Uluslararası Proletaryanın,
Ezilen Halkların Ve Dünya Devriminin Büyük Liderine!
PKP Merkez Komitesi’nin ÇKP Merkez
Komitesi’ne Mesajı
10 Eylül 1976
Çin Komünist Partisi Merkez Komitesine,
Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi’ne, onun
aracılığıyla Çin işçi sınıfına ve halkına, Çin Komünist Partisi’nin kurucusu ve
yol gösterici ışığı, Çin devriminin bilge ve sarsılmaz lideri, uluslararası
proletaryanın, ezilen halkların ve dünya devriminin büyük öğretmeni olan Başkan
Mao Zedong’un vefatı gibi muazzam ve telafisi mümkün olmayan bu kayıp için
büyük üzüntümüzü ifade ediyoruz.
İşçi sınıfı ve uluslararası komünist hareket, büyük
mücadele tarihinde, Marx ve Engels, Lenin ve Stalin gibi büyük kurucularının,
öğretmenlerinin ve liderlerinin kaybıyla büyük kayıplar ve derin üzüntü anlarına
şahit olmuş, bu durum, tarihin seyrini açıktan etkilemiştir. Bugün de bu ciddi
ve acı verici krizlerden biriyle karşı karşıyayız. Tıpkı dün olduğu gibi, Marx,
Lenin ve Mao'nun yürürlüğe koyduğu işçi sınıfı programının hedefine daha fazla ve
daha etkili bir biçimde ulaşması için, dün Marksizmin yenilmez bayraklarını
nasıl yükseltiyorsak, bugün de aynı bayrakları, işçi sınıfının kurtuluşu ve tüm
insanlığın hedefi olan sınıfsız toplumun nihai inşası bayraklarını daha yükseğe
kaldırmalıyız.
Çin devriminin büyük sınıf mücadelesinin yol açtığı
kasırgada, proletaryanın vazgeçilmez liderliğine inanan Başkan Mao Zedong,
destek üsleri kurarken ve yavaş yavaş kahramanca bir Halk Savaşı başlatırken,
mücadelenin yönetilebileceği şehirleri arama stratejisini oluşturdu. Çin
Komünist Partisi’nin önderliğinde, iniş çıkışlarla dolu uzun bir Halk Savaşı
yoluyla, işçi-köylü ittifakına dayalı birleşik bir cephe oluşturuldu, silahlı
mücadele yürütüldü ve bu mücadele neticesinde büyük bir Halk Ordusu kuruldu, Parti’nin
inşası için kesintisiz bir çaba ortaya konuldu.
1949’da işçi sınıfı ve Çin halkı, Yeni Demokratik Devrim’e
önderlik etti. Başkan Mao Zedong’un kabul ettiği devrimin temel yasaları,
emperyalizm ve feodalizmin egemenliğine karşı mücadeleye devam edenlerin
izlemesi gereken yol gibi yüce tutuldu.
Olağanüstü eserlerinden çok, Başkan Mao Zedong,
kendisinin kurduğu Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki sosyalist devrimin yürütülmesine dönük
çabalarıyla büyük bir etkiye sahip olmuştur. Mao, sosyalizmin temel çizgisini
sınıf mücadelesi ilkesine dayandırarak belirledi. Sınıfların ve sınıf
mücadelesinin sosyalizmi tanımladığını söyleyen Mao, küresel deneyimi
sentezleyerek, proletarya diktatörlüğünü hedefleyen kesintisiz devrimin
Marksist teorisini geliştirdi. Tarihteki en büyük kitle seferberliği olan Büyük
Proleter Kültür Devrimi’ni, kapitalist restorasyona karşı koruma sağlayan,
sosyalizmin gelişmesine ve inşasına hizmet eden devrimin devamı olarak
yönlendirdi. Bu şekilde, Başkan Mao, kitleleri “İsyan meşrudur” ve “proletarya
felsefesi mücadele felsefesidir” diyen büyük plan uyarınca mücadeleye
çağırarak, partinin içindeki burjuva kapitalist yolun destekçileri tarafından
zaman zaman kafesten kaçan ve ifade bulan canavarları süpürmek için komünist
geleceğe doğru yol gösterdi. Tüm bunlar, işçi sınıfının tarihsel amaçlarının
yerine getirilmesi yolunda vazgeçilmez bir araç olan proletarya diktatörlüğünü
güçlendirmek içindi.
Başkan Mao Zedong, Çin devriminin ve uluslararası
proletaryanın merkezinde 60 yılı aşkın süren mücadelesinde Marksizme bağlı
kaldı ve onu ülkesinin gerçekliğiyle birleştirerek geliştirdi: Marksist
felsefe, politik ekonomi ve bilimsel sosyalizm, onun kalıcı katkılarının izini
taşır. Marksizmi savunan pratiği, onu nihayetinde dünyaya Marksizmi inkâr eden,
devrimin ilerlemesi için yenilmesi gereken burjuva bir canavar olarak ifşa
edilen Hruşçov’un revizyonizmine karşı mücadeleye yöneltti. Büyük polemikleri
ve uluslararası düzeydeki mücadelesi üzerinden, savaşın gerçek kaynağını temsil
eden Brejnev’in sosyal emperyalizmine ve revizyonist kliğine karşı harekâtı
istikrarlı bir şekilde yürüttü, yönlendirdi. Marksizm-Leninizmi miras alan Başkan
Mao Zedong, bu şekilde o mirası savunup geliştirdi, onu bugünkü haline getirdi:
Marksizm-Leninizm-Mao Zedong Düşüncesi, işçi sınıfının içinde yaşayan bir ruh
ve insanlığın umudu kılındı. Dolayısıyla, bugün Marksist-Leninist olmak, Mao
Zedong Düşüncesi’ne bağlı kalmak demektir.
Başkan Mao Zedong, Çin Komünist Partisi’ni kurdu ve 50
yılı aşkın bir mücadele boyunca onu akıllıca yönetti: Çin işçi sınıfının öncüsü
olarak, tarihsel sürecin başında, Kuzey Seferi’nin o zorlu yollarında, Tarım
Savaşı ve Uzun Yürüyüş destanında, yorulmak bilmeden yürütülen, kahramanlıklarla
dolu Japonya’ya karşı direniş savaşında, kapsamlı ve zaferle sonuçlanan Ulusal
Kurtuluş Savaşı’nda, sosyalizmin inşasında ve Büyük Proleter Kültür Devrimi’nde
dümen hep onun elindeydi. Başkan Mao Zedong, partisini, onu yolundan saptırmaya
çalışan sağcılığa ve solculuğa karşı yürütülen iki çizgi mücadelesinde eğitti. Son
yıllarda, özellikle Liu Şao Çi, Lin Piao ve bugün Deng Şiaoping aracılığıyla
sağcı bir rüzgâr estiren ve karşı-devrimci bir nitelik kazanan revizyonizme o
günlerden karşı çıktı. Çin devriminin ve çağdaş dünyanın tanık olduğu o büyük
sınıf mücadelesinde ve kendi saflarında yürüttüğü iki çizgi mücadelesinde Başkan
Mao Zedong, Çin Komünist Partisi’ni işçi sınıfının ve dünyanın hayranlık
duyup saygı gösterdiği “büyük, şanlı ve doğru” bir parti haline getirmeyi
bildi. Çin’in en büyük devrimcisi, söz konusu kaynaşma potasında şekil aldı,
uluslararası işçi sınıfının büyük liderlerinin usta mirasçısı, Marx ve Lenin’i
ilerleten şanlı militan komünist, hayatı kitlelerin güçlü yaratıcı gücü ve
halka hizmet ruhuyla Marksizmin sönmeyen ışığıyla sona eren olağanüstü bir insandı
o.
Başkan Mao’nun da dediği gibi, önümüzdeki elli ila yüz
yıllık dönem, dünyayı sarsacak ve değiştirecek. Bu nedenle, işçi sınıfı, halk ve tüm
insanlık için çok önemli bir dönemde yaşıyoruz. Büyük devrimci fırtına, yeryüzünü aydınlatacak, birçok yeni sorun çözülmek zorunda kalacak, zaferler yanında
gerilemeler ve başarısızlıklar yaşanacak. Devrim, tarihin ana akımıdır, ancak o,
kayaları ve karşı akımları aşmak zorunda kalacak. Şundan emin olalım: Devrim
galip gelecek. “Umutlar ışıltılı ama yol dolambaçlı.”
Partimizin kurucusu José Carlos Mariátegui bize şunu
öğretti:
“Zaman
ve mekânda bu kadar önemli bir konumda bulunan bir ulusun kaderine kayıtsız
kalmak mümkün değil. Çin, insanlık tarihinde ağır bir gülle, öyleyse neden onun
yaptıklarına ve insanlarına ilgi göstermiyoruz?”
Bize Eski Çin hakkında söylenen bu, peki yeni Çin’e dair
ne diyeceğiz? Dolayısıyla, partimiz, Peru komünistleri ve Peru halkı için,
tarihsel perspektif, işçi sınıfı ve dünya devrimi açısından bu büyük acılara
yol açan dönemde, her zamankinden daha çok, Marksizme bağlı kalmayı, mücadele
felsefesini göz önünde bulundurmayı, acıyı güce dönüştürmeyi ve yenilmez Başkan
Mao Zedong'un bayrağını yüksekte tutan Çin Komünist Partisi’nin kızıl
çizgisinin ipine tutunmayı, Marksizme sadık partilerle, işçi sınıfıyla ve dünya
halklarıyla birlikte ilerlemeyi, Marx, Lenin ve Mao Zedong’un zafere yazgılı
kızıl bayrakları altında yürüyeceğini ciddiyetle taahhüt etmeli.
Başkan Mao Zedong öldü, ancak ideolojisi ve eylemleri
işçi sınıfında, ezilen halkların bağrında, dünyadaki halk kitlelerinde yaşamaya
devam ediyor. Devrimci güçler, mücadeleyi nereye taşırsa taşısın,
Marksizm-Leninizm-Mao Zedong Düşüncesi, sonsuza dek yaşayacaktır.
Şan olsun, uluslararası proletaryanın, ezilen halkların ve dünya devriminin büyük öğretmeni Başkan Mao Zedong’a!
Abimael Guzmán
[Kaynak: Collected Works of the Communist Party of Peru Cilt 1. 1968-1987, Yayına Hazırlayanlar: Christophe Kistler ve Josef Hallqvist, Birinci Basım 2016, s. 198-202.]


0 Yorum:
Yorum Gönder