28 Ekim 2026

, ,

Katip Yasin



Cezayirli olan Katip Yasin, 6 Ağustos 1929'da Konstantin yakınlarındaki Smondo adlı bir kasabada dünyaya geldi. Doğduğunda kendisine Yasin adı verildi. Katip soyadıydı. Ama sonrasında bunu terse çevirmeyi tercih etti. Sonrasında Katip Yasin olarak tanındı.

Babası avukattı. Zübeyde Şarki ile evlendi. En büyük oğluna Berbericede “özgür insan” anlamına gelen Amazik adını verdi.

Sekiz yaşında şiir yazmaya başladı. Kısa bir süre Kur’an okuluna gittikten sonra Setif’teki Fransız okuluna başladı ve orada Nerval, Baudelaire ve Verlaine gibi şairlerle tanıştı.

On altıncı doğum gününden önce, 8 Mayıs 1945’te Fransız işgaline karşı düzenlenen Setif protestolarına katıldı. Gösterilerde tutuklandı, hapse atılan Katip’in okulla ilişiği kesildi.

Hapisten çıktıktan sonra Cezayir’de ve çöllerinde dolaştı, şiirler yazdı. İlk şiir derlemesi olan “Solilokuy, münacat” 1946’da yayımlandı.

1947'de Cezayir Komünist Partisi'ne katıldı, 1951’de Sovyetler Birliği’ne bir ziyaret gerçekleştirdi. Cezayir’den Fransa'ya gitti. 1948-1951 arası dönemde Fransız yazar Albert Camus tarafından kurulan Alger Républicain [“Cumhuriyetçi Cezayir”] gazetesinde muhabir olarak çalıştı.

1955’te Avrupa'ya seyahat etti. Bertolt Brecht ile tanıştı. Fransa’dan İtalya’ya gitti ve bir süre orada yaşadı.

Vietnam’ı iki kez ziyaret etti, ilki 1967’de, ikincisi ise 1970’te.

Cezayir’deki Fransız işgaline karşı ve ulusunun davasını savunmak için romanlar, oyunlar ve şiirler yazdı. En ünlü oyunu, yayınlandığında Fransa’daki kültür ortamında büyük yankı uyandıran “Kuşatma Altındaki Ceset” (Le Cadavre encerclé) idi. Ayrıca “Yıldız” [Necm] adlı romanını da yayımladı. Her iki roman da Cezayir’e ve çektiği acılara göndermeler içeriyordu.

1970’te Cezayir'e döndü, Fransızca yazmayı bırakıp Cezayir’de konuşulan Arapça lehçesiyle yazmaya başladı. Cezayir şehirlerinde ve Avrupa başkentlerinde oyunlarını sahneleyen bir tiyatro grubu kurdu. Şöyle diyordu: “Fransız Cezayir’ine karşı isyan ettiğim gibi, Arap Müslümanların Cezayir’ine de isyan ediyorum. Ben Arap ya da Müslüman değilim. Ben Cezayirliyim.”

1963’te Floransa’da Jean Amroush Ödülü, 1975’te Lotus Ödülü ve Paris’te Büyük Ulusal Edebiyat Ödülü de dâhil olmak üzere birçok edebiyat ödülüne layık görüldü. 28 Ekim 1989'da Grenoble'da lösemi nedeniyle altmış yaşında hayatını kaybetti.

Kaynak

* * *

Aşağıda Katip Yasin’in anti-emperyalist mücadelenin kronolojisi üzerine yazdığı kısa makalenin çevirisine yer veriliyor. Arapçadan İngilizceye çevirisini Muhammed Velid Grine yaptı.

Abdülkadir’e[1] ihanet eden feodal beyler mücadeleden vazgeçtiklerinde, daha önce Türklere veya Romalılara hizmet ettikleri gibi Fransızlara da hizmet ettiler. Bir asırlık kölelik, görünüşte isimsiz ve tarihsiz olan, sömürgecilerin ve petrol tankerlerinin cenneti haline gelmeden önce “Roma’nın buğday sepeti” olarak adlandırılan bu topraklarda, Cezayir halkının bin yıllık direnişine son vermiş gibi görünüyordu. Kaidler (reisler) ve Başağalar[2] onların bekçiliğini yaptılar.

İhanet etmek, işgalcinin meydana getirdiği burjuva ve küçük burjuva “elitler”e düştü. Bu beyler, doktorlar ve eczacılar, ulusun bayrağını yeniden göndere çekme onuruna sahip değillerdi. Sanki Cezayir ölmüş gibi, başında oturup ağıt yaktılar, o, yitip gitmiş yanılsamaların suçlayıcı mezarlığında gömülmüş gibi ağladılar.

Ulusun bayrağı, bin yıllık bir savaş olan, bazen açıktan ve ayan beyan, bazen gizli ve yeraltında yürütülen, topraksız köylünün, anavatansız proletaryanın günlük savaşı olan halk savaşıyla bir kez daha göndere çekildi. Yurtdışındaki işçiler, ulusun bayrağını ilk ve son kez göğe yükselttiler.

Onlar, Paris’te L’Etoile Nord-Africaine’i [“Kuzey Afrika Yıldızı”] isimli örgütü kuran ve Fransa’da topraklarımızın bağımsızlığı için savaşan ilk örgüt olan Ho amcanın[3] arkadaşlarıydı.

Fransa’daki büyük emperyalist güce meydan okumaya cüret eden bu örgütün mütevazı kurucuları, uluslararası proletaryanın yeni güçleriyle birleştiler. İşte bu sayede Ekim sosyalist devrimi, Dien Bien Phu’yu[4] doğurdu, işte bu sayede Dien Bien Phu, 1 Kasım 1954’ü[5] doğurdu. Küba, Şili ve Nikaragua bu sayede doğdu.

Ho amcanın şiirinde şöyle deniyor:

Ard arda gelen gök gürültüsü
Sis perdelerini kaldırır
Tohumları filizlendirir.

Katip Yasin
1960
Kaynak

Dipnotlar:
[1] Emir (Prens) Abdülkadir (1808-1883): 1830’da Cezayir’i işgal eden Fransız sömürgeci ordusuna karşı gerçekleşen Cezayir ulusal direnişinin en büyük liderlerinden biri. Emir Abdülkadir, batı ve orta Cezayir’de bir devlet (Abdülkadir Emirliği) ve bir ordu kurdu. 1832’den 1847’deki teslimiyetine dek Fransız sömürgecileriyle savaştı. -çevirmenin notu.

[2] Cezayir’deki feodal beylerin unvanları. Cezayirli köylüleri ezen ve köleleştiren kişilerdi. Sömürge dönemi boyunca Fransız işgal yetkilileriyle işbirliği yaptılar. -çn.

[3] Ho Chi Minh. -çn.

[4] Mayıs 1954’te Vietnam’daki Fransız sömürgeci birliklerine karşı Viet Minh’in elde ettiği nihai zafere atıfta bulunulmaktadır. Dien Bien Phu, Vietnam’ın ulusal bağımsızlık savaşındaki önemli bir muharebenin adıdır. -çn.

[5] Cezayir’in ulusal bağımsızlık savaşı (1954-1962) 1 Kasım 1954’te başladı. -çn.

0 Yorum: