03 Eylül 2026

,

Feministlerin İkonası Gloria Steinem CIA Ajanıydı



Ellilerin sonlarında Sovyetler Birliği, komünist ideolojiyi dünya çapındaki genç eylemcilere yaymak amacıyla düzenlenen bir dizi Dünya Gençlik Festivali’ne ev sahipliği yaptı.

CIA, Sovyetler’in mesajlarına karşı koymak amacıyla, Amerikalı liberal kuruluşlara sessiz sedasız fon sağlayarak, bu kuruluşlara bağlı öğrencileri yurt dışına göndermeye başladı.

Ramparts dergisi 1967’de bu programı ifşa eden haberinde, CIA’in Amerikan sivil toplum örgütlerinin onlarcasını (öğrenci örgütlerini, sendikaları, kültür kurumlarını) anti-komünizm adı altında gizlice finanse ettiğini ortaya çıkardı.

Steinem’ın CIA’deki Çalışmaları

Chester Bowles bursuyla Hindistan’da geçirdiği iki yılın ardından Steinem, üst düzey CIA mensupları C. D. Jackson ile Cord Meyer üzerinden bu programa dâhil edildi. Steinem, Sovyet etkisine karşı koymak amacıyla Amerikalı öğrencileri 1959 yılında Viyana’da düzenlenen Dünya Gençlik Festivali’ne ve 1962’deki Helsinki Festivali’ne göndermek üzere kurulan cephe örgütü Bağımsız Araştırma Servisi’ni kurup yönetti.

Operasyon neredeyse tümüyle CIA tarafından finanse edildi: sadece Viyana için yaklaşık 85.000 dolar tahsis edilmişti. Steinem, örgütü 1959’dan 1962’ye kadar yönetti, 1968-1969 yıllarına denk yönetim kurulunda kaldı.

Ramparts dergisi 1967’de haberi yayınladığında, Steinem özür dileme gereği duymadan, New York Times’a üstlendiği role dair iddiaları teyit etti. Ayrıca CIA’yi “liberal, şiddetten uzak duran, onurlu, şerefli bir kurum” olarak tanımladı, görev verilirse bu tür bir işi yeniden yapabileceğini söyledi.

Feminist Hareket ve Sınıf Sorunu

Steinem, 1969-1970 yıllarında, daha önce herhangi bir kadın grubunda yer almamış, feminist yayınlar kaleme almamış, işçi sınıfına mensup kadınları örgütleme konusunda geçmişte hiçbir çalışma yapmamış olmasına rağmen feminist örgütlenmeye katıldı.

İki yıl içinde Amerikan feminizminin en tanınmış yüzü haline geldi. 1971’de Ulusal Kadınların Politik Birliği’ni kurdu. 1972’de Ms. dergisini çıkarttı.

Temsil ettiği feminizm, salt toplumsal cinsiyet meselesine odaklanan bir feminizm türüydü. Kurumların imkânlarından eşit yararlanma, üreme hakları, mesleki açıdan ilerleme gibi konulara eğilen bu tür bir feminizm, sınıfı politik-teorik çerçeve olarak redde tabi tutuyordu.

Steinem’ın etkisi altındaki ikinci dalga feminizmin ana akımı, beyaz, üniversite mezunu, meslek sahibi kadınların dert ve endişelerini merkeze koydu. Yoksulluk ücretlerini, her çocuğun bakım imkânına kavuşamıyor oluşunu ya da işçilerin ve ev içi emeğin koşullarını odağa hiçbir vakit yerleştirmedi. Daha çok yoksul kadınları ve siyahi kadınları etkileyen somut meselelerle hiç ilgilenmedi.

Aralarında Kızıl Çoraplar, Combahee Nehri Kolektifi’ndeki Siyahi feministler ve Barbara Ehrenreich gibi aynı dönemin sosyalist feministleri ve radikal feministleri, ekonomik özgürleşme olmadan toplumsal cinsiyetin özgürleşmesinin, salt seçkin kadınlara hizmet eden yarım yamalak bir önlem olduğunu sürekli olarak dile getirdiler.

Bu eleştiri, Ms. dergisinin ve Ulusal Kadınların Politik Birliği’nin temsil ettiği ana akım feminist söylemde büyük ölçüde dışlandı.

1975 Kızıl Çoraplar Soruşturması

Mayıs 1975’te, Ellen Willis ve Shulamith Firestone tarafından kurulan radikal feminist bir kolektif olan Kızıl Çoraplar, Steinem’ın CIA ile olan bağlarını ve bunların hareket üzerindeki etkilerini ayrıntılı bir şekilde araştıran bir rapor yayınladı.

Belgelerde, kadının üstlendiği Bağımsız Araştırma Servisi’ndeki müdürlük görevi, CIA’den aldığı paralar ve Ms. dergisinin lansmanı etrafında oluşan ilişkiler ağı ele alınıyor. Bu ilişkiler, derginin ilk sayısının finansmanına yardımcı olan, kendisi de CIA tarafından finanse edilen Viyana operasyonu sırasında bir Bağımsız Araştırma Servisi yayınında editör olarak çalışmış olan Clay Felker’ın üstlendiği rolü de kapsıyor.

Kızıl Çoraplar’a göre Ms. dergisi, CIA’in “paralel örgüt” olarak adlandırdığı örgütlere benzer bir işlev görüyordu. Bu yapı, feminist enerjiyi kabul edilebilir bir liberal çerçeveye teksif etmek suretiyle, bu enerjiyi o dönemde hareket içinde aynı derecede canlı olan sınıf temelli ve anti-kapitalist akımlardan uzaklaştırıyordu.

Kızıl Çoraplar’ın soruşturması, feminist çevrelerde geniş yankı buldu. Steinem, kendini savunmak için altı sayfalık bir mektup kaleme aldı. Ancak asıl soruya cevap vermedi: “Ülkenin en çok okunan feminist yayın organı, neden sistematik olarak sınıf meselesinden uzak duruyor?”

Kayıtların Silinmesi

1979 yılında New York’ta çıkan haftalık dergi Village Voice, Random House yayınevinin Steinem ve başında olduğu ağın içinde yer alan Katharine Graham ve Cord Meyer gibi isimlerin hukuki baskıları neticesinde, Steinem’ın CIA geçmişini belgeleyen Kızıl Çoraplar soruşturmasını içeren bölümü basacağı Feminist Devrim kitabından çıkardığını söyledi. Bu bölümü Random House, hiçbir vakit yayımlanmadı. Steinem’ın temsil ettiği yöne eleştirel yaklaşan Betty Friedan, bu soruların tam olarak açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.

Liberal feminist yapının, işçi sınıfına bağlı feminist eleştiriyi susturmak için hukuki ve kurumsal baskıyı kullanması, Kızıl Çoraplar’ın tespit ettiği dinamiklerin somut bir göstergesiydi.

Bu Feminizmin Ürettikleri

Yetmişler ve seksenler boyunca Amerika’da ana akım hâline gelen, cam tavanların kırılmasını, mesleki temsili ve bireysel ilerlemeyi öne alan feminizm, Steinem’ın ağı ve platformu tarafından oluşturuldu. Bu feminist akım, meslek sahibi kadınlar için gerçek kazanımlar sağladı.

Bu akım aynı zamanda, aksama yaşama imkânı çok az olan, şirket yanlısı kültüre entegre edilebilecek bir hareketi de ortaya çıkardı: artık şirketler, kadın yöneticiler işe alabiliyor, feminist reklâm kampanyaları yürütebiliyor, çoğu kadının çalışma hayatını tanımlayan düşük ücretler, eksik sosyal haklar ve sömürücü koşullar karşısında hiçbir yapısal güçlükle karşılaşmıyorlardı.

Bu sonuç, feminizmin neyi ön plana çıkaracağı ve neyi dışarıda bırakacağı konusunda yapılan belirli tercihlerin bir ürünüydü. Bu tercihlerin altında, kurumsal yapıları alenen sosyalizm karşıtı olan ve yükseliş süreçleri en başta Amerikan solunu kontrol altında tutma işine teksif edilmiş kurum tarafından finanse edilen kişilerin imzası vardı.

HR News
12 Şubat 2024
Kaynak

0 Yorum: