Pedro Shimose'ye Nazire, Ülkü Tamer'e Selam

Medeniyet kelimesiyle kulakları doldurduktan sonra,
Laleleri dikip Patrona'yı gömdükten sonra;
Uzak ülkelerdeki mazlumları söyleyip Kürtlerden kurtulduktan sonra;
Kemalist teyzelerle, lobilerle, Obama'yla savaştıktan sonra;
Bayrakla barışıp Atatürk'e hak verdikten sonra;
Google'dan birkaç söz salladıktan, herkesi hapisle tehdit ettikten sonra;
Sosyal medyada parladıktan, Hoca'ya tekmeyi bastıktan, cemaatin eline kasetle düştükten, şurayı tasfiye ettikten sonra;
İsyan çıkarttığı hapisten makam aracıyla çıktıktan sonra;
Ölen çocuklara sövdükten, açlık greviyle alay ettikten, cenazeleri sokakta bıraktıktan sonra;
Üsküdar çayhanelerinde arz-ı endam ettikten, “BEN abuzittin değilim” diye mızmızlandıktan, hakikat, kamera, fitne dedikten sonra;
Şehitlerin davasını düşürdükten, Gemi'nin ismini kazıdıktan, iki devletli modeli savunduktan, bıçak sallayan marjinallere arkadan Kılıç çekip Arslan kesildikten sonra;
Bakî kalan ne?
Belediye konferanslarında bir koltuk
ve bir de çek defteri.
Tevfik Atmaca

Hiç yorum yok: