31 Mart 2025

, ,

Irak Semalarındaki Kızıl Yıldız


Saddam Hüseyin dönemi (1979–2003) öncesinde Irak Komünist Partisi, ülkedeki en önemli ve en etkili politik partilerden birisiydi. Bu dönemin belirli kesitlerinde parti, geniş bir kitleyi örgütlemeyi bildi, bu sayede kendi döneminde Arap dünyasında en büyük ve en önemli komünist partisi hâline geldi.

IKP, Irak siyasetinde etkili etkili bir parti olarak, öncelikle Komintern’in yardımlarıyla kurulan, ülkede dünya devrimine mevzi kazandırma amacıyla devrimci politikalar uygulamayı önüne koyan, “enternasyonalist” bir yapı iken zamanla “Iraklı” bir politik partiye dönüştü. Doğu Avrupa ve Üçüncü Dünya’daki diğer komünist partilerden farklı olarak IKP, hiçbir zaman SBKP’nin uydusu hâline gelmedi. Marksist-Leninist ideolojinin teşkil ettiği genel ideolojik çerçeve içerisinde hareket etse de süreç içerisinde çerçevenin sınırlarını genişletmeyi, hatta kimi zaman aşmayı bildi.

Parti, Irak topraklarında gelişen milliyetçiliğin oluşumunda etkili bir unsur olarak iş gördü. Bir yandan da panarabizmin ve Kürd milliyetçiliğinin gelişimine de katkıda bulundu. Bu milliyetçi ideolojilerin zihinsel ve politik düzeyde üretiminde ve formüle edilme sürecinde önemli bir rol üstlenen, bölgedeki ve ülkedeki gelişmelere cevap sunmayı, bu gelişmelerle ilişki kurmayı bilen parti, süreç içerisinde sol milliyetçi bir partiye dönüştü.

Partinin kurulduğu 31 Mart 1934 tarihi ile birlikte Irak siyaseti, yeni bir döneme girdi. Kırklı ve ellili yıllarda etnisite, kabile ve mezhep esası üzerine kurulu kitle hareketliliği, politik partilerin öncülük ettiği, belirli ideolojileri temel alan politik hareketliliğe galebe çaldı. Bu dönemin izini taşıyan ve yaşanan gelişmenin önemli bir örneği olarak karşımızda duran IKP, toplumun her kesiminin, Kürdlerin, Sünnilerin, Şiilerin, Yahudilerin, Hristiyanların vs. desteğine mazhar oldu. Zaten partinin kurucu üyelerinden olan, kırklarda partiye öncülük eden efsanevi lideri Yusuf Selman Yusuf (Fahad Yoldaş) Arap Keldanilerine mensup bir Hristiyan’dı. Yusuf Selman Yusuf’un yerini sonrasında Şii olan Hüseyin Ahmed Razi (Selam Adil) aldı. O da yerini Sünni Kürd olan Aziz Muhammed’e bıraktı. Parti süreç içerisinde farklı mezheplere, dinlere ve etnik gruplara mensup insanları örgütledi.

Parti, tabanı ve yönetim kademesiyle “Iraklı” bir partiydi. Belirli etnik yapıların ve mezhebî oluşumların çıkarlarını temsil etmekten uzak duran parti, herhangi bir gruba özel siyaset de gütmedi. Bu çeşitliliği kucaklayabilmesinin sebebini 1934’te Marksist-Leninist bir örgüt olarak kurulmuş olmasında ve 1958 devrimine dek uzanan süreçte gerçek manada “Iraklı” olan bir kitle partisine dönüşmesinde aramak gerekiyor.

Ama bu gelişimin bir bedeli de vardı: belirli ideolojik ilkelerine karşı gelmek zorunda kalan partinin üyeleri ve liderleri arasında kafa karışıklıklarına rastlanmaya başlandı. Bu kafa karışıklıkları, daha çok partinin Irak siyaseti içerisinde oynayacağı rolle ilgiliydi. Parti, süreç içerisinde “amacımız devrim için çalışıp proletarya diktatörlüğünü kurmak mı yoksa emperyalizmin kötülüklerine karşı ülkedeki ‘ilerici’ rejimleri desteklemek mi?” sorusuyla yüzleşti. Parti, ideolojik mücadelelerinde hep bu tür açmazlarla uğraşmak zorunda kaldı.

Başta İngiltere’nin başa geçirdiği ve koruduğu bir kralın olduğu 1958 Devrimi öncesi IKP’nin ana politikası, emperyalizmle mücadele ve rejime yönelik muhalefet üzerine kuruluydu. Krala, İngilizlere ve emperyalizme karşı çıkan politikası dâhilinde parti, bir yandan da demokrasiyi ve sosyal adaleti savundu. Bu sayede önemli bir kitleye sahip oldu. İngiliz nüfuzunun kırılması, krallık rejiminin yıkılması ve yaşanan 1958 Devrimi, IKP için önemli bir turnusol kâğıdı işlevi gördü.

Devrim sonrası illegalden legal alana geçen parti üyeleri, Irak devletine ait yapının içinde kendilerine yer buldular. Arap ve Kürd milliyetçilerinin siyasetinin ideolojik mücadelesiyle ve ülkenin Soğuk Savaş bataklığında debelendiği gerçeğiyle yüzleşen parti, önceden ilkesel yaklaştığı birçok hususta pratik bir konum almak zorunda kaldı. Bu anlamda, 1958 Devrimi’nden Saddam Hüseyin’in iktidara geldiği 1979 yılına dek uzanan dönem, parti açısından ideolojik ve politik düzlemde önemli bir dönemdi.

Saddam’ın iktidara gelişiyle birlikte ülkedeki ideoloji temelli politika dönemi de sona erdi. Dolayısıyla, IKP de Irak’taki siyaset sahnesinde önemli bir politik aktör olarak hareket etme imkânını yitirdi.

Johan Franzén

[Kaynak: Red Star Over Iraq: Iraqi Communism Before Saddam, Columbia University Press, 2011, s. 1-3.]

0 Yorum: