Dua

Zâlimler mazlumları katlediyor: “Allah’ım Sen mazlumlara yardım et!” diyoruz. Allah’ın, “Zâlimleri sizlerin eliyle yok etmek ister” âyetini görmeden...
Yoksullara: “Allah’ım Sen yoksulları doyur!” diyoruz. Allah’ın, “Yoksulları Doyurun!” âyetini anlamadan... Allah’ın vicdanlara seslendiğini; zulmü ve yoksulluğu engellemenin “insanların görevi” olduğunu bilmeden...
İslâm'da yoksullara, mazlumlara dua etmek diye bir şey yoktur. Yoksullara bizzat yardım etmek ve zulmü ortadan kaldırmak için cihad etmek vardır.
Nitekim Müslümanlar her işlerini Allah’a havale ediyor, ellerini taşın altına koymuyor, başlarına kötü bir iş geldi mi bütün suçu Allah’a atıyorlar.
Allah, bu dünyadaki işleri dua ile yapmıyor; Sünnetullah ile yürütüyor.
Allah, bu dünya işlerini, aklı kullanmaya, vicdana, gayrete vs... yani “bize” bırakmış! Biz ise Allah’ın bizden istediklerini O'ndan istiyoruz.
Öyleyse sorunları önlemek, problemleri çözmek için dua etmekten öte şeyler yapılmalı! Hatalı dua algısını, bekleme tembelliğini, oturup gökten ebabilin taş yağdırması kolaycılığını terk etmeliyiz.
“Allah kahretsin!” demekle zalim kahrolsaydı, “Allah yardım etsin!” demekle mazlum kurtulsaydı, “Allah versin!” demekle yoksul doysaydı, Dünya’da ne zalim ne mazlum ne de yoksul kalırdı. Demek ki başka bir şey yapmalıyız!
Haydi! Ya zalimi kahredecek ya mazlumu kurtaracak ya da yoksulu doyuracak bir iş yap!
Velit Alp

Hiç yorum yok: