09 Şubat 2026

,

Direnişin Efsanesi: Gazzeli Guevara

Şeyh İzzeddin Kassam’dan başlayarak, tarihi Filistin’deki birçok direniş savaşçısının hayat hikâyeleri bugün iyi bilinirken, Gazze’nin silahlı mücadelesinin merkezi figürlerinden biri olan Esved konusunda çok az şey yayınlanmıştır.

Nekbe’nin bir çocuğu olan Muhammed Mahmud Musletü’l-Esved, 8 Ocak 1946’da Hayfa’da doğdu. İki yaşındayken evinden kovularak Şati Mülteci Kampı’na yerleştirildi ve orada büyüdü.

Muhammed Esved’in büyüdüğü ortam, Gazze’deki baskınlar ve katliamlarla birlikte, zorlu yaşam koşullarıyla tanımlıydı. Belki de en kötü dönem, İsrail’in Mısır’la savaştığı sırada Gazze’yi işgal ettiği 1956 yılıydı.

ABD’nin baskısıyla savaşı durdurmak zorunda kalmasına rağmen, İsrail, iki haftadan kısa bir süre içinde, 8 Mart 1957’ye kadar sürecek dört aylık Gazze işgalini denetlemek amacıyla bir askeri yönetim teşkil etti.

Bundan sonra Mısırlılar, kıyı şeridindeki kontrolü ellerinde tuttular ve Filistin mücadelesinin gidişatını, Muhammed Esved’in direnişe katılma yolculuğu da dâhil olmak üzere, büyük ölçüde etkilediler.

1959 yılında, Esved henüz 13 yaşındayken, Marksist devrimci Che Guevara, Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnasır’ın isteği üzerine Gazze’yi ziyaret etti. Tarihi kayıtlarda Bureyc Mülteci Kampı’nı ziyareti sırasında Che’nin, kamp liderlerinden Mustafa Ebu Midyan’a şunları söylediği aktarılmaktadır:

“Asıl bana ülkenizi özgürleştirmek için yaptıklarınızı göstermelisiniz. Eğitim kamplarınız nerede? Silah üretim fabrikalarınız nerede? Halkın seferberlik merkezleri nerede?”

Direniş savaşçılarının ve ideolojilerinin tüm tohumları bu ilk yıllarda atıldı. Esved, bu etkilerden uzak kalmadı. 1963’te Arap Milliyetçi Hareketi’ne (AMH) katılarak işgalcilere karşı gösteriler düzenleme konusunda üstün başarılar gösterdi.

Hatta eğitimine devam etmek için Mısır’a bile gitti, ancak ailesinin onu maddi olarak destekleyememesi nedeniyle, bir yıl sonra Gazze’ye geri döndü, bunun yerine iş bulmaya ve kendini devrimci mücadeleye adamaya karar verdi.

Filistin direnişi lideri Corç Habeş önderliğindeki AMH, Mısır Cumhurbaşkanı Abdünnasır Nasır’la ittifak halindeydi, bu nedenle Gazze’de son derece etkili hale geldi.

Ancak 1967’de İsrail, Mısır’a karşı Odak Operasyonu’nu başlattı. Bu operasyonla birlikte başlayan “Haziran Savaşı”nda Arap milleti mağlup oldu. Halk arasında Nekse (Gerileme) olarak bilinen olay, Gazze’nin tümüyle işgal edilmesiyle sonuçlandı.

1967 yılına kadar, Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnasır’ın Arap Sosyalist Milliyetçiliği olarak bilinen Nasırizm, İsrail’e karşı direnişi yönlendiren en önemli ideolojiydi. Ancak, onun yenilgisi, dağılan Arap Milliyetçi Hareketi de dâhil olmak üzere, bu direniş ideolojisi döneminin sonunu getirdi.

AMH Genel Sekreteri Corç Habeş, onun yerine Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) adında yeni bir Marksist direniş hareketi inşa etti.

Gazze’de FHKC, hızla İsrail’e bağlı işgal güçlerine karşı silahlı saldırıların çoğunu yöneten en önemli direniş örgütü haline geldi. Bu direnişin kilit ismi, sürecin sonunda “Gazzeli Guevara” adını alacak olan Muhammed Esved’di.

Esved, kendilerine Halk Direnişinin Öncüleri adını veren ilk FHKC direniş kadrolarının oluşumuna yardımcı oldu. İlk silahlı operasyon, İsrail işgal güçleri tarafından işletilen ve yerel halk tarafından “mezbaha” olarak adlandırılan Seraya Hapishanesi’ne iki el bombası kullanılarak yapılan bir saldırıydı. Bu operasyonun emrini, Gazzeli Guevara vermişti.

Muhammed Esved, altmışlar ve yetmişlerde İsrail işgal askerlerine karşı sayısız saldırının fikir babası olmasının yanında önemli bir eğitimciydi de. Gazze genelinde FHKC’nin devrimci mesajını yaymada merkezi bir figürdü. Halkın Corç Habeş, Ebu Ali Mustafa ve Gassân Kenefâni’nin eserleri ve ideolojisiyle tanışmasını sağladı. Fetih’in Gazze’de faal olmasına karşn FHKC, bölgedeki en etkili silahlı direniş örgütüydü.

Esved, FHKC’nin Gazze’de yürüttüğü mücadeleye önderlik ederken yoldaşı Ebu Ali Mustafa da Batı Şeria’daki direnişe önderlik ediyordu. Hatta Şati Mülteci Kampı bölgesinde bir İsrail askeri aracına düzenlenen pusuya katıldı ve hedef aldığı kişiye iki el bombası atarak kayıplara yol açtı.

Bu olay ve onun emriyle gerçekleştirilen diğer sokak çatışmaları, Esved’in ve yaklaşık 100 kişinin işgalci güçler tarafından kaçırıldığı kitlesel bir tutuklama kampanyasına yol açtı. İsrail hapishanesinde iki yıl geçirmesine rağmen, işgalci rejimin askerlerine karşı koordine edilen saldırılardaki gerçek rolü ortaya çıkarılamadı.

Gözaltındayken, Filistinli siyasi tutsaklarca gerçekleştirilen ilk koordineli açlık grevine de katıldı.

1970 yılının Temmuz ayında Esved, serbest bırakıldı. İşgalcilere karşı saldırılar düzenlemek üzere direniş savaşçılarını hazırlama çalışmalarına hemen geri döndü. Gece saatlerinde karanlık istifade edilerek gerçekleştirilen sokak çatışmaları, eski İsrail Savunma Bakanı Moşe Dayan’ın “Gazze’yi gündüz biz yönetiyoruz, gece ise Guevara ve yoldaşları yönetiyor” demesine yol açtı.

Bu askeri operasyonlar, büyük ölçüde Muhammed Esved ve arkadaşlarının çabaları sayesinde, yetmişlerin başlarında önemli oranda arttı. İsrail askerlerine karşı en etkili saldırılardan biri, FHKC savaşçılarının ilk kez RPG temin etmeyi başardığı Zeytun mahallesinin Ummü’l-Limon bölgesinde gerçekleşti.

Gazzeli Guevara komutasındaki savaşçılar, bir konvoyu, bir mevziye doğru çekerek araçlarına ateş açtılar, bir istihbarat subayı ile birlikte çok sayıda askeri öldürdüler.

Sonunda İsrailliler, FHKC içine sızan bir ajan aracılığıyla istihbarat elde etmeyi başardılar ve Gazze’nin gizemli Guevara’sını tespit ettiler. Ardından Dr. Reşad Mismar’ın evinde izini sürdüler. Başlangıçta İsrail ordusu, Esved’i bulamadı, bu nedenle, evin ölçümlerini almak için bir mühendislik birimini sahaya sürdü. Nihayetinde tüm binayı havaya uçurdu.

Gazzeli Guevara, iki yoldaşı Kamil Amsi ve Abdülhadi Haik ile birlikte kuşatma altındayken teslim olmayı reddetti ve ölümüne savaşmanın kendilerine yakışan bir kader olduğuna karar verdi.

Gazze genelinde Muhammed Esved bir efsane haline geldi. Hayatıyla ilgili hikâyeler, işgal altındaki kıyı bölgesinin her köşesine kulaktan kulağa yayıldı.

Aslında, Gazze’de FHKC ve Fetih hareketlerinin popülaritesinin azalmasının ardından, İslami direniş hareketlerinin örgütlediği yeni nesil, silahlı mücadelenin bu merkezi figüründen büyük ilham aldı. Gazze’deki FHKC savaşçıları, gelecek nesiller boyunca saygılarını sunmak için mezarını ziyaret ettiler.

Gazze dışındaki birçok kişi ve onu öldüren İsrailliler, şu gerçekten habersizler: Muhammed Mahmud Esved’in sunduğu örneklik, nesiller boyu direniş savaşçıları için büyük bir ilham kaynağı olmuştur.

Robert Inlakesh
4 Eylül 2025
Kaynak

0 Yorum: