Angela
Davis, Judith Butler, Jairus Banaji, Ruth Wilson Gilmore ve Raşid Halidi tam
anlamıyla aptal değil. Ana akım basında yer alan haberlere göre, CIA ve
Mossad’ın İran’ın içinde kitlesel terörist sabotaj operasyonlarını aktif olarak
organize ettiğini ve Ocak ayındaki terörist operasyonun da arkasında
olduklarını onlar da biliyorlar. Bu, “otoriter komünistlerin” uydurdukları bir
komplo teorisi değil. Bunları bizzat New York Times gibi gazeteler haber
yaptı. Üstelik yaptıklarıyla açıktan övünüyorlar ve hâlâ bu işlere devam
ettiklerini söylüyorlar.
Öyleyse
neden, özellikle de İran’a İsrail ve kendi ABD rejimi tarafından savaş
açılmışken, İran devletini doğası gereği kötü, faşist, otoriter ve yok edilmesi
gereken bir varlık olarak gösteren bir makale yayınlıyorlar?
Tamam,
diyelim ki İran, sizin önerilerinizi uyguladı ve zora başvuran tüm devlet
aygıtını ortadan kaldırdı. Devrim Muhafızları’nı, hapishaneleri, polis
güçlerini, hepsini ortadan kaldırdı.
Siz
lanet olası ahlaksız sözde radikal sahtekârlar, bundan sonra ne olacağını
sanıyorsunuz?
Bundan
sonra olacak şey, Suriye ve Libya’nın çok daha şiddetli bir hali. Yalancı
değilseniz, bunu siz de biliyorsunuz.
Elbette
İran, diğer tüm devletler gibi özellikle de küresel soykırımcı Siyonist
imparatorlukla hareket eden sizin ülkeniz hariç bu dediğinizi hiçbir şekilde
yapmayacak, çünkü İran devleti, intihara meyilli bir ülke değil. Onun asli
görevi, ulusun ve halkının egemenliğini korumak.
Sizin
o iğrenç mektubunuzda söylediklerinizin aksine şu dile getireceğim cümlenin hiçbir
yerinde “sözde”, “görünüşte” ya da “güya” gibi kelimelere yer yok. İran, bugün
dünyadaki aktif anti-emperyalist güçlerden biridir. Bu, nesnel bir
gerçektir. Guardian’daki sözde radikal kelime oyunlarınız, bu hakikati
örtbas edemez. Hepimiz bu hakikati bizzat kendi gözlerimizle görebiliyoruz.
Gelgelelim,
mektubunuzun tek amacı, tek işlevi, herhangi bir jeopolitik gerçeği etkilemek
değil, bundan çok daha mütevazı ve kişisel: Mektubunuz, Batı’daki uzman
akademisyenler sınıfı nezdinde kendinizi “İyi Sözde Radikaller” olarak aklamak,
temize çıkartmak için bir sertifika görevi görüyor. Böylece Princeton, Harvard
ve Yale’de konuşma yapmak üzere kazançlı davetler almaya devam edebilir, sözde
radikal statünüzü paraya tahvil edebilirsiniz.
Angela
Davis gibi isimler, her seçim öncesinde soykırımcı Siyonist Demokratlara oy
vermenizi talep ederken, bunu onlarca yıldır yapıyorlar. Aynı kesim, bu amaçla, her seçim öncesinde bu tür azarlayıcı mektuplar yayınlıyor. Soykırımcı Siyonist
imparatorluklarını ve zora başvuran kurumlarını korumak söz konusu olduğunda,
aniden “ehven-i şeri seçmek”, imparatorluğun derhal ortadan kaldırılmasına kıyasla
daha ahlaki bir zorunluluk haline geliyor, çünkü bundan kişisel olarak büyük
fayda sağlıyorlar.
Sen,
en iğrenç ve en zalim propagandatif yalanların uydurulması ve aklanmasında merkezi bir
rol oynayan, soykırımcı Siyonist propaganda paçavrası olan Guardian’da
bir mektup yazıyorsun; Siyonist imparatorluğun, insanların kafalarını kesen,
insanları diri diri yakan, tecavüz eden ve işkence eden CIA, Mossad ve faşist
terörist ajanlarıyla her yeri istila ettiği bir ortamda, İran’ın tüm devlet
aygıtını ortadan kaldırmasını talep ediyorsun. Aklını mı kaçırdın sen, ahlaksız
dolandırıcı pislik? Delirdin mi sen? Harvard’a davet edilmen, 20 bin dolarlık
konuşma ücreti ve bir haftalık ücretsiz otel konaklaması, bu alçalma ve
aşağılanmaya değer mi?
Senin
için değer. Elbette değer. Her zaman öyle olmuştur, zaten bu yüzden Berkeley,
Harvard ve Şikago Üniversitesi’nde profesör ve bölüm başkanı oldun.
Lanet
gitsin hepinize, sizi iğrenç sözde radikal pislikler.
İngiltere,
İran’a karşı yürütülen soykırımcı Siyonist savaşta aktif olarak yer alıyor. Guardian
gazetesi, BBC’den sonra İngiltere’nin başlıca propaganda gazetesi
olarak, İran aleyhine olan yalanları uydurmak ve soykırımcı savaşı
meşrulaştırmak için profesyonel propagandacılar istihdam ediyor.[1]
Yani
bu, Barbarossa Harekâtı'nın hemen ardından Nazilerin çıkarttığı Stürmer
gazetesinde, “Ya şu Stalin gerçekten kötü bir adam, Sovyet devlet aparatının
tamamını hemen ortadan kaldırması gerekiyor. Bunun iler tutar bir yanı yok. Tek
kelimeyle iğrenç. Stalin midemi bulandırıyor. Galiba Nazilerden de kötü biri. Şu
an derhal ortadan kaldırılmalı” diyen bir açık mektup yayınlamak gibi bir şey.
İsrail-ABD
Siyonist imparatorluğu, Filistin’de aktif olarak soykırım gerçekleştiriyor ve
Küba’yı açlığa mahkûm ediyor; ayrıca İran’a karşı gizli ve açık bir topyekûn
savaş başlattı. Bu imparatorluk, amacının İran medeniyetini bir bütün olarak
ortadan kaldırmak olduğunu defalarca dile getiriyor.
Bu
sözde radikal pisliklerse Guardian’da şunu söylüyorlar: "Ya neden hemen derhal
şu devletinizi tümüyle ortadan kaldırmıyorsunuz? Bu, gerçekten sorunlu bir
durum. Yani Harvard ve Princeton’daki konferanslarımı izlemediniz mi?! Bu
tamamen ahlaksızca. Bana 20 bin ödeyin, ücretsiz konaklama ve yemek sağlayın,
ben de devleti yürürlükten kaldırmanın ne kadar önemli olduğunu anlatayım,
tabii ki soykırımcı Siyonist demokratlara oy verilebilir, çünkü onlar
daha az kötü."
Bu
sahtekârları okumayın.
Zei Squirrel
22
Ağustos 2026
Kaynak
[1]
Bu konuda şu iki habere bakılabilir: Wyatt Reed ve Max Blumenthal, “Meet The
Former Fashion Blogger And Shady Doctor Behind The ‘30,000 Dead’ Iran Psy-Op”,
1 Şubat 2026, Grayzone. Bu yazıda Guardian’ın
İran’da Ocak ayında yaşanan ayaklanmada 30.000 kişinin öldürüldüğüne dair psikolojik
operasyona hizmet ettiği söyleniyor. Ayrıca bkz.: Wyatt Reed, “Senior BBC Iran Reporter
Exposed As Opposition Activist”, 7 Nisan 2026, Grayzone. Burada BBC muhabirinin CIA’ye
çalışan bir İranlı muhabir olduğundan söz ediliyor.


0 Yorum:
Yorum Gönder