31 Mart 2024

Kayayı Delen İncir

Sonrası Kalır Evet, bir krizden geçiyoruz, insan krizinden. Bunun faturasını ağır ödüyoruz, ödetiliyor. Dayanışma, verdiği sözde durma, güven, disiplin, ilkeli yaşam çağın dışına itilmeye çalışılan ve “özgürlük” karşıtı değerler olarak kitlelerin zihinlerine işleniyor. Özgürlük diye anlatılan ise ezilen ve sömürülen insanların birbirinden bağımsızlaşması çünkü özgürlüğü kısıtlayan “otorite”, sınıf kardeşi...
,

Fahişelik ve Fahişelikle Mücadele Yolları

Üçüncü Tüm Rusya Bölge Kadın KollarıBaşkanları Konferansı Konuşması Yoldaşlar, fahişelik meselesi, Sovyet Rusya’da çok az ilgi gören zor ve çetrefilli bir konudur. Burjuva kapitalist geçmişimizin bu belâlı mirası, işçi cumhuriyetinin havasını zehirlemeye ve Sovyet Rusya’daki emekçi halkın fiziki ve ahlaki sağlığına zarar vermeye devam etmektedir. Devrimin ilk üç yılında değişen ekonomik ve toplumsal koşulların...

30 Mart 2024

,

Ülkemiz Devriminde Geri Dönüşü Olmayan Bir Yolun Başlangıcı

“Kızıldere son değil başlangıçtır!” haykırışı, 1970’li yıllarda sokaklarda en çok yankılanan sloganlardan biri olmasının yanında, 1971 devrimci hareketine bakıştaki farklılıklardan kaynaklanan bir tartışmada taraf olmanın da ifadesi olmuştur. Yaşanan yenilgiyi inkarın, teslimiyetin, ideolojik-siyasi tasfiyenin gerekçesi olarak kullanmak, 12 Mart sonrasının cezaevlerine-mahkemelerine ve siyasi tahlillerine...
,

Tarif ve Tahrif

“Korkun çünkü sosyalistler bilinçli hainleri affetmezler, korkun çünkü bugün gerçekleri görmedikleri için size alkış tutan nasırlı elleri yarın yakanızda hissedeceksiniz.”[Mahir Çayan]   Bugün TİP gibi ortamlarda konuşan şey, sosyalizm değil, efendilerin liberalizmi. İşçi-köylünün iradesini tasfiye eden küçük burjuvalar, efendileri adına, sosyalizmi gasp ettiler, onu özel malikanelerine uygun kıvama...
, ,

Mahir Çayan ve Sömürge Devrimciliği

“Devrimcilerin devrimcileşmesi, kitlelerin devrimcileşmesi için belirleyici önkoşuldur.”[Rudi Dutschke]   Ülkedeki sosyalist hareketin 71 kopuşuna kadarki temel sorunlarından biri, pratikten alabildiğine kopuk oluşu, belli nedenselliklere saklanıp ya da bunları bahane edip, devrimci bir çıkış ve savaş bağlamı yaratma konusunda gerekli olan eylemlilik anlayışından uzak olmasıdır. Bu pasifist konumlanma...