03 Ocak 2026

, ,

Önümüzdeki 72 Saat Kritik



Eğer ABD, dünyanın en büyük petrol rezervlerinin bulunduğu Venezuela’yı kontrol altına alma girişimini başarıya ulaştıracak olursa, küresel güç dengelerinde önemli bir değişim yaşanır.

Bu hamlenin amacı, ülkede demokrasiyi tesis etmek veya insan haklarını korumak değil, enerji, ticaret güzergâhları ve bölgesel ittifaklar üzerinde yeniden stratejik hâkimiyet tesis etmektir.

Böylesi bir durumda İran, Vaşington’un stratejisinde en ön sıraya yerleşir.

Venezuela petrolünün kontrolünü ele geçirdiği vakit ABD, Körfez’deki enerji kaynaklarının akışında yaşanacak olası kesintilerin gerçekleşme ihtimalini azaltır, İran’la çatışma durumunda yaşanacak arz şoklarına karşı gerekli tampona kavuşur.

Ham petrol kaynaklarını kontrol eden Vaşington, savaş sırasında İran Körfezi’ndeki enerji altyapısının devre dışı kalması veya yok olması karşısında daha iyi bir konuma sahip olacaktır.

Böylelikle, İran’a karşı yürütülecek savaşın ekonomik maliyeti düşecek, askeri baskılar, politik ve ekonomik düzeyde daha kolay yönetilebilecektir.

Aynı zamanda, böylesi bir kontrole kavuştuğunda, ABD’nin petrolün aktığı kanalları ve petrol fiyatlarını biçimlendirme imkânı artacak, enerji piyasalarında doların oynadığı merkezi rol güçlenecek, ABD’nin elindeki finans gücünü ayakta tutan petrodolar sistemi muhafaza edilecektir.

Dolayısıyla, Venezuela, bölgesel bir meseleden daha fazlasıdır.

Venezuela’ya yönelik saldırı, küresel güç dengesini yeniden tesis etmek ve egemen devletleri yeniden yapılandırmak için güç kullanılması, politik mühendislik faaliyetlerinin devreye sokulması, ekonomik baskılar uygulanması konusunda strateji düzleminde emsal teşkil edecektir.

Ama ABD, Venezuela’da başı derde girecek olursa, güçlü ve kesintisiz ilerleyen bir direnişle karşılaşırsa, ortaya çok farklı bir sonuç çıkacaktır.

Uzun soluklu bir kriz, politik sermayenin tükenmesine, askeri ve ekonomik kaynakların daralmasına, Vaşington’un Ortadoğu gibi başka bölgelere güç aktarma becerisinin iyice azalmasına neden olacaktır.

Böylesi bir durum, aynı zamanda İsrail’in doğrudan ABD’nin bölgedeki nüfuzuna tabi olan stratejik planlarının suya düşmesine yol açacaktır.

Venezuela’da yaşanacaklar, Latin Amerika sınırlarının ötesine uzanan sonuçlar doğuracaktır.

Bu savaş, enerji kontrolü denilen meselenin geleceğini, Amerika’nın gücünün sınırlarını ve jeopolitik çatışma sürecinin Karakas ötesinde ilerleyeceği yönü tayin edecektir.

İbrahim Mecid
3 Ocak 2026
Kaynak

0 Yorum: