
Herifler gelir kapınızı mühürler, “umuda mühür
vurulamaz ki” dersiniz. Yattığınız yerden. Kalkmadığınız yerden. Tabii ağbi.
Nasıl vuracaklar. Olabilir mi böyle bir şey. Alırlar en güzel gülüşlü adamları,
en güzel gözlü kadınları, saçlarından çeke çeke, taciz ede ede, hayallerini eze
eze; “umuda kelepçe vurulamaz ki” dersiniz. Onlar da öyle derler, yani kelepçe
bileklerine vurulmuştur sonuçta. Yoksa umuda nasıl...