09 Şubat 2026

, ,

Epstein’in Mandacı Solu


Amerikan başkanlarından Truman, “Amerika, dünya sistemi olmadan yaşayamaz” görüşünü öne sürüyor. Bu görüş, Soğuk Savaş yıllarından başlayarak hayatı geçirildi, tüm işgal, sömürü ve çürüme gerçeğiyle sürdürülüyor.

Avrupa’da onur yürüyüşünde dans eden eden polis, eşcinsel karakterlere yer veren diziler, beş yaşında çocuğa trans kimlik biçenler, uyuşturucuyu “özgürlük” diye pazarlayan, pornografiyi “cinsel devrim” diye savunanlar eliyle; Ortadoğu, Kuzey Afrika, Asya ülkelerinin işgal edilmesi, Balkanlar’ın “iç” savaşlarla parçalanması; emperyalistlerden fon alan sendikalar, sivil toplum kuruluşları, muhalif medya eliyle sürdürülüyor yeni dünya düzeni.

“Tarihin sonunun geldiği” masalına ilk kulak veren, sol oldu. Sovyetler’in dağılmasının ardından Soros aracılığıyla milyarlarca dolar Balkanlar ve Ortadoğu’ya sivil toplum kuruluşlarını destekleme fonlarıyla dağıtıldı.

Bugün MESEM’e karşı eylem ve söylem geliştirip çocuk komisyonları kuran, kadın bültenlerinde KAOS GL’ye sayfalar ayıran KESK-Eğitim Sen’in Epstein bataklığı karşısında tek cümle kuramaması, mandacılık ilişkisi dışında bir şeyle açıklanamaz. Onur yürüyüşü yasağının Ramazan’ı deldiğini öpüşen iki kadının görseliyle manşetine taşıyan Evrensel’in bugün Epstein için yaptığı haberlerin yaşanan gerçeklikle uzaktan yakından ilgisi olamaz. İnsan haklarını sınıfsal ilişkilerin dışında konumlandıran İHD’nin; Suriye özelinde saç örme ve İran özelinde temsili saç flamasıyla İran konsoloslukları önünde eylemleri düzenleyen çevrelerin; Avrupa'daki gençlik festivalinde trans dansöz oynatmayı politika diye üretenlerin; Sarıgazi’de yeğenini pazarlayan fahişeyi savunanların bu rezilliğe dair emperyalistlerin konsoloslukları önüne gitmemesi olağandır, aynılar aynı yerde hizalanmalıdır. O hizayı çeken, emperyalizmdir.

Bu solun sahiplendiği Chomsky'nin dil teorisi, kolektif yapı içinde dil yeteneğini geliştiren insan gerçeğinin karşısında konumlanıp emperyalizmin birey kurgusunu teorize eder.

Ergenlik dönemini 18 yaşına kadar hormon baskılama ilaçlarıyla erteleyip, sonrasında tıbbî müdahaleyle çocuğun cinsiyetinin değiştirilebileceğini söyleyen kadın akademisyenler, bugün sessizdir. Bunun adı, tüm bu çevrelerin suçüstü yakalanmasıdır.

Altı yaşındaki çocuğun çarşafa büründürülmesine karşı çıkanlar, aynı yaştaki çocuğun cinsiyet beyanında bulunmasını esas alıp cinsiyet değiştirme müdahalesini savunuyor. Bunu emperyalizm adına yapıyor.

Sol, mide bulandırmakla kalmıyor, emperyalizmin askerliğini yapıyor. Savundukları aşının ve tam kapanma safsatasının salgın öncesinde planlandığı gerçeği, yazışmalarda ortaya çıkıyor.

İnternete verilen görüntülerde Epstein adasında yaşlı burjuvaların çocuklarla yaptığı satanist ayinlere yer veriliyor. Burjuvazinin dini hiçbir zaman halkın inancıyla ortak paydada buluşmaz, burjuvazi şeytana iman eder. Hakka iman edenlere savaş açar.

İran hedeftir, hedef olmak zorundadır. Ülkemizdeki solcular, İran rejiminin Tude’yi yok ettiğini kitlelere anlatıp emperyalizmin saldırıları karşısında “taraf” olunmamasını ajite ediyor. Tude’nin liderlerinin devrimi nasıl sattığını anlatamazlar, anlattıklarında kendilerinin makyajı akacaktır. Tude’nin ileri kadrolarının Humeyni saflarına geçilmesi için duvar yazıları yazma “hakkını” nasıl kullandıklarını anlatmazlar. O ileri kadrolarla solun şefleri arasında bir fark bulunmuyor.

İranlı kadınları burjuvaziyi pazarlama işini sol üstlenmemelidir. Ebu Gureyb zindanlarında yaşananlarla Epstein adasında yaşananlar arasında biçim farkları olsa da özü aynıdır. Emperyalizmin doğası budur, doğasına uygun hareket etmek zorundadır. Solun doğası bu değildir, ruhunu şeytana satanlara taraf olmak, insan onuruna aykırıdır. Bugün emperyalizme karşı mücadele, insan onurunun gereğidir.

Çocuk ve yaşlı algısını burjuvazi şekillendirmeye çalışıyor. Biz, “çocuk” denildiğinde Filistinli çocukları ve Küçükarmutlu'daki Sevcan’ı, “yaşlı” denildiğinde Yahya Sinvar’ı ve Alman emperyalizminin mahkemelerine Filistin kefiyesiyle çıkıp elindeki defteri “Filistin’e Özgürlük’ dövizine çeviren Daniela’Klette’i aklımıza getiriyoruz.


Burjuvazinin yaşlısı şeytanın vekilidir, çocuğu kurban eder. Bugün ortaya saçılan rezillik emperyalizmin gerçek yüzüdür, görmek istemeyenler için emperyalizmin özü budur.

Epstein’in ve şürekasının bireysel rezilliği olarak propaganda yapıp feryat koparanlar, emperyalizmin suçlarının üstünü örtemezler. Emperyalizmin kurmak istediği yeni dünya düzeninin laboratuvarı, Epstein adasıdır. Bu ada kapanır, başka ada açılır.

Epstein adası neyse emperyalizmin kurduğu hapishaneler de odur. Bu gerçeği kabul etmemek, sosyalist mücadelenin gerçeklerinden halkı kaçırmaktır. Emperyalizm zihinlere karargâh kurar, kurduğunda hiçbir fiziksel işgale gerek kalmaz.

Solun sol eliyle bitirilmesi, bu zihin işgaliyle ve fonlarla gerçekleşti. Avrupa ve ülkemiz solu emperyalizme teslim oldu. Trans çocuğu, fahişeliği, alkolü savunan politikalar Epstein’in değirmenine su taşıdı. Bu sürecin emperyalizmin çürümüşlüğü olduğu halklara teşhir edilmediği sürece ABD’nin dolaşıma soktuğu üç milyon sayfa belge ve görüntünün, adaletin kılıcı diye yine ezilen-sömürülen halklara reklâm-propaganda çalışmasına evrilmesi kaçınılmazdır ki şu an süreç bu şekilde işliyor.

Eşcinselliğin sınıflı toplumlarla gelişmesi köle sahipleriyle başlamış, feodal ve kapitalist dönemde fuhşun sömürünün yeni biçimleri olarak insanlık tarihinde görülmesiyle devam ettirilmiştir. Burjuvazi, insanın değer yaratma sürecinde toprağa gömdüğü tüm gerilikleri özgürlük diye pazara çıkardı.

İran’da elektrik sayacı ve uydu sinyalleri üzerinden porno izleyenleri cezalandırma yönünde kulaklara fısıldanan saldırı, emperyalizmin solunun eseridir. Seküler kesimlerin aradığı otuz yıl önceki ülke, kırmızı nokta filmlerin yayınlandığı döneme denk geliyor. Fuhşu seks işçiliği diye savunan varsa bunu kendi ailesine önersin. Bu gerçeği açık yüreklilik, berrak bir ideoloji ve dille savunmadığımız sürece kaybetmeye mahkûmuz.

Sünneti “erkek çocuğun bedenine müdahale” diyerek yaygara kopartanlar, trans çocuk reklâmı yapıyorlar. Zorla aşı yapılmasını, aşı yaptırmayanların kamu kurumlarındaki görevine devam edemeyeceğini, tam kapanmanın şart olduğunu söyleyen sol, bunu “bedene zorla müdahale” diye kabul etmiyor. O sol ki açlık grevindeki insanların bedenine zorla müdahale edilip sakat bırakılmalarını savunan öjeni uzmanlarından ibarettir.

İki öpüşen kadının Ramazan yasağını deldiğini manşet yapan kafa, emperyalizmin ideolojisinin ürünüdür. Aynı kafa, yoldaşı olması gereken kadını taciz ettiği için dövülerek parti saflarından atılanı sahiplenir, parti gerçeğine savaş açar. Partiyi aile olarak görmeyenler, aile içinde kabul görmeyecek sapmalara sessiz kalır.

Yarın yine sol, MESEM, iş cinayetleri, kadın ve çocuk hakları, LGBT’ye kalkan olmak için alanlara çıkacak. O zaman suratına tükürülmeyi hak eden de bu soldur. Bizim yıkılmaz tek kale olan kitlelerden/halktan başka dayanağımız olamaz. Marjinale siyaset örenler; şeytana tapan, çocukları katleden, genç kızların zorla ırzına geçen emperyalizme taraftır.

Emperyalizme hiçbir zaman taraf olmayacağız, tüm değerlerine saldırılıp birbirine düşman edilen halklarımıza sırtımızı hiçbir zaman dönmeyeceğiz.

Sinan Akdeniz
9 Şubat 2026

0 Yorum: