Yenil Ama Yıkılma Sakın

Dört bir taraftan müdahaleye uğruyoruz, bir taraftan bombalarla, tanklarla bedenlerimiz parçalanıyor. Bir taraftan yoksullukla, sömürüyle emeklerimiz ayaklar altına alınıyor; kaslarımız, alın terimizle birlikte ezilerek serbest piyasanın süzgecinde damıtılıyor ve leziz bir şarap olarak bankaların kadehinde irili ufaklı ‘patron’lara sunuluyor. Diğer yandan zihinlerimiz, kalplerimiz her an ekranlarla, gazetelerle, abluka altında tutuluyor. Geçen her dakika bir insanı kaybediyoruz. Kiminin cansız bedenini, yeryüzünde henüz betonlaşmamış, belki de son, toprak parçalarının altına defnediyoruz. Kimisini, boynunda kravat, her ay banka hesabına yatan sus payıyla, sermayeye dilsiz köle olarak aramızdan uğurluyoruz. Kimini de zihinleri firavun sihirbazları tarafından ele geçirilmiş, sihirbazların yılana dönüşen asası(!) hangi yönü işaret ederse o yöne giden modern bir köle olarak buluyoruz karşımızda. Bu müdahaleler zinciri o denli girift ve o denli durmaksızın sürüyor ki karşı saldırıya geçmeyi bırak kendimizi nasıl koruyacağımızı bile şaşırmış durumdayız. Belki de dünya var olduğundan beri bu denli organize ve küresel çapta bir savaş görülmedi.
Bu büyük taarruz karşısında kimi zaman düşüyoruz, belki bir an içimizden “artık bitti” diyoruz ama her seferinde bir güç bizi tekrar ayağa kaldırıyor, ne kadar vurulsak da yıkılmıyoruz, tekrar ayağa kalkıp o ufacık gövdemizi bombalara, patronlara, ekranlara karşı siper ediyoruz. Yıkılmamız pek mümkün görünmüyor, bir yerlerden bir şeylerden eksiliyoruz ama yıkılmıyoruz. Eksilmek, sevdayı çoğaltıyor. Eksilmek, omuzlarımızdaki yükün paydasını azaltıyor. Payda azaldıkça yükün omuzlarımıza uyguladığı kuvvet artıyor, kuvvet arttıkça vazgeçmek imkânsız bir hâl alıyor. Acıyı ve hüznü, baş ağrısını ve gözyaşını, umut kabında yoğurup yaralarımıza merhem ediyoruz. Sonra tekrar kalkıp, tekrar haykırıp, reel politiğe inat, doğmamış çocuklara yeni bir dünya hayalleri biçiyoruz.
O halde ilk ve son söz, “yenil ama yıkılma sakın.”
Ömer Faruk Yıldız
Genç İstikbal
Aralık 2015

Hiç yorum yok: