Oruç Tutmayanlara Yapılan Baskılar Üzerine

Maalesef çeşitli İslamî kuruluş ve kişiler, oruç tutmadıklarını düşündükleri kesim ve kişilere baskı yapmakta ve hatta bazı kişilerin can ve mal güvenliği dahi tehdit edilmektedir. Tablo o kadar vahimdir ki ateist kanal ve sayfalar, “hoşgörü dini İslam’ın ilk oruç dayağı nerede olacak?” sorusu üzerine iddiaya girmekteler. Odtülü Muhalif Müslümanlar olarak kanaatimiz şu yöndedir ki, bunun sebebi, çokça bahsettiğimiz, toplumdaki ilişkilerin Zalim-Mazlum çizgisinde değil, çeşitli müslüman-ateist vb. kimlikler üzerinden şekilleniyor oluşudur. Kur’an-ı Kerim’in yaklaşık 300 yerde bahsettiği Zalim ve Mazlum kavramlarına değil, çeşitli ayetlerden cımbızlanarak Allah’ın nefretinin Zalimler üzerine değil de belli mezheplerin kâfir olduğuna karar verdiği(!) kimseler üzerine olduğu yanılgısına karşıyız. Bu bağlam da “müslümanlar terörist olmalıdır ki kâfirleri korkutabilsin” söylevlerindeki saçmalıklara da karşıyız. Âlemlerin rabbi olan Allah’ın da ayetinde belirttiği gibi, düşmanlık yalnızca zalimleredir (Bakara-193).
Kaldı ki oruç tutmayı tercih etmeyenler, yalnızca ateistler değil, ayetleri nesh eden belli mezheplere bağlı kişiler veya oruç tutmayı tarihsel gören bazı kişiler, diğer dinlerin mensupları, mezhepsel olarak Ramazan’ın farklı tarihlere denk geldiğini düşünenler ve de kişisel itikadlarından kaynaklı olarak tutmayan kişiler olabilirler. Burada Türkiye’deki mezhepsel eğitimin bir sonucu olarak “tüm müslümanlar önce cehennemde günahlarının acılarını çekip, daha sonra cennete konacaktır” şeklindeki inançlar da kişisel ibadetleri yapmamayı toplumda motive etmiş olabilirler. Burada şu ayeti de hatırlatmak isteriz : “Günah işleyip suçu kendisini kuşatan kimseler ateş halkıdır; orada sürekli kalırlar. İman edip erdemli bir hayat sürenler ise cennet halkıdır; onlar da orada sürekli kalırlar.” (Bakara-82,83)
Her şeyin en doğrusunu Allah bilir. Hepimiz ahirette kendi amel ve içtihatlarımızın karşılığını göreceğiz. Bu yüzden kişileri bireysel ibadetleri ve maruflarıyla (yaşam tarzı, örf) yargılama hakkı hiçbir beşerde yoktur. Mü’min’e düşen, adaleti sağladıktan sonra marufa uygun davranmaktır. Odtülü Muhalif Müslümanlar olarak oruç tutan ve tutmayan tüm arkadaşlarımızın maruflarına saygı göstermekteyiz. Fakat adaletsizliğe, zulme, kul hakkı yemeye saygı göstermez ve elimizden geldiğince engellemeye çalışırız. Bu yüzden kişinin oruç tutup tutmaması, Allah ile kendisi arasındadır, fakat oruç tutuyor diye saldırmak, baskı uygulamak, kişilerarası hukuka girdiğinden zulme girmektedir. Baskın marufun azınlıkların maruflarına zulmettiğini dünyanın her yerinde görmekteyiz, bu yüzden Odtülü Muhalif Müslümanlar olarak, kişilerin yaşam tarzlarına müdahale ederek zulmeden kişilerin karşısında olduğumuzu, oruç tutmayanları döverek Müslümanlık tasladığını zanneden zalimlerden beri olduğumuzu kamuoyuna bildiririz.
Odtülü Muhalif Müslümanlar

Hiç yorum yok: