31 Ocak 2026

, , ,

Kenya’dan İran’a Destek


İran İslam Cumhuriyeti’yle Dayanışma Bildirisi


Kenya Marksist Komünist Partisi, dünya tarihinde büyük bir tehlikeyle ama aynı zamanda büyük bir fırsatla yüzleşildiği momentte söylüyor sözünü.

Bugün savaş davulları bir kez daha çalıyor. Yaptırımlar, bir kez daha ağırlaştırılıyor. Aynı eski imparatorluk, bıçaklarını bir kez daha biliyor. Bugün hedef, İran.

Lafımızı esirgemeden, diplomatik korkaklık tuzağına düşmeden konuşalım.

İran’a, zalim olduğu için saldırılmıyor. İran’a, geri kalmış olduğu için saldırılmıyor. İran’a, halkına karşı görevini yerine getiremediği için saldırılmıyor.

İran’a, ABD emperyalizmi önünde diz çökmeyi reddettiği için saldırılıyor. Suçu budur. Suçu her zaman budur. İran milleti, kırk yılı aşkın süredir teslim olmayı reddetti. Petrolünü teslim etmeyi reddetti. Egemenliğini teslim etmeyi reddetti.

Kendini Washington ve Tel Aviv tarafından denetlenen bir kukla devlete dönüştürmeyi reddetti. Bu reddiyesi sebebiyle yaptırımlar, sabotaj, kuşatma, tehditler ve bitmek bilmeyen propaganda ile cezalandırıldı. Bu, diplomasi değil. Bu, kuşatma savaşı.

Yaptırımlar, politika araçları değildir. Yaptırımlar silahtır. Bunlar, bakanlara değil işçilere, generallere değil çocuklara, saraylara değil yoksullara doğrultmuş silahlardır.

Yaptırımlar, ilaçsız hastaneler, makine parçası olmayan fabrikalar, ekmeksiz aileler, geleceksiz gençler demektir. Yaptırımlar, yavaş yavaş patlayan bombalardır. Yavaş yavaş öldürme girişimi başarısız olunca, emperyalizm hızlı ölüme hazırlanır.

Savaş gemileri toplanır. Üsler çoğalır. Birileri terörist ilan edilir. Psikolojik savaş yayın organlarını istila eder. Rejim değişikliği, Washington’daki yönetim kurullarında açıktan tartışılır. Bu, daha önce tanık olduğumuz senaryonun aynısıdır.

Bu senaryo, Irak’a karşı kullanıldı. Libya’ya karşı kullanıldı. Suriye’ye karşı kullanıldı. Venezuela’ya karşı kullanıldı. Küba ve Kuzey Kore’ye karşı her gün kullanılıyor. Biz, Afrika’da bu senaryoyu çoğu kişiden daha iyi biliyoruz. O senaryonun kurbanlarını bu topraklara çok defnettik.

Kongo, istikrar adına yağmalandı. Libya, demokrasi adına yıkıldı. Somali, güvenlik adına militarize edildi. Kıtamızda IMF politika dikte ederken, halkımız kemerlerini sıkıyor. Kenya da özgür değil.

Topraklarımızda yabancı askeri üsler bulunuyor. Borç, ekonomimizi zincirliyor. Bütçemiz, halka hesap vermeden önce Dünya Bankası’na hesap veriyor. Gençlerimiz göç ediyor çünkü emperyalizm ulusal kalkınmayı boğdu. Bu yüzden İran boğulurken oturup uzaktan onun boğuluşunu izlemiyoruz.

Aynı elin kendi boğazımızda olduğunu görüyoruz. İran’ın yıkımının halkına özgürlüğü getireceğini sananlar, ya saftır ya da samimiyetsiz. Emperyalizm nereye müdahale ederse etsin, geriye sadece bir yığın kül bırakır. Milletler kurmaz, onları yıkar.

Demokrasi getirmez, kuklalar imal eder. Emperyalizm özgürleştirmez, egemenlik kurar. Marksistler olarak bilimsel analiz yapıyoruz. Şu en önemli soruyu soruyoruz: Kime fayda sağlıyor?

Yaptırımlar Wall Street’e mi yoksa İranlı işçilere mi zarar veriyor? Tehditler Pentagon’u mu yoksa İran köylülerini mi zayıflatıyor? Rejim değişikliği, kitleleri mi yoksa çokuluslu şirketleri mi güçlendiriyor? Cevap açık. Bu nedenle temel çelişki nettir.

Asıl düşman, İran toplumunun iç çelişkileri değildir. Her toplumun çelişkileri vardır ve bunları çözme hakkı, yalnızca İran halkına aittir. Başlıca düşman, ABD emperyalizminin ve müttefiklerinin dışarıdan gerçekleştirdiği saldırılardır.

Marksistler, her daim baş düşmana saldırır. Emperyalist anlatılara, dolaylı olarak bile olsa, destek vermek, ezilenleri silahsızlandırmaktır. Washington’ın propagandasını tekrarlamak, Afrika ve Asya’yı yağmalayan sisteme hizmet etmektir.

Biz, bu türden bir revizyonizmi reddediyoruz. Biz, bu tür bir kafa karışıklığını reddediyoruz. Kenya Marksist Komünist Partisi, İran ulusunun egemenliğinin yanında kesin ve net bir şekilde durmaktadır. Hiçbir halkın bombalanarak özgürlüğe kavuşturulamayacağını, hiçbir ulusun yaptırımlarla demokrasiye kavuşamayacağını bir kez daha dile getiriyoruz.

Kendi kaderini tayin etme hakkının yabancı işgal veya ekonomiyi boğan saldırılarla gelişemeyeceğini biliyoruz. İran bugün, güçlü ABD imparatorluğunun kibrine karşı teşkil edilmiş bir direniş hattıdır. Teslim olmayı reddederek, sadece kendini değil, ezilen tüm ulusları savunmaktadır.

İran direndiğinde, imparatorluk zayıflar. İmparatorluk zayıfladığında, Afrika nefes alır. Bir ulus dik durduğunda, diğerleri de dik durabileceklerini öğrenir. Bu nedenle, İran’ın mücadelesi bizim mücadelemizden ayrı değildir.

İran’ın mücadelesi, Kenya ile bağlantılıdır. Kongo ile bağlantılıdır. Filistin ile bağlantılıdır. Onurlu bir yaşam için mücadele eden her işçi ve köylü ile bağlantılıdır. Enternasyonalizm, hayırseverlik değildir. Kaderi paylaşmaktır. Bu nedenle, Kenya Marksist Komünist Partisi şunları beyan etmektedir:

İran’a dayatılan tüm yaptırımlara karşıyız. Tüm askeri tehditlere ve savaş hazırlıklarına karşıyız. İran’ın iç işlerine yapılan tüm emperyalist müdahaleleri kınıyoruz. İran halkının kendi siyasi ve ekonomik geleceğini belirleme hakkını savunuyoruz.

Kenya ve Afrika’nın işçilerini, gençlerini ve vatanseverlerini, emperyalizmin her biçimine karşı mücadeleyi yoğunlaştırmaya çağırıyoruz. Emperyalistler şu gerçeği net bir biçimde anlasınlar: Afrika ve Asya’nın direnmeden, zorbalığa boyun eğdiği dönem sona eriyor.

Boyun eğme dönemi bitti. Ezilenler ayağa kalkmayı öğreniyor. İran, bugün onurun, egemenliğin ve direnişin sembolü olarak duruyor. Kendi egemenliğini savunurken, Kenya’nın onurunu da savunuyor. Afrika’nın onurunu savunuyor. İran, tüm ezilen insanlığın geleceğini savunuyor.

Tarihi yazan, çöken imparatorluklar değil, direnen halklardır.

Yaşasın proletarya enternasyonalizmi. Yaşasın Afrika ve Batı Asya dayanışması. Kahrolsun ABD emperyalizmi. Egemenliğe, onura ve sosyalizme doğru ilerleyelim.

Booker Omole
Kenya Marksist Komünist Partisi Genel Sekreteri
30 Ocak 2026
Kaynak

0 Yorum: