29 Aralık 2025

,

Ebu Ubeyde


Yirmi yıl boyunca dünya, onun sesini işitti ama yüzüne aşina değildi. Cibaliye sokaklarından dünyayı sarsan bir çatışmanın merkezine dek uzanan yolculuğunda Ebu Ubeyde, Gazze direnişinin simgesi haline geldi. Bugün itibarıyla hikâyesi, şehadetle son buldu. Ardında, Filistin’de ve dünyada yankılanan sözler bıraktı.

Yıllarca dünya, onun sesini duydu ama yüzünü görmedi.

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugayları’nın sözcüsü, hep maske takarak konuştu.

Onun görüntüsü, adı ve kişisel hikâyesi, hep gizli kaldı.

Ancak bu kez, tıpkı eylemleri ancak ölümünden sonra bilinen birçok direnişçi gibi, ona da halkın karşısına bir şehit olarak çıkmak nasip oldu.

Sanki büyük işler, gizliliğin perdesini yırtarak ortaya çıkmaya mahkûmdu.

Ebu Ubeyde Kimdir?

Uzun yıllar “Ebu Ubeyde” müstear adıyla bilinen Huzeyfe Samir Ubeyde Kahlut, 1984 yılında ailesinin o dönemde yaşadığı Suudi Arabistan’da bir mülteci olarak dünyaya geldi.

Ailesinin kökenleri, Siyonist milislerin 1948’de diğer yüzlerce Filistin kasaba ve köyüyle birlikte yerle bir ettiği Askalan bölgesindeki Neceliye köyüne dayanıyor.

Çocukken ailesiyle birlikte Gazze’nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampına geldi.

Daha sonra Gazze İslam Üniversitesi’ne kaydoldu. Burada şeriat ve dinin esasları üzerine eğitim aldı.

Güçlü bir hitabet yeteneğine sahip olan Ebu Ubeyde, meziyetini direnişin sesini halka iletme konusunda kullandı.

Zamanla, halkın ve toplumsal bilincin derinliklerine yerleşerek, dünyanın en çok tanınan simgelerinden biri haline geldi.

Filistin’in kurtuluş davasına destek olanlar, özellikle gençler arasında, onun taktığı maskeyi takmak, mücadeleye dair bir ifade ve dayanışma biçimine dönüştü.

Yıllar boyunca dile getirdiği sözleri, geniş çapta yaygınlaşan sloganlar ve ikonik ifadeler haline geldi.

Savaş Alanına ve Dile Biçim Veren Ses

Kassam Tugayları’nın resmi askeri sözcüsü olarak Ebu Ubeyde, o güvenilir varlığıyla, işgale karşı çatışmacı bir üslup sergiledi.

Savaş alanındaki gelişmeleri aktardı. Askeri operasyonları izah etti. Mücadelenin yerel, bölgesel ve uluslararası bağlamını analize tabi tuttu.

Arap ve Müslüman kamuoyuna ve uluslararası eylemcilere doğrudan hitap ederek destek topladı ve dili biçimlendirdi.

İsrailli yerleşimcilerin yanı sıra İsrail’in askeri ve siyasi kurumlarının ortak hayal gücünde, medya savaşındaki etkisi ve psikolojik baskısı nedeniyle ortadan kaldırmak istedikleri merkezi bir figür haline geldi.

Cibaliye Mülteci Kampı’ndan Direnişin Yüzü Haline Geldiği Savaş Alanına

İşgalin gerçekliği, kamp sokakları ve aile hatıralarıyla şekillenen bir mülteci olan Ebu Ubeyde, Kassam Tugayları’na katıldı.

Bu katılım, Eylül 2000’de patlak veren Aksa İntifadası’nın ilk aşamasında gerçekleşti.

2004’teki “Öfke Günleri” denilen çatışmalar sırasında, direniş örgütleri, İsrail’in kuzey Gazze’yi işgaline karşı koyarken, Ebu Ubeyde ilk kez medyanın karşısına çıktı.

Gazze’deki bir caminin içinde düzenlediği basın toplantısında konuşan lider, bir dizi direniş operasyonunu duyurdu.

O andan itibaren direnişe bağlı askeri medya alanındaki yolculuğu başladı.

2006 yazında Refah’ın doğusunda İsrail askeri Gilad Şalit’in yakalandığının duyurulmasından, 2014 savaşında Doğu Gazze’de düzenlenen, ölümlerle neticelenen bir pusuda asker Şaul Aron’un yakalandığı haberinin iletilmesine varana kadar her olayda Ebu Ubeyde, Filistin direnişinin başarılarına ses verdi.

Bunu, kuşatma altında, tekrarlanan savaşlar ve kötü koşullar altında faaliyet gösteren diğer örgütlerin sözcülerinin yanında, askeri yeteneklerini geliştirmeye devam ederken yaptı.

Son yirmi yıl boyunca yaşanan çatışma sürecinin her aşamasında Ebu Ubeyde, İsrail’in kullandığı dile ve anlattığı hikâyelere karşı çıktı.

İsrail’in suçlarını ve kara savaşları sırasında askerlerinin ve subaylarının davranışlarını ifşa etti.

Halkın direnişe destek vermesini sağladı. Batı Şeria, Kudüs, 1948’de işgal edilen topraklar ve diasporadaki Filistinlileri mücadeleye katılmaya teşvik etti.

Analizleri ve mesajları, adının tek başına öfke ve endişe kaynağı haline geldiği İsrail toplumunda bile ona güvenilirlik kazandırdı.

Aksa Tufanı

7 Ekim 2023’te Aksa Tufanı olarak bilinen operasyonun ilk saatlerinde Ebu Ubeyde, askeri açıklamalar yapmaya başladı.

Bu operasyon, Filistin’de ve bölge genelinde çatışmada önemli bir dönüm noktasıydı.

İsrail güçlerine karşı askeri ve istihbarat alanında bir yenilgi yaşatıldığını, İsrail’in “Gazze kuşatması” olarak adlandırdığı bölgelerdeki askeri tesislerin ve yerleşim yerlerinin ele geçirildiğini duyurdu.

Bu bölgeler arasında 1948’de boşaltılan köyler de bulunuyordu. Bunlardan biri de kendi ailesinin geçmişte yaşadığı kasabaydı.

Günler sonra, İsrail’in Gazze Tümeni’ne karşı yürütülen askeri planın ayrıntılarını açıkladı.

Yoğun risklere ve ABD ve diğer Batılı güçlerin desteğini arkasına almış olan İsrail istihbarat servislerinin sürekli takibine rağmen, Ebu Ubeyde, soykırıma tanıklık edilen aylar boyunca konuşmayı sürdürdü.

O, Filistinlilere, Arap ve İslam dünyasına, Filistin’e dünya genelinde destek sunanlara Gazze’nin sesi olduğunu gösterdi.

Son konuşmalarına kadar İsrail’in işlediği suçlara karşı mücadele çağrısında bulunmaya devam etti.

İsrail kamuoyuna yaptığı açıklamalarda, Ebu Ubeyde’yi gerçekleştirdiği soykırımın temel hedeflerinden biri olarak takdim etti.

Söz konusu açıklamalar, özellikle direniş savaşçılarının kuşatmaya, sınırlı kaynaklara ve Gazze’deki benzeri görülmemiş yıkım düzeyine rağmen İsrail güçlerine kayıplar verdirmesiyle birlikte, İsrail yerleşimcileri arasında büyük yankı uyandırdı.

Ebu Ubeyde, soykırım amaçlı savaş sırasında Gazze’ye destek vermeyen Arap rejimlerini, başlarındaki zenginleri ve din adamlarını da sert bir şekilde eleştirdi.

Sözleri, kıtlık ve yıkım ortamında on binlerce çocuk, kadın ve sivilin öldürülmesiyle ortaya çıkan kamuoyundaki hayal kırıklığının yansımasıydı.

Aynı zamanda, Batı Şeria’da, Kudüs’te, 1948’de işgal edilen topraklarda, ayrıca, Lübnan’da, Irak’ta, Yemen’de, İran’da ve diğer cephelerde çatışmalara katılan savaşçıları sürekli olarak methetti.

Direniş örgütleri arasındaki birliğin önemini vurgulayan Ebu Ubeyde, Filistin’le dayanışma içerisinde hareket eden uluslararası destekçileri de takdirle karşıladı.

Kişisel kayıplara ve kendi ailesinin üyelerinin öldürülmesine rağmen, Ebu Ubeyde, İsrail’e kamuoyu önünde meydan okumaya devam etti.

Savaşta azimli olacağına dair yemin etti, mücadeleyi savunma, fedakârlık ve kurtuluş savaşı olarak nitelendirdi.

Ebu Ubeyde, vefatıyla birlikte, kendisinin de bir vakitler yasını tuttuğu o uzun direniş önderleri listesine adını yazdırdı.

Ancak o, Filistin’in hafızasında kolektif bir simge olarak kalmaya devam edecek.

Bilhassa Aksa Tufanı operasyonu sırasında yaptığı konuşmalar, geride kamuoyunun bilincinde yankılanmaya devam eden ifadeler bıraktı, onu Gazze direnişinin en kalıcı sembolik seslerinden biri haline getirdi.

Quds News Network
29 Aralık 2025
Kaynak

0 Yorum: