Kazıcıların Şarkısı

Siz Kazıcılar, cümleniz necib insanlarsınız, kalkın ayağa
Necib Kazıcılar, kalkın ayağa,
El koyun ekilmemiş topraklara,
Kazmalarınızı hor gören, sizi karalayan
Şövalyelerin isimlerini lanetle anın.
Şimdi kalkın ayağa.
Evlerinizi yıktılar, kalkın ayağa.
Yoksulları korkutmak için evlerini yıktılar,
Kalkın ayağa.
Asıl o soylular alaşağı edilmeli,
O tacı yoksullar başlarına geçirmeli.
Şimdi kalkın ayağa,
Cümle Kazıcılar, kalkın ayağa.
Küreklerinizle, çapalarınızla, pulluklarınızla, kalkın ayağa.
Küreklerinizle, çapalarınızla, pulluklarınızla, kalkın ayağa.
Savunun hürriyetinizi, görün şövalyelerin yüreksizliğini.
Yapabiliyorlarsa gelip öldürsünler sizi
Haklarınızı alsınlar becerebiliyorlarsa.
Kalkın ayağa, cümle Kazıcılar, kalkın ayağa.
İrade gücünüz sizin hukukunuz, kalkın ayağa,
Başeğmez iradeniz kanununuz, şimdi kalkın ayağa.
Zulüm gelip kapıyı çaldı, günahsızız dediler üstelik
Yoksulları açlıktan gebertmek için
Tuzak niyetine hapishaneler inşa ettiler.
Kalkın ayağa, bugün kalkın ayağa.
Soyluların her yanını yağ bağlamış, kalkın ayağa.
Her biri domuz gibi şişmiş, kalkın ayağa.
Kafalarında bin bir tilki
Bizi kandırmak için yığmışlar önlerine onca bilgiyi.
Kalkın ayağa, çekinmeyin korkmayın, kalkın ayağa.
Yanlarına almışlar bir de avukatlarını, kalkın ayağa.
Avukatları da yanlarında, kalkın artık ayağa.
O kadar öfkeliler ki onların tavsiyelerini dinliyorlar
İçlerindeki şeytan yalana batmış, iki gözleri de kör.
Kalkın ayağa, artık kalkın ayağa.
Sonra din adamları geliyor, kalkın ayağa.
Gelip size bu günah diyorlar.
Demek ki baştan başlamalı, hürriyetimizi kazanmalıyız.
Cümle Kazıcılar, kalkın ayağa.
Gelip haraçlarını alacaklar, kalkın ayağa.
Gelip bir de haraç alacaklar, kalkın ayağa.
Avukatların ücretini, soylular haracını istiyorlar.
Cesaretle konuşuyorlar, yoksulları esarete mahkûm ediyorlar.
Kalkın şimdi ayağa. Cümle Kazıcılar, kalkın ayağa.
Avukatlar, rahipler, hepsi size karşı, kalkın ayağa.
Avukatlar, rahipler, hepsi size karşı, kalkın ayağa.
Hepsi de zalimlere ettikleri yemine sadık.
Bize et, su, elbise vermeye gelince
Hepsi birer dut yemiş bülbül,
Hepsi gönülsüz, ah ah ne günlere kaldık.
Kalkın ayağa cümle Kazıcılar.
Onların kanunu sopa atmak, kalkın ayağa.
Ellerindeki sopa onların hukuku, kalkın artık ayağa.
Korkuya boğmak için o ellerindeki sopa.
Ama bu hukukun ilelebet sürmeyeceğini iyi biliyorlar
O zaman kalkın ayağa, şimdi kalkın ayağa.
Şövalyeler sizin düşmanınız, kalkın ayağa.
Şövalyeler sizin düşmanınız, kalkın şimdi ayağa.
Maskeleri düştü birer birer, o şövalyeler düşmanınız.
Şarkı söyleyen çocukları memnun edecek olan,
Yavan sözler değil, dizelerdir.
Kalkın artık ayağa, ey Kazıcılar, kalkın şimdi ayağa.
Aşkla ulaşmak için zafere, atılın.
Onları yenmek için fırlayın öne.
Sevginin gücüyle kazanmak için geçin başa.
Size yakışan budur, önder olun bu kavgaya.
Çünkü sevgi yücelerdeki kraldır
Sevmek gibi başka bir güç yoktur.
Zafer onundur, cümle Kazıcılarındır.
[Christopher Hill, Winstanley: The Law of Freedom and other Writings, Cambridge University Press, s. 393-395.]

Hiç yorum yok: