14 Ağustos 2026

, , ,

Nasrallah’a Mektup



Corç Habaş’ın Temmuz Savaşı’ndan (2006) sonra Seyyid Hasan Nasrallah’a yazdığı mektup:

* * *

 

Sevgili kardeşim, Hizbullah Genel Sekreteri Sayın Seyyid Hasan Nasrallah’a, o cesur direnişe, Filistin ve Lübnan’a... Arabizme selamlarımı iletiyorum.

Lübnan’da İslami direnişin elde ettiği tarihi zafer, Hizbullah’ın kahraman savaşçılarının azmi ve büyük Lübnan halkının, gurur, haysiyet ve başkaldırı yüklü bir halkın direnci için tebriklerimi ve dualarımı sunmama izin verin. Sizin aracılığınızla, kanlarıyla milletin tarihine parlak bir örnek kaydeden tüm mücahitlere, savaşçılara, kadrolara ve Hizbullah liderlerine de selamlarımı iletiyorum.

Siyonizmin Lübnan’a yönelik gerçekleştirdiği, Lübnan’ın direnişçi halkının azmini ortadan kaldırmaya çalışan acımasız saldırıları, onun iğrenç suçlarına yeni bir boyut kattı. Siyonistlerin Lübnan ve Filistin’de sivilleri ve altyapıyı hedef alması, Siyonist düşmanın uzun ve kanlı tarihi boyunca izlediği katliam ve soykırım politikasının sadece bir örneğidir.

Hizbullah’ın ve Lübnan halkının azmi, tüm Arap ulusu için güçlü bir destek ve yeni bir devrimci uyanış sağlamış, Siyonist işgal ordusunun çıplak gerçeğini ortaya koymuştur: Halka saldıran ordu, içeride mağlup olmuş, ufak da olsa bir başarı elde ettiğini düşünmesini sağlayacak bir mevzi elde edemeyen düşman, uydurma ve hayali bir başarı arayışı içerisinde, direnişin azmi karşısında yenilmiştir. Direnişin elde ettiği bu stratejik zaferi Lübnan ve ve Arap milleti savunmalı, muhafaza etmelidir.

Bu savaş, resmi Arap rejimlerinin tüm bahanelerini ortadan kaldırdı. Beyaz Saray’daki neo-muhafazakârlar tarafından sahnelenen bu Siyonist saldırganlığın Amerika tarafından organize edilmiş senaryosunu ifşa etti. Ancak Amerikan yönetimi, oynadığı kumarda başarısız oldu, kendisini rezil etti, utancı yaşadı. Kana, Mervein, Kaa, Beyrut’un güney mahalleleri, Bekaa Vadisi ve direniş topraklarının her karışında masum şehitlerin, çocukların ve kadınların kanıyla lekelenmiş tarihlerine sonsuza dek tanıklık edecektir. Lübnan’daki direnişin zaferi, Filistin ve Irak’taki direnişin zaferi, bölgedeki Amerikan-Siyonist projesine karşı koymak ve onu engellemek için verilen mücadelenin bir zaferidir. Bu zafer, uzun zamandır mücadele ettiğimiz ve kurmaya çalıştığımız stratejik hatla uyumludur. Haklar gasp edilir, özgürce verilmez, adil barış ancak güçlüler tarafından sağlanır. Bu savaş, aldatıcı barış söyleminin yanlışlığını ortaya koymuş, emperyalist ve Siyonistlerin Arap bölgesinin sözlüğünden direnişin tüm izlerini silme hırsını bir kez daha açıkça göstermiştir.

Bu savaş ve bu mücadele, gelecek için yeni ufuklar açmıştır, ancak bu işlerin sonu olmayacaktır. Diyorum ki, bir sonraki aşamada, hem içeride hem de dışarıda, Lübnan'da, Filistin’de, Irak'ta ve tüm Arap dünyasında daha öncekinden daha zorlu çatışmalarla karşı karşıya kalacağız. Başka bir senaryoyla, Siyonist-Amerikan planının yeni bir bölümüyle karşı karşıya kalacağız. Amerikan yönetiminin “Yeni Ortadoğu” olarak adlandırılan, mezhep savaşlarına ve bölgenin parçalanmasına dayalı tüm komplolarına rağmen, Arap ulusal bilinci, Beyaz Saray’daki Bush kliği tarafından yönetilen bu yeni sömürgeci projelere karşı birincil savunma hattı haline gelmiştir.

Şimdi diyoruz ki: Siyonist düşmanın generallerinin ve askerlerinin bu savaşta yenilgiye uğraması, bu açık muharebe boyunca direniş deneyimini geliştirme ve koruma kararlılığını gösterme konusunda bizi teşvik etmiş, bize muazzam bir itici güç sağlamıştır. Bugün, kitlelerdeki bilinç düzeyi, çatışmanın en önemli ayağı haline gelmiştir.

Hizbullah, zaferiyle, zifiri karanlıkta umut ve ışık penceresi açarak, Arap ve İslam ulusunun ruhunu canlandırdı ve başını dik tuttu. Hizbullah’ın yaşadığı bu sert ve acı dolu deneyim, biz ve gelecek nesiller için bir gurur ve şeref kaynağı olarak kalacaktır.

Cephelerde birlikte olacağız... Lübnan, Filistin ve Irak’taki direniş hattında birlikte dövüşeceğiz. Direniş silahını kucaklayan irade silahını birlikte kavrayacağız. Filistin ve Kudüs’ü özgürleştirme yolunda birlikte mücadele edeceğiz. Şan olsun ölümsüz olan şehitlerimize... Tutsaklara ve gözaltındakilere özgürlük.

Gururun ve onurun sembolü olarak kalın.

Kardeşiniz, Dr. Corç Habaş
Arap Milliyetçi Hareketi
ve Filistin Kurtuluş Halk Cephesi Kurucusu
17 Ağustos 2006
Kaynak

0 Yorum: