Pages

03 Nisan 2026

Gözetlemeci Devlet ve İsrail’in Geniş Casus Teknolojisi Ağı


Geçtiğimiz hafta, içlerinde tekerlekli sandalyede engelli bir adamın da bulunduğu, Filistin yanlısı barışçıl protestoculardan oluşan bir grup, terör suçları işleyecekleri şüphesi üzerine, İngiliz polisi tarafından tutuklandı. Bu olay, İngiltere’nin İsrail için otoriter uygulamalara imza attığı dönemin somut bir yansıması.

Muhtemelen bu protestocular, tutuklandıkları sırada üzerlerinde telefon vardı ve polis, bu insanların verilerini gelişmiş bir casus yazılım kullanarak ele geçirdi. Tutuklanmayan protestocular ise İngiltere’deki polis araçlarının üzerinde bulunan mobil kameralara yakalandılar ve yüzleri, hatta belki de sesleri kaydedildi, analize tabi tutuldu, polis veri tabanıyla karşılaştırıldı.

İşin tuhaf yanı şu ki, bugünün gözetlemeci devletinin sinsice kullandığı, giderek artan yeteneklerinin temelini oluşturan bu casus yazılım teknolojisi, büyük ihtimal, İsrail’de, İsrailli casuslarca üretildi.

Ancak bu durum, sadece İngiltere’ye has değil.

Batı demokrasilerindeki muhtelif kurumlar, eski İsrail casuslarınca geliştirilen casusluk teknolojisini yaygın olarak kullanıyorlar. Bunlar arasında, emniyet müdürlüklerinden ulusal güvenlik teşkilâtlarına ve ordulara kadar birçok kuruluş yer alıyor. Bu teknolojilerin bazıları, yasa dışı ilan edildi, bazıları, yasal sınırları zorluyor, ama çoğu gizli kalıyor.

Bu İsrail yapımı casusluk teknolojisinin kullanım alanı ve sunduğu yetenek yelpazesi, çok geniş. Yüz ve ses tanıma yazılımlarından, dinleme ve gizli konum takibine, akıllı telefonlardan ve diğer cihazlardan zorla veri elde etmeye kadar birçok özelliği kapsıyor.

İsrail’in Filistinliler üzerinde tesis ettiği hâkimiyeti ve onlara karşı uygulanan ırk ayrımcılığını mümkün kılmak ve uygulamak için kod yazarak deneyim kazanan yazılım mühendislerince geliştirilen bu teknoloji, batıdaki güvenlik servislerine, emniyet müdürlüklerine ve göçmenlik kurumlarına satılıyor.

Bu makaledeki bilgilerin çoğu yeni olmasa da, daha önce tek bir yerde özetlenmemişti.

İsrail’in casusluk teknolojisindeki hâkimiyeti, küresel sivil özgürlükler üzerinde önemli sonuçlara yol açıyor. Geçmişte medyada çıkmış haberlerde bu şirketlerle İsrail arasındaki bağlantı kimi zaman göz ardı ediliyordu.

Bu makale, başlıca aktörleri, satıcıları ve alıcıları özetleyecek, ayrıca, İsrail casusluk teknolojisi ile Batılı alıcılar arasında daha önce belgelenmemiş olan, son dönemde imza edilmiş sözleşmelere de değinecek.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, İsrailli casus yazılım şirketlerini içeren birkaç skandal, ana akım medyada yaygın olarak haberleştirildi. Bunların en ünlüsü, NSO Group olayıdır. Eskiden 8200 Birimi’ne mensup olan subaylar Şalev Hulio ve Omri Lavie’nin kurduğu İsrail firması NSO, 2019’da Kaliforniya mahkemesinde, hükümetlere WhatsApp hesaplarını hackleyebilmeleri için Pegasus yazılımını sattığı gerekçesiyle suçlu bulundu. Kullanıcının haberi olmadan akıllı telefona erişmek için “sıfır tıklama” saldırısı olarak bilinen bir yöntemi uygulayabilen Pegasus, hükümetlerce muhalifleri, insan hakları aktivistlerini ve gazetecileri gözetlemek için kullanıldı. Muhtemelen Suudi ajanlar, Washington Post gazetecisi Cemal Kaşıkçı’yı öldürmeden evvel onu gözetlemek için bu yazılımdan yararlandılar.

Şirket, sonunda davaya taraf olan Meta şirketine 167 milyon dolar tazminat ödemeye mahkûm edildi. 2021’de Biden, şirketi kara listeye alarak, ABD’de iş yapmasını engelledi. (ABD Dışişleri Bakanlığı, özellikle İsrail hükümetinin tüm casus yazılımlar için ihracat lisansı vermesine rağmen, ABD’nin İsrail’e yönelik hiçbir işlem yapmayacağını özellikle vurguladı.)

Biden’ın, kaleme aldığı aynı başkanlık kararnamesi kapsamında kara listeye aldığı diğer bir İsrailli yazılım üreticisi ise Candiru’ydu. Ancak bu şirketin siber saldırı yazılımları, NSO Group kadar dikkat çekmedi. Eski 8200 Birimi mensubu istihbarat personelince kurulan Candiru, insan hakları aktivistlerini, gazetecileri, akademisyenleri, elçilik çalışanlarını ve muhalifleri gözetlemek için hükümetlere casus yazılım satıyordu.

2023 yılında Biden yönetimi, gene sessiz sedasız, İsrail’e karşı herhangi bir işlem yapmadan, iki İsrailli casus yazılım şirketini kara listeye aldı. Cytrox ve Intellexa adlı bu iki şirket, İsrail Savunma Kuvvetleri’nde 24 yıl görev yapmış, 8200 Birimi’nin komutanı olmuş Tal Dilian tarafından kurulmuştu. Kıbrıs’ta yaşayan Dilian’ı 2019 yılında Forbes dergisinden bir gazeteci ziyaret etti ve ona geliştirdikleri yazılımın bir telefonu saniyeler içinde uzaktan nasıl hackleyebileceğini gösterdi.

Avrupa’da Kıbrıs ve Barselona, 8200 Birimi’nin eski üyelerinin casus yazılım şirketleri kurduğu merkezler haline geldi.

İsrail merkezli bir diğer casusluk şirketi olan Paragon Solutions, bu yılın başında WhatsApp, Signal, Messenger ve Gmail’den, kullanıcıyla temas kurma gereği duymadan, sessizce veri sızdırdığı ve topladığı tespit edildi. İtalyan hükümetinin, Paragon yazılımı kullanılarak, bir İtalyan gazetecinin hesaplarını hacklemesi ardından Roma’da Paragon hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Ancak başka bir yasal işlem başlatılmadı. 8200 Birimi komutanları Ehud Şneorson, İdan Nurik, İgor Bogudlov ve eski İsrail Başbakanı Ehud Barak tarafından kurulan şirket, AB veya ABD tarafından kara listeye alınmadı. Bugün faaliyetlerine özgürce devam ediyor.

Bu şirketler, buzdağının sadece görünen kısmı. Bunlar, yasal alanda dolaşan, en nihayetinde ya yasanın (o da varsa) yanlış tarafına düşüp yetkililerin radarına giren ya da yasadışı casusluk faaliyetleri ortaya çıkarılan şirketler.

Daha da sinsi olanı ise, İsrail merkezli casus yazılım şirketlerinin, cep telefonlarını ve diğer cihazları gözetlemek ve kırmak için Batılı güvenlik servisleri ve kurumlarıyla açıktan sözleşmeler yapmaları. Bu şirketler, yasal devlet kurumlarıyla çalıştıkları için, NSO Group, Candiru ve yasa dışı siber saldırı hizmetlerine odaklanan diğerlerinden farklı bir modele sahip olduklarını iddia ediyorlar. Ancak birçok durumda yazılımları benzer, hatta aynı. Faaliyetlerinin tam kapsamı ise bilinmiyor.

Bunların başında, eski İsrail Savunma Kuvvetleri askeri Yossi Karmil tarafından kurulan ve onlarca eski İsrail istihbarat birimi 8200 mensubu personelle çalışan Cellebrite geliyor. Cellebrite’ı asıl öne çıkartan araç, akıllı telefonlar, tabletler, SIM kartlar ve GPS cihazları da dâhil olmak üzere, çeşitli cihazlardan kişiler, konumlar, silinmiş mesajlar ve aramalar gibi verileri çıkaran Evrensel Adli Veri Çıkarma Cihazı olarak adlandırılıyor. ABD’de Cellebrite’ın ICE ile 30 milyon dolarlık; Gümrük ve Sınır Koruma Müdürlüğü ile sınırda ele geçirilen telefonlardan veri toplamak için 1,6 milyon dolarlık sözleşmeleri bulunuyor. Gözetleme firması ayrıca, Trump’a suikast girişiminde bulunan Thomas Crook’un telefonunun kilidini açmak için FBI ile de çalıştı. Cellebrite, ABD güvenlik ve gözetleme devletine daha da derinlemesine nüfuz etmeyi hedefliyor. Drop Site News, geçen yıl Cellebrite’ın 2024 yılında ABD federal hükümetiyle imzalanan sözleşmelerden 18 milyon dolardan fazla gelir elde ettikten sonra, daha fazla sözleşme kapmak için bir lobi şirketi tuttuğunu, kendi bünyesinde bu işe tahsis edilmiş bir birim meydana getirdiğini ortaya koymuştu.

Aralık 2023’te Cellebrite, hangisi olduğunu açıklamadan, “ülkenin en büyük emniyet müdürlüklerinden biriyle” bir milyon dolarlık bir sözleşme imzaladığını, övünerek ilân etmişti. “Uzun süreli müşteri” olarak anıldıkları göz önüne alındığında, en muhtemel aday, yıllardır Cellebrite ile çalıştığı belgelenmiş olan New York Emniyet Müdürlüğü’dür.

Bunun da ötesinde, araştırmalarım, Cellebrite’ın ABD Donanması’ndan Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi’ne (DEA), Sahil Güvenlik’ten Balık ve Yaban Hayatı Hizmetleri’ne kadar birçok ABD kurumuyla aktif sözleşmeleri olduğunu ortaya koydu. Lima, Bogota ve Asunción’daki ABD büyükelçilikleri de dâhil olmak üzere, birçok ABD büyükelçiliği de Cellebrite ile sözleşme imzalamış durumda. ABD ordusunun çeşitli özel operasyon programlarını denetleyen kurum olan ABD Özel Operasyonlar Komutanlığı da Cellebrite ekipmanları için ödeme yapıyor, aynı şekilde, nükleer saldırılardan sorumlu ABD Hava Kuvvetleri birimi olan Küresel Saldırı Komutanlığı da şirketle ilişkili.

Cellebrite, İngiltere’de de aynı ölçüde faal. Şirket, 2020 yılında Londra Emniyet Müdürlüğü ile Cellebrite’ın ana ürünü için iki milyon sterlinlik bir sözleşme imzaladı. Üç yıllık olan bu anlaşmaya imza atan emniyet müdürlüğü, Cellebrite yazılımının özellikle Android telefonları kırma yeteneğiyle piyasada “müdürlüğün ihtiyaçlarını karşılayan tek yazılım olduğunu dile getirdi. Bu sözleşmenin yenilenip yenilenmediği belli değil.

2018’de İskoçya Emniyet Müdürlüğü, İskoçya genelinde konuşlandırılacak ve yerinde telefon şifre kırma imkânı sunacak 41 adet mobil “siber kulübe” temin etmek için Cellebrite ile 370.000 sterlinlik bir sözleşme imzaladı. 2022’de ise Kuzey Galler Polisi, telefonlarda “şifre baypas etme” ve “kaba kuvvet saldırısı” yapma imkânı sunan bir dizi araç için Cellebrite’a çeyrek milyon sterlinden fazla ödeme yaptı.

Geçtiğimiz günlerde Filistin bayrağı taşıyanları tutuklamakla tehdit eden silahlı polisleriyle tanınan Kent şehri emniyet müdürlüğü, geçen yıl Cellebrite ile bir yıllık sözleşme imzaladı. Bu yıl ise İngiltere’deki iki emniyet müdürlüğü daha Cellebrite ile sözleşme imzaladı. Şubat ayında, Londra’nın finans bölgesinin polisi olan ve emniyet müdürlüğünden ayrı bir teşkilat olarak çalışan Londra Şehri Emniyet Müdürlüğü Cellebrite’ın ürettiği aletler için yüz bin sterlin ödedi. Nisan ayında ise Leicestershire Emniyet Müdürlüğü, Cellebrite ile 328.700 sterline mal olan bir yıllık sözleşme imzaladı. Cellebrite’ın ayrıca İngiltere Ulaştırma Bakanlığı ile de bir sözleşmesi bulunuyor.

İngiltere’de Cellebrite, “Dijital Adli Bilişim Dinamik Satın Alma Sistemi” olarak bilinen sistem kapsamında onaylı bir tedarikçidir ve bu sistem, İngiltere’deki polis güçleri için ticari anlaşmalar imzalamaktan sorumlu kuruma göre “Cellebrite araçlarının İngiltere genelinde tedarikini kolaylaştırmaktadır.”

İngiltere’deki emniyet müdürlüklerinin, Cellebrite’ın ürettiği araçları ne kadar yaygın kullandıklarını kimse bilmiyor. Daha önce Bilgi Edinme Özgürlüğü Kanunu uyarınca gerçekleştirilen talepleri üzerinden, İngiltere’deki 47 emniyet müdürlüğünün 26’sının bu teknolojiyi kullandığına, diğerlerininse denemeyi planladıklarına dair bilgi alınmıştı.

Bu yıl Güney Galler’den Batı Yorkshire’a kadar birçok emniyet müdürlüğünün Cellebrite kullanıp kullanmadığına ilişkin, söz konusu kanun üzerinden yapılan başvurular, “ulusal güvenlik” gerekçesiyle reddedildi.

Cellebrite, Avustralya polisi ve devlet kurumları tarafından da yaygın olarak kullanılıyor. 2023 yılında yürütülen bir soruşturma, 2011’den bu yana Avustralya Federal Polisi’nden Savunma Bakanlığı’na ve Avustralya vergi dairesine kadar birçok devlet kurumunun Cellebrite ile 128 sözleşme imzaladığını ortaya koydu.

Cellebrite, İsrail’in Gazze’deki soykırımına imkân sağladığını, 7 Ekim’den bu yana İsrail istihbaratına telefon hackleme hizmetleri sağlama konusunda önemli bir rol oynadığını övünerek dile getiriyor.

İsrail casusluk teknolojisi şirketi Cobwebs Technologies, tartışmasız, daha da gelişmiş araçlar sunuyor. Eski IDF 8200 Birimi mensubu subayları Omri Timianer, Udi Levi ve Şay Attias’ın kurduğu şirket, kadrosunda çok sayıd eski 8200 Birimi mensubunu da istihdam ediyor. 2023’te PenLink adlı bir şirkete satılan ama kendi ekibini muhafaza eden CobWebs, sunduğu hizmetler arasında, sosyal medya ve derin internet genelinde yüz ve görüntü tanımayı sağlayan yapay zekâ destekli bir hizmet yanında, kullanıcının seçtiği belirli bir alanda cep telefonu hareketlerini izlemeyi sağlayan WebLoc adlı bir özellik bulunuyor. Coğrafi sınırlama olarak bilinen bu özellik, akıllı telefonlardan kişisel verileri çeken uygulama içi reklâmlar aracılığıyla sağlanıyor ve bu veriler, daha sonra WebLoc gibi araçlara entegre edilmek üzere, Cobwebs gibi casusluk teknolojisi şirketlerine satılıyor.

Şirketin sunduğu hizmetler, artık silinmiş olan 2019 tarihli bir basın bülteninde şirketlere ait teknoloji diliyle ayrıntılı olarak anlatılıyor. Cobwebs, daha önce ICE ile 2,7 milyon dolarlık bir sözleşme imzaladı. ABD İç Güvenlik Bakanlığı ile 3,2 milyon dolarlık aktif bir sözleşmesi bulunmakta ve geçen Haziran ayında Teksas Kamu Güvenliği Dairesi ile 5,3 milyon dolarlık devasa bir sözleşmeye imza attı. 2024 tarihli bir raporda ayrıca, Los Angeles Emniyet Müdürlüğü’nün Cobwebs’in gözetleme ve takip araçları paketini uzun yıllardır kullandığı tespit edildi.

Şirket, casusluk teknolojisini İngiliz polis ve güvenlik servislerine sağlamak amacıyla 2020 yılında Londra’da bir ofis açtı, ancak Cobwebs ile çalışan İngiliz kurumları hakkında kamuya açık herhangi bir bilgi bulunmuyor.

Batı’daki güvenlik servisleri, polis güçleri ve devlet kurumlarıyla çalışan bir diğer İsrail casusluk teknolojisi firması da Cognyte. Verint adlı başka bir İsrail casusluk teknolojisi şirketinden ayrılan firma, tamamı İsrail Savunma Kuvvetleri ve 8200 Birimi mezunu olan Elad Şaron, Jil Kohen ve Roni Lempel tarafından yönetiliyor. İcra kurulu başkanı Şaron’un LinkedIn profilindeki fotoğrafı, şirketin İsrail’in yanında olduğunu ilan eden Cognyte markalı bir görsel.

Cognyte, 4G/5G kulelerinden geçen her şey, telekomünikasyon meta verileri, mesajlaşma platformları, telefon görüşmeleri ve ağ sinyalleri de dâhil olmak üzere, çok büyük miktarda bilgiyi toplayan, iletişimdeki şablonları ve anormallikleri tespit eden “ağ zekâsı” araçları üretiyor. Bu bilgiler, kullanıcıların noktaları birleştirmesini ve bilgileri analiz etmesini sağlayan bir veri platformu “çözümüne” aktarılıyor. Bunların hepsi, güya yasal, ancak işin niteliği ve Cognyte ile sözleşme yapan kuruluşlar hakkında bilgi epey az. Cognyte aldığı ödülleri duyuruyor ancak son kullanıcıları asla açıklamıyor.

Bildiğimiz kadarıyla, son 18 ayda Batı’daki kolluk kuvvetleri, ulusal güvenlik kurumları ve ordular, Cognyte ile toplamda yaklaşık 60 milyon dolarlık anlaşma imzaladılar. Bunlar arasında, Avrupa’daki bir ulusal güvenlik kurumuyla yapılan 20 milyon dolar tutarındaki üç yıllık bir anlaşma, ABD’deki bir emniyet müdürlüğüyle yapılan 3 milyon dolarlık bir anlaşma ve geçen hafta açıklanan, bir Avrupa ordusuyla yapılan 10 milyon dolarlık bir sözleşme yer alıyor. Askeri anlaşmaya ilişkin basın bülteninde, “Cognyte, ön saflardaki askeri ekipleri operasyon yapmaları için ihtiyaç duydukları eyleme geçirilebilir istihbaratla güçlendiren, sahada kanıtlanmış çözümler sunmaya devam ediyor” deniliyor.

ABD hükümetinin tedarik sitesinde listelenen, benim tespit edebildiğim iki alıcı, ABD Gizli Servisi ve El Salvador’daki ABD Büyükelçiliği. Ayrıca 2023’te Reuters, Cognyte’nin, Rohingya halkına karşı soykırım yapan cunta yönetimini iktidara getiren askeri darbeden hemen önce Myanmar’ın devlete ait telekomünikasyon şirketine dinleme yazılımı sattığını ortaya çıkardı.

Linkedln’de, eskiden 8200 Birimi mensubu iken bugün Cellebrite ve Cobwebs gibi Cognyte’de çalışanların isimlerini arattığınızda, karşınıza düzinelerce isim çıkıyor.

Cognyte’in ana şirketi olan Verint de İsrail merkezli olup, eski istihbarat subayları tarafından kurulmuş, Batı güvenlik kurumlarıyla da çalışmıştır. Verint, 2014 yılında İsviçre’nin dinleme ve gözetleme altyapısını kurmuş, 2017 yılında ABD Savunma Bakanlığı tarafından büyük ve gizli bir proje için 35 milyon dolar ödeme almıştır. 2018 yılında Verint, İngiliz polisine yeni siber istihbarat yetenekleri sağlamak üzere 50 milyon sterlinlik bir anlaşmanın bir kısmını üstlenmiştir. Verint, o zamandan beri iş modelini müşteri etkileşim platformlarına odaklanacak şekilde değiştirmiş, askeri ve güvenlik casusluk teknolojisinin büyük bir kısmı Cognyte’ye devredilmiştir.

İngiliz polis güçleriyle ortaklık kuran bir diğer İsrail şirketi ise, yüz tanıma teknolojisini Essex Emniyet Müdürlüğü’ne satan Corsight AI’dır. İnsanların yüzlerini tanımlamayı ve çapraz referanslamayı sağlayan Corsight yazılımı, ilk olarak Gazze ve Batı Şeria’daki Filistinliler üzerinde geliştirildi Byline Times’da çıkan makaleye, bu teknoloji, Gazze soykırımı sırasında kullanıldı. Corsight’ın ana şirketi Cortica’nın kurucusu ve başkanı, eski bir İsrail istihbarat subayı olan Igal Raichelgauz’dur. Corsight, ayrıca yüz tanıma teknolojisini Sao Paulo askeri polis teşkilâtına ve Bogota emniyet müdürlüğüne de sattı.

İsrailli yüz tanıma şirketi Briefcam’in, İngiltere’dekilerin yanında ABD’deki emniyet müdürlükleriyle de sözleşmeleri bulunuyor. İngiltere’de Cumbria emniyet müdürlüğü, il genelindeki kapalı devre kamera sistemi (CCTV) ağlarında Briefcam’in analiz sistemini kullanıyor, ancak müdürlük, yüz tanıma bileşenini devre dışı bıraktıklarını iddia ediyor.

Fransa’da ise, ülke genelindeki birçok emniyet müdürlüğünün Fransa’daki gizlilik yasalarını ihlal ederek, Briefcam’i yasadışı bir şekilde kullandığının ortaya çıkmasının ardından, Briefcam’in sözleşmeleri 2023 yılında iptal edildi.

Brüksel ve Varşova polisleri de Corsight yüz tanıma sistemini kullanıyor. ABD’de Şikago, Springfield ve Beverly Hills emniyet müdürlükleri de Corsight kullandıklarını teyit ettiler.

Eski İsrail Savunma Kuvvetleri askerleri tarafından kurulan İsrail şirketi NICE, finansal dolandırıcılığı tespit etme pazarını ele geçirmiş durumda. Fortune dergisinin ilk 500 şirket listesinin yüzde 85’ine ve bir dizi Avrupa düzenleyici kurumuna hizmet veriyor. Milyarlarca dolarlık bir şirket olan NICE, ayrıca şehirler için plaka tanıma, yüz tanıma, el tipi GPS tabanlı video terminalleri ve vatandaşları izlemek için mobil video sensörleri gibi gözetleme araçları da temin ediyor. 2015 yılında Buzzfeed’in yaptığı bir araştırma, NICE’ın bir dizi ülkeye gizli gözetleme yazılımı sağladığını ortaya koydu.

Bu noktada İsrail’in Black Cube adlı kuruluşuna da değinmek gerekiyor. Bu kuruluş, eski 8200 Birimi mensubu istihbarat görevlileri Dan Zorella ve Avi Yanus tarafından kuruldu. Kendisini “kalben ve zihnen İsrailli” olarak tanımlayan Holivudlu tecavüzcü Harvey Weinstein, davacılarla ilgili bilgi toplasın ve casusluk yapsın diye Black Cube’u tuttu. Adı bir dizi casusluk skandalına karışmış olan şirket, geçmişte Kanada’nın eski İsrail büyükelçisi Vivian Bercovici de dâhil olmak üzere, Batılı diplomatları istihdam etmişti.

Bu derleme çalışmasının da ortaya koyduğu biçimiyle, İsrail ve onun ırk ayrımcısı ekonomisi, tümüyle gözetlenen, muhalefetin olmadığı bir dünyaya doğru ilerleyen sürecin merkezinde duruyor. Dünya genelinde, İsrail’in ürettiği casus yazılımları, casusluk, muhalefeti ezme ve egemenlik kurmayı amaçlayan, sınanmış ve denenmiş bir çerçeveye yeni kontrol teknolojilerini entegre eden, kendine özgü bir yirmi birinci yüzyıl faşizminin tesis edilmesini sağlıyor. Vatandaş güvenliği ve suçla mücadele kisvesi altında, İsrail teknolojisi, otoriterliğin çarklarını yağlıyor.

İsrail’in yürüttüğü kesintisiz savaş ve ırk ayrımcısı ekonomisi, bu ekonomiden doğan, İsrailli istihbarat görevlilerince yönetilen casus teknolojisi firmaları, bugün dünyadaki sivil özgürlüklere yönelik en büyük tehdittir. İsrail’in bu pazarı ele geçirmesi hiç de şaşırtıcı değil. İsrail, hâkimiyet için tasarlanmış bireyler ve projeler üretiyor, çünkü İsrailliler, cezasızlık üzerine kurulu bir askeri kültür içinde yetiştiriliyor, bu kültürün sınırları dâhilinde yaşıyor. Teknolojinin yalnızca hâkimiyet için imal edildiği, deneklerin bol olduğu ve çatışma sürecinde askerlerin sınırlarına ve hareketlerine dair kuralların bulunmadığı bir kültür bu.

Irk ayrımcısı bir devletin ürettiği güvenlik ve asayiş teknolojisiyle ilgili araçları satın alan, bunlara bel bağlayan Batılı hükümetler, dört başı mamur güvenlik devletlerine dönüşme çabaları dâhilinde ırk ayrımcısı ve soykırımcı İsrail’den hiçbir şekilde vazgeçemiyorlar.

Dünyamız giderek daha otoriterleşip faşistleşiyor, çünkü otoriter ve faşist rejimlerin geliştirdikleri araçlar, kamusal ve özel alanlarda yaygın olarak kullanılıyor.

Bu nedenle, son yazımda da dile getirdiğim gibi, dünyayı Siyonizmden arındırmak zorundayız.

Gözetleme ve casusluk teknolojisi endüstrisi, İsrail’in Batı üzerinde ördüğü derin ve zararlı nüfuz ağının sadece bir başka halkası. Bu ağ, siyasetimizi boğuyor, temel hak ve özgürlüklerimizi kısıtlıyor. Bu endüstri, soykırımda kullanılan bir silah.

Filistinlilerin geleceği gibi bizim geleceğimiz de bu ağı parçalamamıza, İsrail’in toplumlarımız üzerindeki nüfuzunu ortadan kaldırmamıza bağlı.

Nate Bear
29 Temmuz 2025
Kaynak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder