Halk
hareketleri, partiler ve ilerici örgütler, emperyalist savaşa karşı verdikleri,
bölgenin kurtuluşu için sürdürdükleri mücadelede İran İslam Cumhuriyeti ile
Batı Asya halklarının yanında olduğunu beyan eden bir bildiri yayınladılar:
Aşağıda
imzası bulunanlar olarak biz:
1.
ABD’nin,
Siyonizmin ve müttefiklerinin İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı yürüttükleri,
giderek tırmanan savaşı kınıyoruz. Bu sıcak savaşın zemini, on yıllar boyunca “soğuk
savaş” kapsamında uygulanan ancak ölümcül olan yaptırımlar, gizli sabotajlar,
hedef gözeterek gerçekleştirilen suikastler, askeri kuşatma ve bilişsel savaş
yoluyla hazırlandı. Amacı, İran devletini çökertmektir. Bu amaç doğrultusunda
İran, balkanlaştırma yoluyla etnik çatışmaya sürüklenmeye, bombardıman yoluyla geriletilmeye çalışılmaktadır. Tüm bu adımlar, bugünkü emperyalist
savaşın birer özelliği haline gelmiştir.
2.
İran’ı,
kırk yılı aşkın süredir Filistin’deki Siyonist işgale ve Arap-İran bölgesinin
emperyalistlerce ele geçirilmesine karşı koyan, bölge halklarını ve
kaynaklarını Batı sermayesine teslim etmeye yönelik girişimleri geri püskürten
bölgesel direnişin kilit bir noktası olarak kabul ediyoruz.
3.
İran’ın
vazgeçilmesi mümkün olmayan öz savunma hakkını savunuyoruz. Üst düzey
liderlerine yönelik suikastlara ve şehirlerinin ayrım gözetmeksizin
bombalanmasına tanık olan bir ulusun, kendini elindeki tüm araçlarla savunma
hakkı vardır. Şiddet tekelini salt saldırgana hak gören, kuşatma altındaki
ulusun direnişini suç sayan emperyalist mantığı reddediyoruz.
4.
Emperyalist
savaş aygıtının düğüm noktaları olarak faaliyet yürüten bölgesel işbirlikçi
rejimleri kınıyoruz. Bu uydu devletler, ABD askeri üslerine ev sahipliği
yapıyorlar, emperyalist güç gösterisi için lojistik koridorlar temin ediyorlar,
Siyonizmi normalleştiriyorlar, kendi halklarının egemenliğe ve haysiyetli bir
hayata dair özlemlerini bastırıyorlar. Bölgedeki emperyalizme karşı mücadele,
bu işbirlikçi elitlere karşı mücadeleden ayrı düşünülemez.
5.
ABD’nin,
ortaya çıkan çok kutuplu düzenin temellerini birer birer yıkmak suretiyle,
başka yollarla bir dünya savaşı yürütmeyi amaçladığı “stratejik sıralama” ile
ilgili ajandasının bilincindeyiz. Suriye’den Venezuela’ya, Küba’dan İran’a
kadar emperyalizm, her hedefin izole edildiği, şeytanlaştırıldığı, yaptırımlara
maruz bırakıldığı ve bir sonraki hedefe geçilmeden önce hibrit savaşa tabi
tutulduğu kademeli bir çatışma yürütüyor. Bunlar, birbirinden bağımsız
çatışmalar dizisi olmaktan ziyade, yeni bir dünya düzeninin ortaya çıkmasını
engellemek ve imparatorluğun birincil hedefi olan Çin Halk Cumhuriyeti ile
varoluşsal bir çatışmaya hazırlanmak için yürütülen küresel bir harekâtın parçasıdır.
6.
İran’ın
oluşmakta olan çok kutuplu düzenin bir sütunu olarak oynadığı rolü kabul ediyoruz.
İran’ın geliştirdiği “direniş ekonomisi” ile Arap-İran bölgesindeki Direniş
Ekseni’nden Rusya, Çin ve Küresel Güney’deki devletlerle ortaklıklarına dek tüm
unsurları içeren stratejik ittifakları bir bütün olarak egemen bir çevre
ülkesinin gelişmesi için gerekli altyapıyı ifade etmektedir. Küresel ekonomi
üzerindeki kontrolünü kısıtlayan bu durum, imparatorluğun tahammül edemeyeceği
bir olgudur. İran’a karşı savaş, özünde, egemen ve barışçıl gelişme hakkını
talep eden, yükselmekte olan dünyaya karşı Batı üstünlüğünün çökmekte olan
mimarisini koruma savaşıdır.
7.
Bu
savaşı yönlendiren güçlerin had hudud bilmediklerini görüyoruz. Küresel sermaye,
artık kendisini uluslararası hukukun çerçevelerine veya savaş sonrası düzenin
uzlaşmalarına bağlı hissetmiyor. NATO’nun durmak nedir bilmeden genişlemesi,
Gazze’ye yönelik soykırımcı şiddet, Venezuela başkanının kaçırılması, şimdi de
İran’ın ayrım gözetmeksizin bombalanması, kontrol edemediği bir dünyayı kabul
etmektense onun yok olma riskini göze almaya hazır, gerileyen bir
imparatorluğun karanlık mantığını temsil ediyor.
8.
İran
devletinin ve liderliğinin şeytanlaştırılmasını reddediyoruz. Bu
şeytanlaştırma, yaptırımlar, yıkıcı faaliyetler, ayrım gözetmeyen
bombardımanlar ve suikastlar da dâhil olmak üzere, İran devleti lideri
Ayetullah Ali Hamaney’in vahşice katledilmesi gibi eylemlerin ideolojik
temelini oluşturmuştur. Özellikle, İran halkı ile egemenliği arasında yalandan
ayrım yaratma yönündeki karşı tarafı küçümseyici girişimi reddediyoruz. Bu
girişimin ardındaki güçler, bir ulusun onu savunan devleti yok ederek
özgürleştirilebileceğini sanıyorlar. Bu dil ve söylemi destekleyen, rejim
değişikliğine düşünsel-teorik kılıf ören, İran halkı adına konuştuğunu iddia
ederken imparatorluğun propaganda amaçlı görüşlerini tekrarlayan güçleri, solcu
olanlar da dâhil olmak üzere, kınıyoruz. Tarih, bu tutumu Irak’ta, Libya’da ve
Suriye’de yargıladı. Gene yargılayacaktır.
9.
Bölge
halklarının, tereddüt edenleri utandıracak bir açıklıkla konuştuklarını düşünüyoruz.
Bahreyn’den Filistin’e, Pakistan’dan Irak’a kadar sokaklar, İran’ın katledilen
liderleri için tutulan yasla, misilleme saldırıları için yapılan kutlamalarla,
ABD'nin varlığına ve işbirlikçi ajanlarının iktidarda olmasına duyulan öfkeyle
dolup taştı. Gazze’nin çocukları, İran’ın roketleri işgalcilerinin şehirlerine
doğru uçarken sevinç çığlıkları atıyor ve gülüyorlar. Yürütülen savunma
savaşının, amacı yalnızca İran’ın hayatta kalması değil, bölgeyi kurtarmak da olan
bir sömürgecilik karşıtı savaş olduğu gerçeğini hiçbir şey bundan daha net bir
biçimde gösteremezdi. Bobby Sands’in bize hatırlattığı gibi: “İntikamımızı
çocuklarımızın kahkahasıyla alacağız.”
10.
Bu
tarihi çatışma karşısında kendimizi, İran’la ve ABD veya Siyonist saldırılara
karşı koyan tüm uluslarla ve halklarla mümkün olan en geniş dayanışma cephesini
kurmaya, emperyalist savaş makinesinin faaliyet yürüttüğü her yerde, parlamentolarda,
limanlarda, askeri üslerde ve medyamızda onu ifşa etmeye ve ona karşı çıkmaya,
emperyalist savaş aygıtını besleyen lojistik damarları kesmeye ve İran’a karşı
savaşın, imparatorluğun ötesinde bir dünya kurmaya çalışan herkese karşı bir
savaş olduğunu bilerek, hareketlerimizi önümüzdeki belirleyici mücadelelere
hazırlamaya adıyoruz.
İMZACILAR
•
Halkın Hakları Partisi, Pakistan
•
Halk Akademisi, Dünya
• Svaziland Halkın Birleşik Demokratik Hareketi (PUDEMO)
• Afrika’da Ekonomi ve Liderlik Alanında Kadının Güçlendirilmesi
Hareketi (WAELE)
•
Mısır Komünist Partisi
• Abahlali ÜssüMjondolo (Baraka Sakinleri), Güney
Afrika
•
Kongo Dayanışma Kampanyası
•
Tunus Gıda Egemenliği ve Çevre Gözlemevi (OSAE)
• Nijerya Gayriresmî İşçiler Federasyonu
•
Özgürlük Yolu Sosyalist Örgütü, ABD
•
Congreso de los Pueblos (Halkların Kongresi), Kolombiya
•
İklim Gençliği Finans Birliği, ABD
•
Filistin’de Adalet Yanlısı Ulusal Öğrenciler, ABD
•
Halk Programları, ABD
•
Kadın Demokratik Cephesi, Pakistan
•
UWAWAMA (Manzese Çalışan Kadınlar Kooperatifi), Tanzanya
• Alexis Yaşıyor Vatansever Gücü, Venezuela
•
Siyahların Barış İttifak, Beynelmilel
•
Svazi Özgürlüğünün Dostları, Svaziland
•
Svaziland Komünist Partisi
•
Svaziland Ulusal Öğrenci Birliği
•
Kenya Marksist Komünist Parti
•
İşçilerin Dünya Partisi, ABD
•
Che Guevara Komünü, Venezuela
•
Bronx Savaş Karşıtı Hareketi, ABD
•
Filistinli Feminist Kolektifi, Beynelmilel
•
Amerika Birleşik Devletleri Barış Konseyi
•
İşçi Dünyası, ABD
•
Uluslararası Eylem Merkezi, ABD
•
Lübnan Halk Demokratik Partisi, Lübnan
•
Masar Badil, Filistin Alternatif Devrimci Yol Hareketi
•
Zimbabve Halkının Toprak Hakları Hareketi
•
ABD Ulusal Avukatlar Birliği
•
Fidai Medya Ağı, ABD
•
Namibya Ev ve Bağlantılı İşçiler Sendikası
• Samidun: Filistinli Tutsaklarla Dayanışma Ağı,
Beynelmilel
• Simón Bolívar Koordinasyon Merkezi, Venezuela
•
Tarık Tahrir Gençlik ve Öğrenci Ağı, Beynelmilel
• Nidal Seattle, ABD
•
Devrim Okulu, Belçika
9 Nisan 2026
Kaynak


0 Yorum:
Yorum Gönder