23 Şubat 2026

Marksizm-Leninizm Solun Bir Parçası Değildir


Bir sınıf, toplumda kendisini ortak sorunlara, çıkarlara ve beklentilere sahip bir grup olduğuna dair bilinci belli düzeyde sergilemeden var olamaz.

[Harry Braverman]

 

“Sol” terimi, burjuva siyasetinin ürünü. Fransız Devrimi ile birlikte, cumhuriyetçi grupların monarşinin solunda yer alması neticesinde ortaya çıktı. Doğuşundan itibaren “sol”, yükselen burjuvazinin bakış açısını taşıdı, ilerlemeyi, laikliği ve kanun önünde eşitliği savundu. Bu idealler, insanın özgürleşmesini evrensel terimlerle, ancak her zaman özel mülkiyet, meta üretimi ve burjuva yönetiminin kurumları sınırları içinde ele alan Aydınlanma’dan kaynaklanıyordu. Sözde “evrensel” değerleri, tek bir sınıfa hizmet ediyordu: burjuvaziye.

Marx, bu yanılsamayı paramparça etti. Kapitalizmde eşitlik ve adalet söyleminin yalnızca sermaye diktatörlüğünü gizlediğini ortaya koydu.

İşçi sınıfı, sömürü üzerine kurulu bir sistem içinde kendini özgürleştiremez. Kapitalizm mükemmelleştirilemez; devrilmesi gerekir. Marx, idealist felsefeyi reddederek yerine tarihsel materyalizmi koydu. Boş soyutlamaları bir kenara bırakıp, sınıf mücadelesi ve devrimci dönüşümün bilimsel anlayışını getirdi.

Marksizm, burjuva solunun bir uzantısı değil, onun inkârıdır, liberal siyasi yelpazenin tamamen dışında yer alır ve reform için değil, sınıflı toplumunun kendisinin ortadan kaldırılması için mücadele eden proletaryanın örgütlü bilincini temsil eder.

Lenin, emperyalizmi kapitalizmin en yüksek ve en vahşi aşaması, küresel yağma ile beslenen tekel ve finans kapitalinin diktatörlüğü olarak tarif etti. Emperyalizm varlığını, sosyal demokrat solu destekleyen işçi aristokrasisini ve küçük burjuva tabanını satın alarak sürdürüyor. Bu “sol”, emperyalizme bir meydan okuma değil, onun siyasi cephesidir. “Adalet”, “eşitlik” ve “reform” sloganlarının ardında imparatorluğu korur.

Sosyal demokrat “sol”, kontrollü bir muhalefettir. Sadece marjinal reformlar vaat eder; rolü, kapitalist üretim biçimine ve emperyalist asalaklığa karşı ortaya çıkabilecek her türlü devrimci meydan okumayı etkisiz hale getirmek için tasarlanmış bir emniyet supabı olarak egemen sınıfa hizmet etmektir. “İlerici” söylemi, hoşnutsuzluğu burjuva düzeninin sınırları içinde hapsederek, isyanı yönetilen bir muhalefete dönüştürür.

Marksizm-Leninizm, emperyalizmin solundan tamamen farklı ve ayrı bir konumdadır. İçeriği anti-emperyalist, yöntemi bilimsel, amacı devrimcidir.

Sosyalizm, parlamentarizm ve burjuva seçimleriyle tek tek reformlarla kazanılamaz. Devrime ihtiyaç duyar. Proletaryanın örgütlü gücünün sınıflı toplumunu yıkması, iktidarı ele geçirmesi ve sosyalizmi inşa etmek için proletarya diktatörlüğünü kurması gerekir.

Emperyalizm, temel çelişkidir. Siyasi ayrım, sol ve sağ arasında değil, emperyalizme karşı çıkanlar ve emperyalizme hizmet edenler arasındadır.

“Sol”, aldatmacalarla parıldayan burjuva sahtekârlığının bir parçasıdır. Biz, bu yanılsamanın bir parçası değiliz.

Ian Foster
5 Kasım 2025
Kaynak

0 Yorum: