04 Mayıs 2026

, ,

Lahor Deklarasyonu


Birinci Uluslararası Anti-Emperyalist Konferans’ın katılımcıları olarak biz:

1.

Emperyalist saldırıların arttığı, anti-emperyalist direnişin keskinleştiği, tarihi ve tehlikeli bir momentte bir araya geldiğimiz düşüncesindeyiz. İkinci Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan, ABD’nin öncülük ettiği emperyalizm, büyük bir krize girmiş durumda. Bu krizin neticesinde ortaya, önceden belirlenmemiş, otomatik işlemeyen yeni bir dünya düzeni çıkıyor.

2.

Emperyalizme karşı başarılı stratejilerin geliştirilebilmesi için belirleyici ön koşul olarak tarihin nesnel ve bilimsel analizinin sahip olduğu merkezi önemi kabul ediyoruz. Devrimci teori olmadan devrimci hareket olamaz.

3.

Halihazırda yaşanan tarihsel değişimleri anlama çabasına bağlıyız, ilgili devrimci anlayışı, ekonomik fazlalıkların onları üreten bölgeler, topraklar ve halklarda kalmasını sağlayacak, egemen kalkınmaya dayalı çok merkezli bir dünya düzeninin kurulması yönünde aktif olarak kullanmaya kararlıyız.

4.

Filistin, İran İslam Cumhuriyeti, Lübnan, Irak, Yemen ve daha geniş kapsamda Batı Asya bölgesindeki halk güçlerinin direnişini selamlıyoruz. Bu güçler, savaşlar yoluyla emperyalizme ve onun yayılmacı ajandasına tarihi bir darbe indirdiler. Bu, uluslararası ölçekte birikimin gerçekleştiği kanallara ve ona aracılık eden teknolojilere doğrudan meydan okuyarak, emperyalist düzenin yapısı ile ilgili olarak yürütülen, emsali bulunmayan, ilk kez gerçekleştirilmiş bir savaştır.

5.

Sıcak savaşın, diplomatik baskı, siyasi tehditler ve ekonomik savaş da dâhil olmak üzere, emperyalizmin ülkelerin kalkınma süreçlerini ortadan kaldırma üzerine kurulu siyasi ajandasının bir uzantısı olarak görüyoruz. Bilhassa yaptırımlar, emperyalist birikimin gerekleri doğrultusunda tüm toplumları ve sınıfsal oluşumları kademeli olarak yeniden yapılandırmak için işleyen, görünmez silahlardır, devletlerin temel gelir kaynaklarını ve halklarının geçim kaynaklarını hedef alarak bağımlılık dayatma aracıdır. Yaptırımlar, hedef alınan devletlerdeki komprador sınıfları ayrıcalıklı kılan neoliberal ajandalara mevzi kazandırmak adına, borç ve yapısal uyum politikalarıyla birlikte işleyen bir süreçtir.

6.

Emperyalizmin hızlanan gerileme süreci ile derinleşen bir kriz içinde olduğunu kabul ediyoruz. Filistin, İran ve başka yerlerde ABD ve Siyonizm eliyle yürütülen savaşlar, derin bir zayıflığın belirtileridir. Devletleri çökertmek, gelirleri ve kaynak değerlerini düşürmek, iş gücünü ucuzlatmak ve insan hayatını telef etmek için yapılan bu savaşlar, bölgesel direniş ve egemen kalkınma çerçevesinin temsil ettiği varoluşsal zorluklar karşısında emperyalizmin askeri ve ekonomik temelini yeniden teşkil etme girişimleridir.

7.

Emperyalizmin Küresel Güney’deki ülkelerde ancak ulusal bir yönetici sınıfın ulusal kaynakların sömürülmesine izin vermesi, halkın ihtiyaçlarını ve ülkenin ulusal kalkınmasını emperyalizmin talimatlarına feda etmesi durumunda yer edinebileceğini, bu nedenle, halkın kalkınmasına hizmet eden bir siyasi yönelimin egemenliğin gerekli bir bileşeni olduğunu kabul ediyoruz.

8.

Devletin emperyalizme karşı bir kalkan olarak sahip olduğu merkezi önemi görüyoruz. Egemenlik mücadelesi, üretken kapasiteleri geliştirmek ve kalkınma sürecine katkı sunabilecek birikim biçimleri oluşturmak için devlet önderliğindeki çabalar olmadan ilerleyemez. Bu, egemen kalkınmanın diğer biçimlerinin garantörü olan askeri üretim alanını da içerir. Bu nedenle, emperyalist müdahalenin temel hedefi, devlet ve devletin kendi içinde yaşayan halkla oluşturduğu birliktir.

9.

Devletlerin kendi içinde sınıfsal, etnik köken, din veya cinsiyetle alakalı çelişkilerle boğuştuğunu, bunların gerçek ve meşru şikâyetlere yol açabileceğini kabul ediyoruz, ancak bu tür şikâyetlerin rejim değişikliği ve istikrarsızlaştırma gibi emperyalizme ait ajandalara hizmet etmesine izin verilmemesi gerektiğini savunuyoruz.

10.

Teorilerimizi keskinleştirme, bölge ve dünya genelindeki güçlerle anti-emperyalist birlik kurma sürecine katkıda bulunacak hareketler inşa etme davasına bağlıyız. Gerilemekte olan bir emperyalizmi yenmek için gerekli küresel cepheyi ancak programlı ve ilkeli bir birlik sayesinde kurabiliriz.

Hukuk-u Halk
3 Mayıs 2026
Kaynak

0 Yorum: