Tertele

4 Mayıs Dersim Tertelesi’nin yıldönümü.
Dersim katliamında IŞİD katillerinin yaşattıklarının bin beteri Dersim halkına yaşatıldı.
Mağaralara doldurulup fare zehirler gibi zehirlenen kimyasal gazlarla öldürülen, topraklarına zehir atılan, tecavüzün, işkencenin, kıyımın enva-i çeşit zorbalığın yaşatıldığı Dersim halkının acısını paylaşıyorum.
Ülkemiz tarihinin karanlık kirli sayfalarından biri olan Dersim Katliamı’nı yapan zihniyet, onyıllarca Fırat’ın doğu yakasında kıyım, sürgün, işkence, yasak ve zulüm politikalarını sürdürdü.
Yıllar boyunca süren sistematik zorunlu sürgün ve işkence yöntemleri ile 38 kırımı devam etti.
İnkâr, imha, yoksayma, yalan ve çarpıtmalarla dolu resmî tarih anlayışı karşısında vicdanlar, her daim gerçeğin ortaya çıkmasını ve adaleti ister.
Kendi büyükbabamın anlatımını aktarayım:
“1938'de Erzincan’da askerdim. Gördüklerim tam bir vahşetti.
Askerlik sürecinde tanık olduklarım yüzünden halen Halk Partisi’nden nefret ederim. Askerliğin daha ilk günlerinde sürgünden geri dönen 500 kadın, erkek, yaşlı, çocuk Dersimliyi çırılçıplak soydular, ellerinden ayaklarından zincirlediler. Günlerce o soğuk havada beklettiler. Köpeklerin yediği kaplardan yemek yedirdiler. Hasta oldum bu yaşadıklarımdan ötürü. 2 yıl sonra beni terhis ettiler. Ben hayatımda bunca zulme şahit olmadım.”
1990’larda kendi ülkesinde bir kente ambargo uygulayan bir devlete sahip olduğumuzu da hatırlatayım. Ambargoyu aşıp 1 kilo değil 100 gr fazla şeker ya da unla yakalanan insanlar bile işkence edilerek öldürüldü, gözaltında kaybedildi.
Dersim Katliamı ile Dersimlilerin dışındaki insanlar da yüzleştikleri ve Dersimlilerin acısını uğradığı zulmü paylaşıp birlikte adalet arayışında üzerine düştüğü zaman değişecek kaderi ülkenin.
Yüzleşmek, yaraları sarmak, tazmin etmek ve adaleti sağlamak, barış ve huzurun, gerçek bir demokrasi ve özgürlüğün oluşması için temel bir zorunluluk.
Dersim Katliamı’nda yaşamını yitiren canları ve Seyit Rıza’yı saygıyla anıyorum.
Oktay Çaparoğlu

Hiç yorum yok: