Burada anlatılan, Filistin’e devrimci olarak dönen
bir mültecinin hikâyesidir. Antuan Davud, Filistin’den kovulduktan sonra
devrimci mücadelesine devam etmek için Küba’ya gitti. İntikamını devrimci bir
zeminde almak için çabalarken öldü. O, filmlere, romanlara sığmayacak bir hayat
yaşadı.
Kutsal Cihad güçleri düşman hedeflerine
odaklanmaya karar verince, komutan Abdülkadir Hüseyni Yahudi Ajansı’nın merkez
binasına saldırılmasını emretti. Bu bina, Filistin’i Yahudilere ait bir yurda
dönüştürme sürecini hızlandırmak amacıyla kurulmuştu ve İngiliz Manda İdaresi
ile birlikte çalışıyordu.
Kudüs şehrinde V. Corç Caddesi üzerinde bulunan
binada Yahudi hazine müsteşarlığı ve Yahudi finans kurulu gibi Siyonist
teşkilata ait politik kurumlar faaliyet yürütüyordu.
Görevi Antuan Davud ve Fevzi Kutub üstlendi. Bomba
ekibinin başında bulunan Kutub, konsolosun arabasına bomba yerleştirdi. Arabanın
şoförü Antuan Davud’du. Onun sayesinde araba İngilizlerin ve Siyonistlerin
gözetimindeki kontrol noktalarından geçti.
Patlama neticesinde binanın kuzey tarafı çöktü,
çok sayıda belge ve dosya yandı, 11 yerleşimci öldü, 86’sı yaralandı.
Siyonist çetelerin liderleri bu saldırı üzerine
deliye döndüler ve Arap mahallelerine saldırdılar. Fakat Kutsal Cihad
güçlerinin aldığı tedbirler sayesinde düşman yeni kayıplarla yüzleşti.
Antuan
Davud (1909-1969)
Antuan Davud, 1936’da Filistin’de gerçekleşen ayaklanmaya,
ardından da Küba Devrimi’ne iştirak etmiş Filistinli milliyetçi ve uluslararası
devrimcidir.
Antonio Talhami olarak da bilinen Antuan Cemil
Selim Davud, 1909’da Kolombiya’nın başkenti Bogota’da dünyaya geldi. Arap olan
ailesi aslen Beytüllahimliydi. 1930’da St. John Koleji’nden mezun oldu. Meksika’da
“La Cieja Vieja” savaşında Amerikan ordusuna karşı mücadele etti. Ardından 1932
yılında Honduras’a geçen Davud, burada “TACA” isminde bir sivil havacılık
şirketi kurdu.
Filistin’e
Dönüş
Otuzlarda Fransa’ya taşınan Antuan Davud, burada
Casir ailesine mensup akrabalarının yanında bir süre kaldıktan sonra Filistin’
gitti. İngiliz Mandası’na bağlı polis teşkilatına katılan Davud 1936 devriminin
liderlerinden biri haline geldi. Bu süreçte isyancılara istihbarat temin etti,
polisteki işi sayesinde onların gizlenmelerine katkıda bulundu.
Kırklı yıllarda Kudüs’teki Amerikan
konsolosluğunda çalıştı. Arap militanlarla bağını koparmadı. 11 Mart 1948 günü Fevzi
Kutub’un bomba yerleştirdiği konsolosluk arabasını Yahudi Ajansı’nın merkez
binasına soktu. Saldırıyla birlikte bina harabeye dönüştü. Patlama neticesinde Jerusalem Post gazetesinin binası da
hasar gördü. Saldırı neticesinde 36 kişi öldü, 40 civarında Siyonist yaralandı.
Kudüs’ten
Küba’ya
1950’de Guatemala’da Fidel Castro ve Che Guevara
ile tanışan Davud, bu isimlerin Küba’da devrim yapmak amacıyla yürüttükleri hazırlık
çalışmalarına katkıda bulundu. Hatta Küba Devrimi’ni yapacak çekirdek kadroları
adaya taşıyan Granma gemisinde onlara eşlik etti. Sonraki süreçte, Antuan
Davud, Bolivya’ya giden Che’nin ekibinde yer aldı ve onunla birlikte devrimci
mücadele yürüttü. Vietnam ve Çin’e ziyaret gerçekleştiren Davud, Mao Zedong
gibi devrimci liderlerle bir araya geldi.
Ölümü
Antuan Davud, 4 Ağustos 1969 günü Kuveyt’te vefat etti.
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi ile birlikte operasyonlar düzenlemeyi düşünen
Davud’a kader izin vermedi. Filistin bayrağıyla toprağa verildi.
Bazı
Sözleri
“Özgürlük savaşçıları, kurtarmak istedikleri
topraklarda mücadele yürütmelidirler. Savaşlar masa başında kazanılmaz. Kendi vatanları
için dövüşmeyenler, iktidara geldiklerinde birer diktatöre
dönüşürler.”
“Dedemi sefalet kopartmış yurdumdan, ama beni
vatanıma döndüren, ona olan sevdam oldu.”
Pal48
Kaynak






0 Yorum:
Yorum Gönder