08 Eylül 2026

, ,

Şan Olsun Başkan Mao Zedong’a!


Uluslararası Proletaryanın,
Ezilen Halkların Ve Dünya Devriminin Büyük Liderine!

PKP Merkez Komitesi’nin ÇKP Merkez Komitesi’ne Mesajı
10 Eylül 1976

 

Çin Komünist Partisi Merkez Komitesine,

Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi’ne, onun aracılığıyla Çin işçi sınıfına ve halkına, Çin Komünist Partisi’nin kurucusu ve yol gösterici ışığı, Çin devriminin bilge ve sarsılmaz lideri, uluslararası proletaryanın, ezilen halkların ve dünya devriminin büyük öğretmeni olan Başkan Mao Zedong’un vefatı gibi muazzam ve telafisi mümkün olmayan bu kayıp için büyük üzüntümüzü ifade ediyoruz.

İşçi sınıfı ve uluslararası komünist hareket, büyük mücadele tarihinde, Marx ve Engels, Lenin ve Stalin gibi büyük kurucularının, öğretmenlerinin ve liderlerinin kaybıyla büyük kayıplar ve derin üzüntü anlarına şahit olmuş, bu durum, tarihin seyrini açıktan etkilemiştir. Bugün de bu ciddi ve acı verici krizlerden biriyle karşı karşıyayız. Tıpkı dün olduğu gibi, Marx, Lenin ve Mao'nun yürürlüğe koyduğu işçi sınıfı programının hedefine daha fazla ve daha etkili bir biçimde ulaşması için, dün Marksizmin yenilmez bayraklarını nasıl yükseltiyorsak, bugün de aynı bayrakları, işçi sınıfının kurtuluşu ve tüm insanlığın hedefi olan sınıfsız toplumun nihai inşası bayraklarını daha yükseğe kaldırmalıyız.

Çin devriminin büyük sınıf mücadelesinin yol açtığı kasırgada, proletaryanın vazgeçilmez liderliğine inanan Başkan Mao Zedong, destek üsleri kurarken ve yavaş yavaş kahramanca bir Halk Savaşı başlatırken, mücadelenin yönetilebileceği şehirleri arama stratejisini oluşturdu. Çin Komünist Partisi’nin önderliğinde, iniş çıkışlarla dolu uzun bir Halk Savaşı yoluyla, işçi-köylü ittifakına dayalı birleşik bir cephe oluşturuldu, silahlı mücadele yürütüldü ve bu mücadele neticesinde büyük bir Halk Ordusu kuruldu, Parti’nin inşası için kesintisiz bir çaba ortaya konuldu.

1949’da işçi sınıfı ve Çin halkı, Yeni Demokratik Devrim’e önderlik etti. Başkan Mao Zedong’un kabul ettiği devrimin temel yasaları, emperyalizm ve feodalizmin egemenliğine karşı mücadeleye devam edenlerin izlemesi gereken yol gibi yüce tutuldu.

Olağanüstü eserlerinden çok, Başkan Mao Zedong, kendisinin kurduğu Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki sosyalist devrimin yürütülmesine dönük çabalarıyla büyük bir etkiye sahip olmuştur. Mao, sosyalizmin temel çizgisini sınıf mücadelesi ilkesine dayandırarak belirledi. Sınıfların ve sınıf mücadelesinin sosyalizmi tanımladığını söyleyen Mao, küresel deneyimi sentezleyerek, proletarya diktatörlüğünü hedefleyen kesintisiz devrimin Marksist teorisini geliştirdi. Tarihteki en büyük kitle seferberliği olan Büyük Proleter Kültür Devrimi’ni, kapitalist restorasyona karşı koruma sağlayan, sosyalizmin gelişmesine ve inşasına hizmet eden devrimin devamı olarak yönlendirdi. Bu şekilde, Başkan Mao, kitleleri “İsyan meşrudur” ve “proletarya felsefesi mücadele felsefesidir” diyen büyük plan uyarınca mücadeleye çağırarak, partinin içindeki burjuva kapitalist yolun destekçileri tarafından zaman zaman kafesten kaçan ve ifade bulan canavarları süpürmek için komünist geleceğe doğru yol gösterdi. Tüm bunlar, işçi sınıfının tarihsel amaçlarının yerine getirilmesi yolunda vazgeçilmez bir araç olan proletarya diktatörlüğünü güçlendirmek içindi.

Başkan Mao Zedong, Çin devriminin ve uluslararası proletaryanın merkezinde 60 yılı aşkın süren mücadelesinde Marksizme bağlı kaldı ve onu ülkesinin gerçekliğiyle birleştirerek geliştirdi: Marksist felsefe, politik ekonomi ve bilimsel sosyalizm, onun kalıcı katkılarının izini taşır. Marksizmi savunan pratiği, onu nihayetinde dünyaya Marksizmi inkâr eden, devrimin ilerlemesi için yenilmesi gereken burjuva bir canavar olarak ifşa edilen Hruşçov’un revizyonizmine karşı mücadeleye yöneltti. Büyük polemikleri ve uluslararası düzeydeki mücadelesi üzerinden, savaşın gerçek kaynağını temsil eden Brejnev’in sosyal emperyalizmine ve revizyonist kliğine karşı harekâtı istikrarlı bir şekilde yürüttü, yönlendirdi. Marksizm-Leninizmi miras alan Başkan Mao Zedong, bu şekilde o mirası savunup geliştirdi, onu bugünkü haline getirdi: Marksizm-Leninizm-Mao Zedong Düşüncesi, işçi sınıfının içinde yaşayan bir ruh ve insanlığın umudu kılındı. Dolayısıyla, bugün Marksist-Leninist olmak, Mao Zedong Düşüncesi’ne bağlı kalmak demektir.

Başkan Mao Zedong, Çin Komünist Partisi’ni kurdu ve 50 yılı aşkın bir mücadele boyunca onu akıllıca yönetti: Çin işçi sınıfının öncüsü olarak, tarihsel sürecin başında, Kuzey Seferi’nin o zorlu yollarında, Tarım Savaşı ve Uzun Yürüyüş destanında, yorulmak bilmeden yürütülen, kahramanlıklarla dolu Japonya’ya karşı direniş savaşında, kapsamlı ve zaferle sonuçlanan Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda, sosyalizmin inşasında ve Büyük Proleter Kültür Devrimi’nde dümen hep onun elindeydi. Başkan Mao Zedong, partisini, onu yolundan saptırmaya çalışan sağcılığa ve solculuğa karşı yürütülen iki çizgi mücadelesinde eğitti. Son yıllarda, özellikle Liu Şao Çi, Lin Piao ve bugün Deng Şiaoping aracılığıyla sağcı bir rüzgâr estiren ve karşı-devrimci bir nitelik kazanan revizyonizme o günlerden karşı çıktı. Çin devriminin ve çağdaş dünyanın tanık olduğu o büyük sınıf mücadelesinde ve kendi saflarında yürüttüğü iki çizgi mücadelesinde Başkan Mao Zedong, Çin Komünist Partisi’ni işçi sınıfının ve dünyanın hayranlık duyup saygı gösterdiği “büyük, şanlı ve doğru” bir parti haline getirmeyi bildi. Çin’in en büyük devrimcisi, söz konusu kaynaşma potasında şekil aldı, uluslararası işçi sınıfının büyük liderlerinin usta mirasçısı, Marx ve Lenin’i ilerleten şanlı militan komünist, hayatı kitlelerin güçlü yaratıcı gücü ve halka hizmet ruhuyla Marksizmin sönmeyen ışığıyla sona eren olağanüstü bir insandı o.

Başkan Mao’nun da dediği gibi, önümüzdeki elli ila yüz yıllık dönem, dünyayı sarsacak ve değiştirecek. Bu nedenle, işçi sınıfı, halk ve tüm insanlık için çok önemli bir dönemde yaşıyoruz. Büyük devrimci fırtına, yeryüzünü aydınlatacak, birçok yeni sorun çözülmek zorunda kalacak, zaferler yanında gerilemeler ve başarısızlıklar yaşanacak. Devrim, tarihin ana akımıdır, ancak o, kayaları ve karşı akımları aşmak zorunda kalacak. Şundan emin olalım: Devrim galip gelecek. “Umutlar ışıltılı ama yol dolambaçlı.”

Partimizin kurucusu José Carlos Mariátegui bize şunu öğretti:

“Zaman ve mekânda bu kadar önemli bir konumda bulunan bir ulusun kaderine kayıtsız kalmak mümkün değil. Çin, insanlık tarihinde ağır bir gülle, öyleyse neden onun yaptıklarına ve insanlarına ilgi göstermiyoruz?”

Bize Eski Çin hakkında söylenen bu, peki yeni Çin’e dair ne diyeceğiz? Dolayısıyla, partimiz, Peru komünistleri ve Peru halkı için, tarihsel perspektif, işçi sınıfı ve dünya devrimi açısından bu büyük acılara yol açan dönemde, her zamankinden daha çok, Marksizme bağlı kalmayı, mücadele felsefesini göz önünde bulundurmayı, acıyı güce dönüştürmeyi ve yenilmez Başkan Mao Zedong'un bayrağını yüksekte tutan Çin Komünist Partisi’nin kızıl çizgisinin ipine tutunmayı, Marksizme sadık partilerle, işçi sınıfıyla ve dünya halklarıyla birlikte ilerlemeyi, Marx, Lenin ve Mao Zedong’un zafere yazgılı kızıl bayrakları altında yürüyeceğini ciddiyetle taahhüt etmeli.

Başkan Mao Zedong öldü, ancak ideolojisi ve eylemleri işçi sınıfında, ezilen halkların bağrında, dünyadaki halk kitlelerinde yaşamaya devam ediyor. Devrimci güçler, mücadeleyi nereye taşırsa taşısın, Marksizm-Leninizm-Mao Zedong Düşüncesi, sonsuza dek yaşayacaktır.

Şan olsun, uluslararası proletaryanın, ezilen halkların ve dünya devriminin büyük öğretmeni Başkan Mao Zedong’a!

Abimael Guzmán

[Kaynak: Collected Works of the Communist Party of Peru Cilt 1. 1968-1987, Yayına Hazırlayanlar: Christophe Kistler ve Josef Hallqvist, Birinci Basım 2016, s. 198-202.]

0 Yorum: