Cezayirli
olan Katip Yasin, 6 Ağustos 1929'da Konstantin yakınlarındaki Smondo adlı bir
kasabada dünyaya geldi. Doğduğunda kendisine Yasin adı verildi. Katip
soyadıydı. Ama sonrasında bunu terse çevirmeyi tercih etti. Sonrasında Katip
Yasin olarak tanındı.
Babası
avukattı. Zübeyde Şarki ile evlendi. En büyük oğluna Berbericede “özgür insan”
anlamına gelen Amazik adını verdi.
Sekiz
yaşında şiir yazmaya başladı. Kısa bir süre Kur’an okuluna gittikten sonra
Setif’teki Fransız okuluna başladı ve orada Nerval, Baudelaire ve Verlaine gibi
şairlerle tanıştı.
On
altıncı doğum gününden önce, 8 Mayıs 1945’te Fransız işgaline karşı düzenlenen
Setif protestolarına katıldı. Gösterilerde tutuklandı, hapse atılan Katip’in
okulla ilişiği kesildi.
Hapisten
çıktıktan sonra Cezayir’de ve çöllerinde dolaştı, şiirler yazdı. İlk şiir derlemesi
olan “Solilokuy, münacat” 1946’da yayımlandı.
1947'de
Cezayir Komünist Partisi'ne katıldı, 1951’de Sovyetler Birliği’ne bir ziyaret
gerçekleştirdi. Cezayir’den Fransa'ya gitti. 1948-1951 arası dönemde Fransız
yazar Albert Camus tarafından kurulan Alger Républicain [“Cumhuriyetçi
Cezayir”] gazetesinde muhabir olarak çalıştı.
1955’te Avrupa'ya seyahat etti. Bertolt Brecht ile
tanıştı. Fransa’dan İtalya’ya gitti ve bir süre orada yaşadı.
Vietnam’ı iki kez ziyaret etti, ilki 1967’de, ikincisi
ise 1970’te.
Cezayir’deki Fransız işgaline karşı ve ulusunun
davasını savunmak için romanlar, oyunlar ve şiirler yazdı. En ünlü oyunu, yayınlandığında
Fransa’daki kültür ortamında büyük yankı uyandıran “Kuşatma Altındaki Ceset”
(Le Cadavre encerclé) idi. Ayrıca “Yıldız” [Necm] adlı romanını da
yayımladı. Her iki roman da Cezayir’e ve çektiği acılara göndermeler
içeriyordu.
1970’te Cezayir'e döndü, Fransızca yazmayı bırakıp
Cezayir’de konuşulan Arapça lehçesiyle yazmaya başladı. Cezayir şehirlerinde ve
Avrupa başkentlerinde oyunlarını sahneleyen bir tiyatro grubu kurdu. Şöyle diyordu:
“Fransız Cezayir’ine karşı isyan ettiğim gibi, Arap Müslümanların Cezayir’ine
de isyan ediyorum. Ben Arap ya da Müslüman değilim. Ben Cezayirliyim.”
1963’te Floransa’da Jean Amroush Ödülü, 1975’te Lotus
Ödülü ve Paris’te Büyük Ulusal Edebiyat Ödülü de dâhil olmak üzere birçok
edebiyat ödülüne layık görüldü. 28 Ekim 1989'da Grenoble'da lösemi nedeniyle
altmış yaşında hayatını kaybetti.
*
* *
Aşağıda
Katip Yasin’in anti-emperyalist mücadelenin kronolojisi üzerine yazdığı kısa makalenin
çevirisine yer veriliyor. Arapçadan İngilizceye çevirisini Muhammed Velid Grine
yaptı.
Abdülkadir’e[1]
ihanet eden feodal beyler mücadeleden vazgeçtiklerinde,
daha önce Türklere veya Romalılara hizmet ettikleri gibi Fransızlara da hizmet
ettiler. Bir asırlık kölelik, görünüşte isimsiz ve tarihsiz olan,
sömürgecilerin ve petrol tankerlerinin cenneti haline gelmeden önce “Roma’nın
buğday sepeti” olarak adlandırılan bu topraklarda, Cezayir halkının bin yıllık
direnişine son vermiş gibi görünüyordu. Kaidler (reisler) ve Başağalar[2] onların
bekçiliğini yaptılar.
İhanet
etmek, işgalcinin meydana getirdiği burjuva ve küçük burjuva “elitler”e düştü.
Bu beyler, doktorlar ve eczacılar, ulusun bayrağını yeniden göndere çekme
onuruna sahip değillerdi. Sanki Cezayir ölmüş gibi, başında oturup ağıt yaktılar,
o, yitip gitmiş yanılsamaların suçlayıcı mezarlığında gömülmüş gibi ağladılar.
Ulusun
bayrağı, bin yıllık bir savaş olan, bazen açıktan ve ayan beyan, bazen gizli ve
yeraltında yürütülen, topraksız köylünün, anavatansız proletaryanın günlük
savaşı olan halk savaşıyla bir kez daha göndere çekildi. Yurtdışındaki işçiler,
ulusun bayrağını ilk ve son kez göğe yükselttiler.
Onlar,
Paris’te L’Etoile Nord-Africaine’i [“Kuzey Afrika Yıldızı”] isimli
örgütü kuran ve Fransa’da topraklarımızın bağımsızlığı için savaşan ilk örgüt
olan Ho amcanın[3] arkadaşlarıydı.
Fransa’daki
büyük emperyalist güce meydan okumaya cüret eden bu örgütün mütevazı
kurucuları, uluslararası proletaryanın yeni güçleriyle birleştiler. İşte bu sayede
Ekim sosyalist devrimi, Dien Bien Phu’yu[4] doğurdu,
işte bu sayede Dien Bien Phu, 1 Kasım 1954’ü[5] doğurdu. Küba, Şili ve
Nikaragua bu sayede doğdu.
Ho
amcanın şiirinde şöyle deniyor:
Ard arda
gelen gök gürültüsü
Sis perdelerini kaldırır
Tohumları filizlendirir.
Katip Yasin
1960
Kaynak
Dipnotlar:
[1] Emir (Prens) Abdülkadir (1808-1883): 1830’da Cezayir’i işgal eden
Fransız sömürgeci ordusuna karşı gerçekleşen Cezayir ulusal direnişinin en
büyük liderlerinden biri. Emir Abdülkadir, batı ve orta Cezayir’de bir devlet
(Abdülkadir Emirliği) ve bir ordu kurdu. 1832’den 1847’deki teslimiyetine dek
Fransız sömürgecileriyle savaştı. -çevirmenin notu.
[2]
Cezayir’deki feodal beylerin unvanları. Cezayirli köylüleri ezen ve
köleleştiren kişilerdi. Sömürge dönemi boyunca Fransız işgal yetkilileriyle
işbirliği yaptılar. -çn.
[3]
Ho Chi Minh. -çn.
[4]
Mayıs 1954’te Vietnam’daki Fransız sömürgeci birliklerine karşı Viet Minh’in elde
ettiği nihai zafere atıfta bulunulmaktadır. Dien Bien Phu, Vietnam’ın ulusal
bağımsızlık savaşındaki önemli bir muharebenin adıdır. -çn.
[5] Cezayir’in ulusal bağımsızlık savaşı (1954-1962) 1 Kasım 1954’te başladı. -çn.


0 Yorum:
Yorum Gönder