limanı) Enzeli’de siyasi kulüpler kuruldu. Tarihte ilk kez
Marksist literatür Farsçaya çevrildi. En nihayetinde bu kulüpler, İranlı
devrimcilerin Reşt’i ele geçirmelerine, ardından İran’da anayasaya dayalı bir
rejim kurma girişimi dâhilinde Tahran’ı ele geçirmelerine yardımcı oldular.[1]
1911 yılının sonlarında Rus ordusunun gerçekleştirdiği
müdahale, anayasacı harekete, dolayısıyla sosyal demokratların faaliyetlerine
son verdi. Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesine kadar bu hareketler, Gilan’da
bir daha ortaya çıkmadılar. İran sosyal demokrasisi, İran’ın yeni koşullarına
uyum sağladı ve en radikal biçimiyle, 1921’e kadar sürecek olan Cengeli devrimci hareketinde kendini gösterdi. 1911’de Gilan’ı terk eden Kafkas
Bolşevikleri de savaş çıktığında geri döndüler. Gilan’da erken dönemde
gösterdikleri varlıkları kimilerinin dikkatini çekti. Anılarında bu devrimcilerden
bahseden eski bir Rus konsolosu, onların Gürcü milliyetçileri olduklarını söylüyor.
Gizlice gerçekleştirdikleri bir toplantıda “Talis dağlarından başlayıp kuzeye
doğru uzanacak yeni bir Gürcistan’ın bağımsızlığı ve ilerlemesi için kadeh
kaldırdıklarını” dile getiriyor.[2]
Bu Gürcü Bolşeviklerin çoğu, Hostarya
Rus-İran şirketinde çalışıyordu. Hostarya, Gilan’da bir dizi imtiyaz elde etmiş
bir Gürcü girişimciydi. Çok fazla prestije ve ayrıcalığa sahipti. Ormancılık,
ulaşım, tarım ve petrol alanında faaliyet yürütüyordu. İran’daki Rus
konsolosunun koşulsuz desteğine sahipti. Kendi polis gücünü yönetmesine izin
verildi, hatta kendi çalışanlarına pasaport bile çıkartabiliyordu.[3]
1915 ve 1916 olayları, Bolşeviklerin
Gilan’a sızması için mükemmel bir kamuflaj sağladı. Savaşın patlak vermesinin
ardından, etnik ve siyasi huzursuzluk, Türklerin Kafkasya’ya ilerlemesiyle
birleşerek, normalde orada çalışan çok sayıda İranlı işçinin sınır dışı
edilmesine neden oldu. Bu işçiler, Enzeli üzerinden İran’a döndüler.[4] Gürcü
devrimcilerden bazıları, işsiz İranlılarla birlikte Gilan’a gittiler. Gilan
olaylarının görgü tanığı Grigor Eğikyan, anılarında, Bolşeviklerin Gürcü
mülteciler gibi davranarak, Reşt’te işsizlerden oluşan bir grup teşkil
ettiklerini söylüyor. Gürcüler arasında Sergo Orjonikidze ve Budo Mdivani gibi
tanınmış şahsiyetler de vardı. Orjonikidze, Anayasa Devrimi sırasında Gilan’da
bulunmuş, daha sonra Mayıs 1920’de Bolşevikler Gilan’a girdiklerinde Cengelilerin
lideri Mirza Küçük Han ile müzakere eden isim. Mdivani, Enzeli’de Hostarya
şirketinin bir memuru olarak çalıştı. Eğikyan, bu dönemde Orjonikidze ile
ilgili kişisel anılarını aktarır, ancak kendisinin ve Gürcü yoldaşlarının
herhangi bir siyasi faaliyete karışmadığını öne sürer.[5]
Ancak İngiliz Dışişleri Bakanlığı
kayıtlarından elde edilen diğer kanıtlar, onların Çarlık ordusuna karşı
devrimci faaliyetlere dâhil olduklarını, o dönemde Rus ordusuna ve Gilanlı
toprak sahiplerine karşı başarılı baskınlar düzenleyen Cengelilerle yakın
işbirliği içinde hareket ettiklerini ortaya koymaktadır. İngiliz arşivlerine
göre, Rus subayları gibi davranan Gürcü Bolşevikler, Gilan’a silah ve patlayıcı
maddeyi kişisel eşyaları olarak soktular. Bunlardan birinin bir keresinde Reşt’teki
Metropole Oteli’nde kaldığı tespit edilmiş. Ertesi gün sarhoş numarası yaparak
ormanda kaybolmuş. Daha sonraki Rus soruşturmaları, kayıp bir Rus subayının
olmadığını ortaya koyuyor.[6] Aynı adam, daha sonra Cengelilere hizmet ederken
yakalanmış.[7] Daha sonra, özellikle Anayasa Devrimi sırasında Gürcüler
tarafından kullanılan bomba ve patlayıcı maddeler en az iki kez keşfedilmiş.
Suçlananların hepsi Gürcü.[8] Eğikyan’ın aktardığına göre, Gürcülerin çoğu
tutuklanarak Bakû’ye sürülmüşler. Şubat Devrimi’yle birlikte serbest kalana dek
kendilerine verilen cezaları çektiler. Eğikyan ayrıca, içlerinden birinin 1917’de
Gilan’a döndüğünü söylüyor.[9]
1917 yılı, Gilan için kaotik bir siyasi
faaliyet dönemiydi. İran’da siyaset alanı karıştı, ayrıca buna bir de Rus işgal
ordusunun askerlerinin göçü de eşlik etti. Askerler, siyasi ve etnik açıdan
bölünmüş haldeydiler. Her biri kendi siyasi ideallerinin peşindeydi. Bu dönemde
Gilan’da tek tek kimi Bolşevik isimler faaliyet yürütüyordu. Reşt’teki İngiliz
konsolos yardımcısı Charles Maclaren, raporlarında Petrograd’dan gelen ve Rus
garnizonunun askerlerine hararetli konuşmalar yapan Bolşeviklerden bahsediyor.[10]
Ancak genel olarak bu dönemde Rus askerleri arasında Cengelilerin ajitasyon
faaliyetinin Bolşeviklerin faaliyetine nispetle daha baskın olduğu görülüyor.
Rus ve Gürcü garnizonları, aralarındaki farklılıklara rağmen, Cengelilere silah
sağlıyorlar.[11]
Bolşevikler, en başından beri Cengelilerin
en sağlam müttefikleri olmak zorundalardı. Bolşevik bildirileri, İran’ın diğer
yerlerine göre Gilan’a daha erken ve daha kolay ulaşıyordu. Bu bildiriler, Cengelileri
çeşitli şekillerde ilgilendiriyordu. Bolşeviklerin genel olarak savaş
meselesine ve özellikle İran halkına nasıl yaklaştıklarını, ayrıca
Bolşeviklerin Sovyetler Birliği içindeki ulusal azınlıklara nasıl davranmayı
planladıklarını da öğrenmek istiyorlardı. Savaş meselesi, Cengeliler için
önemliydi, çünkü Bolşeviklerin savaştan çekilme çabaları, Rus ordusunun
tarafından Gilan’ı tahliye edeceği anlamına geliyordu. Bolşevik bildirileri,
bir yandan da İranlılara ve özellikle Gilanlılara, Sovyetler'in Çarlık Rusyası’nın
emperyalist politikalarını izlemeyecekleri konusunda güvence veriyordu. Kafkas
halklarına yönelik muamele de önemliydi çünkü Cengeliler, onları İranlı olarak
görüyorlardı. Bir de Cengeliler, gerçek bir zemini olmasa da İran ve Kafkasya’nın
birleşeceğine dair bir umuda sahiplerdi. Gilan’a Bolşevik politikasının bu üç
yönüyle ilgili bildiriler ulaştı, Cengelilere aradıkları doğal müttefiki
buldukları konusunda güvence verdi.[12]
1917 yılı boyunca Cengeliler, Rus
politikasının kontrolünü yavaş yavaş Çar ajanlarından ve Rus konsolosundan
devralan Rus Geçici Hükümeti’nin destekçileriyle kardeşleşmek zorunda kaldılar.
Bolşeviklerle yeni bir ilişkinin geliştiği, Bolşeviklerin Gilan’da yavaş yavaş
iktidara gelip Cengelilerin taleplerini karşılayabilir hale geldikleri koşullarda,
bu ilişkiyi sürdürmek zorunda kaldılar. 1917’nin sonlarına doğru Kerenski’nin
destekçileri, artık Cengelilere karşı askeri seferler düzenlemekle
ilgilenmiyorlardı. İran’da dağılmış bir Rus ordusuna liderlik eden General
Baratov, Cengelilerin örgütünün bir “komite” olması, dolayısıyla eyleminin
Rusya’da yanlışlıkla “gerici” olarak yorumlanabileceği gerekçesiyle Cengelilere
karşı herhangi bir eylem emri vermekten kaçınıyordu.[13] Ancak Kerenskicilerin
durumu, esas olarak Rusların savaş gayretlerini destekledikleri, bu nedenle Rus
ordusunun Gilan’da bulunma süresini uzattıkları için hiç de tatmin edici
değildi. Aslında, Alman diplomat Sommer’e göre, 1917 boyunca ve o yılın Eylül
ayına kadar Gilan’a giderek daha fazla asker gönderildi.[14] Buna karşılık Cengeliler,
Cengel isimli gazetelerinde, yeni Rus birliklerinin gelişine
itirazlarını dile getirdiler.[15]
Rusya’da Ekim Devrimi, Cengeli-Bolşevik
ilişkilerinde yeni bir sayfa açtı. Bolşeviklerin faaliyetleri, Kasım 1917’de
Petrograd’dan Rus askerlerini subaylarına karşı gelmeye ve dizginleri kendi
ellerine almaya çağıran telgraflarla birlikte başladı.[16] Böylelikle önemli değişiklikler
yaşanmaya başlandı. Geçici Hükümet’in destekçileri, artık Rus ordusunu Gilan’da
tutamazdı. Ekim Devrimi sonrası Maclaren şunu söylüyordu: “Burada Rus askerleri
arasında huzur hâkim. Sanki huzur, hayatlarında ne pahasına olursa olsun sahip
olmayı arzuladıkları tek şey.”[17]
Böylece Rus askerlerinin o büyük kitlesel
hareketi başladı. Bolşeviklerin Gilan’da örgütlenmesi çok uzun sürmedi. Aralık
1917’de Enzeli’de bir Bolşevik devrimci komitesi kuruldu.[18] Adından da
anlaşılacağı gibi, tamamen Bolşevik üyelerden oluşuyordu. Önce Gilan’a ardından
Bakû’ye yönelik askeri harekâta komutanlık eden L.C. Dunsterville’in dediğine göre,
“komite on iki kişiden oluşuyordu.”[19] Bunlar arasında komitenin başkanı Anton
Çilyabin, Petr Lazarov ve Stepan Boboh da vardı.[20] Daha sonra Tahran’daki
ikinci Bolşevik temsilcisi olan Kolomilsev de bir süre komitenin sekreterliğini
yaptı.[21] İngiliz istihbaratı raporlarına göre Çilyabin, Bakû’den aldığı en
yüksek yetkilerle hareket ediyordu.[22]
İki kaynak, 1918’in başlarında Gilan’da
aktif olan başka bir Rus komitesinin de varlığından bahsediyor. Bu aslında,
muhtemelen Kerenski’nin iktidarı döneminde kurulmuş, Ekim Devrimi’nin yol açtığı
sarsıntıdan sağ çıkmış bir askeri komiteydi.[23] Askeri komitenin bileşiminde,
çoğunluğu Ekim Devrimi’nden kısa bir süre sonra Beyaz Rusların safına geçen
Geçici Hükümet destekçileri bulunuyordu.
İki komite, zaman zaman birbirleriyle
işbirliği yapıyor gibi görünse de, ilişkileri Gilan’daki Rus birliklerinin
kontrolü konusunda rekabet ve çekişme temelinde ilerliyordu. Şimdiye dek Enzeli
Bolşeviklerine atfedilen çelişkili eylemler, bu gerilimli ilişki üzerinden izah
edilebilir. Bu arada, düşük yoğunluklu bir rekabet devam ederken, Bakû’den Kızıl
Muhafızlar'ın kademeli olarak gelmesi, Bolşevik komitesinin bazı gerici Rusları
tutuklamaya çalışmasına imkân sağladı.[24] Mart 1918’e gelindiğinde, Gilan’a
daha fazla Kızıl Muhafız indi ve Bolşevikler, Bakü Sovyeti’nde üstünlüğü
sağladıkça, Bolşeviklerin (devrimci) komitesi galip geldi, ardından da askeri
komiteyi tasfiye etti. Askeri komiteyi kendi bünyesine katarak, tek bir komite
oluşturan Bolşevikler, öncesinde de komiteyi Kerenski’nin destekçilerinden
arındırdı.[25]
Komite, kısa süre sonra Gilan’daki Rus
işletmelerini millileştirmeye girişti. Bunlar arasında askeri öneme sahip Enzeli
Yol Şirketi ve gemicilik şirketi gibi diğer işletmeler de vardı.[26] Nihayetinde
komitenin kararlarını uygulamak için yaklaşık 1.000 Kızıl Muhafız, kademeli
olarak Gilan’a girdi. Bu durum, Gilan’ı İran’daki Bolşevik gücünün kalesi
haline getirdi.
Bolşevik komite, gücünü kullanarak, Çar’ın
Tahran’da faal olan büyükelçisini görevinden ayrılmaya, Bolşeviklerin
diplomatik temsilcisi Bravin’in Rus büyükelçiliğini devralmasını sağlamaya çalıştı.
Tahran’da Bravin, İran basınında Kızıl Muhafızlar'ın Tahran’a gelmesine izin
vermemesinin tek nedeninin bazı İranlı vatanseverlerin kendisinden bunu
istemesi olduğunu bile söyledi. Ancak komitenin tehditleri ve Bravin’in
çabaları, Tahran'da etkili olmadı.[27]
Cengeliler ve Bolşevikler arasındaki
ilişki, bugüne dek tek taraflı bir hikâye olarak takdim edilmiştir. Cengeli hareketinin
önemli isimlerinden İhsanullah Han, hatıratında Cengelilerin silah ve mühimmat
yüzünden çıkardığı kavgadan bahseder. Cengelilerin Enzeli Bolşeviklerine ait
olan silah ve mühimmatı kasten sakladıklarını, bu durumun iki taraf arasında
bir tartışmaya yol açtığını belirtir. İhsanullah, bu olayı anlatarak, bu
dönemdeki Cengeli-Bolşevik ilişkilerini özetlemeye çalışır.[28] Gerçekten de 1918’de
iki taraf arasında küçük bir tartışma yaşanmıştır, ancak Cengeli-Bolşevik
ilişkileri bu tek olayla sınırlandırılamaz.
Dostlukları, Bolşevik Devrimi’nin sonrası
ormanda gerçekleşen bir toplantıyla birlikte başladı. Cengel gazetesinde
çıkan habere göre, Bolşeviklerin hareketin iki lideri Mirza Küçük Han ve Hacı
Ahmed Kasmai ile görüştü.[30] Dostluklarında önemli bir adım, kısa bir süre
sonra Cengelilerin Reşt’te düzeni sağlama sorununa çözüm bulmak için
Bolşeviklere yaklaşmasıyla birlikte atıldı. Müzakerelerin ardından Cengeliler,
Bolşevikler ve askeri komite arasında bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşma, Reşt
ve Enzeli’de tek bir otoritenin olmaması sebebiyle oluşan kaosu ortadan
kaldırmak için hazırlanmıştı. Anlaşma neticesinde, Reşt’te “ulusal” polis gücü
olarak adlandırılan karma bir milis gücü meydana getirildi. Hem Cengeli partizanlarından
hem de Bolşevik askerlerinden oluşan bu birlik, Gilan üzerinden İran’ı terk
eden Rus askerlerinin hareketini kontrol etmeye, şehirde düzeni sağlamaya ve
İran’ın diğer bölgelerinde her gün yaşanan yağmalama olaylarını önlemeye
başladı.[31] Rus-Cengeli milisleri, kısa süre sonra şehrin ortak idaresi için
gerekli temeli teşkil ettiler. Bu sırada Gilan’a ulaşan Dunsterville, hatıratında
Enzeli’nin de Cengeliler ve Bolşeviklerden oluşan birleşik bir komite
tarafından yönetildiğini söylüyordu.[32]
Cengelilerin Gilan’daki Ruslarla olan
ilişkisinin tarihindeki bazı olaylar yanıltıcı olabilir. Bu türden önemli bir
olay, Cengelilerin İngiliz askeri gücü Dunsterforce’un Enzeli limanı üzerinden
Bakû’ye gitmesine mani olmaya çalıştığı zaman yaşandı. Plan uyarınca Dunsterforce’un
asıl varış noktası Tiflis’ti, ancak bu hedeften kısa süre sonra vazgeçildi ve
İngilizler, bunun yerine Bakû’ye gitmeye karar verdiler. General L.C.
Dunsterville, Şubat 1918 ortalarında Gilan’a ulaştı, ancak bundan önce İngiliz
generali, olan bitenin zaten farkındaydı:
“Küçük
Han, İngilizlerin geçmesine izin vermeyeceğine yemin etmişti, komitesi,
geçişimize izin vermemeye kararlı olan Bolşevik Komitesi ile birlikte Enzeli’de
çalışma yürütüyordu.”[33]
Netice itibarıyla Cengeliler ve Ruslar
arasında yaşanan anlaşmazlık sebebiyle Dunsterville’in askerlerine
saldırılmadı. Cengeliler, İngilizlerle herhangi bir çatışma çıkması durumunda
tarafsız kalacaklarından emin olmak için Ruslarla üç kez görüştüler. Her
seferinde Cengeliler, kesin bir söz veya net bir cevap alamadılar. Sonuç
olarak, İngiliz kuvvetini durdurma girişimlerinde başarısız olan Cengeliler,
geçiş için 15 günlük bir süre tanıdılar.[34] Raporuna güvendiğimiz (İran
Dışişleri Bakanlığı’nın yerel temsilcisi) Kargüzar, toplantının, yukarıda
bahsedilen askeri komiteye denk düşen Rus Askerleri Komitesi ile
gerçekleştiğini söylüyor. Baratov’un yerine geçen General Fisiyenko ve hâlâ koltuğunu
kaybetmemek için uğraşan eski Rus konsolosu Grigorev ile Kargüzar’ın kendisi de
oradaydı. Görüşmeler sırasında Ruslar, “başkentteki komiteyle iletişim
kurabilmek” için zaman istediler. Bu komite de Şubat Devrimi’nin ardından
Tahran’da Kerenskiciler tarafından kurulan komiteden başkası olamazdı. Neticede,
Bolşevik Komitesi’nin bu olayda hiçbir rol oynamadığı görülüyor. Bolşeviklerin
o aşamada askeri komiteye göre göreceli zayıflığının yanı sıra, Kafkasya’daki
Türk tehdidi de Rus askerlerini kontrol etmelerini zorlaştırmış olabilir. Bu
olay, Cengelileri ve Bolşevikleri daha da yakınlaştırdı. Kısa bir süre sonra Cengeliler,
Kargüzar’ı çağırdılar ve Rus konsolosunun Bolşevikler tarafından sınır dışı
edilmesinin ardından, Bolşeviklerin aday gösterdiği konsolosu resmen tanıması
gerektiğini söylediler.[35]
İki gün önce Enzeli’deki Rus konsolosu,
zaten Bolşevikler tarafından sınır dışı edilmiştir.[36] Cengelilerin,
Bolşeviklerin Gilan’daki güçlerini artırmalarına açıktan katkı sundukları anlaşılıyor.
Mart 1918’de Bakû’deki Ermeni kuvvetleri, Bakû Sovyeti’nde her zamankinden daha
güçlü hale gelen Bolşeviklerin safına geçti.[37] Çoğunluğu Ermeni olan Enzeli’deki
Kızıl Muhafızlar, bir süreliğine Bolşeviklerin kontrolüne girdi.[38] Askeri
komite, bu aşamada feshedildi.[39]
Bir diğer yanıltıcı olay ise, 1918
yazında Kızıl Muhafızlar tarafından İngiliz esirlerin kurtarılması. Esirler,
İngiliz konsolos yardımcısı Charles Maclaren ve resmi olarak İran İmparatorluk
Bankası müdürü olan Binbaşı Oakshot’tı. Aslında serbestçe dolaşmalarına izin
verilmişti, ancak sürekli olarak Cengeli ajanları eşliğinde hareket ediyorlardı.
1918 yazında, Türk İslam Ordusu Bakû’ye yaklaşırken, bunun sonucunda Bakû
Ermenileri şehrin savunması konusunda Dunsterforce ile bir anlaşmaya varırken,
İngiliz esirler, Kızıl Muhafızlar tarafından kurtarıldılar.[40]
Aşağı yukarı aynı dönemde Bakû’ye
yaklaşan Türk ordusundan korkan Bakû Sovyeti’ndeki Bolşevik olmayan unsurlar,
İngiliz yardımını istemek için bir karar çıkartmayı başardılar. Bu karara Bolşevikler
istifa ederek cevap verdiler. İngiliz yardımını isteyenler arasında Ermeni
milliyetçileri de bulunuyordu.[41] Muhtemelen bu milliyetçiler, Bolşevik komitesinin
kontrol etme imkânını yitirdiği Enzeli şehrinde bulunan Ermeni Kızıl
Muhafızları üzerinde de etkililerdi. Mart 1918’deki Ermeni-Bolşevik
ittifakından sonra, önemli sayıda Ermeni silahlı adam, Bolşevik Kızıl
Muhafızları ile birleşmişti. İşte bu yüzden bazıları Enzeli’de Bolşeviklerle
birlikte hareket etmişti. Ancak gerçekte Bakû’deki Ermeni milliyetçilerine bağlılardı.
Reşt’teki eski Rus konsolosu Nikitin’in aktardığı kadarıyla, “özünde farklı bir
sahnenin oyuncularıydılar.”[42] Eylemleriyle, sadece Cengelilere ihanet etmediler,
ayrıca Bolşevikleri de yüzüstü bıraktılar.
Bu olay, muhtemelen Cengelileri de
şaşkına çevirdi. Öyle ki, Enzeli Bolşevik Komitesi, Bolşeviklerin İngilizlere
karşı olduğunu kanıtlamak için Küçük Han’a bir mektup gönderdi, mektuba bir de
İngiliz karşıtı makaleler içeren bazı “Bakû gazeteleri"ni iliştirdi. Mektubun
altında o günlerde Bravin’in yerine geçmek üzere olan Kolomitsev’in de imzası
vardı.[43] Aynı zamanda Bravin, Lenin’e yazdığı özel mektupta, Bolşevik
komitesini (ve Baratov’un gücünü) dağıtmasını istedi. Bir İngiliz askeri
ajanına göre, Bravin, “her ikisinin de emperyalist İngilizlerin maaşlı
elemanları olarak hareket ettiğini, gerçek amaçlarının Kafkasya’da Bolşevizmle
savaşmak olduğunu” dile getirmekteydi.[44]
Cengelilerin Bolşeviklerle işbirliğinin
mevcut sahası, Kafkas topraklarına kadar genişlemişti. Mart 1918’de Rus
birliklerinden bir müfreze, Astara’da Bolşevikler tarafından
silahsızlandırılmayı reddedince, Cengeliler, Bolşeviklere yardım etmek için 150
savaşçı gönderdi. Enzeli Bolşeviklerinin olaya dâhil olmasından önce meydana
gelmiş olan bu olay, Cengelilerin Gilan toprakları dışındaki Bolşeviklerle
temas halinde olduklarının kanıtıdır.[45] İngiliz Dışişleri Bakanlığı
kayıtlarında Rusya’dan Gilan’a yapılan çok sayıda silah sevkiyatına dair
raporlar bulunmaktadır. Şüphesiz ki bunların bir kısmı, Cengelilere yönelikti.[46]
Mayıs 1918’in sonuna doğru Kargüzar, Tahran’a Cengelilerin ve Bolşeviklerin bir
anlaşma imzalamaya hazırlandığını bildiriyordu.[47]
Bolşeviklerle Bakû’de de temas kuruldu.
Mayıs 1918’de Cengeliler, Bakû Komünü’nün Bolşevik liderleriyle görüşmek üzere,
bu şehre bir heyet gönderdi. Heyetin misyonunun temel amacı, Bakû’den silah ve
mühimmat, belki de gönüllüler edinmekti. Neriman Nerimanov, ardından Stepan Şaumyan
ile birkaç kez görüşseler de, temasları pek verimli olmadı. O dönemde
Bakû, Türk kuvvetlerinin kuşatması altındaydı. Şehir, Türklerin eline geçmek
üzereydi, bu nedenle Komün liderleri Cengelilere herhangi bir silah
sağlayamıyordu. Bakû’ye gönderilen heyete eşlik eden Grigor Eğikyan, Bakû Komünü’ne
bağlı bakanların ve Enzeli Bolşevik Komitesi’ndeki temsilcilerinin Cengelilerin
pantürkist bir hareket oluşturduğu izlenimine kapıldığını, bunun da Bakû’nün
onlara yardım etmeyi reddetmesine neden olduğunu öne sürüyor. Oysa Eğikyan, İngiliz
bakanına yazdığı bir mektupta, Bakû liderlerini Cengelilerle karşı karşıya
getirenin, kendi çevirdiği entrika olduğunu iddia ediyor.[48]
Cengeliler, bu olayda da Bolşeviklere
olan inançlarını yitirmediler. İki taraf arasında yakın bağlantılar olduğunu
gösteren başka kanıtlar da mevcut. 1918’in başlarında, İngiliz casusu Yüzbaşı
Noel’in tutuklanması ve hapsedilmesi, esasen Cengelilerin Bolşeviklerle ortak
attıkları bir adımdı.[49] Noel, Kafkasya’dan Gilan'a varışında tutuklandı.
Yanında taşıdığı belgeler, Bakû Komünü bakanlarının eline geçti.[50]
Cengelilerin yardım almak için temas
kurdukları tek yer Bakû değildi. 1918’in başlarında Tahran’da iktidarı ele
geçirmeye hazırlanırken, ajanları sadece İran’ın en ücra köşelerine değil,
Güney Rusya’nın birçok bölgesine de ulaştı. Bu dönemde Cengeli elçileri,
davalarına destek toplamak için Aşkabat’a kadar gittiler.[51] Aynı zamanda
Tahran’daki Bolşeviklerle de temas halindeydiler. Başkentte Cengeli ajanları,
Tahran’daki ilk Bolşevik ajanı olan Nikolay Bravin ile yakın işbirliği içinde
çalıştılar. Aslında Bravin, Tahran’da elli kadar gizli komitenin kurulmasına
yardımcı oldu. Bu komiteler, İranlı Bolşevikler ve Cengeli sempatizanlarından
oluşuyordu ve iktidarı ele geçirme amacıyla kurulmuştu.[52] Bravin’in Cengelilerle
yakın işbirliği içinde olduğuna dair yeterli kanıt var. Telgraflarından birinde
Sovyet hükümetinden Cengelilere silah ve gönüllü göndermesini istedi.[53]
Tahran’da Bravin, ayrıca Cengelilerle savaşan gerici Ruslara karşı bildiriler
yayınladı.[54] Sovyet Dışişleri Bakanı Çiçerin’e yazdığı mektuplardan birinde
şunları söylüyordu:
“[...]
12 Haziran’da bir İngiliz birliğinin Reşt ve Enzeli’ye doğru ilerlemesine
yardım ederken, Biçerahov’un Kazakları, devrimci ve İran özgürlüğünün
savunucusu Mirza Küçük Han’ın milisleriyle çatışmaya girdi. [...] İngiliz
misyonu, Biçerahov’un Kazaklarını ‘müttefikleri’ olarak adlandırmaktan
çekinmiyor. Biçerahov’un Kazakları İngilizlerin müttefikleri değil, aşağılık
paralı askerleri ve İran’ın özgürlüğünün savunanların düşmanlarıdır.”[55]
Sonuç olarak Bolşevik komitesi, çok
uzun süre yaşamadı. Hayatı büyük ölçüde Bakû Komünü’nün hayatına bağlıydı.
Komün hükümeti çöktüğünde, Enzeli’de konuşlanmış Kızıl Muhafızlar, Bakû’ye
döndü. Ağustos 1918’de, İngiliz Savaş Bakanlığı’nın istihbarat raporlarına
göre, komite üyelerinin Küçük Han için çalıştığına dair kanıtlar bulundu.[56]
Bunun üzerine Çilyabin ve yoldaşları, o zamana kadar Gilan’da yerleşmiş olan
İngilizler tarafından tutuklandı ve Mezopotamya’ya sürüldü.[57] Ancak Bolşevik
komite, Gilan’da aktifken, bir dizi komünist hücrenin teşkil edilmesini sağladı.
Sovyet yorumcu İrandust’a (Vladimir Osetrov’a) göre, Reşt ve Enzeli’de sovyetler
kuruldu.[58] Bunlar, aslında sovyetlerden ziyade gizli siyasi topluluklardı. Bu
topluluklardan birinin bileşenlerine, İngiliz Savaş Bakanlığı’nın istihbarat
raporlarında rastlıyoruz. Üyeleri arasında Olga Zots (diğer adıyla Villia),
Margot Bauman, Loskaya ve Zenya bulunuyordu. Bu topluluk, Cengelilerle yakın
işbirliği içinde çalıştı ve üyelerinden en az biri, Cengelilere hizmet ederken
hayatını kaybetti.[59]
İran Komünist Partisi (Adalet) üyeleri
de 1918 boyunca Gilan’da aktifti, ancak orada kalıcı bir örgüt kuramadıkları
anlaşılıyor. Bununla birlikte, Bakû’de bulunan İranlı komünistlerin lideri ve
yol gösterici ruhu olan Esadullah Gaffarzade’nin 1918’de Reşt’te öldürüldüğünü belirtmek
gerek. Söylenene göre, Gaffarzade’ye, Bakû’den gelip Cengelilerle temas kurma
görevi verilmişti.[60]
Enzeli Bolşevik Komitesi’nin dağılmasıyla
birlikte Gilan’daki komünist faaliyetler yaklaşık on iki ay boyunca gerileme
sürecine girdi, ancak Gilan, hiçbir zaman tamamen komünistlerden temizlenemedi.
Birçok Bolşevik, Cengelilerin yanında kaldı, hatta bu süreçte Cengeli hareketi
bile gerileme sürecine girdi. 1918 yılının sonlarından itibaren İran ve İngiliz
kuvvetlerinin saldırısı sonucu Cengeliler, Gilan ormanlarına çekildiler ve
birçok yoldaşını kaybettiler. Ayrıca, hareketin sağ kanadı ayrılarak, 1919
yılının başlarında teslim oldu.
Elimizde, 1918 yılının sonlarında ve
1919 yılının başlarında Gilan’da Bolşeviklerin varlığına dair kanıtlar bulunuyor.
Ekim 1918’in sonlarına doğru, Zamolenko (Zanurenko?) ve Hüseyin Bala Fethaliyev,
“uzun süredir devam eden İngiliz karşıtı faaliyetleri” sebebiyle tutuklandı.
İngilizler, başlangıçta onu sınır dışı etmeyi planlamıştı, ancak birkaç gün
sonra “Biçerahov’un isteği üzerine sınır dışı edilmek yerine, onun emrine
verildi.”[61] Daha sonra, 1919 yılının başlarında, Cengelilerle birlikte
savaşan bir dizi Bolşevik yakalandı.[62] Bunlardan ikisi, Arestu İsmailoviç Gajiyev
ve Feodor Sreda, teslim olmak zorunda kaldı. Gajiyev, inkâr etse de Küçük Han’ın
yakın arkadaşı ve sırdaşı, ayrıca hareketin yönetim konularında danışmanı
olduğu ortaya çıktı.[63] Ölüm cezasına çarptırıldı, ancak bunun yerine
Azerbaycan hükümetine teslim edildi.[64]
1919 yılının ortalarından itibaren Cengelilerin
yeniden yükselişe geçmesiyle birlikte, harekete daha fazla Bolşevik katıldı.
Gilan ormanlarındaki varlıkları sık sık rapor ediliyordu.[65] Nisan 1919, Cengeli-Bolşevik
ilişkilerinin tarihi açısından dönüm noktasıydı. Bolşevikler, Cengelilerle
temasa geçtiklerinde henüz önemli bir konuma ulaşmamışlardı. Nisan sonlarında,
Lenkeran’daki Bolşeviklerden Küçük Han’a bir mektup ulaştı. Bu mektupta
Bolşevikler, İran köylüleri ve işçileriyle dayanışma içinde olduklarını ilan ediyor,
kendilerinin İran işlerine karışma konusundaki isteksizliğinden yararlanarak
İran ülkesini ele geçiren İngiliz emperyalizmini eleştiriyorlardı. İran
hükümetinin kendisini İngilizlere sattığını, aslında Bolşevik hükümetiyle
savaştığını iddia ettiler. Mektup, Rusya’daki iç savaşa, yabancı müdahaleye ve
Bolşeviklerin bu savaşı nasıl kazandığına değiniyordu. Ardından, “Bolşevik
güçlerin Doğu’yu özgürleştirmelerinin vakti geldi” diyen mektup, Azerbaycan’ın
özgürleştirilmesiyle zaten ölmeye başlamış olan İngiliz emperyalizmine karşı
tüm Doğu ülkelerinin birleşmesi gerektiğini söylüyordu. Mektup, şu pasajla sona
eriyordu:
“Küçük
Han, İran’da İngiliz yönetimine karşı isyan eden bir tek siz varsınız. Ülkenizi
İngiliz hırsızların elinden kurtarmak için İngiltere’ye savaş ilan ettiniz.
İran’ın tüm ezilmiş halkları size umutla bakıyor, yabancıların elinden kurtuluş
çözümünü sizde bekliyor. Azerbaycanlı ve Rus işçi ve köylüleri adına size şunu
söylüyoruz: Ey İran işçilerinin lideri, biz, İngiliz egemenliğine son vermek
için İran milletinin ilk davetinde yardımınıza koşmaya hazırız. İranlı
kardeşlerimize yardım ve kardeşlik ellerimizi uzatmaya her an hazırız.
Samimiyetimizin bir nişanesi olarak size Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti
madalyası ve bir tabanca gönderiyoruz. Küçük Han’ın mahir ellerinin İran’daki
son zalimin kalbini yaralayacağını umuyoruz. Her zaman iletişim halinde kalmalı,
birbirimize yardım etmeliyiz.”[66]
Bu mektubu aldıktan sonra Küçük Han,
Lenkeran devrimcileriyle buluşmak üzere yola çıktı, ancak varış noktasına
ulaştığında Bolşevikler çoktan gitmişti. Bölgeden sürülmüşlerdi.[67] Bu arada,
1919 yılı boyunca Bolşevikler, Cengeli hareketinin “popülist-milliyetçi” bir
hareket olarak, Bolşevik desteğini haklı çıkaracak kadar devrimci olduğuna
karar verdiler. İran, devrimin Doğu’ya yayılmasını sağlayacak, Asya’ya açılan
kapı ve İngiliz emperyalizmine karşı ilk açık hedef olarak görülüyordu. İran’a
nüfuz etmek ve Cengelileri iktidara getirmek, Bolşevikler nezdinde arzu edilen
bir taktik haline gelmişti. Daha sonra Himmet partisinin lideri Efendiyev, Doğu’daki
devrimcileri Batı’daki muadilleriyle ilişkilendirme fikrini savundu. Küçük Han’ı
önemli ve kıymetli bir isim olarak takdim eden Efendiyev, onun hâlâ genişleme
alanına sahip olan kitlesel desteğine değindi. Bolşevikler, özellikle İranlı
komünistler, faaliyetlerini Gilan’a doğru genişletmeye kararlıydılar.[68]
Bu nedenle Küçük görevden döndüğünde,
Bolşevikler tarafından tekrar temas kurulması için uzun süre beklemesine gerek
kalmadı. 1919 yazında Stepan Afonyan adında bir Bolşevik, Gilan’a geldi.
Yanında Lenkeran’dan iki mektup getirmişti. İlki, Lenkeran devrimcilerindendi. “Dost
Küçük Han” diye başlayan mektupta şunlar söyleniyordu:
“Komünistler
bizi Lenkeran’daki temsilcileri olarak görevlendirdiler. Şimdi özel bir görev
için acilen Bakû’ye çağrıldık. Oradan Lenkeran’a döneceğiz, dolayısıyla size
gelemiyoruz. Yerimize, her türlü görüşmeyi yapabileceğiniz dostumuz Afonyan’ı
gönderiyoruz.
Bakû’deki
işlerimizi hallettikten, Lenkeran’a döndükten sonra hemen Enzeli’ye, oradan da
size uğrayacağız.
Tüm
fikirlerimiz, size dostumuz aracılığıyla iletilecektir. Biz gelene kadar...
dostça selamlar.”
Stepan Afonyan’ın yanındaki diğer bir
belge daha da ilginçti. İranlı komünistlere ait bu belgenin sol tarafında şu
ibareyi taşıyan bir damga vardı: “İran İşçilerin Komünist Partisi, Adalet,
Sayı 293, 17 Temmuz 1919, Bakû Komitesi”. Damganın altında ise şu metin yer
alıyordu:
“Bu
direktif, İran Komünist Partisi Adalet’tan bu partiyi İran’da örgütlemek üzere
görevlendirilen Stepán Afonyan’a verilmiştir; mührümüz ve imzamız bu yetkinin
delilidir.”
Direktifin altında başkan sıfatıyla
İranlı komünist Ahundzade’nin, sekreter sıfatıyla da Turani’nin imzası
bulunuyordu.[69] Afonyan hemen Enzeli’ye yerleşti, devrimci faaliyetlerine
başladı. Gilan’da İran Komünist Partisi’ni “örgütleme” çabaları hakkında çok az
şey biliniyor. Bununla birlikte, gönüllü ordunun temsilcisine ismi bilinmeyen bir
kişiden gelen bir mektup, faaliyetlerinin bir kısmını şu şekilde aktarıyor:
“Size
Enzeli’deki tarama gemisinin merhum pilotunun Kazian’da makine yapımı için bir
dükkân açtığını bildirmekten onur duyarım. Kendisi, Küçük Han ve Bakû’deki işçi
komitesiyle ilişkilidir. Bu dernek adına Bolşevik ajitasyon faaliyetleri yürütmek
için para alıyor. Ayrıca birçok kişiye Küçük Han’ın hizmetine girip eğitmen
olarak görev yapmalarını tavsiye etti. Dediğine göre 120 kişi harekete dâhil
olmuş.”
Mektup, Afonyan’ın faaliyetlerini
anlatarak devam ediyor. Enzeli, Bakû ve Tiflis arasında seyahat eden Afonyan, Cengeliler
için gönüllüler toplamanın yanı sıra, onları Kafkasya’daki İranlı komünistler
ve Bolşeviklerle temasa geçirdi.[70]
Bu mektubun ele geçirilmesinin ardından
Afonyan tutuklanmış olmalı. Gelgelelim, Gilan’daki tek Bolşevik ajanı o
değildi. Haziran 1919 gibi erken bir tarihte, Gilan’daki yetkililer, Bolşevik
faaliyetlerinin yoğunluğu nedeniyle sıkıyönetimin süresini uzattılar.[71]
Rus Türkistanı’ndaki komünistlerin de Cengelilerle
temasa geçmek için çaba sarf ettikleri anlaşılıyor. Küçük Han Lenkeran’dayken,
Türkistan Sovyeti’nin bir temsilcisi Gilan’a geldi. Küçük şehirde değilken,
hareketin önde gelen solcu liderlerinden İsmail Han ile görüştü. Daha sonra, Stepan
Afonyan ve yoldaşları, batıdan Gilan’a girerken, yaklaşık 400 Bolşevik, Hazar
Denizi kıyısındaki ve Gilan’ın doğusundaki Esterabad’a çıkarma yaptı. Bunların
Türkistan’dan olduklarına şüphe yok. Muhtemelen, Cengelilerle güçlerini
birleştirmeyi umuyorlardı.[72] Bu sırada, Türkistan kaynaklı devrimci
propaganda faaliyetleri de Gilan’a ulaştı. Aşağıdaki mektup, “İranlı
Demokratlara” hitaben yazılmış:
“Değerli dostlar,
İran ulusuna despotizme karşı ilan
edilen özgürlük, biri merhum Çar'ın, diğeri İngilizlerin olmak üzere iki
hükümet tarafından yok edildi. İkincisi, kalbinde kan arzusuyla kurbanlarıyla
hâlâ meşgul.
Yeni Rus hükümeti, 1907’den beri bu
baskıya karşı gösterdiğiniz muhalefeti övüyor, cesur eylemlerinizin ve mevcut
özverinizin boşa gitmeyeceğinin garantisini veriyor. İngiliz parasıyla
desteklenen casusların ve dergilerin yalanları sizi etkilemesin. Tüm dünyanın
dikkati, Rusya’yı ve diğer ülkeleri kendi egemenliği altına almaya çalışan
düşmana karşı savaş açma çabası içinde olan Rus hükümetine yönelmiştir. Kızıl
Muhafızlar, Aşkabat’ı ele geçirdiğinde, Sovyetler, kardeşçe bir sempatiyle size
yardım eli uzattılar ve düşmanı alt etme çabalarınızda size destek oldular.
Afganistan, İngilizlere karşı savaş açarak, devrime zaten katılmış durumda. Siz
de aynısını yapmalısınız. Aynı şekilde, Rus sovyetlerine de yardım edin!
Hindistan uyanıyor! Türkiye isyanda! Utanç vadisinde bulunan siz, düşmanı
yenmemizi sağlayacak tek bir cephe oluşturmak için büyük savaşa hazırlanın!
Sizi ezenleri ezin!
Yaşasın İran devrimi!”[73]
Bu bildiri, büyük olasılık “Kızıl Doğu
treni kaynaklı. 1919 ve 1920 yıllarında bu tren, Bolşevikler tarafından
Türkistan’ın ulaşılabilir olan bölgelerinde propaganda faaliyeti yürütmek
amacıyla kullanıldı. Nitekim, batıda Rostov’a kadar gitti. Mürettebatı arasında
ünlü Haydar Han Emmioğlu (Tanrıverdiyev) liderliğindeki bir grup İranlı
komünist de bulunuyordu. Bu trenden çıkan komünist literatür, İran’ın kuzey
bölgelerine ulaştı.[74]
Bolşevizm, Cengeli hareketine sadece
dışarıdan etki etmeye çalışan bir güç değildi. Ekim Devrimi’nin Gilan’ı
sarstığı 1917 yılının sonlarından itibaren hareket, kendi Bolşevik fraksiyonunu
geliştirmeye başladı. Cengeli Bolşevikleri, çok etkili bir fraksiyon
oluşturuyordu. Hareketin yoğun İngiliz karşıtı tutumu, sol kanadından
kaynaklanıyordu. Gilan’daki İngiliz ajanlarının yanı sıra İngiliz casusu
Yüzbaşı Noel’in 1918 başlarında tutuklanıp hapsedilmesi de bu solcu Cengelilerin
girişimiyle gerçekleşti. 1919 başlarında sağcı Cengeliler ayrılıp İran hükümeti
ve İngiliz güçlerine teslim olduklarında, mücadeleyi bu sol kanat sürdürdü, hareketi
o canlı tuttu. Nihayet 1919’da hep birlikte “Bolşevik Komitesi”ni meydana
getirdiler.[75] Küçük Han’ın Bolşevik fraksiyonunun programına katılmadığı
bildiriliyor. Bolşevikler, aynı zamanda hareketin birliğini ve geriye kalanını
sağlamlaştırmayı daha çok önemsiyor gibi görünüyorlar. İttifakları neticesinde “sosyalist
komite” kuruldu.[76] Sosyalist komitenin özlemleri, Cengelilerin demokratik bir
refah devletinin kurulmasını, din ve siyasetin ayrılmasını, doğal kaynakların
ve fabrikaların millileştirilmesini ve toprakların onu işleyenlere tahsis
edilmesini savundukları programda dil buldu.[77]
1919 yılının sonlarında, sol kanatın
lideri ve Bolşevik Komitesi’nin kurulmasında rol oynayan İsmail Han, Kafkasya’da
görevlendirildi. Görevin amacı, gönüllü toplamak ve silah temin etmekti. O ve
diğer Cengeliler, Kafkasya’da siyasi toplantılar düzenlediler, Bakû’de oldukça
popülerlerdi.[78] Görünüşe göre Bolşeviklerle temas kurmayı, en azından
sembolik düzeyde silah temin etmeyi bildiler. Ayrıca gönüllü toplamayı da
başardılar. Bunlardan bazıları, Gilan’a girmeye çalışırken tutuklandı.[79] Aynı
zamanda İran Komünist Partisi Adalet, Gilan’a tekrar elçilerini göndermeye
başladı. Bazıları yolda tutuklanırken, diğerleri Gilan’a ulaşmayı başardı.[80]
Önde gelen İranlı komünist Sultanzade’ye göre, Bolşevikler Mayıs 1920’de Enzeli’ye
çıkarma yapıp, yakındaki Erdebil kasabasını ele geçirdiklerinde, hapsedilmiş
bir dizi komünisti serbest bırakmayı başardılar. Serbest bırakıldıkları sırada
bazıları bir yıldan fazla süredir hapisteydi.[81] Tüm bunlara rağmen, İran
Komünist Partisi’nin ilk kongresi Haziran 1920’de toplandığında, Gilan ve İran
Azerbaycanı’nın doğu kesiminde bir dizi hücre kurmayı başarmışlardı.[82]
İngiliz Dışişleri Bakanlığı kayıtları, 1920’nin başlarında Gilan’da Bolşevik
faaliyetin yoğun olduğunu ortaya koyuyor.[83] Bu dönemde Bolşeviklerin gelişi
kaçınılmazdı. 1919’da Kafkasya’daki komünist güçlerin Bolşevikler tarafından
yeniden örgütlenmesinden sonra, Kızıl Ordu’nun zaferleri komünist faaliyete
daha da fazla ivme kazandırdı. Gilan, devrimci yazınla tanıştı. Bu dönemde
Gilan’a ulaşan yayınların türünü tam olarak açıklamak mümkün değil. Sadece
İngiliz ajanlarının topladıklarından örnekler vermek mümkün. Bunlar arasında
bir iki Adalet broşürüne rastlanıyor, ancak Azerbaycanca kaleme alınmış
metinlerin çoğu Himmet partisi kaynaklı. Bunların en ilginci de, Himmet’in ve
muhtemelen Adalet’in benimsediği, Bolşeviklerin 1919 programının Azerbaycanca
versiyonu.
Bu denemenin son bölümünde, Mayıs 1920’de
Bolşeviklerin Enzeli’ye çıkarma yapmasına yönelik hazırlıklara değiniliyor
olmalı. Basitleştirilmiş ve hatalı bir versiyonuna İhsanullah Han’ın güvenilmez
olan hatıratında rastlıyoruz. İhsanullah Han, oldukça basit bir yaklaşımla,
Mayıs 1920’de bir gece Gilan ormanlarında bir Bolşevik’in ortaya çıktığını,
Cengeli liderlerine Bolşeviklerin Enzeli’ye çıkarma yapmak üzere olduklarını
bildirdiğini söylüyor.[84] Hikâyenin İhsanullah’ın aktardığı halinden çok daha
karmaşık olduğuna hiç şüphe yok.
Bir kaynağa göre, 1920’nin başlarında Cengeliler,
Bolşeviklerle müzakere etmek üzere Astara’ya temsilci gönderdiler.[85] İngiliz
Dışişleri Bakanlığı arşivlerinden gelen, tamamen güvenilir olmayan bir rapora
göre, Cengeli temsilcilerinin yolculuğundan önce, biri Bolşevikleri, diğeri
İranlı komünistleri temsilen, Mihail Mirzoyan ve Hüseyin Vezirov ismindeki iki
komünist, Gilan’a giderek Küçük Han’la görüştü ve Gilan’ı Bolşevik çıkarmasına
hazırladı.[86] Daha güvenilir bir hikâyeyi Yahya Devletabadi anlatıyor:
Bolşevik çıkarmasından önce, Cengeliler ve Bolşevikler, hareketlerini koordine
etmek için Bakû’de ortak bir komite kurdular.[87] Ayrıca Devletabadi, Cengeli partizanlarının Bolşeviklere Bakû’den Enzeli’ye kadar eşlik ettiği iddiasında
bulunuyor.[88]
Cengelilerin ve Bolşeviklerin 1920’den
önce de dostane ilişkiler kurduğunu biliyoruz. Tarihçiler, genellikle
aralarındaki farklılıkları analiz etmekle meşgul olmuşlar. Başka bir ifadeyle,
tarihçiler daha çok Bolşeviklerle Cengeliler arasındaki ilişkiyi çatışma
üzerinden tanımladılar. Ama bu noktada önemli bir soru cevapsız kalıyor: Cengelilerin
Bolşeviklerle ittifak kurmalarını ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin
kurulmasına ilk etapta rıza göstermelerini nasıl izah edeceğiz?
Son olarak, yeni ittifaklarının
başlangıcı ve Cumhuriyetin kuruluşu hakkında bir not düşelim: Bolşeviklerin
karaya çıkmasından bir gün sonra, Cengeli liderlerinin bir toplantısında, Küçük
Han, Bolşeviklerle ittifak kurulması fikrini savundu. İsmail Han’ın hatıratında,
o dönemde diğer İranlı özgürlükçülerin bu ittifak kurulsun diye kendisini
coşkuyla teşvik ettikleri söyleniyor.[89] İttifak fikrine küçük bir azınlık
karşı çıkıyor, ancak çoğunluk, Bolşeviklerle “dostluk ve birlik” yönünde tercihte
bulunuyor.[90] Birkaç gün sonra, Bakû komünistlerine vediği bir röportajda
Küçük Han, İran Komünist Partisi’nin asgari programını kabul ettiğini dile getiriyor.[91]
Bu argümanı, uzun zamandır tarihçilerin
elinde bulunan, ancak ihmal edilmiş bir belgeden kısa bir alıntı ile özetlemek
mümkün. Haziran 1920’de Cengeliler, Bolşevik güçlerinden biraz çekinseler de,
şunu söylüyorlar:
“Şimdi
bu ulusal güç [Cengeli hareketi], dünyanın tüm insanseverlerinin yardımı ve
desteğiyle, sosyalizmin adil ilkelerinin gerçekleştirilmesine dönük azimle
[...] Kızıl Devrim aşamasına geçmiştir.”[92]
Böylece İran Sovyet Cumhuriyeti’nin
kuruluşu ilan edildi. Radikal İran sosyal demokrasisinin son kalıntıları ile
ilerici ve genç komünist güç, bir devrim yapmak için bir araya gelmişti. Cengelilerin
de onayıyla bu devrim, dünya devriminin ayrılmaz bir parçası kılınmıştı.
Peyman
Daylemi
Manchester Üniversitesi
1989
Kaynak
Dipnotlar
[1] Gilan’da başka sosyal demokrat partiler de faaldi ama bunların faaliyet
düzeyleri düşüktü. Bunlar arasında Menşevikler yanında, Ermeni partileri Hınçak
ve Taşnaksutyun, hatta Sosyalist Devrimciler bulunuyordu. Bu partilerin rolleri
ve faaliyetleri, bu makalenin kapsamı dışında kalıyor.
[2] Basil Nikitin, Khaterat va
Safarnameh (2. Baskı, Tahran, 1976): s. 104.
[3] Hostarya’nın faaliyetleri konusunda
bkz.: A.g.e. s. 101-107.
[4] Hassan Hakimian, “Wage labor and
migration: Persian workers in southern Russia, 1880-1914”, International
Journal of Middle Eastern Studies, 17 (1985): s. 457. Maclaren, decypher
of télégramme Sayı. 2, 2 Ocak 1915. Ayrıca bkz.: Resht News, 2, 31 Ocak
1915. İngiliz konsolosunun Reşt’ten Tahran’a düzenli gönderdiği raporlar
Reşt News’te yayınlanmış. Aksi belirtilmedikçe tüm belgelerin kaynağı
Londra’da bulunan Devlet Arşivleri Kurumu.
[5] Grigor Eghikian, “Saranjam-e
Saran-e Enqelab-e Roussieh”, Yayına Hz.: Borzouye Dehgan, Showravi va
Jonbesh-e Jangal içinde (Tahran, 1985): s. 433-439. Grigor Eğikyan, Hınçak
partisi üyesi gazeteci. Batı Ermenistan’da doğan Eğikyan’ın yolu, olayların
seyri neticesinde Anayasa Devrimi sırasında Gilan’a düştü. Bolşeviklere ve
Türklere yönelik nefreti yüzünden İngilizlerle (1917-1918 sonrası) işbirliği
yaptı. Hatıratı Kasım 1921’den 1922’e dek İngiliz yanlısı Sitare İran gazetesinde
tefrika edildi. Bu dönem, İran’da İngilizlerle Sovyetler arasında süren politik
mücadelenin en hararetli seyrettiği dönemdi. İran meclisi, Şubat 1921’de Sovyet-İran
anlaşmasını görüştü. Hatıratı esas olarak Bolşeviklerin cumhuriyet döneminde
Gilan’daki gizli çalışmalarıyla ilgili. Bu makalelerin bazılarının Almanca çevirisi
için bkz.: Persien, Politik 5, Band 3 ve Persien, Politik SB, Band 7, Alman
Dışişleri Bakanlığı. Makaleler şurada yeniden yayımlandı: A. Mahrad, Iran
auf dent Weg гиг Diktatur -Militarisierung und Widerstand 1919-1925 (2.
Baskı, Hannover, 1976): s. 216-235. Eğikyan’ın 1943-1945 arası dönemde ufak
değişikliklerle yeniden yayımlanan hatıratı, İkinci Dünya Savaşı sırasında da
belirlediği amaca bir kez daha hizmet etti. Dehgan’ın gerçekleştirdiği baskıda
her iki versiyon kıyaslandığı gibi Eğikyan’a ait üç makaleye yer veriliyor.
[6] Maclaren to Ramsden, 10 Ocak 1916,
FO 248X1149.
[7] Decypher Sayı. 7, 19 Ocak 1916, FO
24841138.
[8] ReshtNews, 14 Ekim 1916 ve
26 Ağustos 1916, FO24SM 149.
[9] G. Eghikian, a.g.e., s. 438.
[10] Report No. 38, 12 Aralık 1917, FO
248X1168.
[11] s.
[12] Bolşeviklerin açıklamalarını ele
alan ayrıntılı bir tartışmaya birkaç kaynakta rastlamak mümkün.
[13] Report No. 35, 28 Kasım 1917, FO
248X1 168.
[14] Sommer, No. 108, 17 Ekim 1917,
R19152 (Politisches Archiv des Auswàrtigen Amis, Bonn (bundan sonra AA olarak
anılacak)].
[15] Jangal, 11, 26 Eylül 1917 (10
Zilhicce 1335): s. 1-5. Cengel’de denildiğine göre, Şubat Devrimi sonrası Rus
garnizonları komitesi temsilcileri, Cengelilere Rus ordusunun İran’dan
ayrılacağı vaadinde bulunmasına karşın Gilan’a daha fazla sayıda asker ayak
bastı.
[16] Report No. 35. 28 Kasım 1917, FO
2484 168.
[17] Maclaren to Scott, 4 Aralık 1917,
FO 248\1 168.
[18] Report No. 1, 1 Ocak 1918, FO
24841212.
[19] L.C. Dunsterville, Adventures
of Dunslerforce (2. Baskı, Londra, 1932): s. 42.
[20] A.g.e., s. 37, 169. 4
Ağustos 1918’deki giriş konusunda bkz.: The War Diary of Intelligence
section, Dunsterforce, 1 Ağustos 1918-31 Ağustos 1918 (bundan sonra Dunsterforce
İstihbarat Günlüğü olarak anılacak).
[21] X.J. Eudin, R.C. North, Soviet
Russia and the East, 1920-1927 (Stanford, 1964): s. 94 ve Harish Kapur,
Soviet Russia and Asia, 1917-1927 (Cenevre, 1966): s. 156.
[22] Dunsterforce Intelligence Diary,
özet no. 23, 9 Ağustos 1918’de biten hafta konusunda.
[23] Bu askeri komitenin varlığının
kanıtını Cengel gazetesinin 23. sayısında ayrıca Rusya’nın eski Tahran büyükelçisi
Von Etter’in Londra’daki Rus büyükelçisine yazdığı mektupta bulmak mümkün. Her iki
kaynak da aşağıda paylaşılıyor.
[24] Rawlandson, 11 Şubat 1918, FO
24841203.
[25] Intercepted letter from litter to
the "Russian ambassador' in London, WO 106X55.
[26] A.g.e. ve L.C.
Dunsterville, a.g.e., s. 41. Ayrıca bkz.: L.C. Dunsterville, télégramme No.
95, 23 Temmuz 1918, FO248M213.
[27] Movarrekh-od-Dowleh Sepehr, Iran
dar Jang-e Bozorg (2. Baskı, Tahran, 1983): s. 494. Ayrıca bkz.: Abdolhossein
Mas’ud Ansari, Zendegani-ye Man va Negahi be Tarikh-e Mo'aser-e Iran va
Jahan (Tahran, 1972) I: s. 250-251.
[28] R. Abikh, "Natsional'noe i
revoliutsionnoe dvizhenie v Persii v 1919-1920 gg. (vospominaniia Ekhsan-ully-khana)",
Novy Vostok, part 29, 1930: 103-104. İddialarına rağmen İhsan o dönem Gilan'daki durumdan bihaberdi. 1917 sonu veya 1918 başına dek Cengeli hareketine katılmadı, 1919'a dek hareket içinde öne çıkmadı.
[29] Rasht Kargozar, 11 Mart, 1918, FO
248X1202.
[30] Jangal, 17, 24 Kasım 1917 (8 Safar
1335): 7.
[31] Toplantıyla ilgili değerlendirme
ve anlaşmanın metni için bkz.: Jangal, 23, 23 Ocak 1918 (10 Rebiülahir
1336): s. 1-5. Ayrıca bkz.: Report No. 6, 14 Şubat 1918, FO 248X1203.
[32] L.C. Dunsterville, a.g.e.,
s. 29.
[33] A.g.e., s. 27.
[34] Reports No. 48 ve 52, 17 ve 18 Şubat
1918, TO 248X1203. Ayrıca bkz.: Rasht Kargozar (İran Dışişleri Bakanlığı’nın temsilcisi),
19 Şubat 1918, FO 248X1202. İngiliz
misyonu hakkında yanıltıcı bir anlatım için bkz. L.C. Dunsterville, a.g.e.
Bu konuyla ilgili çok değerli bir yorum ise A.M. Arslanyan’ın “Dunsterville’s Adventure:
A Reappraisal” [“Dunsterville’in Macerası: Yeni Değerlendirme”] başlıklı
makalesidir; International Journal of Middle Eastern Studies, 12 (1980):
s. 199-216. Cengeliler, Dunsterforce Gilan’a ulaşmadan önce Ruslarla ilk kez
bir araya geldi. Toplantıda bir Cengeli, İngilizlerin İran’ın güneyinde olduğu
gibi Gilan’ı da ele geçirme niyetinde olduklarını ve onlarla savaşacaklarını söyledi.
Ardından, Rusların tutumunu sordu. Ruslar, üst makamlara danışmak için zaman
istedi. Cengeli’nin ikinci sorusuna cevap olarak, Cengelilere saldıracaklarını
söylediler ve üçüncü seferde on beş günlük bir süre istediler. Cengeliler de
kaçınılmaz olarak bunu kabul ettiler. Ardından Cengeliler, Kargüzar’a İngiliz
başkonsolos yardımcısı Maclaren’a “İngiliz subaylarının geçişi için 15 günlük
bir süre tanındığını resmi olarak bildirmesi” talimatını verdiler. Dunsterville
durumdan bu şekilde haberdar olmuş olmalı.
[35] Report No. 67, 27 Şubat 1918, FO
248X1203.
[36] Report No. 62, 25 Şubat 1918. FO
248X1212.
[37] Ronald Grigor Suny, The Baku
Commune, 1917-1918: class and nationality in the Russian Revolution
(Princeton. 1972): s. 214-222.
[38] B. Nikilin, a.g.e., s. 306.
[39] Etter’in mektubu: No. 25.
[40] B. Nikitin, a.g.e., s. 306.
[41] A.M. Arslanian, a.g.e., s. 207.
[42] В. Nikitin, a.g.e., s. 306.
[43] Dunsterforce Intelligence Diary,
özet No. 21, 26 Temmuz 1918.
[44] A.g.e. Bu mektup, başka
şeylerin yanında, Tahran’daki Bolşeviklerin yazdığı açık mektubu da getiren
Avusturyalı askeri casus Edmund Von Tisholdz’un (Tischoldz?) eşyaları arasında
bulundu. Dediğine göre casus, özel bir görevle, Mazenderan ve Türkistan
üzerinden Moskova’ya gitmektedir. Tischoldz, Tüm Bolşevik komitelerinden yardım
talebinde bulunur.
[45] Madaren, 4 Mart 1918, FO 248M212.
[46] Örneğin bkz.: Maclaren to Goodwin.
7 Nisan 1918, FO 248M212.
[47] Kargüzar’ın ele geçirilen mektubu,
31 Mayıs 1918, FO 24841202.
[48] Eğikyan, Cengeli heyetine
tercüman olarak eşlik ederek Bakû’ye gitti. O, Shaumian ile müzakere ederken
Chcliabin’in aniden odaya girdiğini belirtir. Rusya’nın artık Almanya,
Avusturya ve Türkiye ile savaş halinde olmamasına rağmen Osmanlıların
saldırganlıklarından vazgeçmediklerini ve şu anda Bakü’nün Musavatçılar ile
Osmanlı güçleri tarafından kuşatma altında olduğunu savunur. “Küçük Han da
onlarla bağlantılıdır, çünkü Avusturyalı ve Osmanlı subaylar ormanda onunla
işbirliği yaparken, aynı zamanda Bolşevik hükümetine karşı savaşıyorlar.” (G.
Eghikian, a.g.e.: 415-420). İngiliz bakana yazdığı mektupta ise farklı bir
hikaye anlatıyordu:
“[...] Cengelilerle ve Bolşeviklerle
dostluk kurdum. Büyük bir çaba ve emekle her ikisinin de güvenini kazanmayı
başardım. Cengeliler, beni Bolşeviklerin huzurunda davalarını savunmam için Bakû’ye
göndermiş olsalar da, Bolşevikler ile Cengeliler arasında bizim askerlere
(İngiliz askerlerine) karşı kurulması muhtemel işbirliğini bozmayı başardım. Cengeliler,
beni silah istemek üzere kendilerine göndermiş olsalar da, Bolşeviklerin
liderini, Cengelilerin talep ettikleri silahları vermeyi reddetmeye ikna etmeyi
başardım.” (Eğikyan’ın 14 Ekim 1918 tarihli mektubu, FO 248M212). Cengeli heyetinin Şaumyan ile görüştüğü sırada Bakû’de bulunan ve Eğikyan’ın mektubunu
yazdığı sırada Enzeli’de bulunan Binbaşı MacDonel, İngiliz Büyükelçisi Percy
Cox’a bir mektup göndererek şunları söyledi: “Eğikyan’ın mektubunda Bakû’deki
görevden bahsettiği kısmın tamamen doğru olduğunu teyit edebilirim. Bakû’deyken
bana büyük yardımı oldu, onun İngiliz hükümetine hizmet etmek için elinden
geleni yaptığından eminim.” (MacDonel
to Cox, 2 Kasım 1918, FO 248X1212).
[49] Noel’in faaliyetleriyle ilgili
değerlendirmesine bakınız: 29 Eylül 1918, FO 2484203.
[50] Ranald MacDonel, “[...] And
nothing long” (Londra, 1938): s. 205. MacDonel, Bakû Komünü bakanlarından Civanşir’le
bir araya geldi. Noel’in Kafkasya’da faaliyet yürüttüğünü ortaya koyan
belgeleri takdim etti. Diğer faaliyetleri yanında Noel ve MacDonel,
karşı-devrimci general Polovtsov’u gizlice Rusya’dan çıkarttı. Civanşir, ayrıca MacDonel’dan
belirli belgeleri Tahran’da bulunan İngiliz bakanına götürmesini istedi ve
kendisine Cengeli topraklarından güvenle geçeceğine dair güvence verdi (a.g.e.,
s. 206).
[51] Şahrud’da bulunan Saffaryan’dan
gelen mektubun çevirisi: 27 Mayıs 1918, FO 24841202.
[52] Bkz.: Muhammed Ali’nin İttihad-ı
İslam Komitesi’ne yazdığı mektup ayrıca Hüseyin’in Küçük Han’a gönderdiği mektup.
FO 24841202.
[53] Bravin’in 28 Mart 1918 tarihli
telgrafının metni için bkz.: Sommer’in 7 Haziran 1918 tarihli raporu,
A24145(AA).
[54] M. Sepehr, a.g.e., s. 495.
[55] Bravin’s letter to Chicherin, 19
Haziran 1918, FO. 2484213. Bu mektup ve diğer mektuplar Aşkabad
telgrafhanesinde bulundu. Türkistan’daki Bolşevik karşıtı güçlerce İngiliz
ordusuna teslim edilmişler.
[56] Dunsterforce Intelligence Diary,
1-31 Ağustos 1918.
[57] LC. Dunsterville, a.g.e.,
s. 209-210.
[58] Trudy Instituta istorii partii
pri Tsk KP Azerbaidzhana (Bakû, 1967): s. 56; Stephen Blank, “Soviet
politics and the Iranian revolution of 1919-1921”, CMRS, XXI, 2 (1980): s. 175.
Türkçesi: İştiraki. Ayrıca bkz.: Solmaz Rostamova-Towhidi,
Malbu at-e Kommonisti-ye Iran dar Mohajerat (1917-1932), (n.p., 1985): s.
14.
[59] Dunsterforce Intelligence Diary,
No. 25 ve 26.
[60] Ja'far Pishevari, Tarikhcheye
Hezbe Edalat (Tahran, 1980-1981): s. 44. 1926’da İrandust (Vladimir Osetrov)
yazdığı makalede, 1918’de Adalet partisinin esasında Gilan’da kurulduğunu,
Cengelilerin partiyi kendi iktidarlarına yönelik bir tehdit olarak
değerlendirdiklerini söylüyor. Devamında İrandust, Gaffarzade’yi Cengelilerin
öldürdüğü imasında bulunuyor. (Irandust, “Klassy i partii sovremennoi Persii”, Mirovoe
khoziaistvo i mirovaia politika, 2 (1926): s. 84-85). İrandust bu
açıklamaları, Sovyetler Birliği ile 1921’de darbe yapan Savaş Bakanı Rıza Şah’ın
kurduğu yeni İran hükümeti arasındaki dostane ilişkilerin kurulması arifesinde
yapıyor. Sonrasında Rıza Şah, Gilan Sovyet Cumhuriyeti’ni eziyor. Birkaç ay
sonra, Rıza Han’ın ülkede yeni bir Pehlevi hanedanlığı kurup taç giymesi ardından
İrandust kendisine desteklerini sunuyor (Pravda, 15 Aralık 1925). Ertesi
gün Sovyetler’in yaklaşımı daha da netleşiyor. Izvestiia, Komintern ve
İranlı komünistlerin düştüğü şerhlere rağmen, Rıza Şah’ı İran’daki ulusal
kurtuluş hareketinin lideri olarak kabul ediyor ve İngiltere’nin bu durumdan
avantaj sağlamaya çalışacağını ama bir sonuç alamayacağını söylüyor. Gazeteye
göre İran, “Sovyetler Birliği’yle kurduğu işbirliğine geçici süre ara verecek olsa
da Pehlevi monarşisi ulusal kurtuluş hareketi bağlamında Kaçar monarşisine
kıyasla büyük bir ilerlemeyi ifade ediyor” (Izvestiia, 16 Aralık 1925).
[61] Eldeki kanıtlar, Zamolenko’nun Bolşevik
olduğunu ortaya koyuyor. Biçerahov, esas olarak Bolşeviklerin bertaraf edilmesi”yle
ilgileniyor. Norperforce Intelligence Diary, No. 34, 25 Ekim 1918 ve No. 35, 1 Kasım
1918.
[62] Decypher to Percy Cox in Tehran,
30 Nisan 1919, FO 248X1243.
[63] “Statement and examination of
prisoners of war, Arestu Ismailovich Gajiev and Fcodor Sreda”, 25 Nisan 1919,
FO 24841244. Bir Cengeli hareketi üyesi, Gajiyev’in Kafkaslı Arastu Han
olduğunu, kendisinin Cengeli topçu bölüğüne komuta ettiğini söylüyor. M. H.
Saburi-Dailami, Negahi az Darun be Enqelabe Mosallahane-ye Jangal (Tahran,
1979-1980): s. 55. Saburi Daylemi’nin hatıratına göre Gajiyev solcu
Cengelilerin üyesiydi. Mümkün olduğunca teslim olma fikrine karşı çıktı.
[64] Decypher No. P.R. 1 16, 22 Mayıs
1919, FO 248X1244.
[65] Örneğin bkz.: “Resht situation
report”, No. 20, 30 Eylül 1919 ve “Enzeli situation report”, No. 4, 20 Ekim
1919, FO 248/1260.
66. Mektup Rusça yazılmış. Farsçası
için bkz.: Esmail Jangali, Qiam-e Jangal (Tahran, 1980): s. 128-132.
67. Ebrahim Fakhraii, Sardar-e
Jangal (10. Baskı, Tahran, 1983): s. 227-230 ve E. Jangali, a.g.e.,
s. 133.
68. St. Blank, a.g.e., s. 175-176.
Ayrıca bkz.: C. Chaqueri, L’Union Soviétique et les tentatives de soviets en
Iran (Paris, 1983): s. 20-25.
69. Bu belgelerin İngilizce çevirisi
için bkz.: FO 248X1244. Astara şehrinden, İranlı Ahundzade, Adalet partisine 1918’de
katıldı. Partinin başkanı değildi. Sadece Astara şubesine başkanlık etti. Bkz.:
S. B. Akhundzade, “Khalcrat-e rafiq Sirouss-Bahram (Mirza Mohammad Akhundzade)”,
Donya, IV, 1 (1973): s. 73.
[70] Mektubun devamı şu şekilde:
“Eğer ona şu soruları sorarsak,
şüphesiz kendini ele verecektir. Geçen Ağustos ayında Enzeli’den Bakû’ye neden
gitti, orada neden iki hafta kaldı, işçi komitesinin toplantı yaptığı kulübe neden
sürekli gitti, neden geceleri farklı teknelerde saklandı? Komiteden ne kadar ve
ne tür bir para alıyor ve neden? Herhangi birine Küçük Han’ın hizmetine
girmesini söyledi mi? Herhangi birini Bolşevik ajanı olmaya çağırdı mı, para
göstererek hizmete girmek için büyük nakit ödüller vaat etti mi? Eylül ayında
neden Enzeli’den Bakû’ye gitti, neden Samuel adıyla Tiflis’e seyahat izni aldı,
20 gün içinde neden geri döndü? İzin, 5 Eylül tarihliydi. Azerbaycan’ın siyasi
departmanında çok sayıda Bolşevik2in çalıştığından haberdar değil miydi? Eylül
ayında neden farklı teknelerde saklandı? İşlerinde son derece dikkatli ve
zekidir, gerçek işini yaparken onu yakalamak zor olacaktır. Bu işte karısı
Belagaya ona yardım ediyor. Kadın, Bakû’deyken kocasından aldığı haberleri
birkaç İranlıya iletiyordu. Bana göre dükkânda çalışan Varanoff da suç ortağı.”
Bu, 8 Kasım 1919 tarihli orijinal Rusça
belgenin kaba bir İngilizce çevirisidir. Bkz.: FO248U 244.
[71] “Political Resht”, 27-28 Haziran
1919, FO 24841260.
[72] Cox to Foreign Office, 19 Ağustos
1919, FO 248X1261.
[73] Bu belgenin İngilizce çevirisi FO
248X1236’da bulunabilir. 1919’da, bir dizi ideolojik değişimden sonra, Küçük Han’ın
nihayet kendisini tam anlamıyla bir demokrat olarak ilan etmesi ilginçtir. Aynı
zamanda İran Demokrat Partisi’nin en radikal kesimi olan İran Azerbaycanı
Demokratlarıyla da temas halindeydi. Küçük Han, “demokratların da kendisiyle
aynı özlemlere sahip olduğuna ikna olduğunu” söylüyor. Bkz.: "Resht
Situation Report", No. 4, 27 Şubat 1919, FO 248X1260.
[74] Ali Shamida, “Haidar Amu-oghly,
Qahraman-e Azadi”, Donya, IV, 1 (1973): s. 115 ve Rahim Re’issnia, Haidar
Amu-oghli dar Gozar az Toufanha (Tahran, 1981 ): s. 225.
[75] Eldrid, Priority decypher No. 21,
17 Şubat 1919, FO 24841243. Ayrıca bkz.: “Resht Situation Report”, No. 2, Şubat
1919, FO 24841260.
[76] “Resht Situation Report”, No. 4,
27 Şubat 1919, FO 24841260. Şubat 1919’da hareketin sağ kanadının halen daha kopuş
sürecinde olduğunu belirtmek gerek. Küçük Han, zihniyetini değiştirmek için çok
uğraştı.
[77] Cengelilerin programı konusunda
bkz.: E. Fakhraii, a.g.e., s. 56-58.
[78] “Resht Situation Report”, No. 22,
2 Ekim 1919, FO 248M260.
[79] “Resht Situation Report”, No. 29,
8 Kasım 1919 ve No. 30, 17 Kasım 1919, FO 24841260.
[80] Report No. PR 520, 6 Aralık 1919.
FO 248X1260.
[81] A. Sultanzade, “Soziale Revolution
Persiens (1920)”, Politische Schriften içinde (Floransa, 1975): s. 39.
[82] Bkz.: “Le premier Congrès des
communistes persans”, L’Internationale communiste, 14 (Kasım 1920): s. 2876-2877.
[83] Assistant Political Officer, Reşt,
21 Şubat 1920, FO 24841309.
[84] R. Abikh, a.g.e., s. 100.
[85] G. Eghikian, a.g.e., s. 25.
[86] Decypher No. B.87, 18 Şubat 1920,
FO 24841310. Burada ayrıca İngilizlerin o dönemde Bolşevik karşıtı tutumu
benimsediğinden emin olduklarını değinmek gerek. İngiliz kaynakları, Mirzoyan
ile Vezirov’un Gilan’dan kovulduklarını iddia ediyor.
[87] Yahya Dowlatabadi, Hayat-e
Yahya (2. Baskı, Tahran, 1982): IV: s. 138.
[88] A.g.e., s. 141.
[89] E. Jangali, a.g.e., s. 138.
[90] M.H. Saburi-Dailami, a.g.e.,
s. 151. Saburi Daylemi, Küçük Han’ın şu sözünü aktarıyor: “Ben vatanın işlerini
yabancılarla birlikte görmeyi hiçbir zaman istemedim. Bolşevikler İran
topraklarına İngilizlerle savaşmak için ayak bastılar. Onların İran’a
girmelerine mani olacak güce sahip olmadığımızdan onlarla dostane ilişkiler kurduk.
Belki de onların dostluğu sayesinde isteklerimizi yerine getirebileceğiz.” (a.g.e.,
s. 153-154). Bu söz doğru mu bilmiyoruz. Olaylar yaşandıktan yıllar sonra
aktarılmış. Birbiriyle çelişecek yorumlara kapı aralayan bir söz bu. Birkaç ay
sonra, 1920 yılının sonlarına doğru Küçük Han Bolşevikleri Gilan’a davet etmediğini
söylüyor. İhsanullah Han’a ve hareketin Kürt lideri Halo Kurban’a yazdığı
mektupta Petrovski’den aldığı mektuba değiniyor ama “Bolşevikler, Enzeli’ye
mektupa cevap vermeden evvel girdiler” diyor. (E. Fakhraii, a.g.e., s. 320).
[91] Bkz.: S.L. Agaev, V.N. Plastun, “Iz
istorii razrabotki programmy i taktiki iranskoi kommunisticheskoi partii v
1920-1921 gg.”, Národy Azii i Afriki, 3 (1976): s. 32. Küçük Han, gene
de İKP’nin maksimum programının gelecekte değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
[92] Cengeliler, Bolşevik güçlerinden bir
miktar nem kapıyorlar. Cengelilerle ilgili kitabının giriş bölümünde İsmail Rain,
Küçük Han’ın adamlarını Bolşeviklerden uzak tuttuğunu, onlardan ayırdığını, bu
konuda dikkatli bir tutum içerisinde olduğunu ortaya koyan belgelere yer veriyor
(s. 36-45). Cumhuriyetin ilanıyla ilgili özgün belge için bkz.: A. Mahrad, a.g.e.,
s. 129-130; ayrıca bkz.: E. Jangali, a.g.e., s.141-147 ve E. Fakhraii, a.g.e.,
s. 246-250. Özgün nüshalar, İngiliz ve Alman arşivlerinde mevcut.