16 Ekim 2026

,

Çok Yaşa Yahya Sinvar


Dr. Ziad Hamid’in bu mektubu ilkin, Arapça olarak Falasteen al-Muslima [“Müslüman Filistin”] dergisinin 7. cildinde, Temmuz 2000'de yayımlandı.

* * *

 

Siyonist düşmanın hapishanesinde hücre hapsinde bulunan kıymetli hocam Yahya Sinvar’a:

Öncelikle şunu söyleyeyim ki, ben ne kalem ustasıyım ne de bildiriler yazan biriyim. Ben, sadece sevgi ve özlemle dolu, “Allah, sevginin kıymetini bilenlere merhamet etsin” sözünden ilham alarak, sana mektup yazan biriyim.

Sevgili kardeşim Yahya, Ebu İbrahim, Allah’ın selamı senin ve yanındakilerin üzerine olsun.

1987 yılının sonlarında, o mübarek İntifada’nın ilk günlerinde, İslam Üniversitesi’ndeki son görüşmemizin üzerinden on üç yıldan fazla zaman geçti. O gün bir daha hiç görüşemeyeceğimizi düşünmemiştim.

Kısa bir süre sonra yakalandın, hapishane duvarlarının ardında kayboldun. Gene de seni o vakitler hayal kırıklığıyla parmaklarını ısırırken, bazen yaptığın gibi saçlarını yolarken, düşmana dilediğin kadar sert vuramadığın için öfkelenmişken anımsıyorum.

Seninle ilk kez İntifada’dan dört yıl önce, üniversite kampüsünde, biz ve birçok kardeşimiz öğrenci örgütlenmesinde yer alırken tanıştım. Ama sen, sadece bir üniversite öğrencisi değildin. Sadece öğrenci birliğinde faaliyet yürütmüyordun. Bir yandan da geçimini sağlamak için inşaatlarda beton döküyordun. Aynı zamanda Gazze’yi kuzeyden güneye, yorulmak bilmeden günlerce ve gecelerce dolaşıyordun. Peugeot 404’ünle, tembel ve aylak insanlara bağırarak, coşku ve azim aşılamaya çalışıyordun. Cihat ve dava için, halkımızın ve milletimizin gelecekteki zaferi için zamanla yarışıyordun.

Şimdi sen, kardeşlerinle birlikte düşmanın hücrelerinde tutuluyorsun. Tek kişilik hücrenin zincirlerine bağlısın. Sürgünden sana duyduğum özlem ve hasret, kalbimi tam da bu sebeple sıkıştırıyor.

Bugün kardeşlerimiz ve yoldaşlarımız aklıma düştüğünde hayal gücüm bana yük oluyor: Bazılarımız kenarda oturmayı seçti, bazılarımız, hayatın rahatlığına ve zenginliğine yöneldi, bazılarımız da ancak siyasetin afyonuyla vatanın varlığını tanımak adına, cihadı eleştirdi, ondan el çekti. Bazılarımız para, çocuklar, yüksek lisans ve yurtdışındaki rahat hayatlarıyla meşgul.

Oysa sen Yahya, o zindanlarda kahraman yoldaşlarınla birlikte, vatanın küllerine sarılarak, onu bu kadar derinden sevmenin bedelini ödüyor, Filistin ve Kudüs uğruna yıllarını heba ediyorsun.

Biz ise Allah’tan mağfiret ve selamet diliyoruz.

Sizin için, hocamız Dr. Attallah Ebu Âlâ’nın eski şiirlerinden birindeki son dizesini yineleyecek, “Çok yaşa Yahya Sinvar!” diye dua edeceğim.

Ziad Hamid
Temmuz 2000
Kaynak

0 Yorum: