Ellilerin
sonlarında Sovyetler Birliği, komünist ideolojiyi dünya çapındaki genç eylemcilere
yaymak amacıyla düzenlenen bir dizi Dünya Gençlik Festivali’ne ev sahipliği
yaptı.
CIA,
Sovyetler’in mesajlarına karşı koymak amacıyla, Amerikalı liberal kuruluşlara
sessiz sedasız fon sağlayarak, bu kuruluşlara bağlı öğrencileri yurt dışına
göndermeye başladı.
Ramparts dergisi
1967’de bu programı ifşa eden haberinde, CIA’in Amerikan sivil toplum örgütlerinin
onlarcasını (öğrenci örgütlerini, sendikaları, kültür kurumlarını) anti-komünizm
adı altında gizlice finanse ettiğini ortaya çıkardı.
Steinem’ın
CIA’deki Çalışmaları
Chester
Bowles bursuyla Hindistan’da geçirdiği iki yılın ardından Steinem, üst düzey CIA
mensupları C. D. Jackson ile Cord Meyer üzerinden bu programa dâhil edildi. Steinem,
Sovyet etkisine karşı koymak amacıyla Amerikalı öğrencileri 1959 yılında Viyana’da
düzenlenen Dünya Gençlik Festivali’ne ve 1962’deki Helsinki Festivali’ne
göndermek üzere kurulan cephe örgütü Bağımsız Araştırma Servisi’ni kurup
yönetti.
Operasyon
neredeyse tümüyle CIA tarafından finanse edildi: sadece Viyana için yaklaşık
85.000 dolar tahsis edilmişti. Steinem, örgütü 1959’dan 1962’ye kadar yönetti,
1968-1969 yıllarına denk yönetim kurulunda kaldı.
Ramparts dergisi 1967’de
haberi yayınladığında, Steinem özür dileme gereği duymadan, New York Times’a
üstlendiği role dair iddiaları teyit etti. Ayrıca CIA’yi “liberal, şiddetten
uzak duran, onurlu, şerefli bir kurum” olarak tanımladı, görev verilirse bu tür
bir işi yeniden yapabileceğini söyledi.
Feminist
Hareket ve Sınıf Sorunu
Steinem,
1969-1970 yıllarında, daha önce herhangi bir kadın grubunda yer almamış,
feminist yayınlar kaleme almamış, işçi sınıfına mensup kadınları örgütleme
konusunda geçmişte hiçbir çalışma yapmamış olmasına rağmen feminist
örgütlenmeye katıldı.
İki
yıl içinde Amerikan feminizminin en tanınmış yüzü haline geldi. 1971’de Ulusal
Kadınların Politik Birliği’ni kurdu. 1972’de Ms. dergisini çıkarttı.
Temsil
ettiği feminizm, salt toplumsal cinsiyet meselesine odaklanan bir feminizm
türüydü. Kurumların imkânlarından eşit yararlanma, üreme hakları, mesleki
açıdan ilerleme gibi konulara eğilen bu tür bir feminizm, sınıfı politik-teorik
çerçeve olarak redde tabi tutuyordu.
Steinem’ın
etkisi altındaki ikinci dalga feminizmin ana akımı, beyaz, üniversite mezunu,
meslek sahibi kadınların dert ve endişelerini merkeze koydu. Yoksulluk
ücretlerini, her çocuğun bakım imkânına kavuşamıyor oluşunu ya da işçilerin ve
ev içi emeğin koşullarını odağa hiçbir vakit yerleştirmedi. Daha çok yoksul
kadınları ve siyahi kadınları etkileyen somut meselelerle hiç ilgilenmedi.
Aralarında
Kızıl Çoraplar, Combahee Nehri Kolektifi’ndeki Siyahi feministler ve Barbara
Ehrenreich gibi aynı dönemin sosyalist feministleri ve radikal feministleri, ekonomik
özgürleşme olmadan toplumsal cinsiyetin özgürleşmesinin, salt seçkin kadınlara
hizmet eden yarım yamalak bir önlem olduğunu sürekli olarak dile getirdiler.
Bu
eleştiri, Ms. dergisinin ve Ulusal Kadınların Politik Birliği’nin temsil ettiği
ana akım feminist söylemde büyük ölçüde dışlandı.
1975
Kızıl Çoraplar Soruşturması
Mayıs
1975’te, Ellen Willis ve Shulamith Firestone tarafından kurulan radikal
feminist bir kolektif olan Kızıl Çoraplar, Steinem’ın CIA ile olan bağlarını ve
bunların hareket üzerindeki etkilerini ayrıntılı bir şekilde araştıran bir
rapor yayınladı.
Belgelerde,
kadının üstlendiği Bağımsız Araştırma Servisi’ndeki müdürlük görevi, CIA’den
aldığı paralar ve Ms. dergisinin lansmanı etrafında oluşan ilişkiler ağı
ele alınıyor. Bu ilişkiler, derginin ilk sayısının finansmanına yardımcı olan,
kendisi de CIA tarafından finanse edilen Viyana operasyonu sırasında bir Bağımsız
Araştırma Servisi yayınında editör olarak çalışmış olan Clay Felker’ın üstlendiği
rolü de kapsıyor.
Kızıl
Çoraplar’a göre Ms. dergisi, CIA’in “paralel örgüt” olarak adlandırdığı
örgütlere benzer bir işlev görüyordu. Bu yapı, feminist enerjiyi kabul
edilebilir bir liberal çerçeveye teksif etmek suretiyle, bu enerjiyi o dönemde
hareket içinde aynı derecede canlı olan sınıf temelli ve anti-kapitalist
akımlardan uzaklaştırıyordu.
Kızıl
Çoraplar’ın soruşturması, feminist çevrelerde geniş yankı buldu. Steinem,
kendini savunmak için altı sayfalık bir mektup kaleme aldı. Ancak asıl soruya
cevap vermedi: “Ülkenin en çok okunan feminist yayın organı, neden sistematik
olarak sınıf meselesinden uzak duruyor?”
Kayıtların
Silinmesi
1979
yılında New York’ta çıkan haftalık dergi Village Voice, Random House
yayınevinin Steinem ve başında olduğu ağın içinde yer alan Katharine Graham ve
Cord Meyer gibi isimlerin hukuki baskıları neticesinde, Steinem’ın CIA
geçmişini belgeleyen Kızıl Çoraplar soruşturmasını içeren bölümü basacağı
Feminist Devrim kitabından çıkardığını söyledi. Bu bölümü Random House, hiçbir vakit
yayımlanmadı. Steinem’ın temsil ettiği yöne eleştirel yaklaşan Betty Friedan,
bu soruların tam olarak açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.
Liberal
feminist yapının, işçi sınıfına bağlı feminist eleştiriyi susturmak için hukuki
ve kurumsal baskıyı kullanması, Kızıl Çoraplar’ın tespit ettiği dinamiklerin somut
bir göstergesiydi.
Bu
Feminizmin Ürettikleri
Yetmişler
ve seksenler boyunca Amerika’da ana akım hâline gelen, cam tavanların kırılmasını,
mesleki temsili ve bireysel ilerlemeyi öne alan feminizm, Steinem’ın ağı ve
platformu tarafından oluşturuldu. Bu feminist akım, meslek sahibi kadınlar için
gerçek kazanımlar sağladı.
Bu
akım aynı zamanda, aksama yaşama imkânı çok az olan, şirket yanlısı kültüre
entegre edilebilecek bir hareketi de ortaya çıkardı: artık şirketler, kadın
yöneticiler işe alabiliyor, feminist reklâm kampanyaları yürütebiliyor, çoğu
kadının çalışma hayatını tanımlayan düşük ücretler, eksik sosyal haklar ve
sömürücü koşullar karşısında hiçbir yapısal güçlükle karşılaşmıyorlardı.
Bu
sonuç, feminizmin neyi ön plana çıkaracağı ve neyi dışarıda bırakacağı
konusunda yapılan belirli tercihlerin bir ürünüydü. Bu tercihlerin altında,
kurumsal yapıları alenen sosyalizm karşıtı olan ve yükseliş süreçleri en başta
Amerikan solunu kontrol altında tutma işine teksif edilmiş kurum tarafından
finanse edilen kişilerin imzası vardı.
HR News
12
Şubat 2024
Kaynak


0 Yorum:
Yorum Gönder