Pages

08 Ocak 2026

İngiliz Solu ve Venezuela



Genelde İngiliz “sol”u, özelde Troçkistler, İşçi Partisi içerisindeki emperyalizm yanlılarıyla ve polisle birlikte hareket ediyorlar.

Maduro’nun kaçırılmasından 36 saat sonra, Pazartesi günü başbakanlığın bulunduğu caddede örgütledikleri eylem, bunun somut bir ispatıdır.

Savaşı Durdurun Koalisyonu, Counterfire dergisi ve İşçi Partisi’nin düzenlediği eylemde etkinlik sorumluları, konuşmacıların arkasına barikat kurdular. Bu barikat aşılmasın diye bir de polis kordonu oluşturuldu. Sohbet sırasında iki polis, kendilerine yardım teklif etti. Örgüt isimlerini dillendirmek istemeyen eylemciler, ısrar üzerine, etkinliği “Venezuela’yla Dayanışma Kampanyası”nın düzenlediğini söylediler.

Partimiz adına Ranjeet Brar, konuşma yapmak istedi. Kendisine “sen kimsin?” sorusu yöneltilince yoldaşımız, “ben komünist parti (BBKP-ML) adına buradayım” cevabını verdi. Eylemi örgütleyenler, “adın listede yok” dediler. Brar da buna karşılık, “listede olmalıyım. Partimiz, Venezuela hükümeti ve elçiliğiyle birlikte çalışan Venezuela antifaşist enternasyonalinin İngiltere ayağının kurucu üyesi” dedi.

Kendisine “listeyi değiştiremeyiz” denilince Brar, listeyi görmek istediğini söyledi. “Liste bizde yok” dediler. Aslında liste diye bir şey yoktu!

Konuşma hakkımızı kullanma konusunda ısrar edince, epey öfkelendiler. Bunun üzerine önce, “Ne yani, herkesin konuşmasına izin mi verelim?” dediler. Biz de “evet konuşmak isteyen herkese izin vermelisiniz” cevabını verdik.

Ardından “gidin, Venezuela Dayanışması ile temas kurun, kimin konuşacağına onlar karar veriyor” dediler. (Sonrasında bu yapının liderlerinden biriyle görüştük, kendisiyle bizzat konuştuk. Yardım etme konusunda ne bir imkânı ne de isteği vardı bu kişinin.)

Konuşmacı listesine dâhil edilmek için yürüttüğümüz tartışma sonrası bize “siz sektersiniz” dediler. Partimize ve Venezuela’ya konuşma izni vermedikleri apaçık ortadaydı. Asıl sekter onlardı. Onlar, Venezuela’ya saldıran düşman için polislik yapıyorlardı.

Sanırım Counterfire dergisinden bir kadın, “eril izahat verme merakım sebebiyle” bana teşekkür etti. Ben de “bunun erkek olmakla ne alakası var? Burada asıl mesele, bu gösteride emperyalizm adına polislik yapan sekter troçkistliğiniz” dedim.

Bize konuşma izni vermeyecekleri net biçimde görüldü. Ama biz de onlara rahat yüzü göstermemek niyetindeydik. Gerekli bilgileri almak için bekledik.

Sonunda anladık ki sadece İşçi Partisi’yle iltisaklı örgütlerin konuşma yapmasına izin veriyorlar. Bunlar da Sosyalist İşçi Partisi ve Counterfire gibi İşçi Partisi adına hareket eden Troçkistlerden ibaretti. Muhtemelen profesyonel bir güvenlik ekipleri bulunuyordu.

Sonra bu insanlara “siz Venezuela halkının düşmanısınız” dedik.

İşçi Partisi, başa getirdikleri liderleri, emperyalist. İşçi Partisi, Filistin, Suriye, Yemen’deki soykırımların suçlusu, Ukrayna’da Rusya’ya karşı yürütülen NATO savaşına iştirak etti. Venezuela’ya yönelik açılan savaşın suç ortağı. Başkan Maduro’nun kaçırılmasına onlar onay verdi. O eylemde düşman adına polislik yapanların bizi ezmesine oradaki kütlemiz mani oldu.

John Rees, Chris Nineham ve Lindsay German da oradaydı. Konuşma yaptılar. Birileri, Fransa’daki “gerçek sol parti” adına konuştu. Karayipler İşçi Dayanışması’ndan bir temsilci de vardı. Yeşil Parti temsilcisi de konuştu. Başka isimler var mıydı, hatırlamıyorum. Corbyn, “Partiniz” denilen, İşi Partisi’nin solunu, sol sosyal demokrasiyi temsil eden parti adına konuşma yaptı. Ne dediğini pek duyamadım.

Kalabalığa sloganlar attıran genç kadın, Savaşı Durdurun Koalisyonu ve Counterfire için çalışan bir isimdi. Sürekli “Venezuela’dan elinizi çekin”, “Keir Starmer cesaret göster” diye bağırıyordu.

İşçi Partisi milletvekili Richard Bergin de konuştu. Dediklerine göre, John McDonnell ve Zara Sultana da davet edilmişti ama bu isimleri görmedim.

Genelde şu türden mesajlar verildi: “Maduro’nun kaçırılması hukuka aykırıdır”, “Venezuela’dan yana saf tutun”, “Starmer’ı Trump’ı eleştirmeye davet ediyoruz”, “Burada tüm mesele ABD emperyalizmiyle ilgilidir”.

Hiçbir yerde İngiliz emperyalizminden bahsedilmedi. Venezuela’nın İngiliz bankasında el konulan 2 milyar sterlinini kimse anmadı. İşçi Partisi’nin İngiliz emperyalizminin Venezuela’da, Filistin’de, Suriye’de, Yemen’de ve başka yerlerde gerçekleşen katliamlardaki suç ortaklığına kimse değinmedi.

Anca başbakanı Trump’ın Venezuela’ya yönelik saldırısını eleştirmeye teşvik edecek açıklamalara yer verildi. Hep kendilerinden gördükleri İşçi Partisi vekilleri konuştu.

Başkan Maduro’nun serbest bırakılması çağrısı hiçbir şekilde yapılmadı.

Büyük Britanya Komünist Partisi Marksist-Leninist
8 Ocak 2026
Kaynak

                                                                                          İngiliz İşçi Partili İsrail Dostları

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder