İslam'ın İkinci Mesajı: Sol İlahiyat

Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar: De ki ihtiyaçtan fazla her şeyi infak edin.
[Bakara 219]
İslam; modernist kapitalizm içinde belirgin işaretleri ile açık ve net hali ile ezilenlerin dinidir. Ezilenlerin; anakronik özlemlerini biriktirdiği tarihsel ve politik dinamodur.
İslam; uygarlık illerinde burjuvazinin eli mahsulü ile gelişmiş kapitalizme meydan okuyan tek politik-dinî yapıdır.
Tekelci kapitalizmin kıtalar aşan yayılmacılığı, modern akım ve bölükleri kesin bir şekilde kendi zihin evreninin payandası hâline getirdi. Avrupa merkezci ideoloji, en üst çerçevede Aydınlanmacılık olarak beliren evrensel yalanın reel karşılığı ve pratiğidir.
Modernizmin merkezlerinde peyda olan evrensel yalanlar; ezilenlerin üzerine bir sağanak gibi boşaltılarak, bir periferi bilinci inşa edilmiştir. Bu anlamı ile ideolojik olarak orta sınıfların dünyevi dini olan Aydınlanmacılık bir sömürge ayinidir.
Türkiye Devrimci Hareketi, bilişsel ve tarihsel bilinç bakımından Aydınlanma yalanından kopamamıştır. Kopuş, dünyevi ve zihinsel sonuçlarına ulaştırılamadığı için bugün kendisine “sol” diyen her unsur, bir tür aydınlanmacı-modernist işgal altındadır.
Endişeli modernlerin uhdesinde bir vicdan köprüsü olarak belirmektense, tüm köprüleri yıkarak ezilen ummanında bir dalga olmayı yeğlemek gereklidir.
İslam'ın ezilenin doğal bilinci olduğu kabulü ağır gelebilir ancak gerçeklik karşısında teslim olmak ilk görev olarak belirmektedir.
Orta sınıfların o korkunç tüketim-haz-konfor denklemine sıkışarak, söylem geliştirmenin kendisi bile tek başına şizoid bozulmayı doğurur.
Her özne, içine gömüldüğü sınıfın sesi ile ve refleksi ile konuşur...
Evrensellik yanılsaması içinde yaşayan, yarı-tanrı, yarı-yurttaş, laik, modern, birey, özgür ve konformist endişeli modernler mi? Her türden hurafenin içinde hayaller görerek uyuşan, emekçi, köle, mütevekkil ve endişesiz ezilenler mi? Biz kimiz?
Goni Ağca

Hiç yorum yok: