Sol'un Kötüsü Akşener'in İyi-si

Meral Akşener yeni bir parti ile Türkiye siyasetine giriş yaptı ve beraberinde özellikle sosyal medya mecrasında en sağından en soluna, alakalı alakasız herkes, her kesim, yüksek bir tansiyon nezaretinde, fikir beyan edip efor sarf ettiler. “Tabii bundan doğal ne olabilir?” diye düşünebiliriz fakat benim meramım, bu süreci herkesten daha çok ve ateşli eleştiren, hatta siyasi linç boyutunda söylemler içine girme lüzumsuzluğu ve çıldırmışlığı gösteren Sol'un köşe başlarını tutmuş “entelektüel” yazarçizer tayfasının manasız reaksiyonu.
En baştan belirtmekte fayda var: biz Meral Akşener'i “Ermeni dölü” cümlesi ile aklınca ve yüreğince bir millete “hakaret”i kendisine yakıştıran, uslanmaz bir ırkçı olarak biliriz, hatırlarız hep. Derdimiz, “Akşener güzellemesi değil!” deyip kulağa bir küpe iliştirerek, ekseni bozulmuş vicdanların aklı evvel bir “Akşenerci” etiketi yememeye çalışanların derdiyle asla bir değil.
Akşener'in yeni partisi, Sol'un bir alternatifi, sıkleti ve ölçütü olmamasına rağmen, mevcut iktidarın kaygılarından çok daha fazla endişe anaforuna yol açmış olması, partinin panikle eleştirilmesi, Sol'un esas, temel görev ve sorumluluklarından uzaklaştığının bir delilidir.
Sol'un üretim kabızlığının bilincinde olan iktidar, Sol'un önüne sunduğu ve hatta müthiş bir enformasyon marifeti ile yönlendirdiği kof, ehemmiyetsiz ve muvakkat konular ile oyalanmasını istediği kesinlikle inkâr edilemeyecek bir husus. AKP’nin gecekondular ve emekçiler üzerindeki etkisi, hatta buralara dayanarak iktidara taşınması ve bu iktidarın süreklilik arz etmesi, Sol'un yarattığı boşluklar ile başarılmış bir hikâyeden ibarettir. Yine aynı hissiyat ve akıl temelinde, Akşener konusunda da mevcut iktidarın ekmeğine yağ sürmeye devam ediliyor, muhtemelen saraydaki o bilmem kaç odanın birkaçında birileri bunu sırıtarak ellerini ovuşturarak izliyordur.
Sokağın ruhunu bilmeyen, tanımayan, ona “muhatap” olmayan hiçbir siyasi ideoloji, kişi, kurum sağlıklı düşünüp karar veremez. Alternatifi olmadığın bir yapılanmaya yüklenmek, sokakla, emekçiler ile uzaklığının derinleşmesini sağlamaktan başka bir işe yaramaz, ha o garip, bambaşka dil kullanan, hiç yolda, işte vs. karşılaşmadığımız “aydın, entelektüel” tiplerin nezdinde ve çevresinde alkışlanıp takdir alabilir bu yorumlar ama yineliyorum, o değerlendirmelerin ve yorumların “sokakta bir karşılığı yok”. İnanmıyorsanız, bir zahmet inin, sorun, araştırın. Tıpkı Cemaat–İktidar düellosunda bir tık daha güçsüz olana yüklenip diğerine moral ve motive yüklediğiniz gibi, tıpkı Gökçek–Saray kapışmasında Gökçek'in tasfiyesine davul zurna çalıp diğer bir hukuksuzluğa olur verdiğiniz gibi.
Örnekleri çoğaltabiliriz. Toparlayacak olursak; benim derdim, kaygım, endişem ile Akp'ninki aynı olamaz. Ben, mazlumların ve ezilenlerin kurtarıcısı olacak bir, oluşum parti vs. kurup önüme sunmadığınız sürece lüzumsuz, yorucu, popülist siyasal çıkışlarınızı ciddiye almayacağım! Bunu ben demiyorum, sokak diyor sokak!
Akın Kaya

Hiç yorum yok: