Şeyh
İzzeddin Kassam’dan başlayarak, tarihi Filistin’deki birçok direniş
savaşçısının hayat hikâyeleri bugün iyi bilinirken, Gazze’nin silahlı
mücadelesinin merkezi figürlerinden biri olan Esved konusunda çok az şey
yayınlanmıştır.
Nekbe’nin
bir çocuğu olan Muhammed Mahmud Musletü’l-Esved, 8 Ocak 1946’da Hayfa’da doğdu.
İki yaşındayken evinden kovularak Şati Mülteci Kampı’na yerleştirildi ve orada
büyüdü.
Muhammed
Esved’in büyüdüğü ortam, Gazze’deki baskınlar ve katliamlarla birlikte, zorlu
yaşam koşullarıyla tanımlıydı. Belki de en kötü dönem, İsrail’in Mısır’la
savaştığı sırada Gazze’yi işgal ettiği 1956 yılıydı.
ABD’nin
baskısıyla savaşı durdurmak zorunda kalmasına rağmen, İsrail, iki haftadan kısa
bir süre içinde, 8 Mart 1957’ye kadar sürecek dört aylık Gazze işgalini denetlemek
amacıyla bir askeri yönetim teşkil etti.
Bundan
sonra Mısırlılar, kıyı şeridindeki kontrolü ellerinde tuttular ve Filistin
mücadelesinin gidişatını, Muhammed Esved’in direnişe katılma yolculuğu da dâhil
olmak üzere, büyük ölçüde etkilediler.
1959
yılında, Esved henüz 13 yaşındayken, Marksist devrimci Che Guevara, Mısır
Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnasır’ın isteği üzerine Gazze’yi ziyaret etti. Tarihi kayıtlarda
Bureyc Mülteci Kampı’nı ziyareti sırasında Che’nin, kamp liderlerinden Mustafa
Ebu Midyan’a şunları söylediği aktarılmaktadır:
“Asıl
bana ülkenizi özgürleştirmek için yaptıklarınızı göstermelisiniz. Eğitim
kamplarınız nerede? Silah üretim fabrikalarınız nerede? Halkın seferberlik
merkezleri nerede?”
Direniş
savaşçılarının ve ideolojilerinin tüm tohumları bu ilk yıllarda atıldı. Esved,
bu etkilerden uzak kalmadı. 1963’te Arap Milliyetçi Hareketi’ne (AMH) katılarak
işgalcilere karşı gösteriler düzenleme konusunda üstün başarılar gösterdi.
Hatta
eğitimine devam etmek için Mısır’a bile gitti, ancak ailesinin onu maddi olarak
destekleyememesi nedeniyle, bir yıl sonra Gazze’ye geri döndü, bunun yerine iş
bulmaya ve kendini devrimci mücadeleye adamaya karar verdi.
Filistin
direnişi lideri Corç Habeş önderliğindeki AMH, Mısır Cumhurbaşkanı Abdünnasır
Nasır’la ittifak halindeydi, bu nedenle Gazze’de son derece etkili hale geldi.
Ancak
1967’de İsrail, Mısır’a karşı Odak Operasyonu’nu başlattı. Bu operasyonla
birlikte başlayan “Haziran Savaşı”nda Arap milleti mağlup oldu. Halk arasında Nekse
(Gerileme) olarak bilinen olay, Gazze’nin tümüyle işgal edilmesiyle sonuçlandı.
1967
yılına kadar, Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnasır’ın Arap Sosyalist Milliyetçiliği
olarak bilinen Nasırizm, İsrail’e karşı direnişi yönlendiren en önemli
ideolojiydi. Ancak, onun yenilgisi, dağılan Arap Milliyetçi Hareketi de dâhil
olmak üzere, bu direniş ideolojisi döneminin sonunu getirdi.
AMH
Genel Sekreteri Corç Habeş, onun yerine Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC)
adında yeni bir Marksist direniş hareketi inşa etti.
Gazze’de
FHKC, hızla İsrail’e bağlı işgal güçlerine karşı silahlı saldırıların çoğunu
yöneten en önemli direniş örgütü haline geldi. Bu direnişin kilit ismi, sürecin
sonunda “Gazzeli Guevara” adını alacak olan Muhammed Esved’di.
Esved,
kendilerine Halk Direnişinin Öncüleri adını veren ilk FHKC direniş kadrolarının
oluşumuna yardımcı oldu. İlk silahlı operasyon, İsrail işgal güçleri tarafından
işletilen ve yerel halk tarafından “mezbaha” olarak adlandırılan Seraya
Hapishanesi’ne iki el bombası kullanılarak yapılan bir saldırıydı. Bu operasyonun
emrini, Gazzeli Guevara vermişti.
Muhammed
Esved, altmışlar ve yetmişlerde İsrail işgal askerlerine karşı sayısız
saldırının fikir babası olmasının yanında önemli bir eğitimciydi de. Gazze
genelinde FHKC’nin devrimci mesajını yaymada merkezi bir figürdü. Halkın Corç
Habeş, Ebu Ali Mustafa ve Gassân Kenefâni’nin eserleri ve ideolojisiyle
tanışmasını sağladı. Fetih’in Gazze’de faal olmasına karşn FHKC, bölgedeki en
etkili silahlı direniş örgütüydü.
Esved,
FHKC’nin Gazze’de yürüttüğü mücadeleye önderlik ederken yoldaşı Ebu Ali Mustafa
da Batı Şeria’daki direnişe önderlik ediyordu. Hatta Şati Mülteci Kampı
bölgesinde bir İsrail askeri aracına düzenlenen pusuya katıldı ve hedef aldığı
kişiye iki el bombası atarak kayıplara yol açtı.
Bu
olay ve onun emriyle gerçekleştirilen diğer sokak çatışmaları, Esved’in ve yaklaşık
100 kişinin işgalci güçler tarafından kaçırıldığı kitlesel bir tutuklama
kampanyasına yol açtı. İsrail hapishanesinde iki yıl geçirmesine rağmen,
işgalci rejimin askerlerine karşı koordine edilen saldırılardaki gerçek rolü
ortaya çıkarılamadı.
Gözaltındayken,
Filistinli siyasi tutsaklarca gerçekleştirilen ilk koordineli açlık grevine de
katıldı.
1970
yılının Temmuz ayında Esved, serbest bırakıldı. İşgalcilere karşı saldırılar
düzenlemek üzere direniş savaşçılarını hazırlama çalışmalarına hemen geri
döndü. Gece saatlerinde karanlık istifade edilerek gerçekleştirilen sokak
çatışmaları, eski İsrail Savunma Bakanı Moşe Dayan’ın “Gazze’yi gündüz biz
yönetiyoruz, gece ise Guevara ve yoldaşları yönetiyor” demesine yol açtı.
Bu
askeri operasyonlar, büyük ölçüde Muhammed Esved ve arkadaşlarının çabaları
sayesinde, yetmişlerin başlarında önemli oranda arttı. İsrail askerlerine karşı
en etkili saldırılardan biri, FHKC savaşçılarının ilk kez RPG temin etmeyi
başardığı Zeytun mahallesinin Ummü’l-Limon bölgesinde gerçekleşti.
Gazzeli
Guevara komutasındaki savaşçılar, bir konvoyu, bir mevziye doğru çekerek
araçlarına ateş açtılar, bir istihbarat subayı ile birlikte çok sayıda askeri
öldürdüler.
Sonunda
İsrailliler, FHKC içine sızan bir ajan aracılığıyla istihbarat elde etmeyi
başardılar ve Gazze’nin gizemli Guevara’sını tespit ettiler. Ardından Dr. Reşad
Mismar’ın evinde izini sürdüler. Başlangıçta İsrail ordusu, Esved’i bulamadı,
bu nedenle, evin ölçümlerini almak için bir mühendislik birimini sahaya sürdü.
Nihayetinde tüm binayı havaya uçurdu.
Gazzeli
Guevara, iki yoldaşı Kamil Amsi ve Abdülhadi Haik ile birlikte kuşatma
altındayken teslim olmayı reddetti ve ölümüne savaşmanın kendilerine yakışan
bir kader olduğuna karar verdi.
Gazze
genelinde Muhammed Esved bir efsane haline geldi. Hayatıyla ilgili hikâyeler,
işgal altındaki kıyı bölgesinin her köşesine kulaktan kulağa yayıldı.
Aslında,
Gazze’de FHKC ve Fetih hareketlerinin popülaritesinin azalmasının ardından,
İslami direniş hareketlerinin örgütlediği yeni nesil, silahlı mücadelenin bu
merkezi figüründen büyük ilham aldı. Gazze’deki FHKC savaşçıları, gelecek
nesiller boyunca saygılarını sunmak için mezarını ziyaret ettiler.
Gazze
dışındaki birçok kişi ve onu öldüren İsrailliler, şu gerçekten habersizler:
Muhammed Mahmud Esved’in sunduğu örneklik, nesiller boyu direniş savaşçıları
için büyük bir ilham kaynağı olmuştur.
Robert Inlakesh
4
Eylül 2025
Kaynak



0 Yorum:
Yorum Gönder