27 Şubat 2026

,

Siyahi Milliyetçiliği, Afrika’nın Birliği İdeolojisi ve Antiemperyalist Mücadele


O trajik cinayetten bir ay önce, 19 Ocak 1965’te bir televizyon kanalına verdiği röportajda Malcolm, İlyas Muhammed’ın güçlü etkisi konusunda şu türden açık ve dürüst bir değerlendirmeye yapar:

“İlyas Muhammed, kendisini bize Allah tarafından ziyaret edilmiş, O’nun eliyle eğitilmiş, Allah’ın bizzat Amerika’daki siyahi halkın sorunlarıyla ilgili bir analiz bahşedilmiş, aynı Allah tarafından bir çözüm sunulmuş bir peygamber olarak tanıttı. Ben de ona inanan bir insan olarak, aslında onun Allah’ın eğitip halkımızın Amerika’daki sorunlarını çözmekle görevlendirdiği biri olduğunu düşünüyordum.”[51]

[Gallen, 1992: s. 179–180]

İslam Milleti’ndeki ırkçılıktan koptuğu dönüşüm sürecinin başlangıç aşamasında, Malcolm’daki evrensellik ilkesine dair anlayış, dünyanın dört bir yanındaki farklı ırk grupları arasında eşitliğin temeli olarak geleneksel İslam’ı benimsemesinde somut ifadesine kavuştu. Bu bağlamda, Malcolm’ın seküler (materyalist) siyahi milliyetçiliğini esas alan siyaset felsefesi, insanlığın evrenselliği ve ırklar arasındaki eşitlik konusundaki görüşlerini, İslam çerçevesinin ötesine taşımakta ve anti-emperyalist enternasyonalizmi benimsemektedir. Karşılıklı dışlayıcı (ırkçı) ilkeleri reddetmesinin yanı sıra, Malcolm da ilerleyen süreçte insan haklarını Afrikalı-Amerikalıların özgürlük mücadelesinin temel unsuru olarak dile getirmektedir. Aslında, Malcolm’ın yürüttüğü insan hakları kampanyası, onun siyaset felsefesinin merkez unsuru olarak öne çıkmaktadır.[52] Mısır’da bulunurken Malcolm şunları söyler:

“22 milyon Afrikalı-Amerikalının ortak hedefi, insan olarak saygı görmek, Allah’ın bahşettiği insan olma hakkına sahip olmaktır. Bizim müşterek hedefimiz, Amerika’nın bize vermediği insan haklarını elde etmektir. Önce insan hakları verilene dek Amerika’da yurttaş haklarını elde edemeyeceğiz. Biz önce insan kabul edileceğiz. Bizi insan kabul edene dek kimse bizi yurttaş kabul etmeyecek”

[Clarke vd., 1969: s. 304]

Yeni geliştirdiği felsefi zemin üzerinden Malcolm, ırkçı dogma konusunda öncelikle kapitalizmin ve emperyalizmin yapısal özelliklerini ve sistemik karakterini tanımlamak zorunda olduğunu gördü. Kapitalizmin ve emperyalizmin ırkçılıkla ve ulusal baskıyla arasındaki bağın tespit edilmesi şarttı.

Siyahi milliyetçiliğinin içerik olarak sağcı, şekil olaraksa ırkçı olduğu gerçeklikte, Malcolm’ın sol milliyetçiliği, o antiemperyalist ve antikapitalist tavrıyla, farklı bir siyasi-ekonomik yöne yönelmesi, teoloji dışı bir boyut kazanması gerekiyordu.[53]

Ayrıca, Malcolm’ın kapitalizmle emperyalizmin ırkçılık ve ulusal baskıyla ilişkisine dair eleştirisi, Afrikalı-Amerikalı kimliğine yüklenen anlam üzerinde de derin bir etkiye yol açtı. Bu eleştiri, bilhassa Afrika kültürüyle bağların kurulduğu, Afrika’nın birliğini savunan hareketin güçlendiği momentte önemliydi. Bu siyasi önem, her şeyden evvel Afrika’nın kurtuluş mücadelesinin ve Afrika’nın birliği mücadelesinin antiemperyalist ruhundan kaynaklanıyordu.[54] 13 Mayıs 1964’te, Gana Üniversitesi’nde yaptığı bir konuşmada Malcolm, emperyalizmin Afrika’daki konumuna dair bir yorumda bulunur, aynı zamanda Afrika’nın politika ve kültür sahasında elde ettiği başarıların Afrikalı-Amerikalılar için sahip olduğu önem ile bu kesimin Afrika’yla birleşmesi ile ilgili fikirlerini aktarır:

“Amerikalılar veya diğer emperyalistler ya da yirminci yüzyıl sömürgecileri, Afrikalıların serveti altın ve gümüşle ölçmelerini sağlamaya devam ettikçe, toprağın değerini gerçekten ölçme fırsatına hiçbir zaman sahip olamayacaklardır, Batılı güçlere ihtiyaç duyanın kendileri olduğunu düşünmeye devam edeceklerdir; oysa Batılı güçlerin, Afrika olarak bilinen bu kıtaya ve halkına muhtaç olduklarını düşünmeleri gerekmektedir.”

Devamında Malcolm şunları söyler:

“Başkan Nkruma, Amerika’daki hükümetin istemediği bir şeyi yapıyor, Afrika’yı yeniden bir imaja sahip olmasını sağlıyor. Afrika’yı, Afrika imajı ile gururlandırıyor. Afrika, Afrika imajından gurur duyduğu her an ve bu olumlu imaj yurtdışında yansıtıldığında, Amerika’da yaşayan ve şimdiye dek Afrika hakkında sadece olumsuz bir görüşe sahip olmuş olan siyahilerin Afrika’daki kardeşleri ile ilgili anlayışı doğalında olumluya döner. Böylece Amerika’daki siyahilerin kendileriyle ilgili görüşleri de olumsuzdan olumluya evrilir.”[55]

[Malcolm, Gana Üniversitesi, 1964]

Malcolm’a göre Nkruma’nın çabaları, kültür emperyalizmiyle bağlantılı ırkçılığa darbe indiriyordu.

“Afrika üzerinde tam kontrol sahibi olan Avrupa’nın sömürgeci güçleri, Afrika’nın imajını olumsuz bir şekilde takdim ettiler. Afrika’yı her daim olumsuz bir şey olarak gösterdiler: durmadan balta girmemiş ormanlarda yaşayan yabanilerden, yamyamlardan, medeniyet yüzü görmemiş mahlukattan bahsettiler.”

[Malcolm X, 1970: s. 73]

Malcolm’ın Afrika imajının kültürel değeri üzerine yaptığı müdahale, Muhammed’den düşünce düzleminde koptuğunun diğer bir delilidir. İslam Milleti’nden kopan Malcolm, ABD’deki siyahilerin Afrika kökenli olduğunu söyleyen Muhammed’in mitik (idealize edilmiş) anlatımını reddeder. Muhammed’i incelemiş önemli bir akademisyen olarak Claude Clegg’in aktardığına göre, Muhammed, Afrika’ya yerleşen ilk kabilenin Şabaz kabilesi olduğunu, kabile’nin Mısır ve Etiyopya’nın güneyine yerleştiğini söylemektedir.

“Şabaz, kabilesinin insanın yaşamadığı yerleri keşfetmesini önerdi. Şabaz’ın düşüncesine göre kabile, Afrika’nın balta girmemiş ormanlarında uzun süre yaşarsa her türlü zorlukla başa çıkacak güce ve dayanıklılığa kavuşacağını düşünüyordu. [...] Binlerce yıl boyunca, göçmenlerin fenotipi değişti. Artık atalarına benzemiyorlardı. Düz olan saçları kıvrıldı, kıvırcık hale geldi, ince dudakları şişti, burunları genişledi. Afrika’nın ormanlarına yerleşen ilk insanlar, gerçekten de fiziksel olarak daha dayanıklı hale gelmişti, ancak bir bedel ödediler: atalarının kültürel mirasını kaybettiler, bu da medeniyetlerinin aniden çöküş yaşamasına neden oldu. Nihayetinde bilim insanı Şabaz, halkını Afrika’nın ormanlarına yönlendirmek suretiyle büyük bir hata yapmıştı.”[56]

[Clegg, 1997: s. 47]

İlyas Muhammed, siyahi gururunu savunsa da, Afrika ve Afrikalılar hakkındaki kültürel bakış açısı klişelerle tanımlı bir ırkçılıka maluldür. On dokuzuncu yüzyılda faaliyet yürütmüş siyahi milliyetçileri olarak Alexander Crummell ve Henry McNeal Turner ile yirminci yüzyılda Marcus Garvey’nin görüşlerinde, Muhammed’in Afrika kültürü hakkındaki görüşlerinin önemli öncüllerini bulabiliriz.[57]

Malcolm’ın, Muhammed’in Afrika ve Afrikalılara dair gerici görüşlerinden ideolojik ve nihayetinde epistemolojik olarak kopuşu, İlyas’ın politik teolojisine yönelik eleştirisinin hayati bir parçasıdır.[58] Malcolm şunları ifade eder: “İlyas Muhammed, Afrika yanlısı tek bir laf etmemiştir. İster yazılı ister sözlü olsun hiçbir açıklamasında, müritlerine Afrika hakkında hiçbir şey söylememiştir. [...] O, Afrikalılar kadar beyazlara da karşıydı” (Malcolm X, 1992: s.205).

Sonuç olarak, Malcolm’ın Muhammed’in politik teolojisini terk etmesi, İlyas’ın Afrika ve İslam hakkındaki kendine has ırkçı fikirlerinin ve Allah’ın müdahalesine bağlı olan yardımcı teodisesinin yeniden değerlendirilmesiyle başlar. İlyas Muhammed’in The Theology of Time [“Zamanın Teolojisi”] adlı eserinin yayın yönetmeni, bu son ideolojik farkı olumsuz bir şeymiş gibi dile getirir. Nasır Makr Hâkim şöyle der: “Hâsılı kelâm, Malcolm, hem seçim sandığına hem de mermi sandığına inanıyordu, oysa her ikisi de düşman tarafından kontrol ediliyordu, İlyas Muhammed ise Malcolm’ın tereddütlü yaklaştığı, Allah’ın gücüne, Üstat Ferid Muhammed’e gücüne inanıyordu.” (Muhammad, 1997: s. xv) Ayrıca, Muhammed şu tarz bir düşünceye sahipti: “Artık açıkça görülmelidir ki, siyaset bizim sorunlarımızı, İsrail’in Mısır’a köleliği döneminde karşılaştığı zorlukları çözmediği gibi çözmeyecektir.”[59] Bu teolojik kılıfa bürünmüş apolitik duruş, kesin olarak ekonomik temellere dayalıdır ve özellikle de doğrudan sonuçlar doğurur. Malcolm’ın kopuşu sonrası bu kapitalist ekonomi boyutu, onun yüzleşmek zorunda kalacağı önemli ideolojik sorun haline gelecektir.[60]

Muhammed’in sağ milliyetçiliği, hiçbir şekilde ırkçılığı kapitalizmle ilişkilendirmeye çalışmaz. Bunun yerine, Muhammed, kapitalizmle ilgili sorunun sadece siyahi işletmeler kurmak ve desteklemek zorunluluğu olduğunu varsayar. (Muhammed, 1965) İslam Milleti’nin siyaset teolojisi, programatik politikaları ve pratik eylemleri, kapitalizmin sistematik niteliğini ve Afrikalı-Amerikalı topluluğu ile siyahi işçi sınıfı üzerindeki kurumsal etkisini ele almaz (Clegg, 1996: s. 49–59).

Malcolm’ın sola kaymasıyla birlikte, İslam Milleti’ni burjuva (kapitalist) niteliği üzerinden eleştirir. Burada daha çok felsefi bir itiraz söz konusudur. Siyahi kapitalizmini esas alan bakış açısına sahip İlyas Muhammed’in sağ milliyetçiliği, Martin R. Delany, Alexander Crummell, Henry M. Turner ve Marcus Garvey gibi siyahi milliyetçilerinin klasik geleneğine eklemlenmiştir.[61] Siyahi ırkın gururuna yapılan yoğun vurgunun aksine, Muhammed esasen muhafazakâr (sağcı) bir Siyahi Milliyetçiliği anlayışını dile getirmektedir. (Farrar, 1999: s. 109–130) Wilson J. Moses’ın konuyla ilgili değerlendirmesi şu şekildedir:

“Muhammed’in programları esasen muhafazakârdı, ancak söylemi militan bir nitelikteydi. İslam Milleti, sembolik düzeyde Amerikan toplumundan ayrışmaya çalışırken, pratik düzeyde burjuva değerlerini benimsemiştir. Çevreyi değiştirme veya onu siyahi Amerikalılar için daha uygun hale getirme konusunda hiçbir zaman yoğun bir çaba ortaya koymadı”[62]

[Moses 1982, s. 208]

Muhammed’in siyahi ırkı beyazdan ayrıştırma kararı, siyahi milletini siyahi işletmeler aracılığıyla inşa etmeyi içeriyordu. O, böylesi bir ekonomik özerkliğin beyaz adamı kendi haline bırakacağını, siyahi insanları ekonomik sömürüden kurtaracağını düşünüyordu. Temel varsayım, Afrikalı-Amerikalı topluluğunun ekonomik yapısının esasen ayrı olmasına rağmen beyaz sermayeye bağımlı olduğu yönündeydi, yani siyahi siyasi-ekonomik düzen, esasen bir tür iç ya da yerli sömürgecilikti.[63]

Sonuç olarak, Muhammed’in siyasi teolojisinin hem dini hem de siyasi-ekonomik yönleri mevcuttu. Siyahilerin ekonomik bağımsızlığının gerçekleşme olasılığı, İslam Milleti’nin siyasi teolojisini benimsemeye, dolayısıyla, beyaz (kapitalist) kontrolünden kaçmaya dair kolektif amaç doğrultusunda bireysel kaynakları birleştirmeye bağlıydı. Gerçek politik-ekonomik terimlerle, tekelci kapitalizmin gerçekliği göz önüne alındığında, Muhammed’in ekonomik politikası, kaçışçı bir illüzyondan öteye gitmiyordu.[64] Politik-ekonomi açısındansa milliyetçilik gömleği giymiş siyahi kapitalizmden başka bir şey değildi.[65] Hayward Farrar, bu noktada, “İslam Milleti’nin küçük girişimci kapitalizmine dayalı ekonomik yeterlilik programları ile küçük burjuva değer ve davranışlarında ısrarcı olan, ayrıca ırksal entegrasyonu reddeden yaklaşımı, yalnızca klasik siyahi milliyetçisi düşüncede değil, aynı zamanda Booker T. Washington’ın gündeminde de kök saldı” diyerek zekice bir yorumda bulunuyor (Farrar, 1999: s. 125).

İslam Milleti’nden ayrılmadan evvel Malcolm, Muhammed’in ekonomi analizine sahip çıkıyordu. Konuyla ilgili değerlendirmesi şu şekildeydi:

“Muhammed, bize ortak bir amaç etrafında nasıl birleşeceğimizi, birlikte çalışmayı öğretiyor. Diğer şeylerin yanı sıra, ülkenin çoğu şehrinde küçük işletmelerimiz var, daha fazlasını yaratmak istiyoruz. Bay Muhammed bize, siyahi adamın ekonomisini nasıl geliştireceğini, birikimlerini nasıl artıracağını öğretiyor. [...] Kendi halkımızın üreticisi, imalatçısı ve tüccarı olmayı öğrenmeliyiz: kendi sanayimize sahip olmalıyız, kendi sanayimizi işletmeliyiz. Beyaz adam buna direniyor çünkü siyahi adamı beyaz toplumda kendi kontrolü altında tutmak, onu kendi yasalarına tabi kılmak istiyor. Siyahi adamı her zaman kendisine bağımlı halde tutmak istiyor. İş, yiyecek, giysi, barınak, eğitim için kendi kapısına gelip dilenmesini arzuluyor.”

[Gallen, 1992: s. 111]

Malcolm, İslam Milleti’nden resmen ayrıldığını 8 Mart 1964 günü duyurdu. Bu ay içinde Malcolm, bağımsız olarak gelişen Siyahi Milliyetçiliği felsefesini ilk kez ayrıntılı olarak tartıştı. 3 Nisan 1964’te, Malcolm, ekonomi felsefesini “Seçim Sandığı mı Mermi Sandığı mı?” başlıklı konuşmasıyla daha da derinleştirdi. Şimdi bu dersi, Malcolm’ın gelişen ekonomik görüşleri açısından inceleyelim. İncelemede öncelikle, Malcolm’ın İslam Milleti sonrası siyahilerin ekonomik durumu ile ilgili milliyetçi perspektifini, Malcolm’ın önceden katıldığı, Muhammad’e ait siyahi kapitalist milliyetçilik görüşü ile karşılaştırmak gerekiyor. Malcolm o konuşmasında şunları söylüyor:

“Siyahi milliyetçiliğinin ekonomi felsefesi saf ve basittir. Bu felsefe, temelde topluluğumuzun ekonomisini kontrol etmemiz gerektiğini söylüyor. Topluluğumuzun yaşadığı yerlerdeki dükkân ve mağazaları neden beyazlar işletsin? Topluluğumuzun hesaplarının bulunduğu bankaları neden beyazlar yönetsin? Topluluğumuzun ekonomisi neden beyaz adamın elinde olsun? Neden? Madem siyahi bir adam, dükkânını beyazların yaşadığı bir mahalleye taşıyamıyor, neden beyaz bir adam mağazasını siyahilerin mahallesine taşımak zorunda olsun? [...] İnsanlarımız, her seferinde paranızı topluluğunuzdan çıkarıp yaşamadığınız bir toplulukta harcadığınızda, yaşadığınız topluluk giderek fakirleştiğini, paranızı harcadığınız topluluğun giderek daha zengin olduğunu görmek zorunda.”

[Malcolm X, 1966a: s. 38–39]

Bu argüman, doğrudan Muhammed’in yerli sömürgecilik konusundaki duruşuyla uyumludur. Siyah topluluktaki işletmeler üzerindeki beyaz mülkiyeti, Afrikalı Amerikalıların ekonomik sıkıntılarının temelinde yatan ana sorun olarak tanımlanır.[66] Malcolm’un ekonomik analizi, bu noktada, kapitalizmin temel yapısına yönelik bir eleştiri sunmamaktadır. Malcolm’a göre, öncelikli mesele, kapitalizmin sistematik doğası değil, siyah topluluktaki işletmeler üzerindeki beyaz kontrolüdür. Malcolm devam ediyor:

“Yani siyahi milliyetçiliğinin ekonomi felsefesi, her kilisede, her sivil organizasyonda, her kardeşlik tarikatında halkımızın topluluğumuzun ekonomisini kontrol etmenin öneminin farkında olma zamanı geldiğini ortaya koyuyor. Eğer mağazalara sahipseniz, işletmeleri işletiyorsak, kendi topluluğumuzda bir endüstri kurmaya çalışırsak, o zaman kendi türümüz için istihdam yaratacak bir konuma ulaşmış oluruz. Kendi topluluğunuzun ekonomisini kontrol altına aldığınızda, şehir merkezindeki gariban bir beyazdan iş dilenmek, greve çıkmak, işi boykot etmek zorunda kalmazsınız.”

[Malcolm X, 1966a: s. 39]

Şurası açık ki Malcolm, siyasi evrimi dâhilinde, özünde İlyas Muhammed’in siyahi kapitalizmine dair milliyetçi anlayışından kopmamıştı. Hemen ayrıldıktan sonra, Malcolm, Muhammed’in siyahi milliyetçiliğinin ekonomisi konusundaki fikrini destekleyen temel varsayımları yeniden değerlendirecek durumda değildi. Malcolm’ın milliyetçilik felsefesinin diyalektik oluşumu düzensiz bir seyir izlemişti. Ekonomik bakış açısı; Muhammed’in Afrika ile ilgili görüşlerinin çürütülmesi, politik teoloji, teolojik antropoloji ve ırkçılık konularında kaydedilen ilerlemelerin gerisinde kalmıştı.

Ana tezimiz şu yöndedir: anti-kapitalist ve anti-emperyalist düşüncenin oluşum süreci, Malcolm’daki sol milliyetçilik biçiminin somut içeriğini teşkil etmektedir. Malcolm’ın kapitalizm eleştirisine kayıtsızlığını göz önüne aldığımızda ilk bakışta Malcolm’ın sol milliyetçi olduğuna dair iddiamızı teyit edecek bir şeye rastlayamıyoruz. Biz de bu yüzden Malcolm’ın nihayetinde sol milliyetçiliği nasıl ve neden savunabildiği sorusunu soruyoruz. Diyalektik materyalist yöntemimiz çerçevesinde, Malcolm’ın anti-kapitalist bir eleştiriye sahip olmamasına karşın, bu sol siyahi milliyetçiliğine ulaşmasının zorunlu olduğunu söyleyemeyiz.[67]

Malcolm’ın sola yöneliminin yolları olarak işlev gören birkaç faktör mevcut. Anti-kapitalizmin yanı sıra anti-emperyalizm, Malcolm’ın siyasi felsefesinin özünü oluşturan iki temel bileşenden biri olduğundan, analizimize anti-emperyalizmle başlıyoruz. Bununla birlikte, anti-emperyalizm ile anti-kapitalizm arasındaki kavramsal kopukluk oldukça belirgindir. Ancak gene de biz, Malcolm’ın anti-emperyalist bir düşünür olarak büyümesinin ve gelişiminin, aslında onun sola, yani anti-kapitalizme doğru hareketini koşulladığını ortaya koyabileceğimizi düşünüyoruz.[68]

Anti-emperyalizm neden bu tarz bir işlev görmektedir? Irkçılığın Malcolm’daki anti-emperyalist görüşlere tesirine bağlı olarak, İslam Milleti üyesi olduğu dönem boyunca o, zamanla Muhammed’in siyasi teolojisini daha seküler (materyalist) ancak ırk odaklı anti-emperyalist düşünceye tabi kılmıştır. Bu, onun katı teolojik bakış açısı üzerinde yarattığı etkiyle niteliksel olarak farklı bir sonuç doğurur. Emperyalizmin ırkçı karakteri, Malcolm’ın İslam Milleti’ndeki ırkçılığı emperyalizmin maddi ve ideolojik yönlerine uyarlamasını zorunlu kılar.

Anti-emperyalist mücadelelerin ırksal boyutuna vurgu yapmak suretiyle Malcolm, zımnen ırkçı siyasi teolojiye uyum sağlasa da, nihayetinde bu anlayışla gerilim içine girer. Bu uyum sürecinde, Malcolm, politik analizinde belirli bir esnekliğe kavuşur, ancak aynı zamanda ırkçılığın sınırlarını zorlar. Malcolm, yalnızca ABD ve Batı emperyalizmine karşı sesini yükseltmekle kalmaz, aynı zamanda önde gelen anti-emperyalist savaşçılarla da bir araya gelir. Örneğin, Malcolm’ın kamuoyuna Bandung Konferansı’nın önemiyle ilgili açıklamalar yaptığını, Kore Savaşı’nda ABD müdahalesini eleştirdiğini, 1960’ta Fidel Castro ile görüştüğünü ve Küba devrimine destek verdiğini görüyoruz. Ayrıca 1960’ta Malcolm, Afrika liderleri Kenneth Kaunda, Cemal Abdünnasır, Sékou Touré ve Alex Quaison Sackey ile bir araya gelmiştir. Harlem’de Kvame Nkruma için bir miting de düzenlemiştir.

Malcolm, halka açık konferanslarda, Kenya’daki Mau Mau’ya da dikkat çeker, Patrice Lumumba’nın suikastında ABD ve Batı emperyalizminin oynadığı kötü niyetli rolü değerlendirir. Dahası, Malcolm bu iki olayı, siyahi özgürlük hareketinin çeşitli karşılaşmalarıyla paralel olarak ilişkilendirir. Muhammed’in Afrika’yı gerici bir şekilde “balta girmemiş orman” olarak tasvir etmesine karşın, Malcolm’ın Afrika liderleri ve meseleleriyle sürekli ilgilenmesi İslam Milleti’nin politik teolojisinin sınırlarını önemli ölçüde zorlamıştır.

Hac vazifesi sonrası geleneksel İslam bayrağı altında, beyazlara yönelik ırkçı olmayan tavır geliştirdiğini ortaya koyan açıklamalarından önce Malcolm, Castro ve Küba devrimi konusunda oldukça olumlu düşünen bir isimdir. Muhammed’in teodise ve beyaz demonolojisini aynı anda savunmasına rağmen, Malcolm, Castro’yu beyaz bir adam ve dolayısıyla bir şeytan olarak tanımlamaz. Fidel ile Hotel Theresa’daki görüşmesinden sonra (Eylül 1960), Malcolm şunları ifade eder: “Böylesine küçük bir ülkeyi temsil eden, kendi halkı adına ABD gibi büyük bir ülkeyle karşı karşıya gelen bir insanın samimi biri olmalıdır.” (Evanzz, 1992: s. 85). Gene de, Malcolm dini duruşunu yansıtmak adına şu cümleleri de sözlerine ekler: “İslam Milleti, Bay Castro veya dünyadaki herhangi bir yabancı güç ile müttefik değildir. İslam Milleti, Allah ile müttefiktir. Bu nedenle, komünizm ile ilişkilendirilemeyiz çünkü komünizm ateisttir” (Evanzz, 1992: s. 85).

Malcolm, ırkçılığın sınırlarını zorlar. Castro’nun beyaz bir adam olduğu gerçeğini görmezden gelerek, Malcolm’ın Mekke yolculuğundan çok önce, bu durumda, Muhammed’in ırkçılığını terk ettiği ve antiemperyalizmi benimsediği açığa çıkmaktadır. Afrika özgürlük hareketiyle uyum içinde hareket eden Malcolm, Castro’yu ve Küba devrimini antiemperyalist güçlerin yanında konumlandırır (Reitan, 1999). Siyahi komünist Bill Epton, Malcolm’ın Castro ile görüşmesinin önemi hakkında şu tespitleri yapmaktadır:

“Geriye dönüp baktığımızda, bizim gibi sonrasında Malcolm ile tanışan, onunla sohbet eden ve onu tanıyanlar, İslam Milleti içinde geçirdiği günlerin sayılı olduğunu net bir biçimde görüyorduk. Uluslararası durumu ve ABD’de Afrikalı-Amerikalıların sosyal sınıf konumunu açıkça idrak bir isim olarak Malcolm, politik ve düşünsel açıdan İslam Milleti’nin o dar bakış açısının çok ötesine geçmişti.”

[Mealy, 1993: s. 19]

Castro ile görüşmesi ve zımni bir uyum stratejisi geliştirmesiyle birlikte Malcolm, Muhammed’in muhafazakâr apolitik duruşuyla gerilim yaşamaya başladı. Karl Evanzz’in gerilime dair tespiti şu yönde:

“İlyas Muhammed’in telefonunu dinleyen FBI, elçi olarak Muhammed’in 20 Eylül’de Malcolm ile Castro’nun görüştüğü konusunda çok öfkeli olduğunu öğrendi. Görünüşe göre Muhammed, Amerikan hükümetinin İslam Milleti’ni komünizm ile ilişkilendirmeye çalışmasından ve 1942’de yaptığı gibi tarikatı yok etmek için bunu bir bahane olarak kullanmasından korkuyordu” (Evanzz, 1992: s. 85).

Yanlış bilgileri ortalığa yayma harekâtı dâhilinde FBI, aslında Malcolm’ı uluslararası bir komploya katılmakla suçlayan bir haberi New York Journal American gazetesine sızdırdı. Evanzz hikâyeyi şöyle aktarıyor:

“İstihbaratçılar, Malcolm X’i ve Şikago’da kurduğu merkezi karargâhı, Nasır, Castro ve Sovyetler Birliği lideri Nikita Hruşçev ile birlikte, Amerika’daki 20 milyon siyahinin zihnini ele geçirmek ve onları Afrika’daki yeni bağımsız olmuş esmer ülkelerin sadakatini kazanmada kullanmak amacıyla çevrilen ‘uluslararası entrika’ ile bağlantılı unsurlarmış gibi göstermişlerdi.” (Evanzz, 1992: s. 87).

Malcolm’ın Castro ile görüşmesine 28. Bölge Toplum Konseyi’nin Karşılama Komitesi aracılık etmişti. Gazetede çıkan haber üzerine Malcolm örgütten ayrıldı (Evanzz, 1992: s. 87). Malcolm’ın önceden Castro’ya onay vermesi, ardından, görüşmeye aracılık eden örgütten ayrılmasıyla birlikte açığa diyalektik bir çelişki çıkıyor: burada Malcolm, hem ırkçı olmayan politik teolojinin sınırlarını zorluyor hem de örgütsel disipline uyum sağlıyor. Muhammed’in endişelerine rağmen, Malcolm’ın Castro’yu bir anti-emperyalist savaşçı olarak kucakladığını, Castro’nun beyazlığının bir engel teşkil etmediğini görüyoruz.

29 Mayıs 1964 itibarıyla, Malcolm’ın emperyalizmin mekanikleri ve karmaşıklığı konusundaki bilgisi hızla gelişme kaydetti. Artık emperyalizmi kapitalizm ve ırkçılıkla ilişkilendiriyordu:

“Bugün sömürgeciliğin zincirlerinden kurtulmakta olan tüm ülkeler yüzlerini sosyalizme çeviriyorlar. Bunun tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Sömürgeci güç olarak karşımızda duran ülkelerin çoğu ise kapitalist ülkelerdir. Günümüzde kapitalizmin son kalesi Amerika’dır. Bir beyaz insanın kapitalizme inanıp ırkçılığa inanmaması mümkün değildir. Kapitalizm, ırkçılık olmadan var olamaz.”

[Malcolm X, 1966a: s. 69]

Malcolm’da anti-emperyalizmin, onun anti-kapitalizmi kavrama yönünde kaydettiği ilerlemede belirleyici unsur olduğuna hiç şüphe yok. George Breitman’ın yerinde tespitiyle:

“Malcolm, siyahi Müslümanların ulaşabilecekleri yere kadar ulaştıkları sonucuna vardı. Kendisi, artık daha da ileri gitmek istiyordu. Aktif mücadeleye katılmak, onu ideolojik olarak etkilemek ve devrimleştirmek niyetindeydi. Yeni temeller üzerinde yeni bir hareket inşa etmek istiyordu, bu nedenle tüm fikirlerini gözden geçirdi, bazılarını muhafaza ederken, bazılarını değiştirdi, bazılarını ise bir kenara attı. O, solculaşmaya başladı. [...] Dünyadaki siyahi, kahverengi, sarı ve kırmızı insanları Afrikalı-Amerikalıların başlıca müttefikleri olarak gördüğünü söyledi. Ama sonra aynı zamanda kendi deyimiyle ‘militan beyaz’ Amerikalılarla ittifak olasılıklarını da değerlendirmeye başladı. [...] Tüm bunlar, onu bütünleşmeyi savunan bir ‘entegrasyonist’ yapmadı. Ama bu, onun ‘beyaz adam düşmandır’ diyen o basit formülün ötesine geçmesini sağladı. Bu, onu ırkçılığın nedenlerini düşünmeye ve incelemeye, onun bir gün ortadan kaldırılma olasılığını görmeye yöneltti. Bu, aynı zamanda Malcolm’ı Amerika’daki kapitalist toplumun ve dünya kapitalizminin doğasını her daim siyahi insanların çıkarlarının nasıl korunabileceği ve geliştirilebileceği açısından incelemeye yöneltti.”[69]

[Breitman vd., 1991: s. 122–124. İtalikler bize ait]

Bu ilerleme, Malcolm’ın Afrika’ya yaptığı iki seyahatle daha da hızlandı. Yolculuklarında Malcolm, Afrika’da birçok anti-emperyalist sosyalist ile tanıştı. Bu devrimci düşünürlerin/aktivistlerin birçoğu, davalarına sadık antikapitalistlerdi. Malcolm’ın anlayışı, artık Afrika’daki emperyalizmin ötesine geçmeye başlıyordu:

“Asya ülkeleri artık ya komünist ya da sosyalist. İçlerinde artık kapitalist ülke kalmadı. Bağımsızlığını kazanmış ve bir tür sosyalist sistem geliştirmiş hemen her ülke, bu gelişmenin tesadüfi olmadığını ortaya koyuyor. [...] Hiçbiri, kapitalist sistemi benimsemiyor çünkü benimseyemeyeceklerini biliyorlar. Kapitalist bir sistemi ancak akbaba iseniz işletebilirsiniz.”

[Malcolm X, 1966a: s. 120–121]

Bu karşılaşmalar, Malcolm’ın sadece ırkçılıkla değil, aynı zamanda emperyalizm ile kapitalizm arasındaki organik bağları anlamasına da yardımcı oldu. Malcolm’ın pekiştirdiği en önemli ilişkilerden biri, Tanzanya’dan Abdürrahman Muhammed Babu’yla olan ilişkisiydi. Babu’nun bir yoldaşı bize şunları söylüyor:

“Babu ve Malcolm X, Temmuz 1964’te, yeni kurulan Afrika’nın Birliği Örgütü’nün (OAU) ikinci Zirvesi’nde Kahire’de buluştular ve bu zirve, Bağlantısızlar Hareketi Zirvesi’ni izledi. İki devrimci buluşurken, Malcolm X’in New York’un Harlem semtindeki topluluğu alevlerle boğuşuyordu. [...] Babu, Malcolm X’in iki amacı gerçekleştirmesine yardımcı oldu: Üçüncü Dünya’nın (Başkan Julius Nyerere gibi) anti-emperyalist liderleriyle görüşüp tartışmak, ardından halkını savaşta yönlendirmek üzere evine dönmek.”[70]

[Malcolm X ve Abdul Rahman Babu]

13 Aralık 1964’te Malcolm, Babu’yu Afrikalı-Amerikalıların Birliği Örgütü (OAAU) huzurunda bir ders vermeye davet etti. Tanzanya Ekonomik Kalkınma Bakanı olan Babu, devrimci bir anti-emperyalist ve sosyalistti. Ayrıca, Babu’nun anti-kapitalist tutumu, tümüyle kapitalizme yönelik Marksist eleştiriyi temel almaktaydı.[71] Zanzibar’daki devrime liderlik eden Babu, adayı Tanganyika ile birleştirerek Tanzanya’yı meydana getirdi. Babu aynı zamanda, Malcolm’ın Afrika’nın Birliği Örgütü toplantısında sunduğu öneriye Afrikalı devlet başkanlarının destek vermesinde önemli bir rol oynadı. Bu öneri, ABD’de siyahilere yönelik baskı ve zulmün kınanması yönünde bir karar alınmasıyla ilgiliydi. Malcolm’ın OAU toplantısına sunduğu öneri, yurttaş hakları hareketini uluslararası insan hakları platformuna taşıma çabalarının önemli bir parçasıydı.

13 Aralık 1964’teki aynı toplantıda Chè Guevara da Afrikalı-Amerikalıların Birliği Örgütü (OAAU) huzurunda bir konuşma yapmayı planlamıştı. Toplantıya katılamayan Chè dayanışma mesajı gönderdi. Malcolm’ın İslam Milleti’yle uyum içerisinde hareket ettiği önceki dönem dikkate alındığında Malcolm’ın Küba devrimi konusundaki tepkisinin epey öğretici olduğunu söyleyebiliriz. Chè’yi bir müttefik olarak anarken, Malcolm şunları söylüyordu:

“Sen ve ben, birlikte, insanların, durumların, örgütlerin ve hükümetlerin ağırlığını kendi başımıza tartmalıyız. Başkasının bize düşmanlarımızın ve arkadaşlarımızın kim olacağını söylemesine izin vermeyelim. Ben devrimciyi severim. Bu ülkedeki en devrimci adamlardan biri, arkadaşımız Şeyh Babu ile birlikte buraya gelmek üzereydi ama fikrini değiştirdi.”

[Malcolm X, 1966a: s. 102]

Malcolm, özellikle anti-kapitalizme yönelimini maddi içerik olarak göz önünde bulundurarak, “siyahi milliyetçiliği” terimini yeniden değerlendirmeye tabi tutmaya devam etti. Nihayetinde Malcolm, siyaset felsefesini yeterince ifade edebilecek devrimci bir isim olarak “Siyahi Milliyetçiliği” teriminin geçerliliğini sorguladı. Malcolm’ın düşüncesi şu şekildeydi:

“Eskiden siyahi milliyetçiliği, siyahi adamın kendi topluluğunun ekonomisini, siyaseti vb. kontrol etmesi gerektiğini söyleyen fikir olarak tanımlıyordum. Ama Mayıs ayında, Gana’da, kelimenin tam anlamıyla militan ve devrimci olan Cezayir büyükelçisiyle konuşuyordum. [...] Ona siyaset, toplum ve iktisatla alakalı felsefemin siyahi milliyetçiliği olduğunu söylediğimde, bana şu çok net soruyu sordu: ‘Peki, bu siyahi milliyetçiliği seni nereye götürdü?’ Bu soruyu soruyordu çünkü beyazdı. Bir Afrikalıydı, ama aynı zamanda bir Cezayirliydi. Görünüm olarak beyazdı. Bana ‘madem amacın siyahi milliyetçiliğinin zafere ulaşması, o vakit bu siyahi milliyetçiliğinin seni nereye götürdüğünü görmelisin. Bu görüş, Fas, Mısır, Irak, Moritanya’daki devrimcileri nereye götürüyor?’ dedi. Böylece, yeryüzünde var olan sömürü sistemlerini her türlü gerekli yöntemle devirmeye kendini adamış gerçek devrimciler olan birçok insanı kendimden nasıl koparttığımı bana gösterdi. Bu yüzden siyahi milliyetçiliğinin tanımını yeniden düşünmek ve değerlendirmek zorunda kaldım.”

[Breitman, 1967: s. 64–65]

Buradan şu sonuca ulaşmak gerekiyor: Malcolm’ın siyaset felsefesine dair her türden eleştirel çalışma, onun diyalektik devrimci oluşum sürecinin devam ettiğini kabul etmek zorundadır. Malcolm’ın suikastına gelince, bu büyük trajedi, onu siyaset felsefesinin özünü ve biçimini daha da geliştirme olasılığından mahrum bırakmıştır. Malcolm’ın trajik ölümü ışığında, “solcu siyahi milliyetçiliği” tabiri artık pek çok açıdan yetersizdir. Bu tabir, devrimci düşünceye doğru ilerleyen diyalektik hareketi dâhilinde birden ortaya çıkmış, hareketsiz bir momenti ifade etmektedir.

John H. McClendon Ill
Stephen C. Ferguson Il

[Kaynak: Malcolm X: From Political Eschatology to Religious Revolutionary, Yayına Hz.: Dustin J. Byrd ve Seyed Javad Miri, Brill, 2016, s. 37-90.]

Dipnotlar:
[51] Ayrıca bkz.: Wilson Jeremiah Moses, Black Messiahs and Uncle Toms: Social and Literary Manipulations of a Religious Myth. (University Park: Pennsylvania State University Press, 1982).

[52] Bu görüş şu türden tarihsel değerlendirmelerde ve hatıratlarda karşımıza çıkıyor: George Breitman, The Last Year of Malcolm X, 64–65; William Strickland, Malcolm X Make It Plain (New York: Viking, 1994): 154–155, 176–177; and Gerald Horne, Race Woman: The Lives of Shirley Graham Du Bois (New York: New York University Press, 2000): s. 187–188.

[53] Bkz.: Malcolm X, “There Is a Worldwide Revolution Going On” in Bruce Perry, ed., Malcolm X: The Last Speeches (New York: Pathfinder Press, 1989): E.U. Eissen-Udom, Black Nationalism: The Search for an Identity in America (Şikago: University of Chicago Press, 1962): s. 164–167; ve Earl Ofari Hutchinson, “The Continuing Myth of Black Capitalism” The Black Scholar 23.1 (Kış-Bahar 1993): s. 16–21.

[54] Malcolm X, “Our People Identify with Africa”, yayına hz.: Bruce Perry, Malcolm X: The Last Speeches içinde (New York: Pathfinder Press, 1989): s. 91–107; ve Malcolm X, “Educate Our People in the Science of Politics”, yayına hz.: Steve Clark, February 1965, The Final Speeches: Malcolm X içinde (New York: Pathfinder, 1992): s. 93–95. Malcolm’ın siyahi kimliği ilgili görüşlerinin diyalektik gelişimi konusunda akademide üretilmiş ikincil bir kaynak için bkz.: Liz Mazucci, “Malcolm X, Going Back to Our Own: Interpreting Malcolm X’s Transition from ‘Black Asiatic’ to Afro-American” Souls 7.1 (2005): s. 66–83.

[55] Malcolm X at University of Ghana (13 Mayıs 1964) Malcolmxfiles.

[56] 1968’de İlyas Muhammed, Afrikalı-Amerikalı topluluğu içerisinde Afrikalı kimliği ve kültürel milliyetçiliğe yönelik artan ilgiye cevap olarak, İslam Milleti üyelerine Afrikalı giysileri giymemeleri, saçlarını kıvırcık yapmamaları talimatını verdi. Ona göre Afrika kültürünü bu türden sergileme pratikleri, siyahi Amerika’yı işgal etmiş “gayri medeni” ve “yabani” kültürleri örnekliyordu. Bkz.: Yayına hz.: Edward E. Curtis,Encyclopedia of Muslim-American History (New York: Infobase Publishing, 2010): s. 157.

[57] Muhammed’in Afrika kültürüyle ilgili görüşlerini tüm yönleriyle tartışan çalışmalar için bkz.: Tunde Adeleke, UnAfrican Americans: 19th Century Black Nationalists and the Civilizing Mission (Lexington: University Press of Kentucky, 1998): Wilson Jeremiah Moses, Classical Black Nationalism: from the American Revolution to Marcus Garvey (New York: New York University Press, 1996); ve Judith Stein, The World of Marcus Garvey: Race and Class in Modern Society (Baton Rouge: Louisiana State University Press, 1986).

[58] Aralık 1962 gibi geç bir tarihte Malcolm şunları söylüyordu: “Sayın İlyas Muhammed, siyahi adamın bugünkü saçının elli bin yıl önceki gibi göründüğünü, saçımızın, kaşımızın aynı olduğunu söylüyor. Sizin de fark edeceğiniz üzere zencilerin düzdür. Saçlarının kıvırcık olmasının bir önemi yok, kaşları düzdür. Saçı da kaşı da kıvırcık bir zenci görüyorsanız aslında o başka bir türdür. Her şey tarihte olup bitti. Sayın İlyas Muhammed’in bize öğrettiği her şey tarihi temel alıyor.” Bkz.: Malcolm X ve Karim, s. 72.

[59] Elijah Muhammad, The Fall of America (Chicago: Muhammad’s Temple of Islam No. 2, 1973): s. 2. Malcolm’ın siyaset konusunda birbiriyle çelişen görüşleri konusunda bkz.: Malcolm X, “Educate Our People in the Science of Politics ” yayına hz.: Steve Clark, February 1965, The Final Speeches: Malcolm X içinde (New York: Pathfinder, 1992).

[60] Claude Andrew Clegg, “Rebuilding the Nation: The Life and Work of Elijah Muhammad” The Black Scholar 26. 3–4, (Güz-Kış 1996): s. 49–59. (İslam Milleti’ne ait işletmelerde işçilere yapılan ödemeler konusunda kitaptaki sekizinci dipnota bakınız.)

[61] Nell Irvin Painter, “Martin R Delany: Elitism and Nationalism” yayına hz.: Leon Litwack ve August Meier, Black Leaders of the Nineteenth Century içinde (Urbana: University of Illinois Press, 1988): s. 149–172; Wilson J. Moses, Alexander Crummell: A Study of Civilization and Discontent (New York: Oxford University Press, 1989); Stephen W. Angell, “Henry McNeal Turner – Conservative? Radical? Or Independent?,” s. 25–50; Judith Stein, The World of Marcus Garvey: Race and Class in Modern Society (Baton Rouge: Louisiana State University Press, 1986); Earl Ofari Hutchinson, The Myth of Black Capitalism (New York: Monthly Review Press, 1970).

[62] Benzer bir değerlendirme için bkz.: Lawrence L. Tyler, “The Protestant Ethic among the Black Muslims” Phylon 27.1 (1. çeyrek, 1966): s. 5–14.

[63] Charles Pinderhughes, “Toward a New Theory of Internal Colonialism” Socialism and Democracy 25.1 (Mart, 2011): s. 235–256; Donald J. Harris, “The Black Ghetto As Internal Colony: a Theoretical Critique and Alternative Formulation,” The Review of Black Political Economy 2.4 (Eylül 1972): s. 3–33; ve J.H. O’Dell, “Colonialism and the Negro American Experience,” 6.4, Freedomways (Güz, 1966): s. 296–308.

[64] Wilson Jeremiah Moses, Black Messiahs and Uncle Toms: Social and Literary Manipulations of a Religious Myth (University Park: Pennsylvania State University Press, 1982): 208; ve Frank M. Wright, “The National Question: A Marxist Critique,” The Black Scholar 5.5 (1974): s. 45–53.

[65] Lawrence L. Tyler, “The Protestant Ethic among the Black Muslims” Phylon 27.1 (1. çeyrek 1966): s. 5–14; Robert L Allen, Black Awakening in Capitalist America (Garden City, New York: Doubleday, 1969); ve August Meier, Negro Thought in America, 1880–1915: Racial Ideologies in the Age of Booker T. Washington (Ann Arbor: University of Michigan Press, 1966).

[66] Donald Harris, “The Black Ghetto as Internal Colony: A Theoretical Critique and Alternative Formulation,” The Review of Black Political Economy 2.4 (Yaz 1972): s. 3–33; James Boggs, “The Myth and Irrationality of Black Capitalism” The Review of Black Political Economy 1.1 (Bahar-Yaz 1970): s. 27–35.

[67] Siyahi kapitalizmini temel alan, Malcolm sonrasında oluşmuş siyahi milliyetçiliğine dair bir örnek için bkz.: “Roy Innis: From Left-wing Radical to Right-wing Extremist” The Journal of Blacks in Higher Education 30 (30 Nisan 2003): s. 69. Roy Innis, “Separatist Economics: A New Social Contract”, yayına hz.: William F. Haddad ve G. Douglas Pugh, Black Economic Development içinde (Englewood Cliffs: Prentice-Hall, 1969): s. 50–59. Ayrıca bkz.: Joshua D. Farrington, “‘Build Baby Build’: Conservative Nationalist, Free Enterprise, and the Nixon Administration”, yayına hz.: Laura Jane Gifford ve Daniel K. Williams, The Right Side of the Sixties: Examining Conservatism’s Decade of Transformation içinde (New York: Palgrave Macmillan, 2012): s. 61–80.

[68] Bu noktada biz George Breitman’ın değerlendirmesine katılıyoruz: “Bilhassa kendisini Mekke’deki dindar Müslümanlardan daha fazla etkilemiş olan Afrikalı devrimcilerle yürüttüğü tartışmalarla başlayan düşünme sürecinin eseri olan fikirler ve çalışmalar üzerinden, Malcolm’ın, kapitalizmin ırkçılığın sebebi olduğu, ırkçılıktan arınmış bir kapitalizmin olmayacağı, bu sebeple, hem siyahi Amerikalıların hem de Afrikalı, Asyalı ve Latin Amerikalıların sosyalizmi bir hedef olarak ciddiye almaları gerektiği sonucuna ulaştığını söyleyebiliriz.” George Breitman, Herman Porter ve Baxter Smith, The Assassination of Malcolm X (New York: Pathfinder Press, 1991): s. 124.

[69] Brightman’ın analizinin özeti için bkz: “Myths about Malcolm X” başlıklı bölüm, George Breitman, Herman Porter ve Baxter Smith, The Assassination of Malcolm X içinde (New York: Pathfinder Press, 1991): s. 109–130. Alıntı kitabın 122. ve 124. sayfalar arasındaki kısmından.

[70] “Malcolm X and Abdul Rahman Babu” Assata Shakur Forums (12 Ağustos 2006) Assatashakur.

[71] Babu’nun sosyalist görüşleri konusunda bkz.: Abdul Rahman Mohamed Babu, Salma Babu ve Amrit Wilson. The Future That Works: Selected Writings of A.M. Babu. Trenton, nj: Africa World Press, 2002; Abdul Rahman Mohamed Babu, African Socialism or Socialist Africa? Londra: Zed Press, 1981.

Kaynakça:
Adeleke, Tunde. UnAfrican Americans: 19th Century Black Nationalists and the Civilizing Mission. Lexington: University Press of Kentucky, 1998.

Allen, Jr., Ernest. “Religious Heterodoxy and Nationalist Tradition: The Continuing Evolution of the Nation of Islam.” The Black Scholar 26, Sayı. 3–4 (Güz/Kış, 1996): s. 2–34.

Angell, Stephen W. “Henry McNeal Turner – Conservative? Radical? Or Independent?” yayına hz.: Peter Eisenstadt, Black Conservatism: Essays and Intellectual and Political History içinde (New York: Garland Publishers, 1999): s. 25–50.

Baraka, Amiri. “Malcolm as Ideology”, yayına hz.: Joe Wood, Malcolm X: in Our Own Image içinde. New York: St. Martin’s Press, 1992.

Yayına hz.: Bracey, Jr., John H. August Meier ve Elliot Rudwick, Black Nationalism in America. Indianapolis: Bobbs-Merrill, 1970.

Breitman, George. The Last Year of Malcolm X. New York: Merit Publishers, 1967. George Breitman, Herman Potter ve Baxter Smith, The Assassination of Malcolm X. New York: Pathfinder Press, 1991.

Bonds, Michael. “Black Political Power Reassessed: Race, Politics, and Federal Funds.” Journal of African American Studies 11, Sayı. 3–4 (Aralık, 2007): s. 189–203.

Bush, Roderick D. The End of White World Supremacy: Black Internationalism and the Problem of the Color Line. Philadelphia: Temple University Press, 2009.

Clarke, John Henrik, A. Peter Bailey ve Earl Grant. Malcolm X: The Man and His Times. New York: Macmillan, 1969.

Clegg III, Claude A. “Rebuilding the Nation: The Life and Work of Elijah Muhammad” The Black Scholar 26, Sayı. 3–4 (Güz/Kış, 1996): s. 49–59.

Clegg III, Claude A. An Original Man: the Life and Times of Elijah Muhammad. New York: St. Martin’s Press, 1997.

Curtis IV, Edward E. “Islamizing the Black Body: Ritual and Power in Elijah Muhammad’s Nation of Islam.” Religion and American Culture: The Journal of Interpretation 12, Sayı. 2 (2002): s. 167–196.

Collins, Patricia Hill. “Learning to Think for Ourselves: Malcolm X’s Black Nationalism Reconsidered”, yayına hz.: Joe Wood, Malcolm X: In Our Own Image içinde (New York: St. Martin’s Press, 1992): s. 59–85.

Delany, Martin R. Principia of Ethnology: The Origin of Races and Color With an Archaeological Compendium of Ethiopian and Egyptian Civilization, From Years of Careful Examination and Enquiry. Philadelphia: Harper & Brother, Publishers, 1879.

Dulaney, W. Marvin. “Documenting the Life and Legacy of Malcolm X” (Review of Manning Marable ve Garrett Felber, The Portable Malcolm X Reader) The Journal of African American History 98, Sayı. 4 (Güz, 2013): s. 602–608.

Eissen-Udom, E.U. Black Nationalism: The Search for an Identity in America. Şikago: University of Chicago Press, 1962.

Ellis, Catherine ve Stephen Smith. Say It Loud: Great Speeches on Civil Rights and African American Identity. New York: New Press, 2010.

Evanzz, Karl. The Judas Factor: The Plot to Kill Malcolm X. New York: Thunder’s Mouth Press, 1992.

Farrar, Hayward. “Radical Rhetoric Conservative Reality: The Nation of Islam As an American Conservative Formation”, yayına hz.: Peter Eisenstadt, Black Conservatism: Essays and Intellectual and Political History içinde (New York: Garland Publishers, 1999): s. 109–130.

Flick, Hank. “Malcolm X: The Destroyer and Maker of Myths.” Journal of Black Studies 12, Sayı. 2 (Aralık, 1981): s. 166–181.

Flick, Hank ve Larry Powell. “Animal Imagery in the Rhetoric of Malcolm X.” Journal of Black Studies 18, Sayı. 4 (Haziran, 1988): s. 435–451.

Fuentes-Nieva, Ricardo ve Nicholas Galasso. “Working the Few: Political Capture and Economic Inequality.” Oxfam International Report (20 Ocak 2014) Oxfam.

Gallen, David. Malcolm X: As They Knew Him. New York: Carroll & Graf, 1992, yayına hz.: de la Garza, Rudolph O., Z. Anthony Kruszewski ve Tomãs Arciniega, Chicanos and Native Americans: The Territorial Minorities. Englewood Cliffs: Prentice Hall, 1973.

Gilbert, Michele A. “Race, Location, and Education: The Election of Black Mayors in the 1990s.” Journal of Black Studies 36, Sayı. 3 (Ocak, 2006).

Green, Rodney D., Maie Kouassi ve Belinda Mambo. “Housing, Race, and Recovery from Hurricane Katrina.” The Review of Black Political Economy 40, Sayı. 2 (Haziran, 2013): s. 145–163.

Hamilton, Derek ve William Darity, Jr. “Can Baby Bonds Eliminate the Racial Wealth Gap in Putative Post-Racial America?” Review of Black Political Economy 37, Sayı. 3–4 (2010): s. 207–216.

Horne, Gerald. “‘Myth’ in the Making of ‘Malcolm X,’” The American Historical Review 98, Sayı. 2 (Nisan, 1993): s. 440–450.

Pedro de la Hoz, Africa in the Cuban revolution: Our Search for Full Justice. Habana: Instituto Cubano Del Libro, 2005.

Yayına hz.: Jenkins, Robert L. ve Mfanya Donald Tryman, The Malcolm X Encyclopedia. Westport: Greenwood press, 2002.

Jones, Mack H. “Empowerment in Atlanta: Myth and Reality Black Political Empowerment in Atlanta: Myth and Reality.” Annals of the Academy of Political and Social Science 439 (Eylül, 1978).

Jones, William R. Is God a White Racist? A Preamble to Black Theology. Boston: Beacon Press, 1998.

Karim, Benjamin, Peter Skutches ve David Gallen. Remembering Malcolm: The Story of Malcolm X from inside the Muslim Mosque by his Assistant Minister Benjamin Karim. New York: Carroll and Graf Publishers, Inc., 1992.

Knight, Frederick. “Justifiable Homicide, Police Brutality, or Government Repression? The 1962 Los Angeles Police Shooting of Seven Members of the Nation of Islam” The Journal of Negro History 79, Sayı. 2 (Bahar, 1994): s. 191.

Kochlar, Rakesh, Richard Fry ve Paul Taylor. “Twenty to One: Wealth Gaps Rise to Record Time Between Whites, Blacks, Hispanics.” (Washington, DC: Pew Research Center, 2011).

Kraus, Neil ve Todd Swanstrom. “Minority Mayors and the Hollow-Prize Problem.” Political Science and Politics 34, Sayı. 1 (Mart, 2001): s. 99–105.

Malcolm X. “God’s Judgment of White America (The Chickens Come Home to Roost),” The Black Commentator (4 Aralık 1963).

——— Malcolm X Speech at University of Ghana (13 Mayıs 1964) Malcolmfiles.

——— By Any Means Necessary; Speeches, Interviews, and a Letter. New York: Pathfinder Press, 1970a.

——— Malcolm X on Afro-American History. New York: Pathfinder Press, 1970b.

——— Malcolm X Talks to Young People. New York: Pathfinder Press, 1989a.

——— February 1965: The Final Speeches. New York: Pathfinder, 1992.

——— Malcolm X Speaks: Selected Speeches and Statements, yayına hz.: George Breitman, New York: Rove Press, 1966a.

——— (Alex Haley’ye aktarıldığı biçimiyle). The Autobiography of Malcolm X. New York: Random House, 1966b.

——— The End of White World Supremacy. New York: Merlin House, 1971.

——— Malcolm X: The Last Speeches, yayına hz.: Bruce Perry, New York: Pathfinder, 1989b.

Marable, Manning. Malcolm X: A Life of Reinvention. New York: Penguin Group, 2011.

Marcus, Anthony. Malcolm X and the Third American Revolution: The Writings of George Breitman. Amherst: Humanity Books, 2005.

Mealy, Rosemari. Fidel & Malcolm X: Memories of a Meeting. New York: Ocean Press, 1993.

Moses, Wilson Jeremiah. Black Messiahs and Uncle Toms: Social and Literary Manipulations of a Religious Myth. University Park: Pennsylvania State University Press, 1982.

Moses, Wilson Jeremiah. The Golden Age of Black Nationalism, 1820–1925. New York; Oxford: Oxford University Press, 1988.

Moses, Wilson Jeremiah. Classical Black Nationalism: from the American Revolution to Marcus Garvey. New York: New York University Press, 1996.

Muhammad, Elijah. The Supreme Wisdom, Vol. 1: Solution to the So-Called “Negroes” Problem. Şikago: University of Islam, 1957a.

Muhammad, Elijah. The Supreme Wisdom, Vol. 2: What Every American So-Called Negro Should Know About. Chesapeake, Virginia: ECA Associates, 1957b.

Muhammad, Elijah. Message to the Black Man in America. Şikago: Muhammad Mosque of Islam, Sayı. 2, 1965.

Muhammad, Elijah. How to Eat to Live, Book 1. Phoenix, Arizona: Secretarius MEMP Ministries, 1967.

Muhammad, Elijah. The Theology of Time: (The Secret of the Time). Atlanta: Secretarius M.E.M.P.S, 1997.

Ovenden, Kevin. Malcolm X: Socialism and Black Nationalism. Londra: Bookmarks, 1992.

Painter, Nell Irvin. “Martin R Delany: Elitism and Nationalism” , yayına hz.: Leon Litwack ve August Meier, Black Leaders of the Nineteenth Century içinde (Urbana: University of Illinois press, 1988), s. 149–172.

Reitan, Ruth. The Rise and Decline of an Alliance: Cuba and African American leaders in the 1960s. East Lansing: Michigan State University Press, 1999.

Robinson, Eugene. Disintegration: The Splintering of Black America. New York: Doubleday, 2010.

Robinson, Dean E. Black Nationalism in American Politics and Thought. New York: Cambridge University Press, 2001.

Stein, Judith. The World of Marcus Garvey: Race and Class in Modern Society. Baton Rouge: Louisiana State University Press, 1986.

Sales, Jr., William W. From Civil Rights to Black Liberation: Malcolm X and the Organization of Afro-America Unity. Boston: South End Press, 1999.

Saunders, Lisa. “Employment and Earnings: A Case Study of Urban Detroit.” The Review of Black Political Economy 39, Sayı. 1 (Mart, 2012): s. 107–119.

Smith, R. Drew. “Black Religious Nationalism and the Politics of Transcendence.” Journal of the American Academy of Religion 66, Sayı. 3 (Sonbahar, 1998): s. 533–547.

Strickland, William ve Cheryll Y. Greene. Malcolm X, Make It Plain. New York: Viking, 1994.

Sundiata, I.K. Brothers and Strangers: Black Zion, Black Slavery, 1914–1940. Durham, North Carolina: Duke University Press, 2003.

Swain, Jr., Johnnie Dee “Black Mayors: Urban Decline and the Underclass.” Journal of Black Studies 24, Sayı. 1 (Eylül 1993): s. 16–28.

Taylor, James Lance Black Nationalism in the United States: From Malcolm X to Barack Obama. Boulder, Colorado: Lynne Rienner Publishers, 2011.

Yayına hz.: Terrill, Robert, The Cambridge Companion to Malcolm X. Cambridge, MA: Cambridge University Press, 2010.

Tippett, Jones-DeWeever, Rockeymoore, Hamilton ve Darity. Beyond Broke: Why Closing the Racial Wealth Gap is a Priority for National Economic Security. Washington D.C.; Center for Global Policy Solutions, 2014.

Turner, Richard Brent. Islam in the African-American Experience. Bloomington: Indiana University Press, 1997.

Yayına hz.: Van Deburg, William L., Modern Black Nationalism: from Marcus Garvey to Louis Farrakhan. New York: New York University Press, 1997.

Washington, Jr., Joseph R. The Politics of God. Boston: Beacon Press, 1969.

Valerie Rawlston Wilson, “Introduction to the 2014 Equality Index.” Yayına hz.: Hardy, Chanelle P., 2014 State of Black America: One Nation Underemployed: Jobs Rebuild America içinde, New York: National Urban League, 2014.

Wolfenstein, Eugene. The Victims of Democracy: Malcolm X and the Black Revolution. New York: The Guilford Press, 1993.

Wright, Lewis Edward. The Political Thought of Elijah Muhammad: Innovation and Continuity in Western Tradition. Diss. Howard University, 1987.

0 Yorum: