Türkiye Halep Savaşı'nda

Türkiye, Halep’in kuzey kırsalında süren savaşa dâhil oldu. Dahası Türkiye, bugün Halep’le Türkiye toprakları arasındaki yolu kesmeye, Nubl ve Zehra kasabaları etrafında süren kuşatmayı kırmaya dönük Suriye ordusunun çabalarına engel olmaya çalışıyor. Ankara sınırlarını savaşçılara açtı ve onlara Türk devletinin tampon bölge kurmak istediği alanda yeni bir askerî gerçeklik elde etmeye ihtiyaç duyan bu savaşçılara gerekli yardımı yaptı.
Halep’in kuzey kırsalında bulunan Başköy, Ratyan ve Hardetnin kasabalarının kontrolünü ele geçirdikten sonra Suriye ordusu Ratyan’a geri çekildi. Devlet güçlerinin ifadesine göre, bu geri çekilme, Halep kırsalından, aslında Türk topraklarından gelen muhalif gruplara cevap olarak gerçekleşti. Ordu, Başköy, Hardetnin ve civar köylerdeki mevzilerini pekiştirmeye başladı, Ratyan hâlâ onun kontrolünde. Aynı kaynakların belirttiğine göre, hava koşullarındaki iyileşme ordunun saldırılarına tekrar başlamasına ve Halep’te muhalefetin kontrolündeki mahalleleri kuşatmasına imkân sunacak, böylece ordu Temmuz 2012’den beri (Halep’in kuzey kırsalındaki) Nubl ve Zehra’da mevcut kuşatmayı kaldıracak.
Bir önceki gün Suriye ordu güçleri şafak vakti iki kasabaya sızmayı becerdiler ama savaş esas olarak Ratyan’da yoğunlaştı. Muhalefet grupları [Nusret Cephesi, Şamiya Cephesi, Hazm Hareketi ve onların müttefikleri] Ratyan’ın ordu tarafından kontrol edilmesine mani olmak için yüzlerce savaşçısını seferber ettiler. Dahası, rejim güçleri, komşu Biyanun kasabasına saldırdılar ve Nubl ile Zehra etrafındaki kuşatmayı kırmaya dönük hazırlık yapmaya başladılar, bu amaçla Azaz üzerinden geçen Halep-Türkiye arasındaki uluslararası karayolunu kestiler. Bu yol bloke edildi, blokaj öylesine katı oldu ki ordu bile orada süren geçen gece hava koşullarından ötürü dinen savaş yüzünden ona ulaşamaz hâle geldi. Ama Zehra yakınındaki uluslararası yolun kesilmesi, Türkiye üzerinden savaş alanına yoğun takviye yapılmasına mani olmadı. Halep kuzey kırsalı ile Türkiye arasındaki sınır Nubl ile Zehra’ya askerî teçhizatla savaşçı takviyesine izin verecek durumda ve hâlâ açık. Nusret Cephesi ile müttefiklerine bağlı yaralı savaşçılar Babeslselame sınır kapısı üzerinden Türkiye’deki hastanelere taşınıyorlar.
Rejim kaynaklarının ifadesine göre, 18’indeki “şiddetli” savaşın ana özelliği, Türkiye’nin silâhlı güçleri desteklemesi; Halep’in kuzey kırsalına Türkiye içerisinden askerî teçhizat ve savaşçı aktarılması bunun bir delili. Bu savaşçılar içerisinde doğrudan Türk istihbaratına bağlı Kafkaslı savaşçılar da var. Sınırdaki Azaz şehrinden edinilen bilgilere göre, Türk yetkilileri Babesselame sınır kapısını beklenmedik biçimde savaşçılara açtılar. Türklerin savaşa dâhil oluşu, silâhlı gruplar arasındaki anlaşmazlıkların yaşandığı, Hazm Hareketi’nin savaş alanından çekildiği, ayrıca Nusret Cephesi’nin Şamiya Cephesi’ne Hazm Hareketi’ne verdikleri desteğe son vermelerini açıktan istediği bir dönemde gerçekleşti. Halep Devrimci Askerî Konsey, Nusret’i ve Şamiya’yı Hazm’a saldırmakla, onunla ilgili bilgileri Suriye ordusuna sızdırmakla suçladı. Denildiğine göre, bu bilgiler sayesinde ordu güçleri Halep’in kuzey kırsalındaki üç ayrı cephede önemli mevziler elde ettiler. Konsey, bu noktada Şamiya’nın askerî planlarına karşı çıkan bir bildiri yayınladı.
Ordu güçleri Ratyan’ın doğu yakasına çekildiler, ayrıca kentin diğer kısımlarını da boşalttılar. Silâhlı gruplar ise kentin doğusundaki Hardetnin ve Başköy’e sızmaya çalıştılar. Burada amaç kasabalar üzerindeki eski kontrollerini yeniden ele geçirmekti. Bilindiği üzere, kasabaların kontrolü Salı günü ordunun eline geçmişti. Ancak onca çabaya karşın gruplar çok sayıda kayıp verdiler.
Kuşatma altındaki iki kasabada bulunan halk komitelerinin sürdürdüğü savaş dâhilinde ilk yapılan eylemde ordu güçleri muhalefetin elinde bulunan, Biyanun’un girişine yakın bir yerde bulunan iki nakliye aracını hedef aldılar. Araçtaki herkes öldü. Suriye savaş uçakları Türkiye tarafındaki uluslararası karayolu üzerinde ilerleyen savaşçı konvoyunu bombaladı, öte yandan 25 askerden oluşan başka bir ordu birimi de Nubl ile Zehra’ya sızdı, bunları dün 43 asker izledi.
Handerat mülteci kampından gelen Filistinli savaşçılardan ve Halep’in güney kırsalından gelen savaşçılardan oluşan Kudüs Tugayları’nın desteklediği Suriye ordusu Mazarül Mella (Mella Çiftçileri) ile Maamel bölgesinin içlerine ilerlemeyi başardı. Bu ilerleme Castello sınır kapısı üzerinden gerçekleşti. Bu kapı, Halep-Haritan-Azaz-Türkiye yoluna bağlı. Muhalefet grupları, güneydeki çiftliklere baskın düzenlemeye çalıştılar ama ordu saldırıyı püskürttü.
Halep içerisinde Suriye ordusu Beni Zeyd bölgesindeki savaşçılarla çatışma hâlinde, öte yandan diğer cephelerde ise sessiz, zira ordu Cemiyetül Zehra cephesindeki Hava Kuvvetleri İstihbaratı yakınındaki daha önceden girip yerleştiği binalardan çekilmiş durumda. Çekilmeden önce bu binalara savaşçıların girişine mani olmak için bubi tuzakları yerleştirilmiş. Buna ek olarak silâhlı gruplar havanlarla yaptıkları saldırılarda mahallelerde birçok sivili öldürdü.
Ordunun bu son operasyonu muhalefetin kontrolü altındaki Halep mahallelerini nasıl etkiledi? Ordu ilerlediğine göre, bu mahallelere hangi yollar açık?
Her ne kadar ordu Halep’in doğu mahalleleri etrafındaki halkayı tam olarak kapatamasa da bugün itibarıyla otomobille kente girmek daha da güçleşmiş durumda. Candul Kavşağı-Castello-Mazare-Haritan ve Ratyan üzerinden Azaz’a uzanan sol yol da artık savaşçılar için güvenli değil. Savaş kızıştığı için burası sivillere de açılmayacak.
Geçen Mayıs ayında Halep’teki Merkezî Hapishane’nin ordunun kontrolüne geçmesiyle (kuzey kırsalına ana giriş yolu olan) Müslimiye yolu artık muhalefetin kontrolünde değil. Ayrıca ordunun geçen Ekim ayından beri Handerat Tepesi’ni kontrol altında tutuyor olması Candul Kavşağı’nı ordunun ateş menziline sokuyor ve savaşçılar buradan giriş yapamıyorlar. Bu yol Azaz otobanına çıkmaya çalışan sivillere açık tutuluyor. Sivillerin önce Lirmun Kavşağı’na ulaşmadan önce izin almaları gerekiyor. Burası ordu ile savaşçılar arasında aralıksız çatışmaların yaşandığı bir yer. Siviller ayrıca Castello ve Mazare üzerinden Haritan’a gitmeye çalışıyorlar. Haritan Lirmun Kavşağı’nın alternatifi hâline gelmiş durumda. Burası Halep’in batı kırsalından ve İdlib’den gelenlerin Halep’in kuzey ve doğu kırsalından gelenlerle birlikte geçtikleri yol.
Son operasyonlar ardından, ordunun da Kuzey Otobanı’na yaklaşmasıyla savaşçıların savunma hattı güneydeki binalara kadar geriledi. Bu, doğu mahallelerine giden ve oralardan gelen insanların Candul Kavşağı üzerinden otobanı kullanmalarına mani olan bir gelişme. Bunun yerine insanlar otomobillerinden inip Bustanül Şeyh Ruz’daki Kuveyk Nehri’ni geçmek zorunda kalıyorlar çünkü nehir üzerine inşa edilmiş derme çatma köprü otomobillerin geçişi için uygun değil. Bu insanların amacı Şeyh Maksud mahallesine, oradan da Eşrefiye’nin kuzeyindeki Sakan el-Şebabi’ye gitmek, buradan da toprak yolları kullanıp Castello’ya ulaşmak ve tarlaları, yolları aşıp Kuzey Otobanı üzerinden Haritan’a varmak.
Burası hâlen açık olan ve doğu Halep’e geliş-gidişlere imkân sağlayan tek yol. Bu yol Suriye ordusunun şehrin etrafını kuşatmaya dönük çabası sonuçlanmazdan önce terk edilmiş olan tek coğrafî alan.
Tüm bunlara ek olarak büyük kamyonların kışın çamura dönen toprak yollar üzerinden şehre girmeleri mümkün değil. Gıda malzemeleri ve eşyalar sıklıkla kamyonetlerle getiriliyor.
Basel Dayub, Rida Başa 

Hiç yorum yok: