Aşağıda,
Batı’nın Afrika ile ilgili olarak kullandığı 100 terime diplomatik dilde yüklediği anlam ile tarihsel açıdan sahip oldukları gerçek anlamlar paylaşılıyor.
İlkin emperyalizmin yüklediği anlam, ardından da gerçek anlam aktarılıyor.
* * *
Stabil
Barışçıl,
yönetilen, düzenli.
Kaynaklar,
kesintisiz, Batı çıkarlarına hizmet edecek şekilde akıyor. Sözleşmelere
uyuluyor, petrol ihraç ediliyor, borçlar ödeniyor. Bunun, halkın beslenmesi,
güvenliği veya özgürlüğüyle hiçbir alakası yok.
Demokrasi
Serbest
seçimler, hukukun üstünlüğü, sivil özgürlükler
Batı
sermayesiyle uyumlu bir yönetim düzeni. Doğru aday kazandığında yüceltiliyor.
Yanlış aday kazandığında ise görmezden geliniyor veya alaşağı ediliyor.
Örnekler: Gazze 2006, Cezayir 1991, Zimbabve 2008.
Diktatör
Halkını
ezen otoriter yönetici
Batı’nın
çıkarlarıyla işbirliğini kesmiş bir lider. Dünün ortağı, bugünün müstebiti. Tercihlere
göre tatbik edilen bir kavram, dost olan otokratlara asla “Diktatör” denilmez.
Başarısız
Devlet
Temel
hizmetleri sağlayamayan hükümet
Hükümeti
artık Batı’nın ticari çıkarlarını koruyamayan veya maden çıkarma anlaşmalarına
uyamayan ülke. IMF’in şartlarını reddettikten sonraki Somali. Kaddafi’nin
devrilmesinden sonraki Libya.
İnsani
Kriz
Acil
müdahale gerektiren kitlesel acı
Kaynak
tedarik zincirinde askerin veya STK’ların müdahalesini meşru kılacak kadar
ciddi bir aksama yaşandığında bu kavrama başvuruluyor. Kaynak fakiri kriz
bölgelerinde aynı ölçüde akla gelmiyor.
Rejim
Değişikliği
Halkın
demokratik iradesinin galebe çalması
Batı’nın
yönettiği, daha uyumlu bir hükümetin kurulmasını amaçlayan bir iktidar geçişi.
Bazen seçimlerle, bazen darbeyle, bazen de yaptırımların tetiklediği çöküşle
gerçekleşiyor.
Reform
Yönetişimi
ve verimliliği modernize edip iyileştirme
Yapısal
uyum: devlete ait varlıkları özelleştirme, sübvansiyonları kesme, piyasaları
yabancı sermayeye açma, kamu harcamalarından ziyade borçların geri ödenmesine
öncelik verme. Ülkelerin sunulan reçetelerde her daim adı geçer ama o ülkeler
hiçbir zaman tercih etmezler.
İyi Yönetişim
Şeffaflık,
hesap verebilirlik, hukukun üstünlüğü
Yabancı
şirketlerin serbestçe faaliyet göstermesine, sözleşmelerin Batı mahkemelerinde
uygulanmasına ve kârların sorunsuz bir şekilde ülkeye geri gönderilmesine imkân
sağlayan bir yönetim sistemi.
Kontrolsüz
Uzam
Devlet
kontrolü dışında kalan bölge, bir güvenlik boşluğu
Batı’nın
kaynak çıkarma için kullandığı altyapının savunulamayacağı bölge. “Yönetim
açığı”, yalnızca erişim sorunu olduğu için bir sorundur.
Sivil Toplum
Vatandaşları
temsil eden kitle örgütleri
Batı
tarafından finanse edilen STK’lardan oluşan ve vatandaşlardan ziyade
bağışçılara karşı sorumlu olan paralel bir yönetim katmanı oluşturan ağ.
Uyumsuz hükümetler üzerinde baskı uygulamak için kullanılır.
Kalkınma
Yardımı
İnsanları
yoksulluktan kurtarmak için yapılan cömert yardım
Piyasaları
yabancı tekellere açan, bağışçı ülkelerden danışmanları finanse eden ve borç
bağımlılığı yaratan şartlı fonlama süreci. Genellikle bağışçı ülkelere aktardığından
daha fazla parayı kazandırır.
Gelişmekte
Olan Piyasa
Fırsatlarla
dolu, hızla büyüyen ekonomi
Orta
sınıfı satış yapılabilecek kadar büyük, iş gücü sömürülebilecek kadar ucuz ve
düzenlemeleri direnişsiz bir şekilde faydalanılabilecek kadar gevşek ülke.
Güvenlik
Ortaklığı
Müttefikler
arasında karşılıklı savunma işbirliği
Diplomatik
koruma karşılığında askeri üs kurma hakları ve istihbarat erişimi. Ev sahibi
ülke topraklarını peşkeş çeker; ortak olan ülke, kaynakları çıkartır ve siyaset
sınıfını yönetir.
Barışı Koruma
Tarafsız
güçler ateşkesi sürdürür, sivilleri korur.
Batılı
güçlerin çatışma bölgesindeki silahlı varlığı, genellikle taraf seçerek, önemli
altyapıyı koruyarak ve belirli bir grubun kontrolünü sağlayarak çatışma
sürecini uzatır.
Yaptırımlar
Hükümetin
davranışını değiştirmeye yönelik, hedef gözetilerek uygulanan baskı
Batı’nın
taleplerini reddeden liderleri cezalandırmak için halklara karşı yürütülen
ekonomik kuşatma savaşı. Liderler, genellikle hayatta kalır; halk ise kalamaz.
Serbest
Ticaret Anlaşması
Birbirlerinin
pazarlarına karşılıklı erişim
Afrika’daki
endüstrilerin gerekli sermaye, altyapı veya sübvansiyonlar olmaksızın pazarını
asimetrik ölçülerde yabancılara açması, Batılı şirketlerle doğrudan rekabet etmesi.
Yatırım
Ortamı
İşletmelerin
büyümesi ve girişimcilik için koşulların oluşması
Yabancı
sermayenin bir ülkeye kolayca girmesi, faaliyet yürütmesi ve sonra oradan
çıkması. “Kötü yatırım ortamı”, genellikle hükümetin kendi kaynaklarının daha
fazlasını elinde tutmaya çalışmasıyla ilgilidir.
Yolsuzluk
Kamu
görevini özel kazanç için kötüye kullanmak
Batı
çıkarlarından fonları başka yönlere aktaran Afrikalı liderlere olarak
uygulanır. Aynı fonları aklayan Batı bankalarına veya rüşvet ödeyen şirketlere
nadiren uygulanır.
Şeffaflık
Şeffaf
yönetim, vatandaşlara karşı hesap verebilirlik
Afrika
devletlerinin Batılı alacaklılara, bağışçılara ve derecelendirme kuruluşlarına
hesaplarını açmaları zorunluluğu getirilirken, Afrika elitlerinin servetini
elinde bulunduran Batılı vergi cennetleri şeffaf olmaktan uzak.
Hesap Verebilirlik
Yanlış
davranışın sonuçları
Afrika
liderleri, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak. Yasadışı savaşları,
darbeleri ve kaynak çıkarımını organize eden Batılı liderler ise Facebook
üzerinden anlaşmalar yapıyor.
Hukukun
Üstünlüğü
Hukukun
tüm vatandaşlara eşit uygulanması
Yabancıların
mülkiyet haklarını ve yatırımlarını koruyan, sözleşmeleri Batı yanlısı
mahkemelerde uygulayan ve sermaye akışını tehdit eden her şeyi suç sayan bir
yasal çerçeve.
Uluslararası
Toplum
Dünya
uluslarının ortak sesi
ABD,
AB ve en yakın müttefikleri. Batı’nın tercihlerini evrensel bir yetkiye
dönüştüren lafzi araç. Afrika, Asya ve Latin Amerika’ya nadiren danışılıyor.
Kapasite
Geliştirme
Yerel
kurumları kendi kendilerini daha iyi yönetmeleri için eğitmek.
Batı’nın
teknik yardımına, danışmanlarına ve eğitim programlarına bağımlılık yaratmak;
uzmanlığın ve karar alma gücünün dışarıya bağlı kalmasını sağlamak.
Kırılgan
Durum
Çökme
riskiyle karşı karşıya olan hükümet
Batı’nın
nüfuzunun azaldığı, Batı’nın çıkarlarına daha az dost olan alternatif bir iktidar
yapısının mümkün hale geldiği ülke.
Aşırıcılık
Barışı
tehdit eden, şiddet içeren ideolojik hareketler
Batı
destekli hükümetlere veya kaynak çıkarımına karşı silahlı direniş. Batı
çıkarlarını hedef aldığında “terörizm”, yalnızca yerel halka zarar verdiğinde
ise “istikrarsızlık” kelimesi kullanılıyor.
Terörle Mücadele
Şiddete
başvuran devlet dışı aktörlerle mücadele
Batı
destekli rejimlere ve kaynak koridorlarına yönelik tehditleri ortadan kaldıran
askeri operasyonlar. Genellikle hedef aldığı hareketler için daha fazla yeni
üye kazandırır.
Ulus
İnşası
Çatışma
sonrası bir ülkenin kurumlarını yeniden inşa etmesine yardımcı olmak
Genellikle
Batı’nın desteğiyle önceki yönetim yapısının yıkılmasının ardından, ülkenin
yönetim mimarisinin Batı çıkarları doğrultusunda yeniden yapılandırılması.
Modernizasyon
Gelişmiş
dünya standartlarına doğru ilerleme
Batı’nın
kültürel, ekonomik ve kurumsal yaklaşımlarının benimsenmesi. Geleneksel yönetim
sistemleri, ortak toprak mülkiyeti ve yerli ekonomiler “modern öncesi”dir ve
değiştirilmelidir.
İnsan Hakları
Tüm
insanlar için evrensel korumalar
Seçmeci
bir yaklaşımla uygulanıyor. Bağlantısız hükümetlere karşı yüksek sesle dile
getiriliyor. Suudi Arabistan, İsrail, Mısır ve diğer stratejik ortaklar içinse
sessizce bir kenara bırakılıyor.
Medeni
Evrensel
ahlak standartlarına bağlı
Batı
normlarına uyumlu, Batı kurumlarına saygılı ve meşruiyet karşılığında
egemenliğinden vazgeçmeye istekli olanlar. Bunu reddedenler, gayrimedenidir.
Gelişmekte
Olan Dünya
Refah
yolunda ilerleyen kalkınma sürecindeki uluslar
Ülkeler,
sanayileşmiş ekonomilere sahip olmak adına, sürekli kaynak sağlama pozisyonunda
tutuluyorlar. Kalkınma, sürekli ulaşılamayan bir hedef olarak kalıyor.
Borç
Azaltma
Ödenemez
borçların merhamet gösterilerek iptal edilmesi
Stratejik
olarak yapılan ve yeni koşullar getiren, yeni borçlar ve yeni bağımlılıklar
yaratan alacak silme işlemleri. Ülke varlıklarının mülkiyetini kaybederken,
alacaklı stratejik bir avantaj elde eder.
Yapısal
Düzenleme
Makroekonomik
dengesizliklerin düzeltilmesi
IMF’in
emriyle gıda sübvansiyonlarının, sağlık harcamalarının ve ithalat önündeki engellerin
kaldırılması, ardından da kredilerin yeniden yapılandırılması karşılığında para
biriminin değersizleştirilmesi ve kemer sıkma politikalarının uygulanması.
Özel
Sektörün Gelişimi
Girişimciliği
ve ekonomik büyümeyi teşvik etmek
Afrika
ekonomilerinin, yerel işletmelerin kendi başlarına gelişemeyeceği varsayımıyla
yabancı şirketlere açılması. Geliştirilen özel sektör, genellikle yabancı
şirketlerdir.
Bitaraf
Tarafsız,
taraf tutmayan
Batı’nın
çıkarlarıyla uyumlu. Tarafsız bir gözlemci, tarafsız bir arabulucu veya
tarafsız bir kurum, Batı’nın bir çatışmaya ilişkin yaklaşımını ve tercih ettiği
çözümü kabul eden kurumdur.
Meşru
Geçerli
yetkiye sahip olduğu kabul edilen.
Batı
başkentlerince kabul görenler. Seçimleri kazanan ancak Batı’nın şartlarını
reddeden hükümetlerse “gayrimeşru”dur. Darbeyle iktidara gelen, ancak Batı’nın
çıkarlarına dost olan hükümetlerse “geçiş yönetimi” olarak adlandırılır.
Haydut
Devlet
Uluslararası
normları ihlal eden devlet
Batı
egemenliğini reddeden, kaynaklarını dolar dışı para birimleriyle fiyatlandıran
veya Çin, Rusya ya da diğer rakip güçlerle ilişkiler kuran devlet.
Propaganda
Bilginin
kasten maniple edilmesi
Afrika
hükümetlerinden veya Batı dışı kaynaklardan gelen ve Batı’nın olaylara ilişkin
versiyonuyla çelişen her türlü anlatı. Batı’nın dezenformasyon kampanyaları “stratejik
iletişim” olarak tarif edilir.
Çatışma
Sonrası Yeniden Yapılanma
Savaş
sonrası yeniden yapılanma
Yıkıma
uğramış bir ülkenin dışarıdan yeniden şekillendirildiği, anayasasının,
mahkemelerinin ve ekonomi politikasının Batılı danışmanlarca yazıldığı ve
egemenliğin törenle iade edildiği dönem.
Toprak
Reformu
Arazinin
adil yeniden dağıtımı
Afrika
hükümetlerince önerildiğinde, yabancı mülkiyet haklarına yönelik tehdit olarak görülüp
yaptırımlar ve izolasyonla yüzleşen politika. Sömürgecilerce dayatıldığında
ise, geri döndürülemez tarihsel gerçek.
Stratejik
Çıkar
Ulusal
güvenlik açısından önemli konular
Kaynakların
bulunduğu yer. “Stratejik” sıfatı, kaynak çıkarımını politikaya, müdahaleyi ise
zorunluluğa dönüştürür.
Yumuşak
Güç
Kültür,
diplomasi ve değerler yoluyla tesis edilen nüfuz
Batı
medyası, eğitim sistemleri, STK’lar ve kültür ihracatı, Afrika elitlerinin
nasıl düşündüğünü, neye arzuladıklarını, yönetmek için hangi yaklaşımları
kullandıklarını şekillendirmektedir.
Barışın
İnşası
Sürdürülebilir
barışa yönelik uzun vadeli çalışmalar
Batı’nın
uzun süreli varlığı, çatışmalardan etkilenen toplumları kaynaklara erişimi,
borçların geri ödenmesini ve stratejik üslere yönelik düzenlemeleri koruyacak
şekilde yeniden yapılandırır.
Evrensel
Değerler
Tüm
insanlığın paylaştığı değerler
Batı’nın
liberal değerleri, tüm toplumların evrimsel son noktası olarak takdim edilir.
Bu yoldan sapma, uygarlığın başarısızlığı olarak görülür.
Çok
Taraflılık
Uluslararası
kurumlar aracılığıyla küresel işbirliği
Batılı
seçmen kitlelerinin, Batı merkezli kurumların ve Batı’nın atadığı liderlerin hâkim
olduğu görüş; bu görüş üzerinden Batı’nın tercihleri uluslararası hukuk haline gelir.
Şartlılık
Yardımın
etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamak
Her
kredi ve yardım paketinde yer alan ve karar alma yetkisini alıcı hükümetten
alacaklıya devreden madde. Egemenlik teminattır.
Teknik
Destek
Yerel
kapasiteyi geliştirmek için uzman desteği
Batılı
danışmanlar, uzmanlar ve yerleşik personel, yerel öncelikler yerine bağışçı
ülkenin önceliklerinin politika sonuçlarını şekillendirmesini sağlar. Uzmanlık,
kontrol mekanizması olarak kullanılır.
İç
Çatışma
Gruplar
arası iç şiddet
Çoğu
zaman Batı’nın silah satışları, muhalif güçlere dolaylı destek ve halkı
radikalleştiren ekonomik baskı gibi dış etkenlerle körüklenir. Ardından “etnik
gerilimler” veya “kabileciliğe” bağlanır.
Kabilecilik
Ulusal
birliği engelleyen ilkel etnik bağlılık
Batı’nın
Afrika’daki siyasi şiddete ilişkin tercih ettiği açıklama, sömürgecinin sınır
çizme pratiklerini, kaynaklarla ilgili rekabetini ve on yıllarca süren böl-yönet
politikalarını analizin dışına atan bir açıklamadır.
Aşırı
Nüfus
Mevcut
kaynaklara kıyasla çok fazla insan
Afrika’daki
yoksulluğu kaynak çıkarımı, borç yapıları ve ticaret rejimlerinden ziyade
Afrikalı insanların sırtına yükleyen yaklaşım. Sorun nüfus, kaynak tüketimi
değil.
Beyin
Göçü
Nitelikli
profesyonellerin daha zengin ülkelere gitmesi
Batı
ülkelerinin doğrudan fayda sağladığı bir kaynak çıkarma süreci: Afrika
devletlerinin eğitim masraflarını karşıladığı eğitimli doktorlar, mühendisler
ve bilim insanlarının ithal edilmesi. Eğitim desteği tek yönlü işleyen bir
süreçtir.
Doğrudan
Yabancı Yatırım
Büyümeyi
ve istihdamı artıran sermaye girişleri
Afrika
pazarlarına giren şirketlerin ham maddeleri sömürmesi, kârlarını yurt dışına
aktarması, vasıflı işlerde yerel işgücünü asgari düzeyde kullanması ve çoğu vakit
çevreyi tahrip etmesi.
Para
Biriminin İstikrarlı Olması
Enflasyonu
düşürmek ve parasal güveni artırmak
Afrika
ülkelerinin para birimlerini dolara veya avroya sabitlemek veya para
politikasını dış denetime terk etmek; döviz kurlarını Batılı ithalatçılara ve
yatırımcılara destek olacak şekilde ayarlamak.
Piyasanın
Serbestleşmesi
Piyasaları
devlet müdahalesinden kurtarmak
Afrika
sanayilerine yönelik koruma önlemleri kaldırılarak, daha iyi sermayeye sahip
Batılı şirketlerin pazara girip hâkimiyet kurması sağlanıyor. Afrikalı
çiftçiler, sübvansiyonlarını yitirirlerken, tarım ürünleri ihraç eden Batılı şirketlere
yönelik destekler muhafaza ediliyor.
Çift
Yönlü Yardım
Doğrudan
hükümetler arası yardım
Politik
koşullar uyarınca, bağışçı ülkenin tedarikle ilgili şartlarına göre yapılan, yardımın
sahip olduğu değeri aşan maliyetleri bulan raporlama yükümlülükleriyle birlikte
gerçekleşen aktarımlar.
Uluslararası
Hukuk
Devletler
arasındaki ilişkileri düzenleyen bağlayıcı kurallar
Batılı
güçlerin egemenlik dönemlerinde yazdığı kurallar. Afrika devletlerine
titizlikle, Batılı devletlere seçmeci bir yaklaşımla, Afrika’da faaliyet yürüten
Batılı şirketlere ise neredeyse hiç uygulanmayan hukuk.
Egemenlik
Devletlerin
kendi kendilerini yönetme hakkı
Söz
konusu ülke müttefik olduğunda saygı görür. Müttefik olmadığında ise egemenliği
gizli operasyonlar, vekâlet savaşları, ekonomik baskı ve borç yoluyla ihlal
edilir, geriye dönük olarak bu ihlaller “koruma sorumluluğu” üzerinden
gerekçelendirilir.
Kaynak
Laneti
Kaynak
bakımından zengin ülkelerin yoksul kalması paradoksu
Afrika’nın
kaynaklarının çalınmasını normalleştiren, siyasetten arındırılmış bir çerçeve. “Lanetli”
olan, kaynaklar değil, kaynakların sömürülmesi, borç ve bunları merkez alan
itaatkâr elitlerin kurduğu sistemdir.
Yönetim
Eksikliği
Zayıf
kurumlar vatandaşları hayal kırıklığına uğratıyor.
Sorunu
Afrika’nın içinde gören, ancak dış aktörlerin Afrika kurumların altını
sistematik olarak nasıl oyduğunu, yetenekli liderleri nasıl suikastle
öldürdüğünü, yetenek yerine itaati nasıl ödüllendirdiğini asla incelemeyen teşhis.
Diasporanın
Katılımı
Göçmenleri
kendi ülkelerine bağlamak
Batılı
hükümetlerin diaspora toplulukları, havale edilen paranın sunduğu avantajlar ve
yurtdışında yetiştirilen, çifte vatandaşlığa sahip siyasi figürler aracılığıyla
Afrika’nın iç siyasetini etkileme imkânı buldukları kanal.
Jeopolitik
İstikrarsızlık
Bir
bölgenin siyasi düzeninde görülen tehlikeli belirsizlik
Bir
ülke; Çin, Rusya veya başka bir rakip güçle ilişki kurmayı düşünüyor.
Washington’a yapılan telefon görüşlerine cevap verilmemesiyle birlikte,
istikrarsızlık baş gösteriyor.
Soykırımın
Önlenmesi
Sivil
nüfusu kitlesel vahşetten korumak
Seçmeci
bir yaklaşımla başvurulan yöntem. Müdahale, stratejik çıkarlara hizmet ediyorsa
kullanılıyor. Hizmet etmediğinde ise kullanılmıyor. Örneğin, 1994 Ruanda’sında,
Biafra’da veya Batı Sahra’da bu yönteme başvuruldu.
Fikri
Mülkiyet
Yenilik
girişimlerini ve yaratıcılığı korumak
Batı
tasarımı olan bu sistem, ilaç, tarım ve teknoloji şirketlerinin, kısmen Afrika’ya
ait kaynakları ve emeğiyle oluşturulan bilgiye erişim karşılığında Afrika
ülkelerinden ücret talep etmelerine imkân sağlıyor.
İklim
Finansmanı
Yoksul
ülkelerin iklim değişikliğine uyum sağlamasına destek olmak
Küresel
emisyonlara en az katkıda bulunan ülkelere hibe değil, kredi verildi.
Kirleticiler, kirletilen ülkelerin adaptasyonundan faiz alıyorlar.
Nüfus
Kontrolü
Aile
planlaması ve üreme sağlığı hizmetleri
Genellikle
Batı tarafından finanse edilen bu program, Afrika’daki tüketim açıklarını veya
servet sömürüsünü değil, Afrika’daki doğum oranlarını hedef alıyor. “Sorun,
sistemde değil, bedenlerde” deniliyor.
Vekâlet
Savaşı
Yereldeki
grupları destekleyen dış aktörlerin dâhil olduğu çatışma
Batılı
veya rakip güçlerin çıkarları adına Afrikalı örgütler arasında yapılan savaş. Bu
süreçte Afrika kaybederken, stratejik kazanımlar savaşa destek olanlara
kalıyor.
Silah
Satışları
Müttefik
devletlere askeri teçhizatın yasal yollardan satılması
Batı’nın
savunma sanayilerinin Afrika’daki çatışmalardan kar sağladığı mekanizma. Bu on
yılda bir tarafa satılan silahlar, bir sonraki on yılda Batı destekli güçlere
karşı kullanılacak.
Havaleler
Göçmenlerin
ailelerini geçindirmek için evlerine gönderdikleri para
Batı’nın
yardım ve yatırım politikalarının başarısızlığını sübvanse eden özel sermaye
akışları; uluslararası transfer şirketleri ise dünyanın mali açıdan en
savunmasız kesiminden yüzde 8-12 oranında komisyon alıyor.
Vergi
Matrahındaki Aşınma
Kötü
vergi sistemleri nedeniyle hükümetler gelir kaybına uğruyorlar.
Çokuluslu
şirketler, genellikle Batılı danışmanlarca tasarlanmış transfer
fiyatlandırması, düşük sermayelendirme ve anlaşma ağlarını kullanarak, Afrika
ekonomilerini vergilendirilebilir gelirlerden mahrum bıraktığında ortaya çıkan
sonuç.
Kontrgerilla
Silahlı
isyancı örgütleri alt etmek için başvurulan askeri strateji
Batı
destekli hükümetlere karşı silahlı direnişin bastırılması, genellikle insan
hakları ihlalleri diplomatik düzeyde göz ardı edilen devlet güçlerinin
eğitilmesi ve teçhizatlandırılması yoluyla gerçekleştirilir. Bu durum, istikrar
karşılığında sağlanır.
Radikalleşme
Sürecinden Arındırma
Şiddet
yanlısı aşırılıkçıları rehabilite etmeye yönelik programlar
Kontrgerilla
mücadelesinin ideolojik bileşeni. Kaynak gaspı, işgal, elitlerdeki yolsuzluk
gibi şikâyetleri, düzeltilmesi gereken siyasi sorunlar yerine, tedavi
gerektiren psikolojik bozukluklar olarak gören yaklaşım.
Stratejik
Ortaklık
Devletler
arasında karşılıklı yarar sağlayan ilişki
Afrika
devletlerinin, diplomatik koruma, askeri eğitim ve rejimin güvenliğine dair
garantiler karşılığında üs kurma hakları, kaynaklara erişim veya istihbarat temini
üzerinden kurulan resmi düzen.
Denizaşırı
Finans
Uluslararası
finansal hizmetler ve bankacılık
Büyük
ölçüde Batı tarafından işletilen bu sistem, Afrikalı elitlerin çalıntı
servetlerini Londra, Cenevre ve Paris’te saklamalarına ve şirketlerin kârlarını
Afrika dışına vergisiz olarak aktarmalarına imkân sağlıyor.
Kalkınmacı
Devlet
Ekonomik
büyüme sürecini aktif olarak yönlendiren hükümet
Güney
Kore veya Singapur yaptığında kabul görüyor. Bir Afrika hükümeti, aynı sanayi
politikasını denediğinde ise “devlet müdahalesi” veya “sosyalizm” olarak
adlandırılıyor.
Basın
Özgürlüğü
Gazetecilerin
müdahale olmadan haber yapma hakkı
Afrika
hükümetleri, Batı’ya ait veya Batı tarafından finanse edilen medyayı
kısıtladığında devreye sokulur. Batı hükümetleri, Julian Assange’ı hapse
attığında veya Afrika devletlerine Çin medyasını yasaklamaları için baskı
yaptığında, devreye sokulmuyor.
Demokratik
Gerileme
Hükümetlerin
demokratik normları aşındırması
Batı
yanlısı yönetimden uzaklaşan ülke. Seçimlerin hiç yapılmadığı veya göstermelik
olduğu Suudi Arabistan, Ruanda veya diğer müttefik ülkeler için geçerli değil.
Seçimleri
İzleme
Özgür
ve adil seçimlerin sağlanması için bağımsız gözlem
Batılı
kuruluşların kontrol ettiği bir meşruiyet süreci. Olumlu sonuçlar elde edilirse
“Seçim adildi” denilir. Olumsuz sonuçlar alınırsa “endişelere”, yeniden sayım
çağrılarına veya rejim değişikliğine yol açar.
Kapsayıcı
Büyüme
Herkesin
yararına olan ekonomik genişleme
Yapısal
uyum söylemine, (açık piyasaları, özelleştirmeyi ve borç ödemeyi esas alan) temel
politikayı değiştirmeden, eşitlikle alakalı terimleri iliştiren lafazanlık.
Pan-Afrika
Afrika’nın
birliği ve dayanışması hareketi
Zararsız
olduğunda idealist bir söylem olarak ele alınırken, Afrika’nın Batı’nın finans
sistemlerine olan bağımlılığını azaltabilecek gerçek kurumlar, para birimleri
veya ticaret blokları ürettiğinde ise bir güvenlik tehdidi olarak
değerlendiriliyor.
Kurumlardaki
Zayıflık
Gelişmemiş
devlet kurumları ve mahkemeler
Genellikle
sömürgeci yönetim planlarının, yapısal uyum kesintilerinin ve yetenekli
bağımsız liderlerin kasıtlı olarak ortadan kaldırılmasının bir ürünü olan bu
durum, Afrika’ya özgü bir eksiklik olarak tanımlanır.
Yasadışı
Madencilik
Ulusal
yasaları ihlal eden izinsiz maden çıkarma
Bu
durum, Afrika’daki kayıt dışı madenciler için geçerlidir. Benzer koşullarda
madencilik yapan ve çevresel maliyetleri başka ülkelerin sırtına yükleyen,
devletlerle sözleşmeler imzalayan Batılı madencilik şirketleri ise “yasal
olarak faaliyet gösteriyor”.
Çevresel
Sürdürülebilirlik
Ekosistemleri
gelecek nesiller için korumak
Afrika
hükümetlerinden, kaynak çıkarımına direndiklerinde talep edilen ancak Batılı
şirketler bunu yaptıklarında göz ardı edilen karbon kredileri, zengin ülkelerin
kirliliğe devam ederken Afrika ülkelerine kalkınmamaları için para ödemelerini
sağlayacak şekilde tasarlanmıştır.
Kültürel
Miras
Halkların
tarihi ve sanatsal mirasını korumak
Çoğu
fetih, ticari cebir veya düpedüz hırsızlık yoluyla elde edilmiş, Avrupa
müzelerinde bulunan Afrika sanatıyla ilgili sıcak tartışmaya rağmen, iade
taleplerine yönelik adımlar, ağır aksak ilerliyor, bu mesele, asgari düzeyde
ele alınıyor.
Diaspora
Yatırımı
Yurtdışındaki
Afrikalılardan gelen havaleler ve sermaye, ülkenin kalkınmasına destek oluyor.
Giderek
artan bir şekilde, artık ulaşmayan kalkınma yardımlarının yerine kullanılan bu
yöntem, Afrika’nın kalkınmasının yükünü Batı politikalarının
başarısızlıklarından kaynaklanan sorunlardan bireysel Afrikalı göçmenlere
aktarıyor.
Borcun
Sürdürülebilirliği
Bir
ülkenin borcunu zaman içinde ödeyebilmesini sağlamak
IMF
ve Dünya Bankası’nca yönetilen ve bir ülkenin ne kadar borç alabileceğini,
hangi şartlarda alabileceğini belirleyen çerçeve. Sürdürülebilirlik
değerlendirmesi, alacaklı tarafından, alacaklı için yapılır.
Özgür
ve Adil Seçimler
Gözdağı
veya hile olmaksızın gerçekleştirilen seçimler
Batılı
hükümetler için sonuçları kabul edilebilir olan seçimler. Sonuçlar kabul
edilemez olduğunda ise, seçimlerde geriye dönük olarak “ciddi usulsüzlükler”
olduğu tespit edilir.
Nüfusun
Yer Değiştirmesi
Çatışma
veya afet nedeniyle evlerinden zorla çıkarılan insanlar
Genellikle
yapısal uyumun, kaynak çatışmasının veya Batı destekli askeri operasyonların
öngörülebilir bir sonucudur. Sorumluluk gerektiren siyasi bir ürün olmaktan
ziyade, yardım gerektiren bir doğal afet olarak ele alınır.
Askeri
Müdahale
Sivilleri
korumak veya düzeni sağlamak için güç kullanımı
Rejim
değişikliği yönteminin kullandığı demirden eldiven. Ekonomik ve siyasi
baskıların itaatsiz bir hükümeti devirmekte başarısız olduğu durumlarda
uygulanır. Sonradan insani yardım diliyle süslenir.
Gıda
Güvenliği
Nüfusun
güvenilir beslenmeye erişimini sağlamak
Sürekli
tartışılan bir husus bu, ancak hiçbir şekilde yapısal değişiklikler üzerinden ele
alınmıyor. Afrika’daki gıda sistemleri, sömürgecilik mirası olan ihraç
ürünlerine bağımlılık ve Batı’nın sübvansiyonlu tarım ürünlerinin ithalatı
nedeniyle güvensiz hale geliyor.
Yoksulluğun
Azaltılması
İnsanları
yoksulluktan kurtarmaya yönelik programlar
Batı’nın
tasarladığı, Afrika’da uygulanan hemen her ekonomi programının beyan edilen
amacı budur. Yoksulluk, en az yapısal uyum programlarına en çok maruz kalan
ülkelerde en fazla da Batı’nın reçetelerini görmezden gelen ülkelerde
azalmıştır.
Doğal
Kaynaklar
Bir
ülkenin sahip olduğu ham maddeler
Batı’nın
Afrika’ya yönelik politikalarının asli meselesi budur. Bir belgede “doğal
kaynaklar” yazıyorsa, aslında yazanlar şu soruları soruyorlardır: “Neye
ihtiyacımız var, ihtiyaçd duyduğumuz şeyleri nerede bulabiliriz, onlara erişme
imkânımızı nasıl kesintisiz kılabiliriz?”
Jeopolitik
Rekabet
Büyük
güçler arasındaki nüfuz mücadelesi
Afrika’nın
merkezi rolü konusunda geliştirilen yeni yaklaşım. Çin’in altyapı yatırımları “borç
tuzağı diplomasisi”; yüzyıllardır süregelen Batı’nın kaynak çıkarma
düzenlemeleri ise “ortaklıklar” ve “tarihsel bağlar” olarak nitelendiriliyor.
Millileştirme
Stratejik
sektörlerin devlet mülkiyetine geçmesi
Batı’nın
düşmanlığına yol açan, onun en fazla bel bağladığı tetikleyici unsur. Bir
Afrika hükümeti, petrolü, madenleri veya toprakları üzerindeki mülkiyetini ele
geçirdiğinde, hemen “haydut devlet” haline gelir.
Darbe
Hükümet
etme gücünün yasadışı bir şekilde ele geçirilmesi
Batı
yanlısı bir hükümeti devirdiğinde kınanır. Bir hükümet kurduğunda ise “geçiş
dönemi” olarak nitelendirilir veya diplomatik sessizlikle yönetilir. İktidar Batı’dan
yanaysa hukuk dışılığı görmezden gelinir.
Afrika’nın
Sorunlarına Afrika’nın Çözüm Bulması
Afrika’daki
çatışmaların çözümünde Afrika’nın kendi inisiyatifine saygı duymak
Genellikle
Batılı güçler, kaynak ayırmak istemediğinde devreye sokulur. Afrika’nın
özerkliğine, ancak sorun pahalı, karmaşık veya stratejik açıdan önemsiz
olduğunda saygı duyulur.
Koruma
Sorumluluğu (R2P)
Kitlesel
zulümleri önlemeye yönelik uluslararası yükümlülük
Egemenliği
bir kalkan olmaktan çıkartıp, onu şartlı yapılan bir bağışa dönüştüren doktrin.
Batı’nın tanımına göre vatandaşlarını “koruyamayan” Afrika devletleri, Batı’nın
müdahalesine direnme hakkını kaybeder.
Dış
Politikada Bağımsızlık
Bir
ulusun kendi diplomatik yolunu çizme hakkı
İlkesel
düzeyde hoşgörüyle karşılanan bu konu, pratikte, bu yöntemi uygulayan, bağlantısızlık
hareketlerine katılan, Çin ile ilişki kuran veya Afrika Finans Topluluğu’nun
teşkil ettiği frank bölgesinden ayrılan Afrika ülkeleri, diplomatik ve ekonomik
sonuçlarla karşılaşıyor.
Sürdürülebilir
Kalkınma Hedefleri
2030’a
kadar eşitlikçi kalkınma için küresel çerçeve
Afrika
hükümetlerinin sırtına raporlama konusunda yükümlülükler bindiren, ancak
başarısızlıkla ilgili koşulları belirleyen Batılı devletlere ve şirketlere
bağlayıcı bir yükümlülük getirmeyen, belirleyenlerin ağızlarını sulandıran bir
dizi hedef.
Afrika
Rönesansı
Afrika’nın
kültürel, siyasi ve ekonomik canlanması
Afrika’ya
has girişimler, moda ve teknolojik yenilik olarak görüldüğü vakit, söylemsel düzeyde
memnuniyetle karşılanıyor. Afrika’nın parasal egemenliği, sanayileşme
politikası veya borç bağımlılığının azaltılmasını ifade ettiğinde ise somutta
direnişle karşılanıyor.
Ortaklık
Karşılıklı
fayda ve ortak hedeflere dayalı bir ilişki
“Kaynak
çıkarma” tabirinin gerçeği tüm çıplaklığıyla dile döktüğü durumlarda kullanılan
kelime. Bir tarafın kaynaklara, diğer tarafın sermayeye ve sözleşmelere sahip
olduğu, hiçbir tarafın şartların eşit olduğunu iddia etmediği ortaklık biçimi.
Nnamdi Obi
18 Nisan 2026
Kaynak