Savaş
karşıtı olan, geçmişte idam cezasına çarptırılan, vaktiyle üç yılını Evin Hapishanesi’nde
geçirmiş olan Profesör Behruz Gamari Tebrizi’nin Guardian’daki mektuba cevaben kaleme
aldığı mektup. Yazı, solun savaş süresince İran halkıyla nasıl dayanışma
içinde olduğunu beyan edeceğine dair önemli bir örnek.
* * *
Bu
mektubu, cesaretinize duyduğumuz o büyük hayranlıkla, vatanınız İran’da sosyal
adalet ve insanlık onuru için verdiğiniz mücadeleye yönelik dayanışma duygularımızla
yazıyoruz.
Biliyoruz
ki mücadeleniz, İran tarihindeki uzun bir geleneğin, bilhassa Şah rejimini
deviren İran devrimi ile doruğa ulaşan dönemin uzantısıdır. Adalet
mücadelesinin, bir rejimin çöküşünden ve başka bir rejimin kurulmasından sonra
bile her zaman devam ettiğini biliyoruz. Amacı özgürleştirmek olan siyasete
olan bağlılığınızın sunduğu örneklik, hepimizin özlemle bakması gereken bir
örnekliktir.
Bu mektubu, mücadelenizi katbekat daha karmaşık hale getiren bir yerden yazıyoruz.
İran’da 1979’da gerçekleşen devrim, bölgedeki Amerikan emperyalizminin etkisini
sarsmıştır. Siyonistlerin yayılmacı emellerini boşa çıkarmış, Ortadoğu’nun
siyasi haritasını yeniden çizmiştir.
Biz,
peşi sıra kurulan hükümetlerin çeşitli yollarla ülkenizin istikrarını bozmaya
ve egemenliğini zayıflatmaya çalıştığı bir ülkede yaşıyoruz. Onlarca yıldır
süren acımasız yaptırımlar, ablukalar, suikastlar, en nihayetinde devletinize
ve halkınıza karşı yürütülen topyekûn savaş, adaletsizliğe ve zulme karşı
direnişinizi son derece karmaşık ve çok daha tehlikeli kılmıştır.
Amerika
ve İsrail’in İran’a yönelik saldırganlığının, seksenlerin başındaki İran-Irak
savaşından bu yana eşi benzeri görülmemiş zorluklara yol açtığını hep birlikte
görüyoruz. Bu zorluklar, bilhassa cezaevlerinde hissediliyor. Savaş zamanının
dayandığı mantık, şeffaflığın daha da azalması, idamların artması ve
halihazırda ne kadar sorunlu ve zayıf olsalar da hukuki usullerin bastırılması üzerine
kurulu.
Geçen
yıl İsrailliler Evin Hapishanesi’ne saldırdıklarında, siz hayranlık uyandıran
bir haysiyet ve insanlık örneği sergilediniz. Onlar, mahkûmların yıkımdan
yararlanarak kendilerini kurtaracaklarını sanmışlardı. Oysa siz, yaralıları ve
enkaz altındakileri, gardiyanları, revirdeki hemşireleri ve doktorları,
ziyaretçileri, sosyal hizmet görevlilerini gördünüz ve kaçmak yerine onları
kurtarmak için orada kaldınız. Binlerce kilometre uzakta bu haberleri okuyunca
o derin kökleri olan ahlak anlayışınıza ve özverili tavrınıza hayranlık duyduk.
Ülkenizin,
devletinizin ve halkınızın emperyalist egemenliğe ve Siyonist yayılmacılığa
karşı gösterdiği direniş, İran Devrimi’nin en değerli kazanımlarından biridir. Bu
direnişin bir parçası olarak siz, bu mücadelenin kapsamının, devrimin (insanlık
onuruna saygı, sosyal adalet ve özgürlük gibi) yerine getirilmemiş vaatlerinin
hayata geçirilmesini içerecek şekilde genişletilmesini talep ettiğiniz için
bedel ödüyorsunuz.
Emperyalistlerin
ve Siyonistlerin, bu devrimin anti-emperyalist ruhunu sahip olduğu meşruiyetten
mahrum bırakmak amacıyla, haklı davanızı bir araç olarak kullanmalarına izin
vermeyin. Amerikan hükümetinin İran’da insan haklarının fiili durumu konusunda
endişe duyduğunu ya da İsraillilerin ülkenize özgürlük getirmek istediğine dair
laflar işitebilirsiniz. Birçoğunuzun halihazırda kamuoyuna açıkladığı gibi,
onlar, kendi egemenliklerini ilerletmek için mücadelenizi araç olarak kullanmak
istiyorlar.
Biz,
kendi özgürleştirici politikalarınızı nasıl organize edip ilerleteceğinizi
bildiğinize inanıyoruz. Bu mektup, sizi gördüğümüzü ve sosyal adalet
konusundaki adanmışlığınıza derin saygı duyduğumuzu hatırlatmak için yazılmış
bir nottur.
Sizin
cesaretinizden bir ders almalı, kendi hükümetimizin bizim adımıza işlediği
zulümleri durdurmak için elimizden geleni yapmalıyız. Dünya çapında milyonlarca
cana mal olan ve şu anda ülkenizi harap eden, kendi toplumunuzdaki
mücadelelerinizi engelleyen hükümetimizin emperyalist vahşetini durdurmanın
bizim sorumluluğumuz olduğunu dünyaya ve size göstermeliyiz. Bunu ve diğer tüm
emperyalist savaşları sona erdirmek adına kendi hükümetimize karşı güçlerimizi
harekete geçirmek için elimizden geleni yapmalıyız.
Bu
savaşı durdurmanın, kendi hükümetinizi kendi vatandaşlarına karşı sergilediği
muameleden sorumlu tutabilmeniz için sizi daha iyi bir konuma getireceğini
ummaktan başka çaremiz yok.
Dayanışmayla!
Behram Gamari Tebrizi
23 Ağustos 2026
Kaynak


0 Yorum:
Yorum Gönder