Avrupa
ülkelerini iş ve bireysel seyahat amaçlı gezen bir insan, mevcut toplumsal halimizin
ve yaşam biçimlerimizin Avrupa’ya değil, Amerika’ya benzediği tespitinde
bulunuyor. Konu “Avrupa mı yoksa Amerika mı?” olmayıp, Anadolu’nun yaşadığı
değişimin yönüdür.
Şu
an yaşanan süreç, özellikle 1980’li yıllardan itibaren adım adım yerleştirilen
Amerikan Rüyası’nın inşasıdır. Burada iki boyutu incelemek gerekiyor: toplum
ile insan yapısı ve sosyalist siyasetin yönü.
Amerikan
Rüyası, orta sınıfın oluşturulup bu sınıfa ait özgür ve özel bireyin kredilerle
eve ve araca sahip olması, bu evlerde her bireye bir oda tahsis edilmesi, bugün
özelinde iPhone telefon edinmesi, lüks araç kullanması, tatil yapabilmesi,
hazda ve hızda sınır tanımaması. Liberal düzenin kurtarıcılığı masalı. Bu
masal, emeğiyle çalışanların kulaklarına fısıldandı. Amaç, tüm dünyada Amerikan
uyduları oluşturmaktı, oluşturuluyor.
Amerika,
iki kez “keşfedildi”: ilki Kolomb ile, ikincisi Soğuk Savaş’ın sona ermesinin
ardından yenilgiyi teslimiyete çeviren solcularla. İlki işgalle, ikincisi solun
rızasıyla gerçekleşti.
Diziler,
sosyal medya, müzikle zihinler işgal edildi. Emperyalizmin üçüncü bunalım
döneminin özelliği olarak az maliyetle ve direnişsiz işgalin gerçekleştirilmesiydi.
Öyle de oldu, artık dev yollar, üç şeritli yollara ayrıldı. Liberalizmin
düzlediği her solun yolu çift ve üç şeritli bölündü.
Bugün
insanımızın borsaya umut bağlamasında solun etkisi önemlidir. Her gelişmenin
borsayı etkileyip etkilemediğine göre haber yapan BirGün özelinde mevcut
sol, doların, petrolün ve borsanın tanrısı emperyalizmin ve NATO'nun ideolojik
aygıtı, gizli işgalin ve suni dengenin ajanıdır. Özgür ve Özel birey kurgusu,
borsa, Bitcoin, bahis kumarıyla Amerikan Rüyası’na ulaşmak için tüm alın terini
ve birikimini bu soygunculara vermesiyle inşa ediliyor. Yoksul soyuluyor, sol,
buna yol açıyor. Yap-işlet-devret denkleminde döşenen yolun ihalesini sol
alıyor, yol rüştünü kanıtlayınca NATO’ya teslim edilecek.
Özgür
Özel, Amerikan basınından Newsweek’e yazı yazıyor.[1] Bu yazıda,
belediye seçimleri ve kayyumlarda kendilerine destek vermediği için İngiltere’ye
sitem eden Özgür Özel, yine emperyalizmden icazet isteyip demokrasiye zeval
gelmesinin sadece ülkemizle sınırlı kalmayacağını, bölge ve Avrupa’nın, hatta
NATO’nun “güvenliğinin” tehlikeye gireceğini iddia ediyor. BirGün bu
yazıyı haber yaparken NATO’yla ilgili kısmını sansürlüyor.[2] Halka yalan söyleyen
bir gazetenin medya ve basın özgürlüğünü savunması bile yalandır. Gazetenin de
bağlı olduğu DY çevresinin de sosyalizmi savunması, sosyalizmin inkârı ve
tasfiyesidir. Birikim ne kadar sosyalistse BirGün o kadar
sosyalisttir. Her ikisi de Kavala’ya bel bağlar. Darbe gelince DY şefi Oğuzhan,
Birikim’in başkalemi Belge’ye akıl danışmıştır, bunu söyleyen
kendisidir.
“NATO
solcuları” denildiğinde kızıyorlar, öfkeleniyorlar. Hayat, son derece somut
ilerlediğinden, politika da karmaşık ve soyut işlememelidir. BirGün,
özgür ve özel kurtarıcı şefinin Newsweek’te yayınlanan yazısında NATO’nun
güvenliği için kaygılandığına dair ifadelerini sansürleyerek vermiştir. Bunu
yapmak zorundadır, mandacıdırlar. Temmuz’da düzenlenecek olan NATO toplantısı
için solun bu atıl ve sessizliği güçsüzlükten değil, teslimiyet ve
ajanlıktandır.
Sol
Parti, EMEP ve TKP’nin laiklik-sekülerlik ekseninde çocukları ve eğitimi
politika hâline getirmesi sahtekârlıktır. Emperyalizmin gerçek yüzü ve dünya
halklarına dayattığı Epştayn düzenine karşı sessiz kalan siyaset, değil
sosyalizmden, insanlıktan nasibini almamıştır.
NATO’cu
sol her zaman borsa ve doların bekasını korumak zorunda. Bu halkı KOÇ’lara
mahkûm eden, bu soldur. Borsa’nın çöktüğüne dair yaptıkları her haberin
ardından bu halkı burjuvaziye daha da bağlıyorlar. Borsa, artık halkın nerede
ve kimlerin yanında hizalandırılacağının sınır çizgisi. Borsanın aşağı yönlü
her hareketi, halkın tefecilerin kurtulması için biraz daha duacı olmasına
neden oluyor.
CHP
binasının önüne giden her sol parti, istisnasız emperyalizmin bekçisi ve
ajanıdır. Özgür ve özel sömürge bekçiliği için mandacılık yapanlara kol kanat
gerip bu halka kurtarıcı diye bunların gösterilmesi, halka ihanettir. Kitleye
yön tayin etme yalanını artık hiçbir sol sosyalist parti diline dolamasın.
Yaklaşık
10 yıl önce FARC silahlarını BM’ye teslim etti, bir talebi vardı: Silahların
yakılarak demire çevrilip barış heykeli yapılmasıydı, bu talepleri gerçekleşti.
Bugün ise Kolombiya’daki durumun 10 yıl önceden daha beter olduğunu söylüyor.
Bizde de emperyalizmle anlaşan CHP, eşantiyon olarak sol partileri veriyor.
Şimdi her birinin parti bayrağı CHP binasının önüne çekilip teslimiyet müzesi
açılabilir.
Yenilgi
ve zafer, mücadelede kaçınılmazdır. Teslimiyet alçaklık, mandacılık ise
ihanettir. Saraçhane’de CHP’ye milislik yapanlar, emperyalizmin kuklası
olmaktan öteye gidemezler. Borsa yüzünden edilen her intiharda, çalınan her
alın terinde bu solun tarihsel sorumluluğu vardır. Amerikan Rüyası’nı bu halka
dayatanların sosyalizme dair ettiği ve edeceği her sözün Komünist Parti
Manifestosu’nun sayfalarının emperyalizmin mızraklarının ucuna
takılmasından gayrı bir karşılığı yoktur.
Sinan Akdeniz
3 Haziran 2026
Dipnotlar:
[1] Özgür Özel, “Turkey’s Democratic Crisis Is Becoming a Security Crisis”, 1
Haziran 2026, Newsweek.
[2] “Özgür Özel Newsweek’e Yazdı”, 1 Haziran 2026, Birgün.


0 Yorum:
Yorum Gönder