Gilbert
Achcar, tüm kariyerini emperyalizm için solcu bir kılıf örme çabası üzerine
inşa etti.
Yugoslavya’dan
Irak’a kadar, emperyalist saldırıya maruz kalan devletlere yönelik
şikâyetlerini dile getirmek için hiçbir fırsatı kaçırmadı.
Her
durumda, bu devletlerin eylemlerini genel tarihsel bağlamlarından koparttı,
ardından bunları, “kampçılar” dediği kesimlerin insanların ıstırabına yönelik
kayıtsızlıklarını vurgulamak için kullandı.
Achcar,
Libya’da uygulamaya konulan NATO stratejisinin “hatalarına” yönelik incelikli”
bir eleştiri geliştirdi. NATO’nun müdahalesini, isyancıları Batı’nın
silahlarına bağımlı hale getirmek yerine, Kaddafi’nin hava kuvvetlerini ve
tanklarını imha etmekle sınırlaması gerektiğini ısrarla dile getiren, emperyalizmin
ülkelerin kalkınma süreçlerini baltalama ve insanları telef etme stratejilerinin
üzerini örten Achcar, sistemsel olanı politika hatası olarak takdim etmek
suretiyle, esasında bir hileye başvuruyordu.
Suriye’de
rejim değişikliğini desteklemek amacıyla, “tüm emperyalizmler” ve “demokrasinin
üstünlüğü” gibi duygusal sloganları diline doladı. Achcar, bu kavramları,
emperyalist müdahalenin temel hedefine yönelik halkın küçümseyici yaklaşımını
besleyecek, gerçek güç dengelerine yönelik ciddi bir değerlendirmenin dışında
tuttu.
Achcar,
dolaylı olarak tarihsel ve diyalektik materyalizmin Marksist metodolojisine de
bir saldırı niteliğinde olan büyülü düşünme biçimini savunuyor. Bu nedenle
Achcar, kurtuluşa karşı yürütülen bilişsel savaşın arka cephedeki mühimmatçısı
olarak görülmeli.
Gilbert
Achcar, gerçek bombalar düşmeye başladıklarında bizi sessizliğe mahkûm etmek
için tasarlanmış düşünce bombalarını üretip duruyor. Fabrikadaki vardiyasının
ardından emperyalist savaşı da kınaması, enkazın içinde yaşamaya mahkûm olanlara
pek fazla teselli sunmuyor.
Pawel Wargan
16
Mart 2026
Kaynak


0 Yorum:
Yorum Gönder