21 Ocak 2026

,

Liberallerin İşçileri Yozlaştırması


Tasfiyecilerin yazılarının giderek tek içeriği haline gelen, ağızlarını köpürte köpürte dile döktükleri, radikal pozu kesen gevezelik etme biçimi olarak “Boykot”, okurların gözlerine tasfiyecilerin propaganda faaliyetlerini görmemesini sağlayacak bir perde çeker. Liberal sendika siyasetçilerinin tam da derdi, radikal saçmalıkların gürültüsü, yaygarası ve havai fişekleri arasında işçilerin Marksist örgütlenme pratiği karşısında burjuva klişelere daha fazla meyilli olmasını sağlamaktır.

Oysa sınıf bilincine sahip işçiler, işçilerin örgütlenme pratiğini tahrip edenlerin başlattıkları sahte “siyasi kampanyaların” saçmalıklarına asla aldanmayacaklar. Sınıf bilincine sahip işçilerin her şeyden önce ve her basın organında takdir ettiği şey, yüksek ilkelere bağlılıktır.

“Muhalefet”in saçmalıkları, yaygaraları ve işçi çıkarlarını savunma iddiaları altında işçilere gerçekten ne öğretiliyor? İşte bu, her düşünen işçinin kendisine sorduğu en önemli, temel ve doğruyu söylemek gerekirse, tek önemli sorudur. Düşünen işçi, işçilerin çıkarlarını savunduklarını iddia eden, ancak aslında proletaryanın sınıf bağımsızlığını ve örgütlenmesini yok etmeye çalışan liberal işçi dostlarının, kendisine tavsiyede bulunanlar içerisinde en tehlikeli kesim olduğunu bilir.

Tam da bu sebeple, tasfiyecilerin örgütü nasıl yok ettiklerini işçilerin gözünde görünür kılmak, bizim kutsal görevimizdir. Misal, tasfiyecilerin yayın organının Yeni Yıl sayısında yer alan, belirli bir programı esas alan başyazıyı ele alalım. Orada şunlar söyleniyor:

“İşçi sınıfı, açıktan faaliyet yürütecek, herhangi bir siyasi rejimin onu tüm haklarından mahrum etme, siyasi liderlik gibi normal işlevlerini yerine getirme imkânından yoksun bırakma çabalarına direnecek kadar güçlü ve geniş kapsamlı bir politik proletarya partisine adım adım doğru ilerliyor.”

İşte size tüm ihtişamıyla “normalleşmiş” liberal saçmalığın bir örneği! Hiçbir aklı başında liberal, bu formül lehine her iki elini de havaya kaldırıp ona onay vermezdi. Zira bu formülle tasfiyeci gazete, proletaryanın son yirmi yılda onca çaba harcayarak, Marksist örgütlenme yoluyla elde ettiği her şeyi ortadan kaldırmaya çalıştığı, bu yönde adımlar attığı gerçeğini gizlemeye çalışıyor.

İlerleyen bölümlerde ise daha da açık sözlü davranılıyor:

“ Açık siyasi eylem partisine giden yol, aynı zamanda parti birliğine giden yoldur.”

1908 ve 1910 yıllarına kadar uzanan en resmi ve en ciddi açıklamalarda binlerce kez belirtildiği gibi, bu tür konuşmalar, geçmişten vazgeçmekle, geçmişi ortadan kaldırmakla eşdeğerdir. Ancak bu tasfiyeciler, hiç yılmadan, “birlik” çığlıklarıyla son derece cahil insanları kandırma umuduyla, aynı mevzuyu tekrar tekrar dile getirmeye devam ediyorlar.

Marksist geçmişin tamamına ihanet edenler, “açık parti” ve “birlik” diye yaygara koparıyorlar!..

Bu, sınıf bilincine sahip işçilere bir hakarettir. Hatta 1912’deki “Ağustos” Konferansı’na bile bir hakarettir; o konferansta bir avuç saf insan, tasfiyecilerin, utanç verici liberal bir slogan olarak “açık parti”yi terk ettiklerine inanmıştı.

Asıl mesele şu ki, bu liberal düzenbazlar çetesi, tüm o Menşevikler (F. I. Dan gibiler, Martov’lar) Marksist örgütü yok etmek amacıyla liberal kampanya yürütüyorlar, hem 1908 hem de 1910 kararlarını kasten hiçe sayıyorlar ve sınıf bilinci olmayan işçileri kandırmaya çalışıyorlar.

Hâlâ cahil insanların olduğunu, “açık parti” vaatlerine inanacaklarını ve bunun aslında gerçek Marksist örgütün varlığına karşı yürütülen liberal kampanyanın bir çeşidi olduğunu göremeyeceklerini düşünüyorlar! Cahil insanlar var olduğu sürece, geçmişi tasfiye etmeye çalışan bu bir avuç liberal düzenbaz, bu bozguncular ve tasfiyecilerle “birlik” kurmanın saçmalık ve sahtekarlık olduğu kaç kez söylenirse söylensin, kirli işlerine devam edecekler.

Yukarıda bahsini ettiğimiz tasfiyecilerin gazetesinin Yeni Yıl sayısındaki yazıyı yazan kişi yalnız değil. Ona tüm tasfiyeciler destek veriyorlar. Misal, Novaya Rabochaya Gazeta’nın 5. sayısında (123) bizi ikna etmek için şu türden cümleler diziliyor:

“ İşçi kongrelerinin örgütlenmesinin önüne konulan tüm engellerin aşılması, örgütlenme özgürlüğü için verilen gerçek bir mücadeleden, yani işçi sınıfı hareketinin yasallaştırılması mücadelesinden başka bir şey değildir; bu da işçilerin Sosyal Demokrat Partisi’nin açık varoluş mücadelesiyle yakından bağlantılıdır.”

Hiçbir liberal, hatta Ekimci bile, işçi sınıfı hareketinin yasallaştırılması mücadelesine sempatiyle yaklaştığını inkâr etmeyecektir! Hiçbir liberal, “açık parti”ye itiraz etmeyecektir; hatta bu fikri savunanları, işçileri kandırmada en iyi suç ortakları olarak destekleyecektir.

Görevimizi ifa ederken, sınıf bilincine sahip işçilere, açık bir işçi partisinin savunulmasının, işçileri yozlaştırmak ve Marksist örgütlenme pratiğini yok etmek için tasarlanmış boş bir liberal gevezelik olduğu gerçeğini bıkıp usanmadan yineleyeceğiz.

Son iki yıl içerisinde yükselen dalganın yeni ve sağlıklı bir kanla beslediği Marksist organizmayı yok etmek için çaba harcayanlara karşı kararlı ve amansız bir mücadele yürütmediğimiz sürece, Marksist örgütlenme pratiği asla var olamaz, gelişemez.

V. I. Lenin
Pravda
Sayı 9
31 Ocak 1914
Kaynak

0 Yorum: