05 Şubat 2026

,

Pedofili Düzeni, Dalkavuklar ve ABD’nin Çöküşü


Şu anda muktedir sınıfın “küreselci” kanadı, Trump kanadının cinsel suçlarıyla ilgili ifşaatları toplumsal bir rahatlama aracı, bir tür tahliye vanası olarak kullanmaya çalışıyor.

Trump’ın temsil ettiği iç politikayı temel alan kanadın aksine, çıkarları küresel finansa bağlı olan kapitalist sınıfın ilgili kesimi, Epstein’e dair önemli gerçeklerin ortaya çıkmasına izin verdi. Bu ifşa eyleminin Trump kanadına taktiksel bir darbe indirmek denilen o bariz amacın ötesinde, birden fazla amacı var. Bu amaçlardan biri, suçları ortaya çıkan kişilerin hiçbirinin yargılanmayacağı için pedofiliyi normalleştirmek, bir diğeri de ABD’nin çöküş sürecini yönetmektir. Bu çöküşü, bizi yönetenler tercih etmezler, ama aynı zamanda ilgili güçler, çöküş süreci Amerikan halkının devrimci zaferiyle neticelenmesin diye sürecin dizginlerini ellerine almak isterler.

Bu ifşaatların gerçekleşmesine ve sosyal medyada kısıtlama olmaksızın paylaşılmasına izin veren aktörler, bu bilgiyi gizli tutmayı seçerek, kendi çıkarlarına yönelik bazı risklerden kaçınabilirlerdi. Trump’la birçok başka konuda anlaşan küreselci kanat, bu bilgilerin üzerini örtme konusunda Trump kanadıyla işbirliği yapabilir, böylece egemen sınıfın pedofili sorunu konusunda kitlesel bilincin daha da gelişmesine mani olabilirdi. Ancak, bu bilincin daha da gelişmesine izin vermenin, normalleşmenin getireceği faydalara kıyasla kabul edilebilir bir bedel olduğuna karar verdiler. Gerçekten de Amerikan halkının Epstein suçlarına karşı etkili bir cevap verebilecek halk örgütlenmesini sağlayamayacağına, insanların bu bilgileri ne kadar şok edici olursa olsun kabullenip normal hayatlarına devam edeceğine inanıyorlar.

Gazze’deki soykırımın canlı yayınlanmasını engelleyemediklerinde de aynı duyarsızlaştırma taktiğine başvurmuşlardı. Yönetici sınıfa ait istismar şebekeleri, Gazze veya yöneticilerimizin devam eden diğer suçları söz konusu olduğunda, bilginin somut bir anlam ifade etmesinin tek yolu, örgütlenmektir. Kapitalistlerin nesiller önce Amerikalılardan koparttığı, işçi sınıfının kolektif mücadelesine ait gelenekleri yeniden öğrenmektir.

Epstein üzerinden yaşanan gelişmelere karşı tepkimizin özü şudur: Sınıf savaşında çıkarlarımızı savunmamızı sağlayacak araçları bulmalıyız. Ancak mevcut görevin tamamı bundan ibaret olsaydı, Amerikan devrimci siyaseti çoktan kazanmış olurdu. Benim gibi Marksistler, sadece sınıf savaşına dair temel ifadeleri tekrarlamakla yetinir, Amerikalı halk kitleleri de ne yapacaklarını otomatik olarak bilirlerdi. Oysa bizim bugün bu suçları üreten kapitalist iktidar yapısına karşı halk direnişini inşa etmek, halka hissettikleri öfkeye bir çıkış yolu sunmak için, günümüz Amerika’sında var olan sınıf iktidarının niteliğini tespit etmemiz gerekiyor.

Yöneticilerimizin devasa bir çocuk istismarı sistemi için gerekli zemini hazırlamalarının, ardından bu istismarı, onları sorumlu tutamayacağımızdan emin olarak kamuoyuna duyurmalarının yolu, bize muhalefet için sahte yollar sunmalarından geçiyor. Bu yolların en önemlisi ve en büyüğü, doğrudan Amerika’nın küresel emperyalist savaş makinesiyle bağlantılı.

Şu anda Epstein’i bir tür tahliye vanası, rahatlama kanalı olarak kullanan “küreselci” ekiplerden biri de emperyalizmi desteklemek için makinede özel bir role sahip olan “demokratik sosyalistler”dir. Bu ekip, sınıfsal çıkarları açısından, ilerici, hatta sosyalist olduğunu iddia eden, “teknoloji” sahasında çalışan işçi aristokrasisinin bazı kesimleriyle aynı çizgidedir. Bu, emperyalist tabaka içinde dikkatimizi hak eden bir unsurdur, çünkü sosyal demokrat politikaları kapitalizmde baskın çizgiyi ifade etmiyor olsa da, bu politikalar, gerçek işçi sınıfı hareketi karşısında kritik bir kapı bekçisi görevi görmektedir.

Bunlar, gerçek bir işçi partisi, güçlü sendikalar, güçlü kırsal işçi örgütlenmesi veya modern, ırklar arası bir proletarya ittifakının yokluğunda ortaya çıkan “sosyalist” politikalardır. Bunlar, işçi sınıfının tamamen sanayisizleştirilip güçsüzleştirildiği, profesyonel-yönetici sınıfının “anti-kapitalist” olduğunu iddia eden politikalara hâkim olmasına izin verildiği bir dönemde, liberal teknokratların bize “sosyalizm” olarak sunduğu şeylerdir. Kontrollü muhalefetin “devrimci” politikası, neticede Epstein ile alakalıdır, çünkü Trump kanadına böylesine bir darbe vurulduktan, halk eşi benzeri görülmemiş şekillerde hayal kırıklığına uğradıktan sonra, finans kapitalin profesyönel-yönetici sınıfına mensup uşakları, pedofil düzenine karşı gerçek bir halk ayaklanmasını engellemek için ortaya konulacak çabaların ön saflarında yer alacaklardır.

Profesyonel-yönetici sınıfına mensup solun politikaları, kitlelerden giderek daha az destek görüyor. Bunun kanıtı, geleneksel Demokrat tabanının (özellikle gençlerin) 2024’te Gazze yüzünden Kamala Harris’e sırtlarını dönmesidir. Ne var ki bu politikaların amaçlarına hizmet edebilmeleri için popüler olmalarına gerek yok. Amaçları, işçi sınıfını söylem ve temsilin dışında tutmaktır. Demokratlar muhalefet partisi olarak kalsalar bile, altyapıları olduğu gibi kalacak, halk mücadelesine karşı kritik bir engel olmaya devam edeceklerdir. İşte tam da bu altyapı, sol politikadaki bu atalet sebebiyle, “demokratik sosyalist” ve “ilerici kapitalist” Demokratlar, Epstein ifşaatlarıyla teselli buluyorlar.

Eğer işçi kitleleri, kapitalist devleti bir anda tehdit edebilecek araçlara kavuşursa, emperyalist yapı içindeki bu “ilerici” aktörler, şu ankinden çok farklı bir zihniyete sahip olacaklardır. Şu anda, egemen sınıfın her iki kanadı da genel olarak kendinden emindir. Bu durum, hükümetimizin kamuoyuna ne kadar az önem verdiğinden de anlaşılmaktadır. Ancak bu göreceli güven ortamında, şu anda bir kargaşa yaşanıyor. Amerikan medeniyetinin çöküşü, kimsenin gerçekten kontrol edebileceği bir süreç değil. Bu elitler, en güçlü kesim olarak görüldüklerinden, dizginler sanki onların elindeymiş gibi görünüyor. İşçi örgütlerimiz, büyük bir ivme kazanmaya, Kovid sonrası nesil içerisinde milyonlarca insanı kazanmaya başladığı anda, her iki kanattan çok daha büyük bir tepkilere tanıklık edeceğiz.

Elitler arası çatışmanın yoğunlaşması, sistemin ne kadar istikrarsız hale geldiğinin ve elitlerin nerede belirsizlik içinde olduklarının bir göstergesidir. Hükümetimiz, şehirlerdeki muhalifler için bir tuzak kuruyor. ICE karşıtı protestoları (ve buna eşlik eden diğer sistem karşıtı eğilimleri) kontrgerilla faaliyetinin ekmeğine yağ sürecek şekilde, çıkmaz sokaklara yönlendirmeye çalışıyor. Emperyalizm yanlısı “sosyalistler”, ICE karşıtı hareketi Demokrat Parti’ye yönlendirme, hareketi metropol merkezleriyle sınırlı tutma rolünü üstleniyorlar. İşçi sınıfı siyasetinin, küçük burjuva radikalizminin hâkim olduğu bölgelerin ötesine yayılmasını istemiyorlar. Oysa siyasetimizin gerçek manada işçi sınıfı siyaseti olabilmesi, bizim bu bölgelere uzanmamıza bağlı.

Sınıf düşmanlarımız, cevaplarımızın ve tepkilerimizin her parçasının dar bir kapsamda kalmasını istiyor. Muhalefetin yalnızca internet sahasında veya sürdürülebilir kitle örgütlenmesine evrilmesine mani olunan protestolarda gerçekleşmesini istiyorlar. Halkın öfkesini etkili bir direnişe dönüştürme misyonumuz dâhilinde, düşmanlarımızın bizi yoldan çıkartmaya çalıştıklarını, sermayenin belirli bir kesiminin muhalefeti yeniden ele geçirmek için bir operasyon yürüttüğünü fark etmemiz gerekiyor.

Demokrat Parti ve yandaşlarını, kitlemizi anladığımızda ve onlara Demokratların neden ikiyüzlü olduklarını doğru bir şekilde nasıl açıklayacağımızı bildiğimizde kolaylıkla itibarsızlaştırabiliriz. Mevcut kontrollü muhalefet projesiyle mücadele edecek dile sahibiz. Bir sonraki adım, düşmanlarımızın halk mücadelesini ezmesini engelleyebilecek ikili iktidarı inşa etmektir.

Rainer Shea
2 Şubat 2026
Kaynak

0 Yorum: