Batı
basınında çıkan haberlere bakılacak olursa, İran’da hükümetin eylemleri bastırdığı,
interneti kestiği koşullarda, protestoların iyice şiddetlenmesiyle birlikte,
Trump, İran’a yeni bir saldırı düzenlemeyi düşünüyor. Başkan daha önce, “İran
hükümeti eylemcileri öldürmeye başlarsa askeri müdahalede bulunacağım” demişti.
Bu
noktada, bu ayın başlarında Mike Pompeo’nun, Mossad ajanlarının ayaklanmalarda yer
aldığını belirttiğini, “Sokaklardaki her İranlıya ve yanlarında yürüyen her
Mossad ajanına mutlu yıllar” şeklinde bir tvit attığını hatırlatmakta fayda
var.
Pompeo,
Trump’ın ilk döneminde dışişleri bakanıydı, öncesinde de Trump’ın CIA direktörüydü.
Mossad ajanlarının eylemcilerin içerisinde faaliyet yürüttüğü iddiasını İsrail
basını da dillendirdi.
Pompeo,
2020’de dışişleri bakanı iken verdiği bir röportajında ABD’nin İran’a
uyguladığı ağır yaptırımların amacının, İran hükümetini değişmeye mecbur etmek
değil, İran halkını hükümeti değiştirmeye zorlamak olduğunu söylemişti. Pompeo,
ayrıca, eski CIA direktörü Mike Morrell’e, yaptırımların Tahran’ın
davranışlarını değiştirmesini beklemediğini, ancak “halkın hükümeti
değiştirebileceğine” inandığını söyledi.
Pompeo,
Washington’ın ülkeyi açlığa mahkûm eden yaptırımlarının İran hükümetine değil,
İran halkına yönelik olduğunu itiraf ediyordu. Amaç, onları o kadar sefil ve
yoksul hale getirmekti ki, çaresizlikten hükümetlerine karşı iç savaşa
yönelsinler. Bugün eylemlerin ve gösterilerin ana itici gücü olarak hep
ekonomik sıkıntılar üzerinde duruluyor.
Bir
iç savaşa neden olmak için bir halkı kasten yoksullaştırıyorlar. Bundan daha
büyük bir kötülük yok. Üstelik bunu sadece güç ve jeostratejik hâkimiyet için
yapıyorlar ki bu da kötülüğü daha da katmerliyor.
Kendinizi
solcu veya ABD’nin insanlara kıyan mekanizmasının düşmanı olarak görüyorsanız,
İran’da rejim değişikliğini desteklemeniz için geçerli hiçbir mazeretiniz yok
demektir.
Bugün
İran’da tanık olduğumuz türden bir karışıklığa sebep olmak için belirli bir
hesap üzerinden, dışarıdan, kasten yapılan saldırıları görmeyip, her şeyin bir
boşlukta cereyan ettiğini düşünmek ve bu saldırıların gezegendeki en cani ve en
despot rejimin ekmeğine yağ sürdüğünü görmemek sorunludur.
Çocukça
düşünüp hareket eden anarşistlerin ve NATO uşağı ilericilerin, CIA ve Pentagon’un
rejim değiştirmek için yürürlüğe koyduğu ajandalarına sunduğu desteği rahatsız
edici buluyorum. Bunlar, galiba bir ulus daha emperyalizmin midesine indiği
vakit dünyanın istibdattan biraz daha arınacağını zannediyorlar.
Eğer
istekleri gerçekleşir, Tahran’daki hükümet yıkılırsa, ABD merkezli imparatorluk
daha da güçlenecek, dünyanın en kötü insanlarının yüzlerinde kocaman
gülümsemeler belirecek. Bu, yeryüzündeki en kudretli ve en yıkıcı güce insanlığın
kaderini kontrol etme yetkisi verecek. Buna karşın, bugün bu çocukça hareket
eden insan sürüleri, bu olan bitene alkış tutuyor, bir de bunun üzerine sistem
karşıtıyız pozu kesiyorlar.
Batı
imparatorluğunun çöküşünden önce herhangi bir hükümetin yıkılmasını desteklemek,
tamamen mantıksız bir tutumdur, çünkü bu, dünyadaki en ölümcül ve en sömürücü
güç yapısıdır. İtaat etmeyen bir devleti kendi güç şemsiyesi altına aldığında
doğrudan fayda sağlar.
Eğer
gerçekten istibdata karşıysanız ve özgürlüğü destekliyorsanız, imparatorluk
ayakta kalırken düşmanlarının yıkılmasını istemek saçmadır, çünkü
imparatorluğun her zaferi dünyayı daha da esir kılar.
İran’da
ne yaşanacak, bilmiyorum, ama umarım imparatorluk, bu yürüttüğü rejim
değişikliği operasyonunda başarısız olur. Umarım batı imparatorluğu, güçlenmek
yerine zayıflar, çünkü yıllar geçtikçe daha da despotik ve ölümcül hale geliyor,
ihtiyacımız olan son şey, gezegenimiz üzerindeki kontrolünü daha da artırmasıdır.
Bu güç yapısı tümüyle ortadan kaldırılana kadar insanlık, gerçek özgürlüğe
kavuşma şansına kavuşamayacak.
Caitlin Johnstone
11 Ocak 2026
Kaynak


0 Yorum:
Yorum Gönder