04 Haziran 2026

, ,

Amerikan Rüyası

Avrupa ülkelerini iş ve bireysel seyahat amaçlı gezen bir insan, mevcut toplumsal halimizin ve yaşam biçimlerimizin Avrupa’ya değil, Amerika’ya benzediği tespitinde bulunuyor. Konu “Avrupa mı yoksa Amerika mı?” olmayıp, Anadolu’nun yaşadığı değişimin yönüdür.

Şu an yaşanan süreç, özellikle 1980’li yıllardan itibaren adım adım yerleştirilen Amerikan Rüyası’nın inşasıdır. Burada iki boyutu incelemek gerekiyor: toplum ile insan yapısı ve sosyalist siyasetin yönü.

Amerikan Rüyası, orta sınıfın oluşturulup bu sınıfa ait özgür ve özel bireyin kredilerle eve ve araca sahip olması, bu evlerde her bireye bir oda tahsis edilmesi, bugün özelinde iPhone telefon edinmesi, lüks araç kullanması, tatil yapabilmesi, hazda ve hızda sınır tanımaması. Liberal düzenin kurtarıcılığı masalı. Bu masal, emeğiyle çalışanların kulaklarına fısıldandı. Amaç, tüm dünyada Amerikan uyduları oluşturmaktı, oluşturuluyor.

Amerika, iki kez “keşfedildi”: ilki Kolomb ile, ikincisi Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından yenilgiyi teslimiyete çeviren solcularla. İlki işgalle, ikincisi solun rızasıyla gerçekleşti.

Diziler, sosyal medya, müzikle zihinler işgal edildi. Emperyalizmin üçüncü bunalım döneminin özelliği olarak az maliyetle ve direnişsiz işgalin gerçekleştirilmesiydi. Öyle de oldu, artık dev yollar, üç şeritli yollara ayrıldı. Liberalizmin düzlediği her solun yolu çift ve üç şeritli bölündü.

Bugün insanımızın borsaya umut bağlamasında solun etkisi önemlidir. Her gelişmenin borsayı etkileyip etkilemediğine göre haber yapan BirGün özelinde mevcut sol, doların, petrolün ve borsanın tanrısı emperyalizmin ve NATO'nun ideolojik aygıtı, gizli işgalin ve suni dengenin ajanıdır. Özgür ve Özel birey kurgusu, borsa, Bitcoin, bahis kumarıyla Amerikan Rüyası’na ulaşmak için tüm alın terini ve birikimini bu soygunculara vermesiyle inşa ediliyor. Yoksul soyuluyor, sol, buna yol açıyor. Yap-işlet-devret denkleminde döşenen yolun ihalesini sol alıyor, yol rüştünü kanıtlayınca NATO’ya teslim edilecek.

Özgür Özel, Amerikan basınından Newsweek’e yazı yazıyor.[1] Bu yazıda, belediye seçimleri ve kayyumlarda kendilerine destek vermediği için İngiltere’ye sitem eden Özgür Özel, yine emperyalizmden icazet isteyip demokrasiye zeval gelmesinin sadece ülkemizle sınırlı kalmayacağını, bölge ve Avrupa’nın, hatta NATO’nun “güvenliğinin” tehlikeye gireceğini iddia ediyor. BirGün bu yazıyı haber yaparken NATO’yla ilgili kısmını sansürlüyor.[2] Halka yalan söyleyen bir gazetenin medya ve basın özgürlüğünü savunması bile yalandır. Gazetenin de bağlı olduğu DY çevresinin de sosyalizmi savunması, sosyalizmin inkârı ve tasfiyesidir. Birikim ne kadar sosyalistse BirGün o kadar sosyalisttir. Her ikisi de Kavala’ya bel bağlar. Darbe gelince DY şefi Oğuzhan, Birikim’in başkalemi Belge’ye akıl danışmıştır, bunu söyleyen kendisidir.

“NATO solcuları” denildiğinde kızıyorlar, öfkeleniyorlar. Hayat, son derece somut ilerlediğinden, politika da karmaşık ve soyut işlememelidir. BirGün, özgür ve özel kurtarıcı şefinin Newsweek’te yayınlanan yazısında NATO’nun güvenliği için kaygılandığına dair ifadelerini sansürleyerek vermiştir. Bunu yapmak zorundadır, mandacıdırlar. Temmuz’da düzenlenecek olan NATO toplantısı için solun bu atıl ve sessizliği güçsüzlükten değil, teslimiyet ve ajanlıktandır.

Sol Parti, EMEP ve TKP’nin laiklik-sekülerlik ekseninde çocukları ve eğitimi politika hâline getirmesi sahtekârlıktır. Emperyalizmin gerçek yüzü ve dünya halklarına dayattığı Epştayn düzenine karşı sessiz kalan siyaset, değil sosyalizmden, insanlıktan nasibini almamıştır.

NATO’cu sol her zaman borsa ve doların bekasını korumak zorunda. Bu halkı KOÇ’lara mahkûm eden, bu soldur. Borsa’nın çöktüğüne dair yaptıkları her haberin ardından bu halkı burjuvaziye daha da bağlıyorlar. Borsa, artık halkın nerede ve kimlerin yanında hizalandırılacağının sınır çizgisi. Borsanın aşağı yönlü her hareketi, halkın tefecilerin kurtulması için biraz daha duacı olmasına neden oluyor.

CHP binasının önüne giden her sol parti, istisnasız emperyalizmin bekçisi ve ajanıdır. Özgür ve özel sömürge bekçiliği için mandacılık yapanlara kol kanat gerip bu halka kurtarıcı diye bunların gösterilmesi, halka ihanettir. Kitleye yön tayin etme yalanını artık hiçbir sol sosyalist parti diline dolamasın.

Yaklaşık 10 yıl önce FARC silahlarını BM’ye teslim etti, bir talebi vardı: Silahların yakılarak demire çevrilip barış heykeli yapılmasıydı, bu talepleri gerçekleşti. Bugün ise Kolombiya’daki durumun 10 yıl önceden daha beter olduğunu söylüyor. Bizde de emperyalizmle anlaşan CHP, eşantiyon olarak sol partileri veriyor. Şimdi her birinin parti bayrağı CHP binasının önüne çekilip teslimiyet müzesi açılabilir.

Yenilgi ve zafer, mücadelede kaçınılmazdır. Teslimiyet alçaklık, mandacılık ise ihanettir. Saraçhane’de CHP’ye milislik yapanlar, emperyalizmin kuklası olmaktan öteye gidemezler. Borsa yüzünden edilen her intiharda, çalınan her alın terinde bu solun tarihsel sorumluluğu vardır. Amerikan Rüyası’nı bu halka dayatanların sosyalizme dair ettiği ve edeceği her sözün Komünist Parti Manifestosu’nun sayfalarının emperyalizmin mızraklarının ucuna takılmasından gayrı bir karşılığı yoktur.

Sinan Akdeniz
3 Haziran 2026

Dipnotlar:
[1] Özgür Özel, “Turkey’s Democratic Crisis Is Becoming a Security Crisis”, 1 Haziran 2026, Newsweek.

[2] “Özgür Özel Newsweek’e Yazdı”, 1 Haziran 2026, Birgün.

0 Yorum: