Bir “Dilencilere Para Vermeyin” Masalı

Sosyal medyada Salih K. adlı bir kişinin bir paylaşımına denk geldim. Kişinin adını özellikle veriyorum. Amacım, kendisini hedef tahtasına oturtmak değil. Ki onun gibi düşünen ve davranan çokça insan var bu ülkede. Kendisi doğru kelam ediyormuşçasına o cümleleri kullanıyorsa, benim de onun ismini yazmamda yanlışlık yok. Sözüm sadece bu kişiye değil, hepimizedir, vicdanlarımıza, insanlığımızadır…
Şöyle demiş cümlelerinde:
“12 yaşında dilenen kız çocuğuna ‘ayıp yaptığın, bu yaşta!, onurunla yaşa!’ dedim. Bizi izleyen abisi geldi, kavga edecektik az kalsın. Devlet olarak her şeyi, herkesi yendik dilencilere yenildik, olamaz! Ağlak sesleriyle inanç sömürüsü yapıp insan psikolojini bozdukları sürece dilencileri ihtar edeceğim. Bu dilencilere para veren insanların zihin yapısına da acıyorum.
Üsküdar Mihrimah Sultan Cami Avlusu/İst.”
Yaptığına tepki gösterenlere ise verdiği bazı cevaplar şunlar:
“Dilencilik alçaklıktır. Duygu sömürüsüdür ve daha iddialı bir şey diyeceğim, dilenen bir kız çocuğu asla hayatını bir daha normal kuramaz. Birileri yaptığının yanlış olduğunu yüzüne söylemeli. Kız bununla hesaplaşsın. Ailesine anlatsın, itiraz etsin.”
“Dilenene tepki gösteririm. Dilencilik fahişeliğe benzer. İkisi de duygularımızı paraya dönüştürürler. En kötü belediyeye gitse ihtiyacını karsılar. İş yapayım dese mutlaka iş bulurlar. O kıza yaptığının yanlış olduğu söylenmezse, nereden bilecek peki???”
O vakit insanlık olarak asıl alçaklığımız nedir, bir göz atalım.
Dünyanın kendi etrafında döndüğünü düşünmek ve kendi dünyandan ötesine kör olmaktır alçaklık.
Dilencilere kızarken/söverken, insanları dinlencileştirenlere sessiz kalmak ve hatta çanak tutmaktır alçaklık.
AVM’leri, bankaları beslerken, kredi kartlarının kölesi haline gelmişken, onları taşlamak yerine dilencileri taşlamaktır alçaklık.
Bir dilenciden onur beklerken, onur bekleyen kişinin onursuzca davranmasıdır alçaklık.
Asgari ücret köleliğine ses çıkartmayıp, dilenciliğe mahkûm edilenlere ses çıkartmamaktır alçaklık.
Kendi konforlarına ve göz zevklerine zeval gelmesin diye, insanları aşağılamaktır alçaklık.
Lüks yaşamından ve konforundan başını kaldırmayıp, mazlumları görmemektir alçaklık.
Körlük, sağırlık, dilsizliktir alçaklık.
Fahişelerin de dilenciler gibi onursuz olduğunu düşünmek ama fahişelerin/dilencilerin hayatına dokunmamaktır alçaklık.
Hayatı çalınmış hayatsız kadınlar fuhşa zorlanıyorken ve kadınlar/erkekler/çocuklar dilenciliğe mecbur bırakılıyor veya zorla yaptırılıyorken, nedenleri/nasılları/çözümleri üretmeden onlara hakaret etmektir alçaklık.
Her köşe başından ah’lar yükseliyorken, bu ah’lara merhem olmaktansa kulak tıkamayı yeğlemektir alçaklık.
Göz zevki uğruna başkalarını yok saymaktır alçaklık.
Devlet mağdurlara el atmıyorken, kendi üzerinden sorumluluğu atıp zaten bir şey yapmayan devletten yardım ummaktır alçaklık.
Yaşam şartları gün be gün ağırlaşıyorken, birilerinin sefası uğrana başkaları harcanıyorken, harcananlara yüklenip iyi bir şey yaptığını zannetmektir alçaklık.
Vicdansız olmalarına rağmen vicdan mastürbasyonluğu yapmaktır alçaklık.
Ders verdiğini düşünmek ama dersten nasiplenmemektir alçaklık.
Dilencilere daha güzel bir hayat sunmak yerine, çalınmış hayatlarına bir tekme daha vurmaktır alçaklık.
Zalimlere başkaldırmayıp mazlumlara diş geçirmektir alçaklık.
Meselenin aslından uzaklaşıp ateşe körükle gitmektir alçaklık.
Büyüklenmek, kibirlenmek, kırmak, zorbalaşmaktır alçaklık.
Elleri tutmak yerine, ellere vurmaktır alçaklık.
Her insanın değerli olduğu gerçeğine sırt çevirmek ve insanlığa ihanet etmektir alçaklık.
Senden olmayana kucak açmamaktır alçaklık.
Hümanist maskesi takıp insanları kandırmaya çalışmaktır alçaklık.
Şüphesiz ki insan çokça alçaktır! Hâlâ insan kalanlar müstesna…

1 yorum:

ANADOLU HABERCİSİ dedi ki...

Devleti bazen Tom ve Jerry'deki teyzeye benzetiyorum. Kedisini taze balıkla besleyip aç bırakılmış farelerin yok olacağını zanneden teyzeye.