Genelde
İngiliz “sol”u, özelde Troçkistler, İşçi Partisi içerisindeki emperyalizm yanlılarıyla
ve polisle birlikte hareket ediyorlar.
Maduro’nun
kaçırılmasından 36 saat sonra, Pazartesi günü başbakanlığın bulunduğu caddede
örgütledikleri eylem, bunun somut bir ispatıdır.
Savaşı
Durdurun Koalisyonu, Counterfire dergisi ve İşçi Partisi’nin düzenlediği
eylemde etkinlik sorumluları, konuşmacıların arkasına barikat kurdular. Bu
barikat aşılmasın diye bir de polis kordonu oluşturuldu. Sohbet sırasında iki polis,
kendilerine yardım teklif etti. Örgüt isimlerini dillendirmek istemeyen
eylemciler, ısrar üzerine, etkinliği “Venezuela’yla Dayanışma Kampanyası”nın
düzenlediğini söylediler.
Partimiz
adına Ranjeet Brar, konuşma yapmak istedi. Kendisine “sen kimsin?” sorusu yöneltilince
yoldaşımız, “ben komünist parti (BBKP-ML) adına buradayım” cevabını verdi. Eylemi
örgütleyenler, “adın listede yok” dediler. Brar da buna karşılık, “listede
olmalıyım. Partimiz, Venezuela hükümeti ve elçiliğiyle birlikte çalışan Venezuela
antifaşist enternasyonalinin İngiltere ayağının kurucu üyesi” dedi.
Kendisine
“listeyi değiştiremeyiz” denilince Brar, listeyi görmek istediğini söyledi. “Liste
bizde yok” dediler. Aslında liste diye bir şey yoktu!
Konuşma
hakkımızı kullanma konusunda ısrar edince, epey öfkelendiler. Bunun üzerine
önce, “Ne yani, herkesin konuşmasına izin mi verelim?” dediler. Biz de “evet
konuşmak isteyen herkese izin vermelisiniz” cevabını verdik.
Ardından
“gidin, Venezuela Dayanışması ile temas kurun, kimin konuşacağına onlar karar
veriyor” dediler. (Sonrasında bu yapının liderlerinden biriyle görüştük,
kendisiyle bizzat konuştuk. Yardım etme konusunda ne bir imkânı ne de isteği
vardı bu kişinin.)
Konuşmacı
listesine dâhil edilmek için yürüttüğümüz tartışma sonrası bize “siz sektersiniz”
dediler. Partimize ve Venezuela’ya konuşma izni vermedikleri apaçık ortadaydı. Asıl
sekter onlardı. Onlar, Venezuela’ya saldıran düşman için polislik yapıyorlardı.
Sanırım
Counterfire dergisinden bir kadın, “eril izahat verme merakım sebebiyle”
bana teşekkür etti. Ben de “bunun erkek olmakla ne alakası var? Burada asıl
mesele, bu gösteride emperyalizm adına polislik yapan sekter troçkistliğiniz”
dedim.
Bize
konuşma izni vermeyecekleri net biçimde görüldü. Ama biz de onlara rahat yüzü
göstermemek niyetindeydik. Gerekli bilgileri almak için bekledik.
Sonunda
anladık ki sadece İşçi Partisi’yle iltisaklı örgütlerin konuşma yapmasına izin
veriyorlar. Bunlar da Sosyalist İşçi Partisi ve Counterfire gibi İşçi
Partisi adına hareket eden Troçkistlerden ibaretti. Muhtemelen profesyonel bir
güvenlik ekipleri bulunuyordu.
Sonra
bu insanlara “siz Venezuela halkının düşmanısınız” dedik.
İşçi
Partisi, başa getirdikleri liderleri, emperyalist. İşçi Partisi, Filistin,
Suriye, Yemen’deki soykırımların suçlusu, Ukrayna’da Rusya’ya karşı yürütülen
NATO savaşına iştirak etti. Venezuela’ya yönelik açılan savaşın suç ortağı.
Başkan Maduro’nun kaçırılmasına onlar onay verdi. O eylemde düşman adına polislik
yapanların bizi ezmesine oradaki kütlemiz mani oldu.
John
Rees, Chris Nineham ve Lindsay German da oradaydı. Konuşma yaptılar. Birileri, Fransa’daki
“gerçek sol parti” adına konuştu. Karayipler İşçi Dayanışması’ndan bir temsilci
de vardı. Yeşil Parti temsilcisi de konuştu. Başka isimler var mıydı, hatırlamıyorum.
Corbyn, “Partiniz” denilen, İşi Partisi’nin solunu, sol sosyal demokrasiyi
temsil eden parti adına konuşma yaptı. Ne dediğini pek duyamadım.
Kalabalığa
sloganlar attıran genç kadın, Savaşı Durdurun Koalisyonu ve Counterfire
için çalışan bir isimdi. Sürekli “Venezuela’dan elinizi çekin”, “Keir Starmer
cesaret göster” diye bağırıyordu.
İşçi
Partisi milletvekili Richard Bergin de konuştu. Dediklerine göre, John
McDonnell ve Zara Sultana da davet edilmişti ama bu isimleri görmedim.
Genelde
şu türden mesajlar verildi: “Maduro’nun kaçırılması hukuka aykırıdır”, “Venezuela’dan
yana saf tutun”, “Starmer’ı Trump’ı eleştirmeye davet ediyoruz”, “Burada tüm
mesele ABD emperyalizmiyle ilgilidir”.
Hiçbir
yerde İngiliz emperyalizminden bahsedilmedi. Venezuela’nın İngiliz bankasında
el konulan 2 milyar sterlinini kimse anmadı. İşçi Partisi’nin İngiliz
emperyalizminin Venezuela’da, Filistin’de, Suriye’de, Yemen’de ve başka
yerlerde gerçekleşen katliamlardaki suç ortaklığına kimse değinmedi.
Anca
başbakanı Trump’ın Venezuela’ya yönelik saldırısını eleştirmeye teşvik edecek
açıklamalara yer verildi. Hep kendilerinden gördükleri İşçi Partisi vekilleri
konuştu.
Başkan
Maduro’nun serbest bırakılması çağrısı hiçbir şekilde yapılmadı.
Büyük Britanya Komünist Partisi Marksist-Leninist
8
Ocak 2026
Kaynak
İngiliz İşçi Partili İsrail Dostları



0 Yorum:
Yorum Gönder