Eğer
ABD, dünyanın en büyük petrol rezervlerinin bulunduğu Venezuela’yı kontrol
altına alma girişimini başarıya ulaştıracak olursa, küresel güç dengelerinde
önemli bir değişim yaşanır.
Bu
hamlenin amacı, ülkede demokrasiyi tesis etmek veya insan haklarını korumak
değil, enerji, ticaret güzergâhları ve bölgesel ittifaklar üzerinde yeniden
stratejik hâkimiyet tesis etmektir.
Böylesi
bir durumda İran, Vaşington’un stratejisinde en ön sıraya yerleşir.
Venezuela
petrolünün kontrolünü ele geçirdiği vakit ABD, Körfez’deki enerji kaynaklarının
akışında yaşanacak olası kesintilerin gerçekleşme ihtimalini azaltır, İran’la
çatışma durumunda yaşanacak arz şoklarına karşı gerekli tampona kavuşur.
Ham
petrol kaynaklarını kontrol eden Vaşington, savaş sırasında İran Körfezi’ndeki
enerji altyapısının devre dışı kalması veya yok olması karşısında daha iyi bir
konuma sahip olacaktır.
Böylelikle,
İran’a karşı yürütülecek savaşın ekonomik maliyeti düşecek, askeri baskılar,
politik ve ekonomik düzeyde daha kolay yönetilebilecektir.
Aynı
zamanda, böylesi bir kontrole kavuştuğunda, ABD’nin petrolün aktığı kanalları
ve petrol fiyatlarını biçimlendirme imkânı artacak, enerji piyasalarında
doların oynadığı merkezi rol güçlenecek, ABD’nin elindeki finans gücünü ayakta
tutan petrodolar sistemi muhafaza edilecektir.
Dolayısıyla,
Venezuela, bölgesel bir meseleden daha fazlasıdır.
Venezuela’ya
yönelik saldırı, küresel güç dengesini yeniden tesis etmek ve egemen devletleri
yeniden yapılandırmak için güç kullanılması, politik mühendislik
faaliyetlerinin devreye sokulması, ekonomik baskılar uygulanması konusunda strateji
düzleminde emsal teşkil edecektir.
Ama
ABD, Venezuela’da başı derde girecek olursa, güçlü ve kesintisiz ilerleyen bir
direnişle karşılaşırsa, ortaya çok farklı bir sonuç çıkacaktır.
Uzun
soluklu bir kriz, politik sermayenin tükenmesine, askeri ve ekonomik
kaynakların daralmasına, Vaşington’un Ortadoğu gibi başka bölgelere güç aktarma
becerisinin iyice azalmasına neden olacaktır.
Böylesi
bir durum, aynı zamanda İsrail’in doğrudan ABD’nin bölgedeki nüfuzuna tabi olan
stratejik planlarının suya düşmesine yol açacaktır.
Venezuela’da
yaşanacaklar, Latin Amerika sınırlarının ötesine uzanan sonuçlar doğuracaktır.
Bu
savaş, enerji kontrolü denilen meselenin geleceğini, Amerika’nın gücünün
sınırlarını ve jeopolitik çatışma sürecinin Karakas ötesinde ilerleyeceği yönü
tayin edecektir.
İbrahim Mecid
3
Ocak 2026
Kaynak


0 Yorum:
Yorum Gönder