22 Ağustos 2026

, ,

Akademide Bir Koltuk Bir de Çek Defteri



Angela Davis, Judith Butler, Jairus Banaji, Ruth Wilson Gilmore ve Raşid Halidi tam anlamıyla aptal değil. Ana akım basında yer alan haberlere göre, CIA ve Mossad’ın İran’ın içinde kitlesel terörist sabotaj operasyonlarını aktif olarak organize ettiğini ve Ocak ayındaki terörist operasyonun da arkasında olduklarını onlar da biliyorlar. Bu, “otoriter komünistlerin” uydurdukları bir komplo teorisi değil. Bunları bizzat New York Times gibi gazeteler haber yaptı. Üstelik yaptıklarıyla açıktan övünüyorlar ve hâlâ bu işlere devam ettiklerini söylüyorlar.

Öyleyse neden, özellikle de İran’a İsrail ve kendi ABD rejimi tarafından savaş açılmışken, İran devletini doğası gereği kötü, faşist, otoriter ve yok edilmesi gereken bir varlık olarak gösteren bir makale yayınlıyorlar?

Tamam, diyelim ki İran, sizin önerilerinizi uyguladı ve zora başvuran tüm devlet aygıtını ortadan kaldırdı. Devrim Muhafızları’nı, hapishaneleri, polis güçlerini, hepsini ortadan kaldırdı.

Siz lanet olası ahlaksız sözde radikal sahtekârlar, bundan sonra ne olacağını sanıyorsunuz?

Bundan sonra olacak şey, Suriye ve Libya’nın çok daha şiddetli bir hali. Yalancı değilseniz, bunu siz de biliyorsunuz.

Elbette İran, diğer tüm devletler gibi özellikle de küresel soykırımcı Siyonist imparatorlukla hareket eden sizin ülkeniz hariç bu dediğinizi hiçbir şekilde yapmayacak, çünkü İran devleti, intihara meyilli bir ülke değil. Onun asli görevi, ulusun ve halkının egemenliğini korumak.

Sizin o iğrenç mektubunuzda söylediklerinizin aksine şu dile getireceğim cümlenin hiçbir yerinde “sözde”, “görünüşte” ya da “güya” gibi kelimelere yer yok. İran, bugün dünyadaki aktif anti-emperyalist güçlerden biridir. Bu, nesnel bir gerçektir. Guardian’daki sözde radikal kelime oyunlarınız, bu hakikati örtbas edemez. Hepimiz bu hakikati bizzat kendi gözlerimizle görebiliyoruz.

Gelgelelim, mektubunuzun tek amacı, tek işlevi, herhangi bir jeopolitik gerçeği etkilemek değil, bundan çok daha mütevazı ve kişisel: Mektubunuz, Batı’daki uzman akademisyenler sınıfı nezdinde kendinizi “İyi Sözde Radikaller” olarak aklamak, temize çıkartmak için bir sertifika görevi görüyor. Böylece Princeton, Harvard ve Yale’de konuşma yapmak üzere kazançlı davetler almaya devam edebilir, sözde radikal statünüzü paraya tahvil edebilirsiniz.

Angela Davis gibi isimler, her seçim öncesinde soykırımcı Siyonist Demokratlara oy vermenizi talep ederken, bunu onlarca yıldır yapıyorlar. Aynı kesim, bu amaçla, her seçim öncesinde bu tür azarlayıcı mektuplar yayınlıyor. Soykırımcı Siyonist imparatorluklarını ve zora başvuran kurumlarını korumak söz konusu olduğunda, aniden “ehven-i şeri seçmek”, imparatorluğun derhal ortadan kaldırılmasına kıyasla daha ahlaki bir zorunluluk haline geliyor, çünkü bundan kişisel olarak büyük fayda sağlıyorlar.

Sen, en iğrenç ve en zalim propagandatif yalanların uydurulması ve aklanmasında merkezi bir rol oynayan, soykırımcı Siyonist propaganda paçavrası olan Guardian’da bir mektup yazıyorsun; Siyonist imparatorluğun, insanların kafalarını kesen, insanları diri diri yakan, tecavüz eden ve işkence eden CIA, Mossad ve faşist terörist ajanlarıyla her yeri istila ettiği bir ortamda, İran’ın tüm devlet aygıtını ortadan kaldırmasını talep ediyorsun. Aklını mı kaçırdın sen, ahlaksız dolandırıcı pislik? Delirdin mi sen? Harvard’a davet edilmen, 20 bin dolarlık konuşma ücreti ve bir haftalık ücretsiz otel konaklaması, bu alçalma ve aşağılanmaya değer mi?

Senin için değer. Elbette değer. Her zaman öyle olmuştur, zaten bu yüzden Berkeley, Harvard ve Şikago Üniversitesi’nde profesör ve bölüm başkanı oldun.

Lanet gitsin hepinize, sizi iğrenç sözde radikal pislikler.

İngiltere, İran’a karşı yürütülen soykırımcı Siyonist savaşta aktif olarak yer alıyor. Guardian gazetesi, BBC’den sonra İngiltere’nin başlıca propaganda gazetesi olarak, İran aleyhine olan yalanları uydurmak ve soykırımcı savaşı meşrulaştırmak için profesyonel propagandacılar istihdam ediyor.[1]

Yani bu, Barbarossa Harekâtı'nın hemen ardından Nazilerin çıkarttığı Stürmer gazetesinde, “Ya şu Stalin gerçekten kötü bir adam, Sovyet devlet aparatının tamamını hemen ortadan kaldırması gerekiyor. Bunun iler tutar bir yanı yok. Tek kelimeyle iğrenç. Stalin midemi bulandırıyor. Galiba Nazilerden de kötü biri. Şu an derhal ortadan kaldırılmalı” diyen bir açık mektup yayınlamak gibi bir şey.

İsrail-ABD Siyonist imparatorluğu, Filistin’de aktif olarak soykırım gerçekleştiriyor ve Küba’yı açlığa mahkûm ediyor; ayrıca İran’a karşı gizli ve açık bir topyekûn savaş başlattı. Bu imparatorluk, amacının İran medeniyetini bir bütün olarak ortadan kaldırmak olduğunu defalarca dile getiriyor.

Bu sözde radikal pisliklerse Guardian’da şunu söylüyorlar: "Ya neden hemen derhal şu devletinizi tümüyle ortadan kaldırmıyorsunuz? Bu, gerçekten sorunlu bir durum. Yani Harvard ve Princeton’daki konferanslarımı izlemediniz mi?! Bu tamamen ahlaksızca. Bana 20 bin ödeyin, ücretsiz konaklama ve yemek sağlayın, ben de devleti yürürlükten kaldırmanın ne kadar önemli olduğunu anlatayım, tabii ki soykırımcı Siyonist demokratlara oy verilebilir, çünkü onlar daha az kötü."

Bu sahtekârları okumayın.

Zei Squirrel
22 Ağustos 2026
Kaynak

[1] Bu konuda şu iki habere bakılabilir: Wyatt Reed ve Max Blumenthal, “Meet The Former Fashion Blogger And Shady Doctor Behind The ‘30,000 Dead’ Iran Psy-Op”, 1 Şubat 2026, Grayzone. Bu yazıda Guardian’ın İran’da Ocak ayında yaşanan ayaklanmada 30.000 kişinin öldürüldüğüne dair psikolojik operasyona hizmet ettiği söyleniyor. Ayrıca bkz.: Wyatt Reed, “Senior BBC Iran Reporter Exposed As Opposition Activist”, 7 Nisan 2026, Grayzone. Burada BBC muhabirinin CIA’ye çalışan bir İranlı muhabir olduğundan söz ediliyor.

0 Yorum: