O
trajik cinayetten bir ay önce, 19 Ocak 1965’te bir televizyon kanalına verdiği
röportajda Malcolm, İlyas Muhammed’ın güçlü etkisi konusunda şu türden açık ve
dürüst bir değerlendirmeye yapar:
“İlyas Muhammed, kendisini
bize Allah tarafından ziyaret edilmiş, O’nun eliyle eğitilmiş, Allah’ın bizzat Amerika’daki
siyahi halkın sorunlarıyla ilgili bir analiz bahşedilmiş, aynı Allah tarafından
bir çözüm sunulmuş bir peygamber olarak tanıttı. Ben de ona inanan bir insan
olarak, aslında onun Allah’ın eğitip halkımızın Amerika’daki sorunlarını
çözmekle görevlendirdiği biri olduğunu düşünüyordum.”[51]
[Gallen, 1992: s. 179–180]
İslam
Milleti’ndeki ırkçılıktan koptuğu dönüşüm sürecinin başlangıç aşamasında, Malcolm’daki
evrensellik ilkesine dair anlayış, dünyanın dört bir yanındaki farklı ırk
grupları arasında eşitliğin temeli olarak geleneksel İslam’ı benimsemesinde
somut ifadesine kavuştu. Bu bağlamda, Malcolm’ın seküler (materyalist) siyahi milliyetçiliğini
esas alan siyaset felsefesi, insanlığın evrenselliği ve ırklar arasındaki
eşitlik konusundaki görüşlerini, İslam çerçevesinin ötesine taşımakta ve
anti-emperyalist enternasyonalizmi benimsemektedir. Karşılıklı dışlayıcı
(ırkçı) ilkeleri reddetmesinin yanı sıra, Malcolm da ilerleyen süreçte insan
haklarını Afrikalı-Amerikalıların özgürlük mücadelesinin temel unsuru olarak
dile getirmektedir. Aslında, Malcolm’ın yürüttüğü insan hakları kampanyası,
onun siyaset felsefesinin merkez unsuru olarak öne çıkmaktadır.[52] Mısır’da
bulunurken Malcolm şunları söyler:
“22 milyon Afrikalı-Amerikalının
ortak hedefi, insan olarak saygı görmek, Allah’ın bahşettiği insan olma hakkına
sahip olmaktır. Bizim müşterek hedefimiz, Amerika’nın bize vermediği insan
haklarını elde etmektir. Önce insan hakları verilene dek Amerika’da yurttaş
haklarını elde edemeyeceğiz. Biz önce insan kabul edileceğiz. Bizi insan kabul
edene dek kimse bizi yurttaş kabul etmeyecek”
[Clarke vd., 1969: s. 304]
Yeni
geliştirdiği felsefi zemin üzerinden Malcolm, ırkçı dogma konusunda öncelikle kapitalizmin
ve emperyalizmin yapısal özelliklerini ve sistemik karakterini tanımlamak
zorunda olduğunu gördü. Kapitalizmin ve emperyalizmin ırkçılıkla ve ulusal
baskıyla arasındaki bağın tespit edilmesi şarttı.
Siyahi
milliyetçiliğinin içerik olarak sağcı, şekil olaraksa ırkçı olduğu gerçeklikte,
Malcolm’ın sol milliyetçiliği, o antiemperyalist ve antikapitalist tavrıyla, farklı
bir siyasi-ekonomik yöne yönelmesi, teoloji dışı bir boyut kazanması
gerekiyordu.[53]
Ayrıca,
Malcolm’ın kapitalizmle emperyalizmin ırkçılık ve ulusal baskıyla ilişkisine
dair eleştirisi, Afrikalı-Amerikalı kimliğine yüklenen anlam üzerinde de derin
bir etkiye yol açtı. Bu eleştiri, bilhassa Afrika kültürüyle bağların
kurulduğu, Afrika’nın birliğini savunan hareketin güçlendiği momentte
önemliydi. Bu siyasi önem, her şeyden evvel Afrika’nın kurtuluş mücadelesinin
ve Afrika’nın birliği mücadelesinin antiemperyalist ruhundan kaynaklanıyordu.[54]
13 Mayıs 1964’te, Gana Üniversitesi’nde yaptığı bir konuşmada Malcolm, emperyalizmin
Afrika’daki konumuna dair bir yorumda bulunur, aynı zamanda Afrika’nın politika
ve kültür sahasında elde ettiği başarıların Afrikalı-Amerikalılar için sahip
olduğu önem ile bu kesimin Afrika’yla birleşmesi ile ilgili fikirlerini
aktarır:
“Amerikalılar veya diğer
emperyalistler ya da yirminci yüzyıl sömürgecileri, Afrikalıların serveti altın
ve gümüşle ölçmelerini sağlamaya devam ettikçe, toprağın değerini gerçekten
ölçme fırsatına hiçbir zaman sahip olamayacaklardır, Batılı güçlere ihtiyaç
duyanın kendileri olduğunu düşünmeye devam edeceklerdir; oysa Batılı güçlerin,
Afrika olarak bilinen bu kıtaya ve halkına muhtaç olduklarını düşünmeleri gerekmektedir.”
Devamında
Malcolm şunları söyler:
“Başkan Nkruma,
Amerika’daki hükümetin istemediği bir şeyi yapıyor, Afrika’yı yeniden bir imaja
sahip olmasını sağlıyor. Afrika’yı, Afrika imajı ile gururlandırıyor. Afrika,
Afrika imajından gurur duyduğu her an ve bu olumlu imaj yurtdışında
yansıtıldığında, Amerika’da yaşayan ve şimdiye dek Afrika hakkında sadece
olumsuz bir görüşe sahip olmuş olan siyahilerin Afrika’daki kardeşleri ile
ilgili anlayışı doğalında olumluya döner. Böylece Amerika’daki siyahilerin
kendileriyle ilgili görüşleri de olumsuzdan olumluya evrilir.”[55]
[Malcolm, Gana Üniversitesi, 1964]
Malcolm’a
göre Nkruma’nın çabaları, kültür emperyalizmiyle bağlantılı ırkçılığa darbe
indiriyordu.
“Afrika üzerinde tam
kontrol sahibi olan Avrupa’nın sömürgeci güçleri, Afrika’nın imajını olumsuz
bir şekilde takdim ettiler. Afrika’yı her daim olumsuz bir şey olarak
gösterdiler: durmadan balta girmemiş ormanlarda yaşayan yabanilerden,
yamyamlardan, medeniyet yüzü görmemiş mahlukattan bahsettiler.”
[Malcolm X, 1970: s. 73]
Malcolm’ın
Afrika imajının kültürel değeri üzerine yaptığı müdahale, Muhammed’den düşünce
düzleminde koptuğunun diğer bir delilidir. İslam Milleti’nden kopan Malcolm, ABD’deki
siyahilerin Afrika kökenli olduğunu söyleyen Muhammed’in mitik (idealize
edilmiş) anlatımını reddeder. Muhammed’i incelemiş önemli bir akademisyen
olarak Claude Clegg’in aktardığına göre, Muhammed, Afrika’ya yerleşen ilk
kabilenin Şabaz kabilesi olduğunu, kabile’nin Mısır ve Etiyopya’nın güneyine
yerleştiğini söylemektedir.
“Şabaz, kabilesinin
insanın yaşamadığı yerleri keşfetmesini önerdi. Şabaz’ın düşüncesine göre
kabile, Afrika’nın balta girmemiş ormanlarında uzun süre yaşarsa her türlü
zorlukla başa çıkacak güce ve dayanıklılığa kavuşacağını düşünüyordu. [...] Binlerce
yıl boyunca, göçmenlerin fenotipi değişti. Artık atalarına benzemiyorlardı. Düz
olan saçları kıvrıldı, kıvırcık hale geldi, ince dudakları şişti, burunları
genişledi. Afrika’nın ormanlarına yerleşen ilk insanlar, gerçekten de fiziksel
olarak daha dayanıklı hale gelmişti, ancak bir bedel ödediler: atalarının
kültürel mirasını kaybettiler, bu da medeniyetlerinin aniden çöküş yaşamasına
neden oldu. Nihayetinde bilim insanı Şabaz, halkını Afrika’nın ormanlarına
yönlendirmek suretiyle büyük bir hata yapmıştı.”[56]
[Clegg, 1997: s. 47]
İlyas
Muhammed, siyahi gururunu savunsa da, Afrika ve Afrikalılar hakkındaki kültürel
bakış açısı klişelerle tanımlı bir ırkçılıka maluldür. On dokuzuncu yüzyılda
faaliyet yürütmüş siyahi milliyetçileri olarak Alexander Crummell ve Henry
McNeal Turner ile yirminci yüzyılda Marcus Garvey’nin görüşlerinde, Muhammed’in
Afrika kültürü hakkındaki görüşlerinin önemli öncüllerini bulabiliriz.[57]
Malcolm’ın,
Muhammed’in Afrika ve Afrikalılara dair gerici görüşlerinden ideolojik ve
nihayetinde epistemolojik olarak kopuşu, İlyas’ın politik teolojisine yönelik
eleştirisinin hayati bir parçasıdır.[58] Malcolm şunları ifade eder: “İlyas
Muhammed, Afrika yanlısı tek bir laf etmemiştir. İster yazılı ister sözlü olsun
hiçbir açıklamasında, müritlerine Afrika hakkında hiçbir şey söylememiştir.
[...] O, Afrikalılar kadar beyazlara da karşıydı” (Malcolm X, 1992: s.205).
Sonuç
olarak, Malcolm’ın Muhammed’in politik teolojisini terk etmesi, İlyas’ın Afrika
ve İslam hakkındaki kendine has ırkçı fikirlerinin ve Allah’ın müdahalesine
bağlı olan yardımcı teodisesinin yeniden değerlendirilmesiyle başlar. İlyas
Muhammed’in The Theology of Time [“Zamanın Teolojisi”] adlı eserinin yayın
yönetmeni, bu son ideolojik farkı olumsuz bir şeymiş gibi dile getirir. Nasır
Makr Hâkim şöyle der: “Hâsılı kelâm, Malcolm, hem seçim sandığına hem de mermi
sandığına inanıyordu, oysa her ikisi de düşman tarafından kontrol ediliyordu, İlyas
Muhammed ise Malcolm’ın tereddütlü yaklaştığı, Allah’ın gücüne, Üstat Ferid
Muhammed’e gücüne inanıyordu.” (Muhammad, 1997: s. xv) Ayrıca, Muhammed şu tarz
bir düşünceye sahipti: “Artık açıkça görülmelidir ki, siyaset bizim
sorunlarımızı, İsrail’in Mısır’a köleliği döneminde karşılaştığı zorlukları
çözmediği gibi çözmeyecektir.”[59] Bu teolojik kılıfa bürünmüş apolitik duruş,
kesin olarak ekonomik temellere dayalıdır ve özellikle de doğrudan sonuçlar
doğurur. Malcolm’ın kopuşu sonrası bu kapitalist ekonomi boyutu, onun yüzleşmek
zorunda kalacağı önemli ideolojik sorun haline gelecektir.[60]
Muhammed’in
sağ milliyetçiliği, hiçbir şekilde ırkçılığı kapitalizmle ilişkilendirmeye
çalışmaz. Bunun yerine, Muhammed, kapitalizmle ilgili sorunun sadece siyahi
işletmeler kurmak ve desteklemek zorunluluğu olduğunu varsayar. (Muhammed,
1965) İslam Milleti’nin siyaset teolojisi, programatik politikaları ve pratik
eylemleri, kapitalizmin sistematik niteliğini ve Afrikalı-Amerikalı topluluğu
ile siyahi işçi sınıfı üzerindeki kurumsal etkisini ele almaz (Clegg, 1996: s. 49–59).
Malcolm’ın
sola kaymasıyla birlikte, İslam Milleti’ni burjuva (kapitalist) niteliği
üzerinden eleştirir. Burada daha çok felsefi bir itiraz söz konusudur. Siyahi
kapitalizmini esas alan bakış açısına sahip İlyas Muhammed’in sağ
milliyetçiliği, Martin R. Delany, Alexander Crummell, Henry M. Turner ve Marcus
Garvey gibi siyahi milliyetçilerinin klasik geleneğine eklemlenmiştir.[61] Siyahi
ırkın gururuna yapılan yoğun vurgunun aksine, Muhammed esasen muhafazakâr
(sağcı) bir Siyahi Milliyetçiliği anlayışını dile getirmektedir. (Farrar, 1999:
s. 109–130) Wilson J. Moses’ın konuyla ilgili değerlendirmesi şu şekildedir:
“Muhammed’in programları
esasen muhafazakârdı, ancak söylemi militan bir nitelikteydi. İslam Milleti,
sembolik düzeyde Amerikan toplumundan ayrışmaya çalışırken, pratik düzeyde
burjuva değerlerini benimsemiştir. Çevreyi değiştirme veya onu siyahi
Amerikalılar için daha uygun hale getirme konusunda hiçbir zaman yoğun bir çaba
ortaya koymadı”[62]
[Moses
1982, s. 208]
Muhammed’in
siyahi ırkı beyazdan ayrıştırma kararı, siyahi milletini siyahi işletmeler
aracılığıyla inşa etmeyi içeriyordu. O, böylesi bir ekonomik özerkliğin beyaz
adamı kendi haline bırakacağını, siyahi insanları ekonomik sömürüden
kurtaracağını düşünüyordu. Temel varsayım, Afrikalı-Amerikalı topluluğunun
ekonomik yapısının esasen ayrı olmasına rağmen beyaz sermayeye bağımlı olduğu
yönündeydi, yani siyahi siyasi-ekonomik düzen, esasen bir tür iç ya da yerli
sömürgecilikti.[63]
Sonuç
olarak, Muhammed’in siyasi teolojisinin hem dini hem de siyasi-ekonomik yönleri
mevcuttu. Siyahilerin ekonomik bağımsızlığının gerçekleşme olasılığı, İslam
Milleti’nin siyasi teolojisini benimsemeye, dolayısıyla, beyaz (kapitalist)
kontrolünden kaçmaya dair kolektif amaç doğrultusunda bireysel kaynakları
birleştirmeye bağlıydı. Gerçek politik-ekonomik terimlerle, tekelci
kapitalizmin gerçekliği göz önüne alındığında, Muhammed’in ekonomik politikası,
kaçışçı bir illüzyondan öteye gitmiyordu.[64] Politik-ekonomi açısındansa
milliyetçilik gömleği giymiş siyahi kapitalizmden başka bir şey değildi.[65] Hayward
Farrar, bu noktada, “İslam Milleti’nin küçük girişimci kapitalizmine dayalı
ekonomik yeterlilik programları ile küçük burjuva değer ve davranışlarında
ısrarcı olan, ayrıca ırksal entegrasyonu reddeden yaklaşımı, yalnızca klasik
siyahi milliyetçisi düşüncede değil, aynı zamanda Booker T. Washington’ın
gündeminde de kök saldı” diyerek zekice bir yorumda bulunuyor (Farrar, 1999: s.
125).
İslam
Milleti’nden ayrılmadan evvel Malcolm, Muhammed’in ekonomi analizine sahip
çıkıyordu. Konuyla ilgili değerlendirmesi şu şekildeydi:
“Muhammed, bize ortak bir
amaç etrafında nasıl birleşeceğimizi, birlikte çalışmayı öğretiyor. Diğer
şeylerin yanı sıra, ülkenin çoğu şehrinde küçük işletmelerimiz var, daha
fazlasını yaratmak istiyoruz. Bay Muhammed bize, siyahi adamın ekonomisini
nasıl geliştireceğini, birikimlerini nasıl artıracağını öğretiyor. [...] Kendi halkımızın
üreticisi, imalatçısı ve tüccarı olmayı öğrenmeliyiz: kendi sanayimize sahip
olmalıyız, kendi sanayimizi işletmeliyiz. Beyaz adam buna direniyor çünkü siyahi
adamı beyaz toplumda kendi kontrolü altında tutmak, onu kendi yasalarına tabi
kılmak istiyor. Siyahi adamı her zaman kendisine bağımlı halde tutmak istiyor. İş,
yiyecek, giysi, barınak, eğitim için kendi kapısına gelip dilenmesini arzuluyor.”
[Gallen, 1992: s. 111]
Malcolm,
İslam Milleti’nden resmen ayrıldığını 8 Mart 1964 günü duyurdu. Bu ay içinde
Malcolm, bağımsız olarak gelişen Siyahi Milliyetçiliği felsefesini ilk kez
ayrıntılı olarak tartıştı. 3 Nisan 1964’te, Malcolm, ekonomi felsefesini “Seçim
Sandığı mı Mermi Sandığı mı?” başlıklı konuşmasıyla daha da derinleştirdi.
Şimdi bu dersi, Malcolm’ın gelişen ekonomik görüşleri açısından inceleyelim.
İncelemede öncelikle, Malcolm’ın İslam Milleti sonrası siyahilerin ekonomik
durumu ile ilgili milliyetçi perspektifini, Malcolm’ın önceden katıldığı,
Muhammad’e ait siyahi kapitalist milliyetçilik görüşü ile karşılaştırmak
gerekiyor. Malcolm o konuşmasında şunları söylüyor:
“Siyahi milliyetçiliğinin
ekonomi felsefesi saf ve basittir. Bu felsefe, temelde topluluğumuzun
ekonomisini kontrol etmemiz gerektiğini söylüyor. Topluluğumuzun yaşadığı
yerlerdeki dükkân ve mağazaları neden beyazlar işletsin? Topluluğumuzun
hesaplarının bulunduğu bankaları neden beyazlar yönetsin? Topluluğumuzun
ekonomisi neden beyaz adamın elinde olsun? Neden? Madem siyahi bir adam, dükkânını
beyazların yaşadığı bir mahalleye taşıyamıyor, neden beyaz bir adam mağazasını
siyahilerin mahallesine taşımak zorunda olsun? [...] İnsanlarımız, her
seferinde paranızı topluluğunuzdan çıkarıp yaşamadığınız bir toplulukta
harcadığınızda, yaşadığınız topluluk giderek fakirleştiğini, paranızı
harcadığınız topluluğun giderek daha zengin olduğunu görmek zorunda.”
[Malcolm X, 1966a: s. 38–39]
Bu
argüman, doğrudan Muhammed’in yerli sömürgecilik konusundaki duruşuyla
uyumludur. Siyah topluluktaki işletmeler üzerindeki beyaz mülkiyeti, Afrikalı
Amerikalıların ekonomik sıkıntılarının temelinde yatan ana sorun olarak
tanımlanır.[66] Malcolm’un ekonomik analizi, bu noktada, kapitalizmin temel
yapısına yönelik bir eleştiri sunmamaktadır. Malcolm’a göre, öncelikli mesele,
kapitalizmin sistematik doğası değil, siyah topluluktaki işletmeler üzerindeki
beyaz kontrolüdür. Malcolm devam ediyor:
“Yani siyahi
milliyetçiliğinin ekonomi felsefesi, her kilisede, her sivil organizasyonda,
her kardeşlik tarikatında halkımızın topluluğumuzun ekonomisini kontrol etmenin
öneminin farkında olma zamanı geldiğini ortaya koyuyor. Eğer mağazalara
sahipseniz, işletmeleri işletiyorsak, kendi topluluğumuzda bir endüstri kurmaya
çalışırsak, o zaman kendi türümüz için istihdam yaratacak bir konuma ulaşmış
oluruz. Kendi topluluğunuzun ekonomisini kontrol altına aldığınızda, şehir merkezindeki
gariban bir beyazdan iş dilenmek, greve çıkmak, işi boykot etmek zorunda
kalmazsınız.”
[Malcolm X, 1966a: s. 39]
Şurası
açık ki Malcolm, siyasi evrimi dâhilinde, özünde İlyas Muhammed’in siyahi
kapitalizmine dair milliyetçi anlayışından kopmamıştı. Hemen ayrıldıktan sonra,
Malcolm, Muhammed’in siyahi milliyetçiliğinin ekonomisi konusundaki fikrini
destekleyen temel varsayımları yeniden değerlendirecek durumda değildi.
Malcolm’ın milliyetçilik felsefesinin diyalektik oluşumu düzensiz bir seyir
izlemişti. Ekonomik bakış açısı; Muhammed’in Afrika ile ilgili görüşlerinin
çürütülmesi, politik teoloji, teolojik antropoloji ve ırkçılık konularında
kaydedilen ilerlemelerin gerisinde kalmıştı.
Ana
tezimiz şu yöndedir: anti-kapitalist ve anti-emperyalist düşüncenin oluşum
süreci, Malcolm’daki sol milliyetçilik biçiminin somut içeriğini teşkil etmektedir.
Malcolm’ın kapitalizm eleştirisine kayıtsızlığını göz önüne aldığımızda ilk
bakışta Malcolm’ın sol milliyetçi olduğuna dair iddiamızı teyit edecek bir şeye
rastlayamıyoruz. Biz de bu yüzden Malcolm’ın nihayetinde sol milliyetçiliği
nasıl ve neden savunabildiği sorusunu soruyoruz. Diyalektik materyalist
yöntemimiz çerçevesinde, Malcolm’ın anti-kapitalist bir eleştiriye sahip
olmamasına karşın, bu sol siyahi milliyetçiliğine ulaşmasının zorunlu olduğunu
söyleyemeyiz.[67]
Malcolm’ın
sola yöneliminin yolları olarak işlev gören birkaç faktör mevcut.
Anti-kapitalizmin yanı sıra anti-emperyalizm, Malcolm’ın siyasi felsefesinin
özünü oluşturan iki temel bileşenden biri olduğundan, analizimize
anti-emperyalizmle başlıyoruz. Bununla birlikte, anti-emperyalizm ile
anti-kapitalizm arasındaki kavramsal kopukluk oldukça belirgindir. Ancak gene
de biz, Malcolm’ın anti-emperyalist bir düşünür olarak büyümesinin ve
gelişiminin, aslında onun sola, yani anti-kapitalizme doğru hareketini koşulladığını
ortaya koyabileceğimizi düşünüyoruz.[68]
Anti-emperyalizm
neden bu tarz bir işlev görmektedir? Irkçılığın Malcolm’daki anti-emperyalist
görüşlere tesirine bağlı olarak, İslam Milleti üyesi olduğu dönem boyunca o,
zamanla Muhammed’in siyasi teolojisini daha seküler (materyalist) ancak ırk
odaklı anti-emperyalist düşünceye tabi kılmıştır. Bu, onun katı teolojik bakış
açısı üzerinde yarattığı etkiyle niteliksel olarak farklı bir sonuç doğurur.
Emperyalizmin ırkçı karakteri, Malcolm’ın İslam Milleti’ndeki ırkçılığı
emperyalizmin maddi ve ideolojik yönlerine uyarlamasını zorunlu kılar.
Anti-emperyalist
mücadelelerin ırksal boyutuna vurgu yapmak suretiyle Malcolm, zımnen ırkçı
siyasi teolojiye uyum sağlasa da, nihayetinde bu anlayışla gerilim içine girer.
Bu uyum sürecinde, Malcolm, politik analizinde belirli bir esnekliğe kavuşur,
ancak aynı zamanda ırkçılığın sınırlarını zorlar. Malcolm, yalnızca ABD ve Batı
emperyalizmine karşı sesini yükseltmekle kalmaz, aynı zamanda önde gelen
anti-emperyalist savaşçılarla da bir araya gelir. Örneğin, Malcolm’ın kamuoyuna
Bandung Konferansı’nın önemiyle ilgili açıklamalar yaptığını, Kore Savaşı’nda
ABD müdahalesini eleştirdiğini, 1960’ta Fidel Castro ile görüştüğünü ve Küba
devrimine destek verdiğini görüyoruz. Ayrıca 1960’ta Malcolm, Afrika liderleri
Kenneth Kaunda, Cemal Abdünnasır, Sékou Touré ve Alex Quaison Sackey ile bir
araya gelmiştir. Harlem’de Kvame Nkruma için bir miting de düzenlemiştir.
Malcolm,
halka açık konferanslarda, Kenya’daki Mau Mau’ya da dikkat çeker, Patrice
Lumumba’nın suikastında ABD ve Batı emperyalizminin oynadığı kötü niyetli rolü
değerlendirir. Dahası, Malcolm bu iki olayı, siyahi özgürlük hareketinin
çeşitli karşılaşmalarıyla paralel olarak ilişkilendirir. Muhammed’in Afrika’yı
gerici bir şekilde “balta girmemiş orman” olarak tasvir etmesine karşın,
Malcolm’ın Afrika liderleri ve meseleleriyle sürekli ilgilenmesi İslam Milleti’nin
politik teolojisinin sınırlarını önemli ölçüde zorlamıştır.
Hac
vazifesi sonrası geleneksel İslam bayrağı altında, beyazlara yönelik ırkçı
olmayan tavır geliştirdiğini ortaya koyan açıklamalarından önce Malcolm, Castro
ve Küba devrimi konusunda oldukça olumlu düşünen bir isimdir. Muhammed’in
teodise ve beyaz demonolojisini aynı anda savunmasına rağmen, Malcolm,
Castro’yu beyaz bir adam ve dolayısıyla bir şeytan olarak tanımlamaz. Fidel ile
Hotel Theresa’daki görüşmesinden sonra (Eylül 1960), Malcolm şunları ifade
eder: “Böylesine küçük bir ülkeyi temsil eden, kendi halkı adına ABD gibi büyük
bir ülkeyle karşı karşıya gelen bir insanın samimi biri olmalıdır.” (Evanzz,
1992: s. 85). Gene de, Malcolm dini duruşunu yansıtmak adına şu cümleleri de
sözlerine ekler: “İslam Milleti, Bay Castro veya dünyadaki herhangi bir yabancı
güç ile müttefik değildir. İslam Milleti, Allah ile müttefiktir. Bu nedenle,
komünizm ile ilişkilendirilemeyiz çünkü komünizm ateisttir” (Evanzz, 1992: s. 85).
Malcolm,
ırkçılığın sınırlarını zorlar. Castro’nun beyaz bir adam olduğu gerçeğini
görmezden gelerek, Malcolm’ın Mekke yolculuğundan çok önce, bu durumda,
Muhammed’in ırkçılığını terk ettiği ve antiemperyalizmi benimsediği açığa
çıkmaktadır. Afrika özgürlük hareketiyle uyum içinde hareket eden Malcolm,
Castro’yu ve Küba devrimini antiemperyalist güçlerin yanında konumlandırır
(Reitan, 1999). Siyahi komünist Bill Epton, Malcolm’ın Castro ile görüşmesinin
önemi hakkında şu tespitleri yapmaktadır:
“Geriye dönüp
baktığımızda, bizim gibi sonrasında Malcolm ile tanışan, onunla sohbet eden ve
onu tanıyanlar, İslam Milleti içinde geçirdiği günlerin sayılı olduğunu net bir
biçimde görüyorduk. Uluslararası durumu ve ABD’de Afrikalı-Amerikalıların
sosyal sınıf konumunu açıkça idrak bir isim olarak Malcolm, politik ve düşünsel
açıdan İslam Milleti’nin o dar bakış açısının çok ötesine geçmişti.”
[Mealy, 1993: s. 19]
Castro
ile görüşmesi ve zımni bir uyum stratejisi geliştirmesiyle birlikte Malcolm,
Muhammed’in muhafazakâr apolitik duruşuyla gerilim yaşamaya başladı. Karl
Evanzz’in gerilime dair tespiti şu yönde:
“İlyas Muhammed’in telefonunu
dinleyen FBI, elçi olarak Muhammed’in 20 Eylül’de Malcolm ile Castro’nun
görüştüğü konusunda çok öfkeli olduğunu öğrendi. Görünüşe göre Muhammed,
Amerikan hükümetinin İslam Milleti’ni komünizm ile ilişkilendirmeye çalışmasından
ve 1942’de yaptığı gibi tarikatı yok etmek için bunu bir bahane olarak kullanmasından
korkuyordu” (Evanzz, 1992: s. 85).
Yanlış
bilgileri ortalığa yayma harekâtı dâhilinde FBI, aslında Malcolm’ı uluslararası
bir komploya katılmakla suçlayan bir haberi New York Journal American
gazetesine sızdırdı. Evanzz hikâyeyi şöyle aktarıyor:
“İstihbaratçılar, Malcolm
X’i ve Şikago’da kurduğu merkezi karargâhı, Nasır, Castro ve Sovyetler Birliği
lideri Nikita Hruşçev ile birlikte, Amerika’daki 20 milyon siyahinin zihnini ele
geçirmek ve onları Afrika’daki yeni bağımsız olmuş esmer ülkelerin sadakatini
kazanmada kullanmak amacıyla çevrilen ‘uluslararası entrika’ ile bağlantılı unsurlarmış
gibi göstermişlerdi.” (Evanzz, 1992: s. 87).
Malcolm’ın
Castro ile görüşmesine 28. Bölge Toplum Konseyi’nin Karşılama Komitesi aracılık
etmişti. Gazetede çıkan haber üzerine Malcolm örgütten ayrıldı (Evanzz, 1992: s.
87). Malcolm’ın önceden Castro’ya onay vermesi, ardından, görüşmeye aracılık eden
örgütten ayrılmasıyla birlikte açığa diyalektik bir çelişki çıkıyor: burada
Malcolm, hem ırkçı olmayan politik teolojinin sınırlarını zorluyor hem de
örgütsel disipline uyum sağlıyor. Muhammed’in endişelerine rağmen, Malcolm’ın
Castro’yu bir anti-emperyalist savaşçı olarak kucakladığını, Castro’nun
beyazlığının bir engel teşkil etmediğini görüyoruz.
29
Mayıs 1964 itibarıyla, Malcolm’ın emperyalizmin mekanikleri ve karmaşıklığı
konusundaki bilgisi hızla gelişme kaydetti. Artık emperyalizmi kapitalizm ve
ırkçılıkla ilişkilendiriyordu:
“Bugün sömürgeciliğin
zincirlerinden kurtulmakta olan tüm ülkeler yüzlerini sosyalizme çeviriyorlar.
Bunun tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Sömürgeci güç olarak karşımızda duran
ülkelerin çoğu ise kapitalist ülkelerdir. Günümüzde kapitalizmin son kalesi
Amerika’dır. Bir beyaz insanın kapitalizme inanıp ırkçılığa inanmaması mümkün
değildir. Kapitalizm, ırkçılık olmadan var olamaz.”
[Malcolm X, 1966a: s. 69]
Malcolm’da
anti-emperyalizmin, onun anti-kapitalizmi kavrama yönünde kaydettiği ilerlemede
belirleyici unsur olduğuna hiç şüphe yok. George Breitman’ın yerinde tespitiyle:
“Malcolm, siyahi
Müslümanların ulaşabilecekleri yere kadar ulaştıkları sonucuna vardı. Kendisi,
artık daha da ileri gitmek istiyordu. Aktif mücadeleye katılmak, onu ideolojik
olarak etkilemek ve devrimleştirmek niyetindeydi. Yeni temeller üzerinde yeni bir
hareket inşa etmek istiyordu, bu nedenle tüm fikirlerini gözden geçirdi,
bazılarını muhafaza ederken, bazılarını değiştirdi, bazılarını ise bir kenara
attı. O, solculaşmaya başladı. [...] Dünyadaki siyahi, kahverengi, sarı
ve kırmızı insanları Afrikalı-Amerikalıların başlıca müttefikleri olarak
gördüğünü söyledi. Ama sonra aynı zamanda kendi deyimiyle ‘militan beyaz’
Amerikalılarla ittifak olasılıklarını da değerlendirmeye başladı. [...] Tüm
bunlar, onu bütünleşmeyi savunan bir ‘entegrasyonist’ yapmadı. Ama bu, onun ‘beyaz
adam düşmandır’ diyen o basit formülün ötesine geçmesini sağladı. Bu, onu
ırkçılığın nedenlerini düşünmeye ve incelemeye, onun bir gün ortadan kaldırılma
olasılığını görmeye yöneltti. Bu, aynı zamanda Malcolm’ı Amerika’daki
kapitalist toplumun ve dünya kapitalizminin doğasını her daim siyahi insanların
çıkarlarının nasıl korunabileceği ve geliştirilebileceği açısından incelemeye
yöneltti.”[69]
[Breitman vd., 1991: s. 122–124. İtalikler bize ait]
Bu
ilerleme, Malcolm’ın Afrika’ya yaptığı iki seyahatle daha da hızlandı.
Yolculuklarında Malcolm, Afrika’da birçok anti-emperyalist sosyalist ile tanıştı.
Bu devrimci düşünürlerin/aktivistlerin birçoğu, davalarına sadık
antikapitalistlerdi. Malcolm’ın anlayışı, artık Afrika’daki emperyalizmin
ötesine geçmeye başlıyordu:
“Asya ülkeleri artık ya
komünist ya da sosyalist. İçlerinde artık kapitalist ülke kalmadı.
Bağımsızlığını kazanmış ve bir tür sosyalist sistem geliştirmiş hemen her ülke,
bu gelişmenin tesadüfi olmadığını ortaya koyuyor. [...] Hiçbiri, kapitalist
sistemi benimsemiyor çünkü benimseyemeyeceklerini biliyorlar. Kapitalist bir
sistemi ancak akbaba iseniz işletebilirsiniz.”
[Malcolm X, 1966a: s. 120–121]
Bu
karşılaşmalar, Malcolm’ın sadece ırkçılıkla değil, aynı zamanda emperyalizm ile
kapitalizm arasındaki organik bağları anlamasına da yardımcı oldu. Malcolm’ın
pekiştirdiği en önemli ilişkilerden biri, Tanzanya’dan Abdürrahman Muhammed
Babu’yla olan ilişkisiydi. Babu’nun bir yoldaşı bize şunları söylüyor:
“Babu ve Malcolm X, Temmuz
1964’te, yeni kurulan Afrika’nın Birliği Örgütü’nün (OAU) ikinci Zirvesi’nde
Kahire’de buluştular ve bu zirve, Bağlantısızlar Hareketi Zirvesi’ni izledi.
İki devrimci buluşurken, Malcolm X’in New York’un Harlem semtindeki topluluğu alevlerle
boğuşuyordu. [...] Babu, Malcolm X’in iki amacı gerçekleştirmesine yardımcı
oldu: Üçüncü Dünya’nın (Başkan Julius Nyerere gibi) anti-emperyalist
liderleriyle görüşüp tartışmak, ardından halkını savaşta yönlendirmek üzere
evine dönmek.”[70]
[Malcolm X ve Abdul Rahman Babu]
13
Aralık 1964’te Malcolm, Babu’yu Afrikalı-Amerikalıların Birliği Örgütü (OAAU) huzurunda
bir ders vermeye davet etti. Tanzanya Ekonomik Kalkınma Bakanı olan Babu,
devrimci bir anti-emperyalist ve sosyalistti. Ayrıca, Babu’nun anti-kapitalist
tutumu, tümüyle kapitalizme yönelik Marksist eleştiriyi temel almaktaydı.[71]
Zanzibar’daki devrime liderlik eden Babu, adayı Tanganyika ile birleştirerek
Tanzanya’yı meydana getirdi. Babu aynı zamanda, Malcolm’ın Afrika’nın Birliği
Örgütü toplantısında sunduğu öneriye Afrikalı devlet başkanlarının destek
vermesinde önemli bir rol oynadı. Bu öneri, ABD’de siyahilere yönelik baskı ve
zulmün kınanması yönünde bir karar alınmasıyla ilgiliydi. Malcolm’ın OAU toplantısına
sunduğu öneri, yurttaş hakları hareketini uluslararası insan hakları platformuna
taşıma çabalarının önemli bir parçasıydı.
13
Aralık 1964’teki aynı toplantıda Chè Guevara da Afrikalı-Amerikalıların Birliği
Örgütü (OAAU) huzurunda bir konuşma yapmayı planlamıştı. Toplantıya katılamayan
Chè dayanışma mesajı gönderdi. Malcolm’ın İslam Milleti’yle uyum içerisinde
hareket ettiği önceki dönem dikkate alındığında Malcolm’ın Küba devrimi
konusundaki tepkisinin epey öğretici olduğunu söyleyebiliriz. Chè’yi bir
müttefik olarak anarken, Malcolm şunları söylüyordu:
“Sen ve ben, birlikte, insanların,
durumların, örgütlerin ve hükümetlerin ağırlığını kendi başımıza tartmalıyız. Başkasının
bize düşmanlarımızın ve arkadaşlarımızın kim olacağını söylemesine izin
vermeyelim. Ben devrimciyi severim. Bu ülkedeki en devrimci adamlardan biri,
arkadaşımız Şeyh Babu ile birlikte buraya gelmek üzereydi ama fikrini
değiştirdi.”
[Malcolm X, 1966a: s. 102]
Malcolm,
özellikle anti-kapitalizme yönelimini maddi içerik olarak göz önünde
bulundurarak, “siyahi milliyetçiliği” terimini yeniden değerlendirmeye tabi
tutmaya devam etti. Nihayetinde Malcolm, siyaset felsefesini yeterince ifade
edebilecek devrimci bir isim olarak “Siyahi Milliyetçiliği” teriminin
geçerliliğini sorguladı. Malcolm’ın düşüncesi şu şekildeydi:
“Eskiden siyahi
milliyetçiliği, siyahi adamın kendi topluluğunun ekonomisini, siyaseti vb.
kontrol etmesi gerektiğini söyleyen fikir olarak tanımlıyordum. Ama Mayıs
ayında, Gana’da, kelimenin tam anlamıyla militan ve devrimci olan Cezayir
büyükelçisiyle konuşuyordum. [...] Ona siyaset, toplum ve iktisatla alakalı
felsefemin siyahi milliyetçiliği olduğunu söylediğimde, bana şu çok net soruyu
sordu: ‘Peki, bu siyahi milliyetçiliği seni nereye götürdü?’ Bu soruyu
soruyordu çünkü beyazdı. Bir Afrikalıydı, ama aynı zamanda bir Cezayirliydi. Görünüm
olarak beyazdı. Bana ‘madem amacın siyahi milliyetçiliğinin zafere ulaşması, o
vakit bu siyahi milliyetçiliğinin seni nereye götürdüğünü görmelisin. Bu görüş,
Fas, Mısır, Irak, Moritanya’daki devrimcileri nereye götürüyor?’ dedi. Böylece,
yeryüzünde var olan sömürü sistemlerini her türlü gerekli yöntemle devirmeye
kendini adamış gerçek devrimciler olan birçok insanı kendimden nasıl koparttığımı
bana gösterdi. Bu yüzden siyahi milliyetçiliğinin tanımını yeniden düşünmek ve
değerlendirmek zorunda kaldım.”
[Breitman, 1967: s. 64–65]
Buradan
şu sonuca ulaşmak gerekiyor: Malcolm’ın siyaset felsefesine dair her türden eleştirel
çalışma, onun diyalektik devrimci oluşum sürecinin devam ettiğini kabul etmek
zorundadır. Malcolm’ın suikastına gelince, bu büyük trajedi, onu siyaset
felsefesinin özünü ve biçimini daha da geliştirme olasılığından mahrum bırakmıştır.
Malcolm’ın trajik ölümü ışığında, “solcu siyahi milliyetçiliği” tabiri artık
pek çok açıdan yetersizdir. Bu tabir, devrimci düşünceye doğru ilerleyen diyalektik
hareketi dâhilinde birden ortaya çıkmış, hareketsiz bir momenti ifade
etmektedir.
John H. McClendon Ill
Stephen C. Ferguson Il
[Kaynak:
Malcolm X: From Political Eschatology to Religious Revolutionary, Yayına
Hz.: Dustin J. Byrd ve Seyed Javad Miri, Brill, 2016, s. 37-90.]
Dipnotlar:
[51] Ayrıca bkz.: Wilson Jeremiah Moses, Black Messiahs and Uncle Toms:
Social and Literary Manipulations of a Religious Myth. (University
Park: Pennsylvania State University Press, 1982).
[52]
Bu görüş şu türden tarihsel değerlendirmelerde ve hatıratlarda karşımıza
çıkıyor: George Breitman, The Last Year of Malcolm X, 64–65; William
Strickland, Malcolm X Make It Plain (New York: Viking, 1994): 154–155,
176–177; and Gerald Horne, Race Woman: The Lives of Shirley Graham Du
Bois (New York: New York University Press, 2000): s. 187–188.
[53]
Bkz.: Malcolm X, “There Is a Worldwide Revolution Going On” in Bruce Perry,
ed., Malcolm X: The Last Speeches (New York: Pathfinder Press, 1989):
E.U. Eissen-Udom, Black Nationalism: The Search for an Identity in America (Şikago:
University of Chicago Press, 1962): s. 164–167; ve Earl Ofari Hutchinson, “The
Continuing Myth of Black Capitalism” The Black Scholar 23.1 (Kış-Bahar
1993): s. 16–21.
[54]
Malcolm X, “Our People Identify with Africa”, yayına hz.: Bruce Perry, Malcolm
X: The Last Speeches içinde (New York: Pathfinder Press, 1989): s. 91–107; ve
Malcolm X, “Educate Our People in the Science of Politics”, yayına hz.:
Steve Clark, February 1965, The Final Speeches: Malcolm X içinde (New
York: Pathfinder, 1992): s. 93–95. Malcolm’ın siyahi kimliği ilgili
görüşlerinin diyalektik gelişimi konusunda akademide üretilmiş ikincil bir
kaynak için bkz.: Liz Mazucci, “Malcolm X, Going Back to Our Own:
Interpreting Malcolm X’s Transition from ‘Black Asiatic’ to Afro-American” Souls
7.1 (2005): s. 66–83.
[55]
Malcolm X at University of Ghana (13 Mayıs 1964) Malcolmxfiles.
[56]
1968’de İlyas Muhammed, Afrikalı-Amerikalı topluluğu içerisinde Afrikalı
kimliği ve kültürel milliyetçiliğe yönelik artan ilgiye cevap olarak, İslam
Milleti üyelerine Afrikalı giysileri giymemeleri, saçlarını kıvırcık
yapmamaları talimatını verdi. Ona göre Afrika kültürünü bu türden sergileme
pratikleri, siyahi Amerika’yı işgal etmiş “gayri medeni” ve “yabani” kültürleri
örnekliyordu. Bkz.: Yayına hz.: Edward E. Curtis,Encyclopedia of
Muslim-American History (New York: Infobase Publishing, 2010): s. 157.
[57]
Muhammed’in Afrika kültürüyle ilgili görüşlerini tüm yönleriyle tartışan çalışmalar
için bkz.: Tunde Adeleke, UnAfrican Americans: 19th Century Black
Nationalists and the Civilizing Mission (Lexington: University Press of
Kentucky, 1998): Wilson Jeremiah Moses, Classical Black Nationalism:
from the American Revolution to Marcus Garvey (New York: New York
University Press, 1996); ve Judith Stein, The World of Marcus Garvey: Race
and Class in Modern Society (Baton Rouge: Louisiana State University
Press, 1986).
[58]
Aralık 1962 gibi geç bir tarihte Malcolm şunları söylüyordu: “Sayın İlyas
Muhammed, siyahi adamın bugünkü saçının elli bin yıl önceki gibi göründüğünü,
saçımızın, kaşımızın aynı olduğunu söylüyor. Sizin de fark edeceğiniz üzere
zencilerin düzdür. Saçlarının kıvırcık olmasının bir önemi yok, kaşları düzdür.
Saçı da kaşı da kıvırcık bir zenci görüyorsanız aslında o başka bir türdür. Her
şey tarihte olup bitti. Sayın İlyas Muhammed’in bize öğrettiği her şey tarihi
temel alıyor.” Bkz.: Malcolm X ve Karim, s. 72.
[59]
Elijah Muhammad, The Fall of America (Chicago: Muhammad’s Temple of
Islam No. 2, 1973): s. 2. Malcolm’ın siyaset konusunda birbiriyle çelişen
görüşleri konusunda bkz.: Malcolm X, “Educate Our People in the Science of
Politics ” yayına hz.: Steve Clark, February 1965, The Final Speeches:
Malcolm X içinde (New York: Pathfinder, 1992).
[60]
Claude Andrew Clegg, “Rebuilding the Nation: The Life and Work of Elijah
Muhammad” The Black Scholar 26. 3–4, (Güz-Kış 1996): s. 49–59. (İslam
Milleti’ne ait işletmelerde işçilere yapılan ödemeler konusunda kitaptaki
sekizinci dipnota bakınız.)
[61]
Nell Irvin Painter, “Martin R Delany: Elitism and Nationalism” yayına hz.: Leon
Litwack ve August Meier, Black Leaders of the Nineteenth Century içinde (Urbana:
University of Illinois Press, 1988): s. 149–172; Wilson J. Moses, Alexander
Crummell: A Study of Civilization and Discontent (New York: Oxford
University Press, 1989); Stephen W. Angell, “Henry McNeal Turner –
Conservative? Radical? Or Independent?,” s. 25–50; Judith Stein, The World
of Marcus Garvey: Race and Class in Modern Society (Baton Rouge:
Louisiana State University Press, 1986); Earl Ofari Hutchinson, The Myth of
Black Capitalism (New York: Monthly Review Press, 1970).
[62]
Benzer bir değerlendirme için bkz.: Lawrence L. Tyler, “The Protestant Ethic
among the Black Muslims” Phylon 27.1 (1. çeyrek, 1966): s. 5–14.
[63]
Charles Pinderhughes, “Toward a New Theory of Internal Colonialism” Socialism
and Democracy 25.1 (Mart, 2011): s. 235–256; Donald J. Harris, “The Black
Ghetto As Internal Colony: a Theoretical Critique and Alternative
Formulation,” The Review of Black Political Economy 2.4 (Eylül 1972): s.
3–33; ve J.H. O’Dell, “Colonialism and the Negro American Experience,”
6.4, Freedomways (Güz, 1966): s. 296–308.
[64]
Wilson Jeremiah Moses, Black Messiahs and Uncle Toms: Social and Literary
Manipulations of a Religious Myth (University Park: Pennsylvania State
University Press, 1982): 208; ve Frank M. Wright, “The National
Question: A Marxist Critique,” The Black Scholar 5.5 (1974): s. 45–53.
[65]
Lawrence L. Tyler, “The Protestant Ethic among the Black Muslims” Phylon 27.1
(1. çeyrek 1966): s. 5–14; Robert L Allen, Black Awakening in Capitalist
America (Garden City, New York: Doubleday, 1969); ve August Meier, Negro
Thought in America, 1880–1915: Racial Ideologies in the Age of Booker T.
Washington (Ann Arbor: University of Michigan Press, 1966).
[66]
Donald Harris, “The Black Ghetto as Internal Colony: A Theoretical Critique and
Alternative Formulation,” The Review of Black Political Economy 2.4 (Yaz
1972): s. 3–33; James Boggs, “The Myth and Irrationality of Black Capitalism” The
Review of Black Political Economy 1.1 (Bahar-Yaz 1970): s. 27–35.
[67]
Siyahi kapitalizmini temel alan, Malcolm sonrasında oluşmuş siyahi milliyetçiliğine
dair bir örnek için bkz.: “Roy Innis: From Left-wing Radical to Right-wing
Extremist” The Journal of Blacks in Higher Education 30 (30 Nisan
2003): s. 69. Roy Innis, “Separatist Economics: A New Social Contract”, yayına
hz.: William F. Haddad ve G. Douglas Pugh, Black Economic Development
içinde (Englewood Cliffs: Prentice-Hall, 1969): s. 50–59. Ayrıca bkz.:
Joshua D. Farrington, “‘Build Baby Build’: Conservative Nationalist, Free
Enterprise, and the Nixon Administration”, yayına hz.: Laura Jane Gifford ve
Daniel K. Williams, The Right Side of the Sixties: Examining
Conservatism’s Decade of Transformation içinde (New York: Palgrave
Macmillan, 2012): s. 61–80.
[68]
Bu noktada biz George Breitman’ın değerlendirmesine katılıyoruz: “Bilhassa kendisini
Mekke’deki dindar Müslümanlardan daha fazla etkilemiş olan Afrikalı
devrimcilerle yürüttüğü tartışmalarla başlayan düşünme sürecinin eseri olan
fikirler ve çalışmalar üzerinden, Malcolm’ın, kapitalizmin ırkçılığın sebebi
olduğu, ırkçılıktan arınmış bir kapitalizmin olmayacağı, bu sebeple, hem siyahi
Amerikalıların hem de Afrikalı, Asyalı ve Latin Amerikalıların sosyalizmi bir
hedef olarak ciddiye almaları gerektiği sonucuna ulaştığını söyleyebiliriz.” George
Breitman, Herman Porter ve Baxter Smith, The Assassination of Malcolm
X (New York: Pathfinder Press, 1991): s. 124.
[69]
Brightman’ın analizinin özeti için bkz: “Myths about Malcolm X” başlıklı bölüm,
George Breitman, Herman Porter ve Baxter Smith, The Assassination of Malcolm
X içinde (New York: Pathfinder Press, 1991): s. 109–130. Alıntı kitabın 122.
ve 124. sayfalar arasındaki kısmından.
[70]
“Malcolm X and Abdul Rahman Babu” Assata Shakur Forums (12 Ağustos 2006)
Assatashakur.
[71]
Babu’nun sosyalist görüşleri konusunda bkz.: Abdul Rahman Mohamed Babu, Salma
Babu ve Amrit Wilson. The Future That Works: Selected Writings of A.M. Babu.
Trenton, nj: Africa World Press, 2002; Abdul Rahman Mohamed Babu, African
Socialism or Socialist Africa? Londra: Zed Press, 1981.
Kaynakça:
Adeleke, Tunde. UnAfrican Americans: 19th Century Black Nationalists and the
Civilizing Mission. Lexington: University Press of Kentucky, 1998.
Allen,
Jr., Ernest. “Religious Heterodoxy and Nationalist Tradition: The Continuing Evolution
of the Nation of Islam.” The Black Scholar 26, Sayı. 3–4 (Güz/Kış,
1996): s. 2–34.
Angell,
Stephen W. “Henry McNeal Turner – Conservative? Radical? Or Independent?” yayına
hz.: Peter Eisenstadt, Black Conservatism: Essays and Intellectual and
Political History içinde (New York: Garland Publishers, 1999): s. 25–50.
Baraka,
Amiri. “Malcolm as Ideology”, yayına hz.: Joe Wood, Malcolm X: in Our Own
Image içinde. New York: St. Martin’s Press, 1992.
Yayına
hz.: Bracey, Jr., John H. August Meier ve Elliot Rudwick, Black Nationalism
in America. Indianapolis: Bobbs-Merrill, 1970.
Breitman,
George. The Last Year of Malcolm X. New York: Merit Publishers, 1967. George
Breitman, Herman Potter ve Baxter Smith, The Assassination of Malcolm X.
New York: Pathfinder Press, 1991.
Bonds,
Michael. “Black Political Power Reassessed: Race, Politics, and Federal Funds.”
Journal of African American Studies 11, Sayı. 3–4 (Aralık, 2007): s. 189–203.
Bush,
Roderick D. The End of White World Supremacy: Black Internationalism and the
Problem of the Color Line. Philadelphia: Temple University Press, 2009.
Clarke,
John Henrik, A. Peter Bailey ve Earl Grant. Malcolm X: The Man and His Times.
New York: Macmillan, 1969.
Clegg
III, Claude A. “Rebuilding the Nation: The Life and Work of Elijah Muhammad” The
Black Scholar 26, Sayı. 3–4 (Güz/Kış, 1996): s. 49–59.
Clegg
III, Claude A. An Original Man: the Life and Times of Elijah Muhammad.
New York: St. Martin’s Press, 1997.
Curtis
IV, Edward E. “Islamizing the Black Body: Ritual and Power in Elijah Muhammad’s
Nation of Islam.” Religion and American Culture: The Journal of
Interpretation 12, Sayı. 2 (2002): s. 167–196.
Collins,
Patricia Hill. “Learning to Think for Ourselves: Malcolm X’s Black Nationalism Reconsidered”,
yayına hz.: Joe Wood, Malcolm X: In Our Own Image içinde (New York: St.
Martin’s Press, 1992): s. 59–85.
Delany,
Martin R. Principia of Ethnology: The Origin of Races and Color With an
Archaeological Compendium of Ethiopian and Egyptian Civilization, From Years of
Careful Examination and Enquiry. Philadelphia: Harper & Brother,
Publishers, 1879.
Dulaney,
W. Marvin. “Documenting the Life and Legacy of Malcolm X” (Review of Manning Marable
ve Garrett Felber, The Portable Malcolm X Reader) The Journal of
African American History 98, Sayı. 4 (Güz, 2013): s. 602–608.
Eissen-Udom,
E.U. Black Nationalism: The Search for an Identity in America. Şikago: University
of Chicago Press, 1962.
Ellis,
Catherine ve Stephen Smith. Say It Loud: Great Speeches on Civil Rights and African
American Identity. New York: New Press, 2010.
Evanzz,
Karl. The Judas Factor: The Plot to Kill Malcolm X. New York: Thunder’s
Mouth Press, 1992.
Farrar,
Hayward. “Radical Rhetoric Conservative Reality: The Nation of Islam As an American
Conservative Formation”, yayına hz.: Peter Eisenstadt, Black Conservatism:
Essays and Intellectual and Political History içinde (New York: Garland
Publishers, 1999): s. 109–130.
Flick,
Hank. “Malcolm X: The Destroyer and Maker of Myths.” Journal of Black
Studies 12, Sayı. 2 (Aralık, 1981): s. 166–181.
Flick,
Hank ve Larry Powell. “Animal Imagery in the Rhetoric of Malcolm X.” Journal
of Black Studies 18, Sayı. 4 (Haziran, 1988): s. 435–451.
Fuentes-Nieva,
Ricardo ve Nicholas Galasso. “Working the Few: Political Capture and Economic
Inequality.” Oxfam International Report (20 Ocak 2014) Oxfam.
Gallen,
David. Malcolm X: As They Knew Him. New York: Carroll & Graf, 1992,
yayına hz.: de la Garza, Rudolph O., Z. Anthony Kruszewski ve Tomãs Arciniega, Chicanos
and Native Americans: The Territorial Minorities. Englewood Cliffs:
Prentice Hall, 1973.
Gilbert,
Michele A. “Race, Location, and Education: The Election of Black Mayors in the
1990s.” Journal of Black Studies 36, Sayı. 3 (Ocak, 2006).
Green,
Rodney D., Maie Kouassi ve Belinda Mambo. “Housing, Race, and Recovery from
Hurricane Katrina.” The Review of Black Political Economy 40, Sayı. 2 (Haziran,
2013): s. 145–163.
Hamilton,
Derek ve William Darity, Jr. “Can Baby Bonds Eliminate the Racial Wealth Gap in
Putative Post-Racial America?” Review of Black Political Economy 37, Sayı.
3–4 (2010): s. 207–216.
Horne,
Gerald. “‘Myth’ in the Making of ‘Malcolm X,’” The American Historical
Review 98, Sayı. 2 (Nisan, 1993): s. 440–450.
Pedro
de la Hoz, Africa in the Cuban revolution: Our Search for Full Justice.
Habana: Instituto Cubano Del Libro, 2005.
Yayına
hz.: Jenkins, Robert L. ve Mfanya Donald Tryman, The Malcolm X Encyclopedia.
Westport: Greenwood press, 2002.
Jones,
Mack H. “Empowerment in Atlanta: Myth and Reality Black Political Empowerment in
Atlanta: Myth and Reality.” Annals of the Academy of Political and Social
Science 439 (Eylül, 1978).
Jones,
William R. Is God a White Racist? A Preamble to Black Theology. Boston:
Beacon Press, 1998.
Karim,
Benjamin, Peter Skutches ve David Gallen. Remembering Malcolm: The Story of
Malcolm X from inside the Muslim Mosque by his Assistant Minister Benjamin Karim.
New York: Carroll and Graf Publishers, Inc., 1992.
Knight,
Frederick. “Justifiable Homicide, Police Brutality, or Government Repression? The
1962 Los Angeles Police Shooting of Seven Members of the Nation of Islam” The
Journal of Negro History 79, Sayı. 2 (Bahar, 1994): s. 191.
Kochlar,
Rakesh, Richard Fry ve Paul Taylor. “Twenty to One: Wealth Gaps Rise to Record
Time Between Whites, Blacks, Hispanics.” (Washington, DC: Pew Research Center,
2011).
Kraus,
Neil ve Todd Swanstrom. “Minority Mayors and the Hollow-Prize Problem.” Political
Science and Politics 34, Sayı. 1 (Mart, 2001): s. 99–105.
Malcolm
X. “God’s Judgment of White America (The Chickens Come Home to Roost),” The Black Commentator (4 Aralık 1963).
———
Malcolm X Speech at University of Ghana (13 Mayıs 1964) Malcolmfiles.
———
By Any Means Necessary; Speeches, Interviews, and a Letter. New York:
Pathfinder Press, 1970a.
———
Malcolm X on Afro-American History. New York: Pathfinder Press, 1970b.
———
Malcolm X Talks to Young People. New York: Pathfinder Press, 1989a.
———
February 1965: The Final Speeches. New York: Pathfinder, 1992.
———
Malcolm X Speaks: Selected Speeches and Statements, yayına hz.: George
Breitman, New York: Rove Press, 1966a.
———
(Alex Haley’ye aktarıldığı biçimiyle). The Autobiography of Malcolm X.
New York: Random House, 1966b.
———
The End of White World Supremacy. New York: Merlin House, 1971.
———
Malcolm X: The Last Speeches, yayına hz.: Bruce Perry, New York:
Pathfinder, 1989b.
Marable,
Manning. Malcolm X: A Life of Reinvention. New York: Penguin Group,
2011.
Marcus,
Anthony. Malcolm X and the Third American Revolution: The Writings of George
Breitman. Amherst: Humanity Books, 2005.
Mealy,
Rosemari. Fidel & Malcolm X: Memories of a Meeting. New York: Ocean
Press, 1993.
Moses,
Wilson Jeremiah. Black Messiahs and Uncle Toms: Social and Literary
Manipulations of a Religious Myth. University Park: Pennsylvania State
University Press, 1982.
Moses,
Wilson Jeremiah. The Golden Age of Black Nationalism, 1820–1925. New
York; Oxford: Oxford University Press, 1988.
Moses,
Wilson Jeremiah. Classical Black Nationalism: from the American Revolution
to Marcus Garvey. New York: New York University Press, 1996.
Muhammad,
Elijah. The Supreme Wisdom, Vol. 1: Solution to the So-Called “Negroes” Problem.
Şikago: University of Islam, 1957a.
Muhammad,
Elijah. The Supreme Wisdom, Vol. 2: What Every American So-Called
Negro Should Know About. Chesapeake, Virginia: ECA Associates, 1957b.
Muhammad,
Elijah. Message to the Black Man in America. Şikago: Muhammad Mosque of
Islam, Sayı. 2, 1965.
Muhammad,
Elijah. How to Eat to Live, Book 1. Phoenix, Arizona: Secretarius MEMP Ministries,
1967.
Muhammad,
Elijah. The Theology of Time: (The Secret of the Time). Atlanta:
Secretarius M.E.M.P.S, 1997.
Ovenden,
Kevin. Malcolm X: Socialism and Black Nationalism. Londra: Bookmarks, 1992.
Painter,
Nell Irvin. “Martin R Delany: Elitism and Nationalism” , yayına hz.: Leon
Litwack ve August Meier, Black Leaders of the Nineteenth Century içinde (Urbana:
University of Illinois press, 1988), s. 149–172.
Reitan,
Ruth. The Rise and Decline of an Alliance: Cuba and African American leaders
in the 1960s. East Lansing: Michigan State University Press, 1999.
Robinson,
Eugene. Disintegration: The Splintering of Black America. New York:
Doubleday, 2010.
Robinson,
Dean E. Black Nationalism in American Politics and Thought. New York: Cambridge
University Press, 2001.
Stein,
Judith. The World of Marcus Garvey: Race and Class in Modern Society.
Baton Rouge: Louisiana State University Press, 1986.
Sales,
Jr., William W. From Civil Rights to Black Liberation: Malcolm X and the
Organization of Afro-America Unity. Boston: South End Press, 1999.
Saunders,
Lisa. “Employment and Earnings: A Case Study of Urban Detroit.” The Review of
Black Political Economy 39, Sayı. 1 (Mart, 2012): s. 107–119.
Smith,
R. Drew. “Black Religious Nationalism and the Politics of Transcendence.” Journal
of the American Academy of Religion 66, Sayı. 3 (Sonbahar, 1998): s. 533–547.
Strickland,
William ve Cheryll Y. Greene. Malcolm X, Make It Plain. New York:
Viking, 1994.
Sundiata,
I.K. Brothers and Strangers: Black Zion, Black Slavery, 1914–1940. Durham,
North Carolina: Duke University Press, 2003.
Swain,
Jr., Johnnie Dee “Black Mayors: Urban Decline and the Underclass.” Journal
of Black Studies 24, Sayı. 1 (Eylül 1993): s. 16–28.
Taylor,
James Lance Black Nationalism in the United States: From Malcolm X to Barack
Obama. Boulder, Colorado: Lynne Rienner Publishers, 2011.
Yayına
hz.: Terrill, Robert, The Cambridge Companion to Malcolm X. Cambridge,
MA: Cambridge University Press, 2010.
Tippett,
Jones-DeWeever, Rockeymoore, Hamilton ve Darity. Beyond Broke: Why Closing the
Racial Wealth Gap is a Priority for National Economic Security. Washington
D.C.; Center for Global Policy Solutions, 2014.
Turner,
Richard Brent. Islam in the African-American Experience. Bloomington:
Indiana University Press, 1997.
Yayına
hz.: Van Deburg, William L., Modern Black Nationalism: from Marcus Garvey to
Louis Farrakhan. New York: New York University Press, 1997.
Washington,
Jr., Joseph R. The Politics of God. Boston: Beacon Press, 1969.
Valerie
Rawlston Wilson, “Introduction to the 2014 Equality Index.” Yayına hz.: Hardy,
Chanelle P., 2014 State of Black America: One Nation Underemployed:
Jobs Rebuild America içinde, New York: National Urban League, 2014.
Wolfenstein, Eugene. The Victims of Democracy: Malcolm X and the Black Revolution. New York: The Guilford Press, 1993.
Wright, Lewis Edward. The Political Thought of Elijah Muhammad: Innovation and Continuity in Western Tradition. Diss. Howard University, 1987.


0 Yorum:
Yorum Gönder