03 Mart 2026

, , ,

FKP Bildirisi


İran’a yönelik acımasız saldırıları sebebiyle ABD emperyalizmine ve Siyonist İsrail’e yönelik öfke had safhada.

 

Filipinler Komünist Partisi (FKP), faşist deli Donald Trump’ın emperyalist ABD hükümeti ile aynı derecede faşist Binyamin Netenyahu’nun Siyonist İsrail devletinin 28 Şubat’ta İran’a karşı gerçekleştirdiği büyük füze saldırılarını büyük bir öfkeyle karşılıyor.

Bu küstahça askeri saldırı, nükleer müzakereler sürerken, sebepsiz yere ve hainlikle gerçekleştirilmiştir. Filipinler’deki tüm devrimci güçlerle birlikte Parti, İran’ın özgürlüğünü seven halkıyla dayanışma içinde olduğunu ifade ederek, İran’ın egemenliğine yönelik ağır bir saldırı ve evrensel olarak kabul görmüş uluslararası yasalara aykırı olan füze saldırılarını şiddetle kınamaktadır.

İran’ın hükümet merkezine yönelik büyük çaplı saldırılar düzenlendi ve bu saldırılarda ülkenin Lideri Ayetullah Ali Hamaney ve hükümetin diğer önemli liderleri öldürüldü. Trump, Hamaney’i, İran halkını ABD’nin askeri, ekonomik ve siyasi talimatlarını kabul etmeye ve İran’ın egemenliğinden vazgeçmeye zorlayacağı yanılgısıyla katletti. Oysa bu cinayetler, uzun zamandır emperyalist boyunduruğa direnen İran halkını daha da fazla birleştirecektir.

Donald Trump ve Binyamin Netenyahu’yu, emirleri doğrultusunda gerçekleştirilen büyük çaplı saldırılar sonucu yaşanan çok sayıda ölümden sorumlu tutuyoruz. İlk raporlar, Minab sahil kentindeki bir ilkokula düzenlenen füze saldırısı sonucu 148’i kız olmak üzere 200’den fazla kişinin öldüğünü ortaya koyuyor. Ölü sayısının daha fazla olduğu tahmin ediliyor.

ABD ve İsrail’in egemenliğine yönelik askeri saldırıları karşısında İran, özellikle Ortadoğu’da, İsrail askeri tesislerine, ABD askeri üslerine ve uçak gemilerine karşı misilleme saldırıları düzenleyerek, kendini savunma hakkına sahiptir. Bölgedeki silahlı çatışmaların tırmanması, ABD’nin emperyalist müdahalesinin ve askeri hegemonyasının doğrudan bir sonucudur.

Ortak askeri saldırının amacı, İran halkını ABD emperyalist taleplerine boyun eğmeye, egemenliklerinden ve petrol ile diğer maden kaynakları üzerindeki ulusal kontrollerinden vazgeçmeye zorlamaktır. İran, ulusal egemenliğini savunduğu ve Amerikan emperyalizmine direnen diğer güçleri desteklediği için, ABD, uzun zamandır Ortadoğu’da kimsenin itiraz etmeyeceğini düşündüğü hegemonyayı kurmak amacıyla bu ülkeyi boyun eğdirmeyi hedeflemiştir.

Bu, ABD emperyalistlerinin son askeri saldırganlık eylemidir. Uzun süren ekonomik kriz ve artan rekabetle karşı karşıya kalan ABD’nin tekelci kapitalistleri, petrol ve kritik minerallerin kaynaklarını ele geçirmeye ve fazla mallarını küresel pazarlara boşaltmaya çalışıyorlar. İşte bu bağlamda, iki aydan kısa bir süre önce, ABD emperyalistleri Venezuela’ya saldırdı ve ülkenin petrol kaynaklarını ele geçirme girişiminde bulunarak, ülkenin lideri Nicolas Maduro’yu eşi Cilia Flores ile birlikte kaçırdı.

Bunu, Trump’ın ABD askeri güçlerine Venezuela’dan petrol tankerlerini ele geçirme emri vermesi, Küba’ya yönelik ekonomik yaptırımları artırması ve ülkeyi yıkma girişimleri, Trump’ın Monroe Doktrini’ni yeniden canlandırmasına karşı çıkan Meksika, Kolombiya ve diğer Latin Amerika ülkelerine yönelik tehditler, Grönland’ı ele geçirme yönündeki açık beyanlar, Birleşmiş Milletler’i baltalama ve diğer tek taraflı eylemleri izledi. Bütün bunlar, “kurallara dayalı düzen” denilen şeyin tam bir ikiyüzlülük olduğunu ortaya koymaktadır. ABD, Gazze’deki Filistin halkına karşı hegemonik amaçlarını dayatmak için İsrail ile işbirliği yapmaya devam etmektedir.

ABD, Tayvan’ı bağımsızlığını ilan etmeye kışkırtma girişimlerini aralıksız sürdürüyor. Filipinler’e silah depoluyor, Amerikan birliklerini konuşlandırıyor, savaş tatbikatları düzenliyor. Bu anlamda ABD, Asya’da güttüğü, Çin ile askeri gerilimlerinin tırmandırılmasını temel alan hedefleri uyarınca hareket ediyor.

Filipinler Komünist Partisi, Ortadoğu’daki göçmen işçiler de dâhil olmak üzere, Filipin halkını, ABD’nin askeri saldırılarına direnen ve egemenliklerini boyunduruk altına alma girişimlerine karşı savunmak için mücadele eden İran halkının yanında yer almaya çağırıyor. Tüm vatansever ve anti-emperyalist güçleri, ABD’nin dünya çapındaki askeri saldırganlığına karşı kararlı bir şekilde durmaya ve Amerikan çıkarları adına daha fazla savaş başlatmasını engellemeye çağırıyoruz.

ABD’nin kışkırttığı bir savaşa sürüklenme tehdidi karşısında, Filipin halkı, ABD’nin savaş provokasyonlarına karşı geniş ve birleşik bir cephe oluşturmalıdır. ABD ile Filipin hükümetleri, Filipinler’deki tüm ABD askeri üslerini ve tesislerini söküp atmalıdır. Ülkede gizli yerlerde depolanan ABD füzeleri ve diğer savaş silahları kaldırılmalıdır. Ülkedeki tüm ABD birlikleri geri çekilmeli, Batı Filipin Denizi ile Güney Çin Denizi’ndeki ABD’ye ait deniz varlığı sona erdirilmelidir. Ayrıca, Geliştirilmiş Savunma İşbirliği Anlaşması (EDCA), Misafir Kuvvetler Anlaşması (VFA), Karşılıklı Savunma Anlaşması (MDT) ve ABD ile yapılan, onun hayrına olan tüm askeri anlaşmalar feshedilmeli, bağımsız bir dış politika izlenmelidir.

Güney Kore ve Japonya’da, Amerikan askeri varlığından kurtarılmayı talep edenlerle ve dünyanın dört bir yanındaki ABD savaş makinesine son verilmesini isteyen halklarla uluslararası dayanışma ağı kurulmalıdır.

Dünya genelinde işçi sınıfının ve devrimci proletaryanın birleşerek tüm demokratik ve anti-emperyalist güçlere önderlik etmesi, emperyalizmle ve savaş tehditleriyle mücadele etmesi şarttır. İşçi sınıfı ve devrimci proletarya, emperyalist savaşları sona erdirmek ve gerçek küresel barışı sağlamak için kilit önem taşıyan ulusal kurtuluş ve sosyalizm için devrimci savaşlar yürütmeli, tüm ülkelerde devrimci mücadelelere önderlik etmelidir.

Marco Valbuena
Filipinler Komünist Partisi
Baş Enformasyon Bürosu
1 Mart 2026
Kaynak

0 Yorum: