01 Ekim 2026

,

Lenin’in Uyarısı: Avrupamerkezcilik ve Yeni Çocukluk Hastalığı

1920 baharında içte ve dışta kuşatma altında olan genç Sovyet Cumhuriyeti hayatta kalma mücadelesi verirken, Lenin Sol Komünizm: Bir Çocukluk Hastalığı adlı eserini kaleme aldı. Bu broşür, kendilerini Bolşeviklerden “daha solcu” gören Batı Avrupalı komünistleri hedef alıyordu.

Lenin kitapta, bu çocuksu “sol” tavrın “kendi sabırsızlığını teorik bir gerekçe olarak gördüğünü”, özünde “devrimcilik kisvesiyle sağa sola savrulma”, “devrimci mücadelede küçük burjuva taraftarlığının ve kararsızlığının gerçek bir yansıması” olduğunu söylüyordu.

Bir asırdan fazla bir süre sonra, Batılı Marksistler yeni bir çocuksu “sol” tavır geliştiriyorlar. Bu tavır giderek her yere hâkim oluyor. Ortaya çıkan çok kutuplu dünya düzenine küçümseyerek bakan, başı gövdeden ayıran bu solcular, Çin Halk Cumhuriyeti, Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti ve Laos Demokratik Halk Cumhuriyeti gibi sosyalizmi kuran devletlerin muazzam, eşi benzeri olmayan başarılarını Avrupamerkezciliğe has bir kibirle redde tabi tutuyorlar. Bu tutum, yalnızca Lenin'in öğretilerine ihanet değil, aynı zamanda tarihsel materyalizmin terk edilmesidir.

Lenin, temel bir ilkeyi defalarca vurgular: Marksizm, her ülkenin kendine has devrimci pratiğiyle bütünleştirilmelidir. Bolşeviklerin başarısı, tam da “Marksizmi mekanik olarak uygulamak yerine, onu yaratıcı bir şekilde kullanmalarında” yatıyordu. Ancak günümüzdeki birçok Batılı Marksist, bu temel gerçeği unutmuş gibi görünüyor.

Troçkist bir yapı olarak Devrimci Komünist Enternasyonal (DKE) bunun somut örneği. DKE, ortaya çıkan çok kutuplu dünyayı, “bağlantısız ülkelerin inşa ettikleri yeni zuhur eden bir post-emperyalist dünya düzeni değil de, “birbirleriyle rekabet halinde olan birkaç emperyalist gücün egemen olduğu bir dünya” olarak görüyorlar. Bu algı, önemli askeri yeteneklere sahip herhangi bir ulusun mutlaka emperyalist olduğunu varsayıyor. Söz konusu çevre, İran ve Kuzey Kore gibi ulusların askeri yeteneklerini “emperyalist Batı’ya karşı kendilerini savunmak” için geliştirdiklerini kabul etmeye yanaşmıyor.

Çok kutupluluğun “emperyalistler arasındaki rekabet”e indirgenmesi, Lenin’in eleştirdiği çocuksu “sol” yaklaşımın yansıması. Bu yaklaşım, somut tarihsel analizi soyut dogmayla ikame ediyor.

Batılı Marksistler, Avrupamerkezci bakış açılarını bir kenara bıraksalar, ortada bambaşka bir tablonun olduğunu görürlerdi.

2025 yılında Çin Halk Cumhuriyeti’nin GSYİH’si 140,19 trilyon yuana yükselerek yüzde 5,0’lık bir büyüme kaydetti. Kentsel istihdam alanında 12,67 milyon iş artışına tanık olundu. 14 milyon çocu,k ücretsiz okul öncesi eğitimden faydalandı. 30 milyondan fazla bebek, bakım desteğinden yararlandı. Yüksek teknoloji üretimi yüzde 9,4 oranında büyüdü, yeni enerji araçlarının üretimi 16 milyon adedi aştı. Bir zamanlar yoksul, yarı-sömürge bir ülke olan Çin, Komünist Parti liderliğinde dünyanın ikinci büyük ekonomisi haline geldi, insanlık tarihinin en büyük yoksullukla mücadele programını tamamladı.

Vietnam Komünist Partisi’nin önderliğinde gerçekleştirilen Đổi Mới (Yenilenme) reformları “büyük, kapsamlı ve tarihsel olarak önemli başarılar” elde etti. Vietnam, düşük gelirli yoksul bir ülkeden alt orta gelirli bir ülkeye dönüşmüş, onlarca yüksek büyüme oranlarını korumuş, gıda kıtlığından tarımsal ihracat devi haline gelmiştir.

2021 ile 2025 yılları arasında Laos ekonomisi, yıllık ortalama yüzde 4,2’lik bir büyüme kaydetti. Enflasyon, Kasım 2025 itibarıyla yüzde 4,8’de kontrol altına alındı. Devlet bütçesi gelirleri GSYİH’nin yüzde 15,1’inden yaklaşık yüzde 20’sine yükseldi. Kamu borcunun GSYİH’ye oranı yüzde 112’den yüzde 88’e geriledi. Çin’in Laos'taki yatırımları 18 milyar doları aştı. Laos Halkın Devrimci Partisi yönetiminde, bir zamanlar en az gelişmiş ülke olan Laos, sosyalist modernleşmeye doğru istikrarlı bir şekilde ilerliyor.

Peki bu başarıların kusursuz olduğunu iddia edebilir miyiz? Hayır. Her sosyalist ülke, sosyalizmi inşa ederken zorluklar ve çelişkilerle karşılaşır. Ancak bu başarıları “devlet kapitalizmi” veya “bürokratik kapitalizm” olarak nitelendirmek; yüz milyonlarca insanın mücadelesine hakaret etmek ve teorik tembelliği göstermektir.

Lenin, devrimci bir partinin “ilke ile taktik esnekliğini birleştirmesi” ve “her türlü mücadele biçimine hâkim olması” gerektiğini belirtmiştir. “Sol” komünistleri ise “belirli koşullara ve somut durumlara uygun stratejik ve taktik yöntemleri benimseme konusunda yetersiz” olmakla eleştirmiştir.

Günümüzde Batılı Marksistler, Avrupa deneyiminden damıtılmış soyut bir “sosyalizm” modeline sıkıca bağlı kalıyorlar ve bunu Çin, Vietnam ve Laos’u ölçerken bir tür ölçüt olarak kullanıyorlar. Tutarsızlıkları ve sosyalist ütopya eksikliğini tespit ettikleri an, bu ülkeleri “gerçek manada sosyalist olmayan ülke” ilan ediyorlar.

Lenin Sol Komünizm kitabını, Batı Avrupa’nın genç komünist partilerinin “sol çocuksu davranışları tanıyıp aşmalarına, Marksist strateji ilkelerini uygulamayı öğrenmelerine” yardımcı olmak için yazdı. Bugün de aynı şekilde, bazı Batılı Marksistlerin Avrupamerkezci çocuksu davranışlarını aşmalarına yardımcı olmalıyız.

Çok kutupluluk, emperyalist rekabetin bir arenası değil, ezilen ulusların gerçek özgürlüğe kavuşması için tarihi bir fırsattır. Güneydoğu Asya’daki sosyalist devletlerin başarıları gerçek, muazzam ve alenidir. Bunları kibirli bir küçümsemeyle reddetmek, sadece teorik bir hata değil, aynı zamanda politik açıdan sorumsuzluktur.

Sosyalizmin davası, dünya proleterlerinin ortak davasıdır. Tek bir Avrupa kaynaklı şablonla sınırlı kalamaz. Lenin’in bize öğrettiği gibi, Marksizm, her ülkenin somut koşullarıyla bütünleşmelidir. Çin’in modernleşmesi, Vietnam’ın Đổi Mới’si, Laos’un sosyalist yönelimli piyasa ekonomisi, Marksizmin yerelleştirilmesine yönelik muhteşem girişimlerdir. Bunlar, hor görülmeyi ve reddedilmeyi değil, saygı ve incelemeyi hak etmektedir.

Gearóid Ó. Machail
4 Eylül 2026
Kaynak

Kaynakça:
Lenin, V. I. (1920) “Left-Wing” Communism: An Infantile Disorder. Progress Publishers, 1964: MIA.

National Bureau of Statistics of China (2026) ‘2025年中国国内生产总值1401879亿元,比上年增长5.0%’, 19 Ocak. Haiwai.

Yang, A. (2026) “The Eurocentrism of Western Marxists”, 10 Ağustos. Substack.

Santiphab Phomvihane (2026) “Lao PDR Advances Self-Reliant Economic Strategy to Strengthen Macroeconomic Stability”, KPL Lao News Agency, 13 Ocak. KPL.

Nhan Dan (2026) “The achievements of the Doi Moi process”. Nhandan.

0 Yorum: