1920
baharında içte ve dışta kuşatma altında olan genç Sovyet Cumhuriyeti hayatta
kalma mücadelesi verirken, Lenin Sol Komünizm: Bir Çocukluk Hastalığı adlı
eserini kaleme aldı. Bu broşür, kendilerini Bolşeviklerden “daha solcu” gören Batı Avrupalı komünistleri hedef alıyordu.
Lenin
kitapta, bu çocuksu “sol” tavrın “kendi sabırsızlığını teorik bir gerekçe olarak gördüğünü”, özünde “devrimcilik kisvesiyle sağa sola savrulma”, “devrimci mücadelede
küçük burjuva taraftarlığının ve
kararsızlığının gerçek bir
yansıması” olduğunu söylüyordu.
Bir
asırdan fazla bir süre sonra, Batılı Marksistler yeni bir çocuksu “sol” tavır geliştiriyorlar.
Bu tavır giderek her yere hâkim oluyor. Ortaya çıkan çok kutuplu dünya düzenine
küçümseyerek bakan, başı gövdeden ayıran bu solcular, Çin Halk Cumhuriyeti,
Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti ve Laos Demokratik Halk Cumhuriyeti gibi
sosyalizmi kuran devletlerin muazzam, eşi benzeri olmayan başarılarını Avrupamerkezciliğe
has bir kibirle redde tabi tutuyorlar. Bu tutum, yalnızca Lenin'in öğretilerine
ihanet değil, aynı zamanda tarihsel materyalizmin terk edilmesidir.
Lenin,
temel bir ilkeyi defalarca vurgular: Marksizm, her ülkenin kendine has devrimci
pratiğiyle bütünleştirilmelidir. Bolşeviklerin başarısı, tam da “Marksizmi
mekanik olarak uygulamak yerine, onu yaratıcı bir şekilde kullanmalarında”
yatıyordu. Ancak günümüzdeki birçok Batılı Marksist, bu temel gerçeği unutmuş
gibi görünüyor.
Troçkist
bir yapı olarak Devrimci Komünist Enternasyonal (DKE) bunun somut örneği. DKE, ortaya
çıkan çok kutuplu dünyayı, “bağlantısız ülkelerin inşa ettikleri yeni zuhur
eden bir post-emperyalist dünya düzeni değil de, “birbirleriyle rekabet halinde
olan birkaç emperyalist gücün egemen olduğu bir dünya” olarak görüyorlar. Bu
algı, önemli askeri yeteneklere sahip herhangi bir ulusun mutlaka emperyalist
olduğunu varsayıyor. Söz konusu çevre, İran ve Kuzey Kore gibi ulusların askeri
yeteneklerini “emperyalist Batı’ya karşı kendilerini savunmak” için
geliştirdiklerini kabul etmeye yanaşmıyor.
Çok
kutupluluğun “emperyalistler arasındaki rekabet”e indirgenmesi, Lenin’in
eleştirdiği çocuksu “sol” yaklaşımın yansıması. Bu yaklaşım, somut tarihsel
analizi soyut dogmayla ikame ediyor.
Batılı
Marksistler, Avrupamerkezci bakış açılarını bir kenara bıraksalar, ortada
bambaşka bir tablonun olduğunu görürlerdi.
2025
yılında Çin Halk Cumhuriyeti’nin GSYİH’si 140,19 trilyon yuana yükselerek yüzde
5,0’lık bir büyüme kaydetti. Kentsel istihdam alanında 12,67 milyon iş artışına
tanık olundu. 14 milyon çocu,k ücretsiz okul öncesi eğitimden faydalandı. 30
milyondan fazla bebek, bakım desteğinden yararlandı. Yüksek teknoloji üretimi yüzde
9,4 oranında büyüdü, yeni enerji araçlarının üretimi 16 milyon adedi aştı. Bir
zamanlar yoksul, yarı-sömürge bir ülke olan Çin, Komünist Parti liderliğinde
dünyanın ikinci büyük ekonomisi haline geldi, insanlık tarihinin en büyük
yoksullukla mücadele programını tamamladı.
Vietnam
Komünist Partisi’nin önderliğinde gerçekleştirilen Đổi Mới (Yenilenme)
reformları “büyük, kapsamlı ve tarihsel olarak önemli başarılar” elde etti.
Vietnam, düşük gelirli yoksul bir ülkeden alt orta gelirli bir ülkeye dönüşmüş,
onlarca yüksek büyüme oranlarını korumuş, gıda kıtlığından tarımsal ihracat
devi haline gelmiştir.
2021
ile 2025 yılları arasında Laos ekonomisi, yıllık ortalama yüzde 4,2’lik bir
büyüme kaydetti. Enflasyon, Kasım 2025 itibarıyla yüzde 4,8’de kontrol altına
alındı. Devlet bütçesi gelirleri GSYİH’nin yüzde 15,1’inden yaklaşık yüzde 20’sine
yükseldi. Kamu borcunun GSYİH’ye oranı yüzde 112’den yüzde 88’e geriledi. Çin’in
Laos'taki yatırımları 18 milyar doları aştı. Laos Halkın Devrimci Partisi
yönetiminde, bir zamanlar en az gelişmiş ülke olan Laos, sosyalist
modernleşmeye doğru istikrarlı bir şekilde ilerliyor.
Peki
bu başarıların kusursuz olduğunu iddia edebilir miyiz? Hayır. Her sosyalist
ülke, sosyalizmi inşa ederken zorluklar ve çelişkilerle karşılaşır. Ancak bu
başarıları “devlet kapitalizmi” veya “bürokratik kapitalizm” olarak
nitelendirmek; yüz milyonlarca insanın mücadelesine hakaret etmek ve teorik
tembelliği göstermektir.
Lenin,
devrimci bir partinin “ilke ile taktik esnekliğini birleştirmesi” ve “her türlü
mücadele biçimine hâkim olması” gerektiğini belirtmiştir. “Sol” komünistleri
ise “belirli koşullara ve somut durumlara uygun stratejik ve taktik yöntemleri
benimseme konusunda yetersiz” olmakla eleştirmiştir.
Günümüzde
Batılı Marksistler, Avrupa deneyiminden damıtılmış soyut bir “sosyalizm”
modeline sıkıca bağlı kalıyorlar ve bunu Çin, Vietnam ve Laos’u ölçerken bir tür
ölçüt olarak kullanıyorlar. Tutarsızlıkları ve sosyalist ütopya eksikliğini tespit
ettikleri an, bu ülkeleri “gerçek manada sosyalist olmayan ülke” ilan
ediyorlar.
Lenin
Sol Komünizm kitabını, Batı Avrupa’nın genç komünist partilerinin “sol
çocuksu davranışları tanıyıp aşmalarına, Marksist strateji ilkelerini
uygulamayı öğrenmelerine” yardımcı olmak için yazdı. Bugün de aynı şekilde,
bazı Batılı Marksistlerin Avrupamerkezci çocuksu davranışlarını aşmalarına
yardımcı olmalıyız.
Çok
kutupluluk, emperyalist rekabetin bir arenası değil, ezilen ulusların gerçek
özgürlüğe kavuşması için tarihi bir fırsattır. Güneydoğu Asya’daki sosyalist
devletlerin başarıları gerçek, muazzam ve alenidir. Bunları kibirli bir
küçümsemeyle reddetmek, sadece teorik bir hata değil, aynı zamanda politik açıdan
sorumsuzluktur.
Sosyalizmin
davası, dünya proleterlerinin ortak davasıdır. Tek bir Avrupa kaynaklı şablonla
sınırlı kalamaz. Lenin’in bize öğrettiği gibi, Marksizm, her ülkenin somut
koşullarıyla bütünleşmelidir. Çin’in modernleşmesi, Vietnam’ın Đổi Mới’si, Laos’un
sosyalist yönelimli piyasa ekonomisi, Marksizmin yerelleştirilmesine yönelik
muhteşem girişimlerdir. Bunlar, hor görülmeyi ve reddedilmeyi değil, saygı ve
incelemeyi hak etmektedir.
Gearóid Ó. Machail
4
Eylül 2026
Kaynak
Kaynakça:
Lenin, V. I. (1920) “Left-Wing” Communism: An Infantile Disorder. Progress
Publishers, 1964: MIA.
National
Bureau of Statistics of China (2026) ‘2025年中国国内生产总值1401879亿元,比上年增长5.0%’, 19
Ocak. Haiwai.
Yang,
A. (2026) “The Eurocentrism of Western Marxists”, 10 Ağustos. Substack.
Santiphab
Phomvihane (2026) “Lao PDR Advances Self-Reliant Economic Strategy to
Strengthen Macroeconomic Stability”, KPL Lao News Agency, 13 Ocak. KPL.
Nhan Dan (2026) “The achievements of the Doi Moi process”. Nhandan.


0 Yorum:
Yorum Gönder