07 Temmuz 2026

,

Doğu Politikasının Bir Yılı

“Doğunun gençleri! Genç komünistler örgütünün kızıl bayrağı altında toplanın!”
[Taşkent, Türkistan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti 1921]

 

Dışişleri Bakanı Çiçerin, 1921 yılında bakanlığının yaptığı çalışmaları ele alan bu kıymetli raporunda, özellikle İngiltere’nin İran’dan çekilmesi ve yeni rejimle yapılan antlaşma, Afganistan ile kurulan ilişkiler, Türkiye ve Japonya ile müzakereler ve Orta Asya’da Sovyet gücünün artması konularına değiniyor.

* * *

 

Kasım 1920’den Kasım 1921’e kadar uzanan süreçte, tam siyasi ve ekonomik bağımsızlık için mücadele eden Doğu halklarının ulusal hareketlerinin epey güçlendiğine şahit olduk. Bu dönemde tüm Doğu devletlerinin tarihi, Doğu halklarının ekonomik ve siyasi yaşamlarını güçlendirme ve zenginleştirme çabalarına tam bir sempatiyle yaklaşan Sovyet Rusya’ya yakınlaştığı gerçeğini kayıt altına alıyor.

Sovyet Rusya ile Milliyetçi Türkiye arasındaki müzakereler, 1920 yılında başladı. Türk Milli Meclisi’nin gönderdiği heyet, hükümetlerine rapor vermek üzere, 1920 sonbaharında Moskova’dan ayrıldı. Misyonumuzun sekreteri Upmal, 6 Kasım’da Ankara’ya ilk ulaşan kişi oldu. O dönemde Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkiler biraz sorunluydu, çünkü Türk hükümeti, Rusya’nın Türkiye ile Ermenistan arasında arabuluculuk yapmasına izin vermiyordu. Kâzım Karabekir Paşa’ya bağlı Türk ordusu, karşı-devrimci Ermeni Taşnak Hükümeti birliklerine karşı kazandığı zaferin ardından, Erivan önündeki hattı işgal etmişti. Ermeni Sovyeti Hükümeti’nin ilanından sonra Türkiye, 2 Aralık’ta Aleksandropol’de Taşnak Hükümeti ile Ermenistan için son derece ağır şartlar içeren ve tüm ülkeyi Türkiye’ye bağımlı hale getiren bir barış anlaşması imzalamıştı. Bu anlaşma, ne Ermeni Sovyet Hükümeti ne de müttefik Sovyet Cumhuriyetleri tarafından tanındı. Rusya ile Türkiye arasındaki müzakerelerde bu anlaşmanın değiştirilmesi meselesi gündeme geldi. Ancak aynı zamanda iki devlet arasında siyasi bir anlaşma için görüşmeler de sürdürülüyordu. Fakat Türkiye, bir yandan da İtilaf Devletleri ile de görüşmeler yapıyordu. 1921 yılının ilk ayları birbirine paralel ilerleyen görüşmelerle geçti. İstanbul ve Ankara’dan Londra’ya gelen Türk heyetleri, Türk halkının her türlü gelişimini imkânsız kılan Sevr Antlaşması’nda değişiklik yapılmasını talep ettiler, ancak başarılı olamadılar.

7 Mart’ta, Londra’daki Türk heyetinin başkanı Bekir Sami Bey, Fransa ile Kilikya’dan çekilmeyi öngören bir anlaşma imzaladı. Ancak bu anlaşma, Türkiye’ye büyük tavizlere mal oldu. 13 Mart’ta İtalya ile de benzer bir anlaşma imzaladı. Nisan ayında ise bu iki anlaşma da Türkiye Millet Meclisi tarafından iptal edildi ve Bekir Sami Bey, Dışişleri Bakanlığı görevinden istifa etti.

Bu arada, Türk Büyükelçisi Ali Fuad Paşa ve başında Yusuf Kemal Bey’in bulunduğu Türk barış heyeti, 2 Şubat’ta Moskova'ya geldi. 16 Mart’ta Moskova’da iki ülke arasındaki dostane ilişkileri güçlendiren ve sağlam bir temele oturtan bir anlaşma imzalandı. Batum Gürcistan’a bırakıldı, Kars, Ardahan ve Artvin, Türkiye’nin eline geçti. 3 Mayıs’ta Nazarenus, Sovyetler’in Ankara Büyükelçisi olarak atandı. Onun Ankara’ya gelişi, Kars bölgesindeki Rus nüfusunun maruz kaldığı baskıyla ilgili ihtilafın çözümünü kolaylaştırdı.

Türkiye Kıtlıkla Mücadele Çalışmalarına Destek Veriyor

Son aylarda Rusya’da şiddetli bir kıtlık yaşandı. Türk hükümeti de kıtlık bölgelerine tahıl ve gıda yardımı yaparak bu mücadeleye katıldı. Bu aylarda Türk halkı, Yunan saldırısının ağır sınavından geçti. İtilaf Devletleri’nden büyük miktarda para ve mühimmat desteği alan Yunanistan, Türk birliklerinden çok daha kalabalık bir orduyu Türkiye’ye karşı gönderebildi. Türk birliklerinin kahramanlığı sayesinde Mustafa Kemal, Ankara yakınlarındaki Sakarya Nehri’nde Yunan ordusuna kesin bir yenilgi yaşatmayı ve onları batıya doğru geri püskürtmeyi başardı. 20 Ekim’de Türkiye ile Ankara’ya gelen Franklin-Bouillon arasında görüşmeler başladı ve bu görüşmeler neticesinde Türk birliklerinin Kilikya’dan çekilmesi konusunda bir anlaşmaya varıldı.

Yunanistan’ın saldırısı sırasında, Türkiye açısından ciddiyet arz eden bir momentte Ukrayna Sovyet Hükümeti, Ukrayna Sovyet Cumhuriyeti’nin delegesi olarak Yoldaş Frunze’yi Türkiye ile Ukrayna arasında bir anlaşma imzalanması için Ankara’ya göndermeyi önerdi. Frunze, şu anda Ankara’ya doğru yolda. Moskova Antlaşması, Türkiye ile Kafkas Sovyet Cumhuriyetleri arasında anlaşmalar imzalanmasını öngörüyor. Türkiye, Rusya ve üç Kafkas Sovyet Cumhuriyeti temsilcilerinin konferansı 26 Eylül’de Kars’ta başladı, 10 Ekim’de, bir yandan Türkiye ile diğer yandan Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki tüm ihtilaflı noktaları düzenleyen bir antlaşmanın imzalanmasıyla sona erdi.

İran’la İlişkiler

İran’da Ekim Devrimi’nin üçüncü yıldönümü, Sovyet Rusya ile siyasi ilişkilerde radikal bir değişime denk geldi. 22 Ekim 1920’de İran Komünist Partisi Merkez Komitesi, İran’daki devrimin burjuva devrimi aşamasından geçmesi gerektiği yönünde bir karar aldı.

Çiçerin 1921’de Sovyet-İran antlaşmasını imzalarken.

Böylece, Gilan’daki Sovyet Hükümeti’nden yürütülen, İran’da komünist rejim kurma çabalarına son verildi. 25 Ekim’de İran Hükümeti Büyükelçisi Memalik, Bakû’den Moskova’ya gitti, orada Rus ve İran hükümetleri arasında bir antlaşma imzalanması için görüşmeler başladı. Tam bu sırada İngiliz diplomasisi, İran’ı daha önce asan Vüsûü'd-Devlet hükümeti tarafından imzalanan İngiliz-İran antlaşmasına uymaya ikna etmek için her türlü çabayı gösteriyordu. 27 Ekim’de, İngiliz-İran antlaşmasına karşı olan Müşirü’d-Devlet’in demokratik kabinesi, İran Kazak hükümetinde görev yapan Rus subaylarının görevden alınması yönündeki İngiliz talebini geri çevirince Müşirüd’-Devlet istifa etti. Halefi Sipahdar, Rus subaylarını görevden aldı, ancak İngiltere’ye antlaşmanın yakında onaylanacağına dair güvence vermesine rağmen, Meclis’i toplayıp İngiliz-İran antlaşmasını onay için onlara sunmaya bir türlü yanaşamadı.

Moskova’daki müzakerelerin son derece olumlu bir seyir izlemesi, İran’ın iç siyasi hayatı üzerinde büyük bir etki yarattı. 6 Ocak’ta İran hükümetinin Rothstein’ın Tahran’daki Rus temsilcisi olarak atanmasına razı olduğuna dair bir telgraf aldık. 23 Ocak’ta Karahan, İran büyükelçisine Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Gilan’dan askerlerini çekmesini engelleyen gerekçeleri açıklayan ve İngilizler İran’dan ayrılır ayrılmaz Azerbaycan’ın askerlerini derhal geri çekeceğini belirten bir not iletti. İngiliz yanlısı Sipahdar, İngiliz-İran antlaşmasının onaylanması için 2 Şubat’ta Meclis’i topladı. Ancak 2 Şubat’ta antlaşma onaylanamadı. 21 Şubat’ta Tahran, Rıza Han’a bağlı İran Kazakları tarafından ele geçirildi ve Sipahdar kabinesinin üyeleri tutuklandı.

26 Şubat’ta Ziyaeddin’in kurduğu yeni hükümet, İngiliz-İran antlaşmasının feshedildiği ve iç reform planının önerildiği bir bildiri yayınladı. Aynı gün Moskova’da Rus-İran antlaşması imzalandı, bu da eski Çarlık rejiminin İran’a yönelik politikasının radikal bir şekilde tasfiye edildiği anlamına geliyordu.

İngilizler Birliklerinin İran’dan Tahliye Edilmesi

13 Nisan’da Londra’dan yapılan bir radyo yayınında, İngiliz birliklerinin Kuzey İran’dan tahliyesinin Mayıs ortasında tamamlanacağı duyuruldu. İngiliz birliklerinin tahliyesiyle eş zamanlı olarak Azerbaycan birliklerinin tahliyesi de başladı. 25 Nisan’da Sovyet temsilcisi Rothstein, Tahran’a geldi.

İngiltere-İran antlaşmasının iptaline rağmen, Ziyaeddin’in kabinesi, İngiliz yanlısı bir politika izledi, bu da 24 Mayıs'ta hükümetin düşmesine sebep oldu. 4 Haziran’da Ahmed Kavam başkanlığında yeni bir kabine kuruldu. Ziyaeddin, otomobille Bağdat’taki İngilizlerin yanına gitti. 22 Haziran’da İran Ulusal Meclisi açıldı. Ancak artık İngiltere-İran antlaşmasının onaylanması söz konusu değildi.

13 Temmuz’da, Belgov başkanlığındaki Dış Ticaret Komiserliği heyeti, İran’a doğru yola çıktı. Bu sırada Sovyet birliklerinin Gilan’dan tahliyesi zaten sona ermişti. İsyancılar, hâlâ kendi güçleriyle orada varlıklarını sürdürüyorlardı. İran hükümeti, Azerbaycan hükümetini Gilan’daki isyancıları desteklemekle suçladı. Azerbaycan hükümeti, bunu resmen reddetti ve Bakû’deki İran konsolosu, Azerbaycan hükümetinin tutumunun doğruluğunu resmen onayladığını ifade etti.

İngiliz birliklerinin İran’dan çekilmesinin ardından, Ahmed Kavam hükümeti döneminde çalışan İngiliz eğitmenler görevden alındı. 18 Eylül’de İngiliz maliye danışmanı İngiltere’ye gitti. Ekim ayında Gilan’daki isyancıların liderleri arasında çatışma başladı. Bunların çoğunluğu, İran hükümetiyle barış anlaşması imzaladı. 30 Ekim’de Gilan’daki cephe nihayet tasfiye edildi ve İran hükümetine boyun eğmek istemeyen isyancılar Azerbaycan’a gittiler.

Kuzey illeri üzerinden İran’a uzanan yolun açılması, İran ve Rusya arasındaki ilişkileri büyük ölçüde kolaylaştırdı. İran hükümeti de Türk hükümeti gibi Volga bölgesinde açlık çekenlere gıda yardımı yaptı.

Rusya ve Afganistan

Geçtiğimiz yıl boyunca Rusya ve Afganistan arasındaki ilişkilerde en önemli rolü bir antlaşmanın imzalanması oynadı. 1 Eylül’de, Rus temsilcisi Suriz ile Afgan hükümeti arasında Kabil’de bir antlaşma taslağı imzalandı. 1921 yılında Henry Dobbs başkanlığındaki bir İngiliz heyeti Kabil’e geldi ve İngiltere ile Afganistan arasında bir antlaşma imzalanmasını önerdi. İngilizler, Afganlara sürekli isyan halinde olan Hindistan halkına daha fazla yardım etmemeleri gerektiğini önerdi. İngilizler ise Afganistan’a maddi yardımda bulunmayı ve 1919’daki İngiliz-Afgan savaşı sırasında uğradığı tüm kayıpları telafi etmeyi istiyordu. Buna karşılık Afganlar, sınır boyunca uzanan Hindistan bölgelerinde plebisit yapılmasını talep etti.

28 Şubat’ta Rus hükümeti ve Afganistan’ın Moskova’daki temsilcisi tarafından Rusya-Afganistan anlaşması onaylandı.

1921 baharında Afganistan’da kanunların yazılması, köleliğin kaldırılmasına ilişkin kanunlar, toprak kanunlarının oluşturulması gibi büyük iç reformlar başladı. Afgan hükümeti, sanayiyi geliştirmek ve ülkenin kültür seviyesini yükseltmek için çaba sarf ediyordu.

Sonraki aylarda Henry Dobbs, Rus-Afgan anlaşmasına karşı mücadelesini sürdürdü. Çabalarına rağmen, onay belgelerinin değişimi Kabil’de gerçekleşti.

16 Temmuz’da Rusya’nın yeni temsilcisi Raskolnikov, Kabil'e geldi. Kendisi, son derece sıcak bir şekilde karşılandı. Dobbs heyeti, Eylül ayında Kabil’den ayrılıp Londra’ya döndü.

Buhara ve Horasan’da (Hive) Sovyet gücünün istikrarlı bir şekilde pekiştiği gözlemlendi. 6 Ekim 1920’de ilk Tüm Buhara Sovyet Kurultayı (Sovyet Kongresi) toplandı.

4 Mart’ta Rusya ile Buhara arasında bir ittifak antlaşması ve ekonomik anlaşma imzalandı. İkinci Tüm Buhara Kurultayı 20 Eylül 1921’de toplandı.

Sovyet Rusya, büyük Çin Cumhuriyeti ile de diplomatik ilişkiler sürdürmektedir. 3 Şubat’ta Çin Konsolosu Zeng Kuang Ping, Moskova’ya geldi. Çin hükümeti, prensip olarak bir Sovyet temsilcisinin Pekin’i ziyaret etmesinden yana olduğunu açıklamıştı. Bu konunun ayrıntıları son dönemde incelendi. 24 Ekim’de Çin Konsolosu, hükümetinin Rus Ticaret Heyeti’ni tanıdığını duyurdu ve aynı gün Rus hükümetinin temsilcisi Paikes, Çin’e gitti.

Uzak Doğu Cumhuriyeti, temsilcisi Yurin’in Pekin’e geldiği Eylül 1920’de Çin ile diplomatik ilişkilerini zaten yeniden başlatmıştı.

Vladivostok’taki Japonlar

26 Mayıs’ta Vladivostok’ta Japonya’nın yardımıyla bir ayaklanma gerçekleşti. Onların yardımıyla gerici Merkulov hükümeti kuruldu. O sırada Moğolistan’ı elinde tutan ve Japonya ile yakın temas halinde olan Beyaz Muhafızlar lideri Baron Ungern, birliklerini Uzak Doğu Cumhuriyeti ve Sovyet Hükümeti birliklerinin üzerine saldı. Eski Moğolistan’da Ungern’in yönetimi sırasında Rus topraklarında kurulan ve devrimci bir ordu oluşturan Moğolistan Devrimci Halk Hükümeti, Sovyet Rusya ve Uzak Doğu Cumhuriyeti ile yakın ittifak içinde, Beyaz Muhafızlara karşı mücadele yürüttü.

Bu üç gücün birlikleri, Ungern birliklerini yenerek, başkent Ugra’yı ele geçirdi. Temmuz ayında Moğolistan devrimci hükümeti, Sovyet Rusya’dan, dışarıdan gelen tehlikenin tamamen ortadan kalkmasına kadar Moğolistan’da birliklerini bırakmasını istedi. 10 Ağustos’ta Sovyet hükümeti, bu isteği yerine getirmeye hazır olduğunu açıkladı. 10 Eylül’de Sovyet hükümeti, Moğolistan ve Çin arasında arabuluculuk rolünü üstlenmeye hazır olduğunu söyledi. 26 Ekim’de Moğol heyetinin Moskova’ya gelmesiyle iki devlet arasında dostluk anlaşması imzalanması için görüşmeler başladı. Şu anda Moğolistan’ın batı bölgelerinde, geniş bir alanda, hâlâ Beyaz Muhafız birlikleri bulunmaktadır. Onlara karşı mücadele, başarıyla sürdürülmektedir.

Japonya’yla Müzakereler

Kasım Devrimi’nden bu yana ilk kez Japonya ile doğrudan müzakereler yapma fırsatımız oldu. 26 Ağustos’ta Dairen'de Uzak Doğu Cumhuriyeti ile Japonya arasında, Japon birliklerinin Primoria bölgesinden çekilmesi ve ekonomik ilişkilerin kurulması konusunda müzakereler başladı. Uzak Doğu Cumhuriyeti, bu müzakerelere bir Rus temsilcisinin katılmasını şart koştu. Japon hükümeti, her iki hükümeti de ilgilendiren konularda Rus heyetiyle müzakerelere girmeye hazırdı. 24 Ekim’de Sovyet temsilcisi Marklevski, Japonya ile yapılacak konferansa katılmak üzere yola çıktı.

Asya’da nereye baksak, Doğu devletlerinin Sovyet Rusya ile ilişkilerinin güçlendiğini veya dostlukla tanımlı önemli bir yaklaşımın açığa çıktığını görüyoruz. Doğu halkları, Sovyet Rusya’nın, bağımsız ekonomik ve siyasi yaşamlarını derinleştirme ve güçlendirme çabalarına sempati duyan, özverili bir dost olduğunu giderek daha fazla farkına varıyor.

Georgi Çiçerin
Dışişleri Bakanı
6 Kasım 1921
Kaynak

0 Yorum: