01 Ağustos 2026

, ,

Sebte Krizi ve Emperyalizm



Sebte (Ceuta) ne işe yarar?

İşe yarayacağı hususlardan biri şu: en vatanseverlerin bile Cebelitarık Boğazı’nın İspanyol karasularının bir koridoru olduğunu keşfetmelerine yardımcı olacak.

Bu sayede bu vatanseverlerin yüksek sesle dillendirdikleri “İspanya, İspanya” ve “ulusun önceliği” sloganlarının yerini, “egemenlik” ve “bağımsızlık" sloganları alacak mı, hep birlikte görebiliriz.

Bu sayede, vatanseverlerin, Cebelitarık Boğazı’nda İspanya’ya sulardan geçen gemilerin geçişinin düzene sokulması, Türkiye’nin İstanbul Boğazı’nda veya Avustralya’nın Torres Boğazı’nda yaptığı gibi, gemilerden geçiş ücreti alınması gerektiğini söylemeye cesaret edip etmeyeceklerini göreceğiz.

Elbette bu korkak vatanseverler, İspanya’nın BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne taraf olduğu için bunun yapılamayacağını söyleyecek, bu sayede “egemenlik” kelimesini pratiğe dökme karşısında duydukları korkuyu gizlemeye çalışacaklar.

Birkaç dakika sonra, bu korkak vatanseverler, her zaman ilgilendikleri konulara dönecek, insan hakları, çalışma hayatındaki düzenlemeler, yaşam koşulları, duyarcılığın tesis ettiği diktatörlük gibi konularda uluslararası sözleşmelerden veya anlaşmalardan çekilmemiz gerektiğini söyleyecekler, İspanyol devletinin jeopolitik bağımlılığını sorgulamayan her şeye dair yaygara koparacaklar.

“Egemenlik” ve “bağımsızlık” kelimelerinin bir bedeli varken, korkaklığı ve yabancı güçlere boyun eğmeyi küçük bayrakları altında ve o boş “İspanya İspanya!” çığlıklarıyla gizlemenin bir bedeli yok.

ABD, Fas ve İsrail’in bu hamlesinin, Faslı gençlerin rejim tarafından (Milili’ye (Melilla) değil de) Sebte’ye yönlendirilmesiyle ilgili tartışmanın ötesine geçen daha derin sonuçları olduğuna inanıyorum.

Bence İspanya’nın kendi içinde, gezegenin en kritik boğazlarından biri olan Cebelitarık Boğazı’nın, bir kıyıdan diğerine İspanyol karasuları olması sebebiyle sahip olduğu jeopolitik önem, tam olarak idrak edilemiyor.

Bugünkü İspanya, egemenliğini ABD’ye, AB’ye ve emperyalizme tabi uluslararası çerçevelere tümüyle teslim etmeyi kabul etti. İspanyol halkı bu sürece jeopolitik anlamda uyum gösteriyor. Ancak bu durum üç nesil sonra böyle olmayabilir.

ABD, on yıllar sonrasını düşünüyor. BM Deniz Hukuku Sözleşmesi gibi anlaşmaların artık geçerli olmayacağı veya İspanya’nın artık kendisine bağlı bir vasal olarak hareket etmeyeceği bir dünya tahayyül ediyor. Bu bugün tahayyül edilmesi garip olsa da önemli bir ihtimal.

Bu ihtimal, bilhassa İran’ın onlarca yıl aklına bile getirmediği, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişlerini düzene sokmak için attığı adımlardan sonra daha da güçlendi. İran’ın egemenliğini esas alan bu pratiği, diğer ülkeler için örnek teşkil edecektir.

Muhtemelen gelecekte ABD, Cebelitarık Boğazı’nın tek bir ülkeye, İspanya’ya bağlı olmamasını, bu deniz yolunun biri İspanyol diğeri Fas olmak üzere iki bölgesel koridora bağlanmasını sağlamayı amaçlıyor.

İsrail’in hesaplamalarına göre, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı’ndaki güvensizlik göz önüne alındığında, Cebelitarık Boğazı’nın gelecekte kendisine müttefik olan Fas tarafından yönetilmesi, çok önemli bir hedef.

ABD’nin Fas’a yaptığı yatırım, Afrika’ya ve kaynaklarına yönelik bir yatırımdır. Bu yatırım, NATO ve AB’nin vasal devleti haline gelen İspanya’ya yaptığı yatırımdan çok daha yoğun olacaktır.

Sebte operasyonu, bilhassa Sebte ve Milili üzerindeki İspanyol egemenliğinin ABD içinde sorgulanması, bu projenin ilk aşamalarıdır: Sebte’nin statüsünde zorla yapılacak bir değişiklikle, Cebelitarık Boğazı’nda sular, artık sadece İspanya’ya ait olmayacak ve neticede bir Fas koridoru kurulacak.

Bence ABD’nin planı da bu yönde.

Daniel Lobato
1 Ağustos 2026
Kaynak

0 Yorum: