24 Mayıs 2026

,

Laf Kalabalıkları



Hukuksuzluğu,burjuvazinin kendi kanunlarına bile uymamasını en demokratik söylem ve pratiğin prangaya vurulduğu burjuva demokrasisinin bile olmadığı konjonktürde iktidar ve muhalefetin it dalaşında devrimci komünistlere, işçi sınıfına, ezilen ulus ve halkara karşı demokrasi dersi vermek, “demokrasi herkese lazımdır, susma sustukça sıra sana gelecek” gibi laf kalabalıkları, kendini bilmeyenlerin harcıdır.

Zira faşizm, ezilecekler listesine ilkin işçi sınıfını, devrimci komünistleri, ezilen ulusları ve halkları koyar. Onların iradesini görmeyen bir anti-faşist mücadele olamaz. “Ben kendi adamlarımı bakan koltuklarına oturtacağım” diyen burjuva siyaseti, faşizmle mücadele edemez.

Biz, hukuksuzluğu, haksızlığı, anti-demokratik söylem ve pratikleri sermayenin farklı temsilcilerinin iktidar ve muhalefetin birbiri aralarındaki it dalaşından öğrenecek değiliz. Onlar birbirini ısırmaz, dişleri sadece bize keskindir.

Tarih şahittir: çeşitli milletlerden oluşan işçi, köylü, emekçi halkımız, ezilen uluslar ve inançlara mensup devrimci komünistler, kendilerine yönelik pratiklerin bilincindedir. Yaşananlar unutulmamıştır.

Biz hukuksuzluğu, maden ocaklarında katledilen işçileri savunduğu, onların savunmalarını üstlendikleri için hapse atılan devrimcilerden biliyoruz.

Biz hukuksuzluğu, faşist diktatörlüğün insanlık dışı yol ve yöntemlerini teşhir etmek için bedenini açlığa yatıran devrimcilerden biliyoruz.

Biz hukuksuzluğu, Dünya işçi sınıfının 1 Mayıs emek ve dayanışma gününde Taksim’e gitme iradesi üzerinden gözaltına alınan ve hapse atılan devrimcilerden biliyoruz.

Biz hukuksuzluğu, Karadeniz’de Mustafa Suphi, Maria ve yoldaşlarının kalleşçe katledilmesinden biliyoruz!

Herşeyi biliyor, unutmuyoruz!

Elbet bizim de günümüz gelecek!

Serkan Yıldırım
24 Mayıs 2026

0 Yorum: