08 Haziran 2026

,

İran’da

1920’de Sovyetler’in Hazar’daki zaferlerini ele alan bir makale. Fyodor Raskolnikov, Kızıl Donanma’nın Hazar filosuna komuta ederek Bakû ve Enzeli’nin ele geçirilmesini, Denikin’in ordusunun yenilgiye uğratılmasını, Gilan Sovyet Cumhuriyeti’nin kurulmasını, Küçük Han ile İran Kızıl Ordusu’nun liderliğini anlatıyor.

Raskolnikov’un Hazar Denizi’nin fethi ve Sovyet kuvvetlerinin Enzeli’yi ele geçirmesi hakkında kısa bir değerlendirme yaptığı aşağıdaki röportaj, Petrograd’da çıkan Pravda gazetesinin 15 Temmuz tarihli nüshasında yayınlandı. Yoldaş Raskolnikov, röportajda anlatılan dönemde Sovyetler'e ait Hazar filosunun komutanıydı. Sonrasında Baltık filosunun komutanı olarak atandı.

* * *

Hazar Denizi’nin Fethi

Hazar Denizi’nin fethi, 1919 ve 1920 yıllarını kapsayacak şekilde, iki yıl sürdü. 1919’da filomuz, Astrahan’ı hem denizden hem de Volga’dan aktif olarak savundu, aynı zamanda Kızıl Ordu’nun Volga kıyıları boyunca ilerlemesine yardımcı oldu ve Denikin ordusunun her iki kıyıdan da uzaklaştırılmasına yönelik faaliyetlere destek verdi.

1920 yılının başlarında, Petrovsk’un ele geçirilmesinin ardından, filomuz, Hazar Denizi’ni İngiliz ve Denikin filolarından temizleme görevini üstlendi. Filomuzun üssü Astrahan’dan Petrovsk’a taşındı. Filo, buradan aktif operasyonlarına başladı.

Torpido botumuz Karl Liebhnecht’in Aleksandrovsk kalesi yakınlarında düşmanın iki kruvazörüyle yaptığı ilk muharebe, filomuzun savaş kabiliyetini ve düşman kuvvetlerinin moral bozukluğunu açıkça gösterdi. Bu muharebenin sonucunda iki düşman botunu ve General Tolstoy’un Ural Beyaz Ordusu’ndan kalan 2.000 kişilik askeri birliği ele geçirdik.

Bakû’ye varan düşman gemilerinin mürettebatı, torpido botumuzun kendilerine yaşattığı yenilginin haberini taşıdı. Bakû’deki Beyazlar, “Bu şehirde kalıp savaşalım mı yoksa Enzeli’ye mi gidelim?” sorusuyla yüzleştiler. İngiliz komutanlığının baskısı altında, Hazar Beyaz filosunun tamamının, ordunun bir kısmının ve tüm askeri malzemelerin Enzeli’ye transfer edilmesine karar verildi. Ancak yenilgi sebebiyle moral bozukluğu yaşayan mürettebatın ve subayların bir kısmı, kuvvetlerimize karşı deniz operasyonlarına katılmamaya karar verdi, Enzeli’ye gitmeyi reddetti ve Bakû’ye indi.

1920 yılında Volga-Hazar askeri filosu FF'nin komutanı Raskolnikov.

Beyaz filo Enzeli’ye girdiğinde, İngiliz askeri komutanlığı, Beyaz Kuvvetler’e ait gemilerin mürettebatını gözaltına aldı, çünkü Beyazlara ait gemilerin İngiliz koruması altına alınması halinde İngiliz filosunun onlara saldırmayacağına inanıyorlardı.

Bu dönemde İngilizler, Enzeli’yi Hazar Denizi’ndeki egemenlikleri için bir üs haline getirmek üzere, yoğun hazırlıklara başladılar. Deniz piyadelerini ve subaylarını Mezopotamya ve İran üzerinden Enzeli’deki donanma gemilerine mürettebat sağlamak için göndermeye başladılar. Eş zamanlı olarak, Enzeli’yi tahkim etmeye ve savunmaya hazır hale getirmeye başladılar. Enzeli’yi tahkim ederek, İran’a, Mezopotamya’ya ve onlar için en önemlisi olan Hindistan’a giden yolları kapsayacak en ön ve en ileri üsleri haline getirmeyi umuyorlardı.

Bakû’'de bir ayaklanma patlak verdikten ve isyancı işçiler, kardeş Kızıl Ordu birliklerine ve Kızıl Filo’ya yardım çağrısında bulunduktan sonra, filomuz, Petrovsk’tan Bakû’ye gönderildi. 1 Mayıs’ta Kızıl Ordu ile neredeyse eş zamanlı olarak oraya ulaştı.

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ilanı ardından Sovyet Rusya ve Azerbaycan Cumhuriyeti’nin İngilizlerin Enzeli’den Bakû’ye yeni bir saldırı düzenlemeyeceğinden emin olamayacaklarını bildiğim için, Enzeli’yi ele geçirmeye ve oradan Beyazlara ait tüm gemileri kaldırmaya, böylece İngilizleri Hazar Denizi’ndeki ana dayanaklarından mahrum bırakmaya karar verdim.

Amiral gemisi Karl Liebknecht.

Enzeli’nin Ele Geçirilmesi

18 Mayıs sabahının erken saatlerinde filomuz Enzeli’ye yaklaştı ve ateş açarak, şehri değil, İngilizlerin tüm karargahlarının ve askeri güçlerinin bulunduğu Kazan’ı bombaladı. Enzeli’nin bombalanmasıyla eş zamanlı olarak, torpido botumuz, Reşt yakınlarında bir gösteri düzenleyince İngilizler hemen süvarilerini oraya gönderdiler.

Enzeli’nin doğusuna, şehirden yaklaşık on iki ila on dört kilometre uzaklıkta, İngilizlerin Reşt’e giden yolunu kesmek için bir birlik çıkarttık. Böylece İngilizler tuzağa düştüler. İlk başta İngilizler, direniş göstermeye çalıştılar ve bize karşı iki keskin nişancı birliği gönderdiler. Ancak gemi toplarından birkaç atıştan sonra İngiliz birlikleri düzenini yitirdi ve geri çekildi. Durumu umutsuz bulan İngilizler, ateşkes istemek için bize elçiler gönderdiler.

İngiliz elçilerine, limanda Rusya’ya ait gemiler ve askeri malzemeler bulunduğunu göz önünde bulundurarak, Enzeli’yi derhal teslim etmeleri gerektiğini söyledim.

Enzeli’nin gelecekteki kaderine gelince, onlara bu sorunun Rusya ve İngiltere arasında diplomatik görüşmeler yoluyla çözüleceğini söyledim. Ültimatomumu General Şampein’e ilettim, o da iki saatlik sürenin uzatılmasını istedi ve çıkarlarını temsil ettiğini iddia ettiği İran hükümetinden bu kadar çabuk cevap alamayacağını belirtti.

Bundan bir süre sonra Enzeli Valisi gemime geldi ve Rus Kızıl Ordu filosunu İran adına karşılamaya geldiğini söyledi. Enzeli’nin tahliyesine onay verdi.

İngilizler, geceye kadar İran hükümetinden bir cevap getiremedikleri için, General Shampein’e, Denikin filosundan ele geçirdiği ve bir kısmı hâlâ Enzeli’de bulunan (ve bir kısmını zaten şehirden çıkarmış olduğu) tüm deniz malzemelerini bize teslim etmesi karşılığında, İngiliz birliklerinin şehri terk etmesine izin vermesini teklif ettim. General Shampein, bu talebi kabul etti ve tüm malzemelerimizi zarar görmeden iade edeceğine dair resmi bir söz verdi. Bundan kısa bir süre sonra, Hintli sipahiler, otuz top ateşleme mekanizması getirdiler ve bunları bize teslim ettiler.

Sonrasında, İngiliz birliklerinin Enzeli’yi tahliye etmesine izin verdim, ancak Rus Beyaz askerlerini yanlarına almamaları şartıyla. İngiliz birlikleri şehri terk ederken, hiçbir Denikin subayının onlarla birlikte kaçmaması için dikkatlice gözlem yaptık.

Hint birliklerinin, İngilizlerin, Türklerin ve sipahilerin morali çok düşük görünüyordu. Enzeli’den onlara yolu açtığımızda, Enzeli’den olabildiğince çabuk çıkmak için koşarak uzaklaştılar. Enzeli’nin tahliyesinden önce İngilizler, halka kısa bir süreliğine ayrılacaklarını, yakında Enzeli'yi yeniden işgal etmek için yüz bin kişilik bir ordu göndereceklerini duyurdular. Ancak şehrin aceleyle tahliyesini ve askeri malzemeleri bize ne kadar itaatkâr bir şekilde teslim ettiklerini gören halk, bu palavralarına inanmadı.

Enzeli Halkı Askerlerimizi Karşılıyor

İngilizler Enzeli’yi boşaltmadan önce, biz şehre asker çıkardık ve şehri işgal ettik. Tüm sokaklar ve meydanlar insanlarla dolup taşmıştı. Şehrin her yeri kızıl bayraklarla kaplıydı.

Ülkeye giriş yaptığımız ilk andan itibaren İran’ın içişlerine karışma niyetimizin olmadığını açıkladık. İran Valisi ve diğer İranlı yetkililer, bizi İngiliz baskısından kurtaranlar olarak karşıladı. Halkın tamamı İngilizleri sömürücü olarak görüp lanetliyordu.

Enzeli’de muazzam bir askeri ganimet ele geçirdik: İngilizler tarafından silahlandırılmış ve silahlı gemiler ile nakliye gemilerinden oluşan Denikin’in tüm filosu bizim elimize geçti. Buna ek olarak, elliden fazla top, yurtdışından getirilen 20.000 mermi, Krasnoyarsk’tan çıkarılıp ABD’ye satılan ancak şimdi Astrahan’a gönderilen 10 ton pamuk, 5 ton bakır, 15 ton ray, kırk araba, yirmiden fazla gemi telsiz istasyonu ve üç saha telsiz istasyonu, altı deniz uçağı ve dört muhrip ele geçirdik. Daha küçük malzemeleri saymak mümkün değil. Bu askeri malzemeleri Bakû ve Astrahan’a taşıdık.

Küçük Han

Enzeli’nin işgalinden sonra Küçük Han ile görüşmelere başladık. Onu Reşt’e doğru ilerlemeye teşvik ettik. İngilizler bunu duyunca aceleyle Reşt’i boşalttılar ve Bağdat’a çekildiler.

Küçük Han bir zamanlar molla idi, ancak dinden hayal kırıklığına uğrayıp halkının İngilizler tarafından nasıl sömürüldüğünü görünce, din adamı cübbesini duvara asıp eline tüfek aldı. Dağa çıkarak, güvenilir adamlarından oluşan küçük bir birliği etrafına topladı. Yedi yıl boyunca İran’ın özgürlüğü için İngilizlere karşı acımasız bir savaş yürüttü. İngilizler, onun üzerine defalarca güçlü askeri birlikler gönderdi, ancak hiçbir sonuç alamadılar. Halk Küçük Han’ı destekliyor, ne zaman İngiliz askeri gelse ona haber veriyordu. İngilizlere ani bir saldırı düzenleyip ağır kayıplar verdirdikten sonra, Küçük Han, kendisini ve askerlerini takip edenlerin hiçbir şekilde kullanamayacakları yollardan dağlara çekiliyordu.

Kızıl filonun Enzeli’ye varması, Küçük Han’ın Reşt’i ele geçirmesine, orada İran’da devrimci bir hükümet kurmasına imkân sağladı. Küçük Han tarafından kurulan devrimci hükümet, yalnızca yoksullar değil, toprak sahipleri, hatta İngiliz boyunduruğu altında acı çekmiş olan hanların bir kısmı tarafından da coşkuyla karşılandı.

Küçük Han, idealist ve devrimci biridir. Burjuva İran hükümetini devirip toprakları yoksullara teslim edene kadar zengin sınıflarla işbirliği içinde hareket edecektir. Han olarak anılmaktan hoşlanmaz. Hanların halka zulmettiklerini, kendisinin ise sadece halkın temsilcisi olduğunu söyler.

Yoldaş Raskolnikov, Küçük Han’ın İran’ı İngiliz boyunduruğundan kurtarma mücadelesinin başarılı olacağına inanıyordu; zira İran hükümetinin ülkede gerçek bir gücü yoktu. Burjuva hükümetinin en iyi organize olmuş birlikleri olan İran Kazakları ve jandarması, Küçük Han’ın yanındaydı ve İngilizlere karşıydı. İran halkının onlardan nefret ettiğini bilen ve Hindistan ile Mezopotamya’da bir isyan çıkmasından korkan İngilizler, İran hükümetine herhangi bir yardım göndermeye cesaret edemezlerdi.

İngilizlerle savaşmak için Küçük Han, kendisinin de üyesi olduğu devrimci bir askeri konsey kurdu. Küçük Han, askeri operasyonlar konusunda oldukça bilgiliydi, ancak kitlesel savaştan ziyade, gerilla savaşında daha mahirdi. Ancak coğrafi koşullar gerilla savaşından başka bir seçeneği mümkün kılmadığı için Küçük Han’ın zaferi kesin gibi görünüyordu.

Küçük Han hükümeti, yapısı itibarıyla devrimcidir. Küçük Han gibi yıllarca İran’ın kurtuluşu için savaşmış kişilerden oluşmaktadır. Komünist Parti’ye en yakın isim ise, devrimci İran silahlı kuvvetlerinin başkomutanı ve İran devrimci askeri konseyinin bir üyesi olan Yoldaş İhsanullah’tır.

Hükümet, İran Komünist Partisi ile yakın temas halindedir. Hükümet, İran devriminin dar ulusal çerçevelerle sınırlandırılamayacağını, Doğu’nun diğer halklarının da kurtuluşuna yardımcı olması gerektiği gerçek idrak etmektedir. Hükümet, Mezopotamya’daki devrimci hareketle de temas halindedir.

Küçük Han da Sovyet Rusya’nın ateşli bir sempatizanıydı. Yoldaş Raskolnikov sözlerini şöyle tamamladı: “Ayrılırken, Yoldaş Lenin’e içten selamlarını iletmemi ve onun öğrencisi olarak hareket edeceğini, Sovyet Rusya ile devrimci İran arasındaki ittifakın asla bozulmayacağını söylememi istedi.”

E. V.
23 Ekim 1920
Kaynak

0 Yorum: