Corç
Habaş’ın Temmuz Savaşı’ndan (2006) sonra Seyyid Hasan Nasrallah’a yazdığı
mektup:
* * *
Sevgili
kardeşim, Hizbullah Genel Sekreteri Sayın Seyyid Hasan Nasrallah’a, o cesur
direnişe, Filistin ve Lübnan’a... Arabizme selamlarımı iletiyorum.
Lübnan’da
İslami direnişin elde ettiği tarihi zafer, Hizbullah’ın kahraman savaşçılarının
azmi ve büyük Lübnan halkının, gurur, haysiyet ve başkaldırı yüklü bir halkın
direnci için tebriklerimi ve dualarımı sunmama izin verin. Sizin
aracılığınızla, kanlarıyla milletin tarihine parlak bir örnek kaydeden tüm
mücahitlere, savaşçılara, kadrolara ve Hizbullah liderlerine de selamlarımı
iletiyorum.
Siyonizmin
Lübnan’a yönelik gerçekleştirdiği, Lübnan’ın direnişçi halkının azmini ortadan
kaldırmaya çalışan acımasız saldırıları, onun iğrenç suçlarına yeni bir boyut
kattı. Siyonistlerin Lübnan ve Filistin’de sivilleri ve altyapıyı hedef alması,
Siyonist düşmanın uzun ve kanlı tarihi boyunca izlediği katliam ve soykırım
politikasının sadece bir örneğidir.
Hizbullah’ın
ve Lübnan halkının azmi, tüm Arap ulusu için güçlü bir destek ve yeni bir
devrimci uyanış sağlamış, Siyonist işgal ordusunun çıplak gerçeğini ortaya
koymuştur: Halka saldıran ordu, içeride mağlup olmuş, ufak da olsa bir başarı
elde ettiğini düşünmesini sağlayacak bir mevzi elde edemeyen düşman, uydurma ve
hayali bir başarı arayışı içerisinde, direnişin azmi karşısında yenilmiştir. Direnişin
elde ettiği bu stratejik zaferi Lübnan ve ve Arap milleti savunmalı, muhafaza
etmelidir.
Bu
savaş, resmi Arap rejimlerinin tüm bahanelerini ortadan kaldırdı. Beyaz Saray’daki
neo-muhafazakârlar tarafından sahnelenen bu Siyonist saldırganlığın Amerika
tarafından organize edilmiş senaryosunu ifşa etti. Ancak Amerikan yönetimi,
oynadığı kumarda başarısız oldu, kendisini rezil etti, utancı yaşadı. Kana,
Mervein, Kaa, Beyrut’un güney mahalleleri, Bekaa Vadisi ve direniş
topraklarının her karışında masum şehitlerin, çocukların ve kadınların kanıyla
lekelenmiş tarihlerine sonsuza dek tanıklık edecektir. Lübnan’daki direnişin
zaferi, Filistin ve Irak’taki direnişin zaferi, bölgedeki Amerikan-Siyonist
projesine karşı koymak ve onu engellemek için verilen mücadelenin bir
zaferidir. Bu zafer, uzun zamandır mücadele ettiğimiz ve kurmaya çalıştığımız
stratejik hatla uyumludur. Haklar gasp edilir, özgürce verilmez, adil barış
ancak güçlüler tarafından sağlanır. Bu savaş, aldatıcı barış söyleminin
yanlışlığını ortaya koymuş, emperyalist ve Siyonistlerin Arap bölgesinin
sözlüğünden direnişin tüm izlerini silme hırsını bir kez daha açıkça
göstermiştir.
Bu
savaş ve bu mücadele, gelecek için yeni ufuklar açmıştır, ancak bu işlerin sonu
olmayacaktır. Diyorum ki, bir sonraki aşamada, hem içeride hem de dışarıda,
Lübnan'da, Filistin’de, Irak'ta ve tüm Arap dünyasında daha öncekinden daha
zorlu çatışmalarla karşı karşıya kalacağız. Başka bir senaryoyla,
Siyonist-Amerikan planının yeni bir bölümüyle karşı karşıya kalacağız. Amerikan
yönetiminin “Yeni Ortadoğu” olarak adlandırılan, mezhep savaşlarına ve bölgenin
parçalanmasına dayalı tüm komplolarına rağmen, Arap ulusal bilinci, Beyaz Saray’daki
Bush kliği tarafından yönetilen bu yeni sömürgeci projelere karşı birincil
savunma hattı haline gelmiştir.
Şimdi
diyoruz ki: Siyonist düşmanın generallerinin ve askerlerinin bu savaşta
yenilgiye uğraması, bu açık muharebe boyunca direniş deneyimini geliştirme ve
koruma kararlılığını gösterme konusunda bizi teşvik etmiş, bize muazzam bir itici
güç sağlamıştır. Bugün, kitlelerdeki bilinç düzeyi, çatışmanın en önemli ayağı
haline gelmiştir.
Hizbullah,
zaferiyle, zifiri karanlıkta umut ve ışık penceresi açarak, Arap ve İslam
ulusunun ruhunu canlandırdı ve başını dik tuttu. Hizbullah’ın yaşadığı bu sert
ve acı dolu deneyim, biz ve gelecek nesiller için bir gurur ve şeref kaynağı
olarak kalacaktır.
Cephelerde
birlikte olacağız... Lübnan, Filistin ve Irak’taki direniş hattında birlikte dövüşeceğiz.
Direniş silahını kucaklayan irade silahını birlikte kavrayacağız. Filistin ve
Kudüs’ü özgürleştirme yolunda birlikte mücadele edeceğiz. Şan olsun ölümsüz
olan şehitlerimize... Tutsaklara ve gözaltındakilere özgürlük.
Gururun
ve onurun sembolü olarak kalın.
Kardeşiniz,
Dr. Corç Habaş
Arap Milliyetçi Hareketi
ve Filistin Kurtuluş Halk Cephesi Kurucusu
17 Ağustos 2006
Kaynak


0 Yorum:
Yorum Gönder