İslamî Faşizm

“İslamî Faşizm” diye bir şey olamaz, yoktur.
Bu tanım, faşizmin, emperyalistlerin en gerici ve en kanlı gücü olduğu gerçeğini perdeler.
Faşizmin güçlenmesi için faşistler, kitlelerin duygularına el atarlar, onların inançlarını ve geleneklerini, duygularını ve en acil ihtiyaçlarını kullanarak, bunlar üzerinden propaganda yaparak kitle desteği toplar.
“Alman faşistleri” diyor Dimitrov, “neden kendilerini kitlelere 'sosyalistler' olarak tanıtırlar? Neden yönetimi ellerine geçirdiklerine 'devrim yaptık' derler? Çünkü, Alman emekçi halkının yüreklerindeki devrime olan inancı ve sosyalizme yönelme isteğini sömürürler de ondan.”
Faşizm “din”i, dinî âdetleri ve kökleşmiş inançları, yani Ortadoğu'da İslam’ı kullanarak ve sömürerek diktatörlüğünü yerleştirip kitle desteği sağlayabilir. Ama bu “İslamî Faşizm” değil, faşizmin İslam'ı kullanmasıdır.
Ortadoğu'da dinî ayrılıklar ve nefretler yaratarak ve dini, yani İslam'ı politik alana çekmek, emperyalizmin en savaşçı, en saldırgan ve en gerici gücü faşizmi sağlamlaştırma yöntemleridir.
“İslamî faşizm” tanımı, işte bu kirli eli, oyundaki en kanlı gücü perdeler, zehirli bir tanımla kitlelerin bilincine ve iradesine tecavüz eder.
Sarya Baran

Hiç yorum yok: