Eve Lazım Olan Camiye Haramdır

Türkiye’de sosyal medyanın yasaklanmamasının nedenlerinden biri de muhalefetin kontrolünü kolaylaştırması ve tepkili kitlelerin enerjisini boşa kanalize etmesidir.
Geçtiğimiz gün BirGün gazetesi yazarlarından biri twitter, hesabından şöyle bir paylaşımda bulunuyor; Furkan Vakfı kurucusu, şu an cezaevinde bulunan Alpaslan Kuytul’un eşi Semra Kuytul’un bir değerlendirme haberini (ki harfiyen katılmamak elde değil) alıntılayıp ve oradaki çarşaflı görseli kast ederek, “saçma şeylerde bugün” diyor yazar, açıklamanın içeriğine hiç aldırış etmeden.
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki şahsım, hayatımın hiçbir döneminde Kuytul ve benzeri oluşumlarla yan yana gelmemiş ve muhtemelen ömrünün sonuna kadar da gelmeyecektir.
Sol ahlâkın ve bilincin mazlumun yanında olma refleksi ile mevcut iktidarın onlara yönelimi karşısında en azından mağdurun kim olduğu bilinci ile hareket etmesi gerekirken, solun köşe başlarını tutmuş ve rejimin nasıl deforme olup evrildiğini görmeyip, devletin sahibinin hâlâ kendilerinin olduğunu sanan sözüm ona Kemalist aydınların yüz yıllık kibriyle inkâr ve küçümseme söylemleri, çok vahim.
Semra Kuytul ve kadın arkadaşları, kendi mahalle koşullarında “kara çarşafları” ile kendilerine özgü ve tarzda özgürlük yürüyüşleri düzenleyip savcılığın yolunu tutarlarken, bedel öderlerken, bizim malum ilerici, demokrat “aydın”larımızın hatta her mevzuda kendilerine pay çıkaran cevval feministlerin dahi görmezden geldikleri o kadınların kabahatleri inançları gereği örtünmeleri midir?
Bu yaklaşımın insanları nasıl incittiğini bir bilseler ama bilmemeleri normal, zira ayrımsız ve gayrısız halkın içinde olmaya tenezzül ve cesaret etmeyen, sokağın ruhu ve dilinden uzak muhalefet olma basiretsizliği ve kolaycılığı ile alışagelmiş yoz reaksiyonlar, solun kan kaybını derinleştireceği gibi, oyun kurucuların mevcut sistemi dizayn hikâyesindeki muvaffakiyetini hızlandırıp kolaylaştıracaktır.
Velhâsıl, “saçma” olan, o söylemin bizatihi kendisidir. O kadınların üzerinde çarşaf var ama asıl saçma ve kötü olan çarşaf, beyinleri sarıp sarmalayan çarşaftır, daha kara daha karanlıktır o çarşaf. Evvela bizler, kendi kapımızın önünü süpürelim, sonra karşı mahalleye “pis” diyelim.
Akın Kaya

Hiç yorum yok: