09 Mart 2026

, ,

İran ve Ramazan Savaşı

 


1979 İran Devrimi, 28 Şubat 2026 itibarıyla ‘İran Devrimi’ olmaktan çıktı. Artık İnsanlığın Devrimi ve en büyük davasıdır. Kaderimiz, onun ellerindedir.

[Profesör Jeannette Graulau, Anti-Emperyalist Akademisyenler Kolektifi Kurucusu]

 

Anti-Emperyalist Akademisyenler Kolektifi (AISC), içine girdiği çöküş sürecinin en önemli aşamasında ABD emperyalizminin uyguladığı vahşete karşı İran İslam Cumhuriyeti’nin gösterdiği cesur tepkiyle dayanışma içindedir.

1979’dan beri, ABD ve Siyonist teşekkül, İslam Cumhuriyeti’ni yok etmeyi, balkanlaştırmayı ve yeryüzünden silmeyi amaçlamıştır. Bu çaba, birçok biçim almıştır:

▪ ABD’nin Irak Savaşı ve çok farklı güçlerin dâhil olduğu yaptırımlar üzerinden yürüttüğü vekâlet savaşı;

▪ İran’a ait varlıkların çalışması;

▪ Suikastlar ve liderlerin katledilmesi;

▪ Haziran 2025’teki 12 Gün Savaşı;

▪ Bugünkü Ramazan Savaşı ve Yüksek Lider Ayetullah Ali Hamaney’in katledilmesi.

ABD, 2001’de Afganistan’ı, 2003’te Irak’ı işgal ettiğinde, İran’ın ABD eliyle işgal edilme ihtimali ufukta belirmişti.

İran ve ABD, nükleer konusunda müzakereler yürütürken, ABD’nin ve Siyonistlerin 12 Gün Savaşı’nı başlatması, ABD’nin savaş hamlesinin hızlandığının, imparatorluğun hızla ilerleyen çöküş sürecinden kendisini kurtarmak için umutsuz bir çaba içine girdiğinin delilidir.

Ramazan Savaşı, 28 Şubat Cumartesi günü ABD ve İsrail’in İran genelinde hava saldırıları düzenlemesiyle başladı. Savaşın şimdiye kadarki en ölümcül saldırısı, ABD’nin Minab’daki bir ilkokulda en az 175 kız öğrenci ve personeli öldürdüğü ilk günde gerçekleşti. Ancak görünüşe göre savaşın ilk hamlesi, Yüksek Lider Ayetullah Hameney’in evindeki bir toplantı sırasında suikasta uğramasıydı.

Bu küstahça eylemin büyüklüğü hafife alınamaz. ABD, meşru bir devlet başkanına karşı önceden planlanmış suikastın sorumluluğunu derhal üstlendi, hatta bunu büyük bir başarı olarak nitelendirdi. Görevdeki bir devlet başkanının başka bir devlet başkanı tarafından öldürülmesi, küresel politika ve uluslararası ilişkilerde felâket niteliğinde ve geri döndürülemez bir dönüşümü ifade etmektedir.

Dünya, ölmekte olan bir imparatorluğu kurtarmaya yönelik umutsuz bir girişim sebebiyle insanlık tarihinin en tehlikeli aşamalarından birine tanık olmaktadır.

Ramazan Savaşı, bu tarihsel ve jeopolitik bağlam dâhilinde idrak edilmelidir.

Bugün İran, Batı Asya’da ABD emperyalizmine ait tüm güçlere karşı bölgesel bir savaş yürütüyor. Amacı, ABD emperyalizminin bölgeden sökülüp atılmasıdır.

Dolayısıyla bu, Filistin’in kaderi için bir savaş ve Afrika’nın güney kıyılarından kuzeydeki Rusya’ya, doğudaki Çin ve Kore’ye, batıdaki Küba ve Venezuela’ya kadar ABD emperyalizminin terörize ettiği herkesin savaşıdır.

Ayrıca bu savaş, Kuzey Amerika kıtasına çöreklenmiş emperyalizmin yürüttüğü politikaların kurbanı olan, aynı kıtada yaşayan sömürgeleştirilmiş ve boyunduruk altına alınmış halklar için yürütülmektedir.

Ramazan Savaşı, İran İslam Devrimi’nin bir devamıdır, ancak artık tüm insanlığın devrimci savaşıdır.

İran dimdik ayakta duruyorsa biz de bölgenin cesur halklarıyla omuz omuza olacağız. Gezegenin kaderi, buna bağlı.

Anti-Emperyalist Akademisyenler Kolektifi
6 Mart 2026
Kaynak

0 Yorum: